T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/626
KARAR NO : 2025/481
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 11/09/2023
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı aleyhine başlatılan ----- İcra Müdürlüğü'nün----- Sayılı icra dosyalarıyla başlatılan icra takibi haksız ve kötüniyetlidir. Şöyle ki; İcra takibine konu alacağın konusu '' ----- müşteri, ------ no'lu Söz. Hesabına ait Enerji tüketim + Kaçak bedelidir'' yazılmak suretiyle asıl alacağı 21.539,71-TL bedelli ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İşbu icra takibi müvekkilin kendisine veya çalışanına tebliğ olmaksızın TK hükümleri gereğince tebligat yapılarak icra takibi kesinleşmiştir. Müvekkil şirket hiçbir zaman icra takibinde tebligatların yapıldığı adres olan------ adresinde hiçbir zaman faaliyet göstermemiştir. Müvekkil şirket, icra takibine konu tarihlerde farklı bir adreste ------ faaliyet göstermekteydi. Nitekim davalı şirket; icra takibine konu sözleşmeleri dava dosyasına sunduğunda müvekkille bir ilgisi olmadığı, varsa müvekkilin ismi/kaşesi/imzası bunlarında sahte olduğunu belirtmek isteriz. Bu haliyle de imza itirazımız olacak olup, bilirkişi incelemesi neticesinde maddi gerçek ortaya çıkacaktır. Bu zamana kadar defalarca davalı şirket ile çoğu zaman mümkün olmamakla birlikte şifahi olarak yapılan görüşmelerde takibe konu sözleşmeleri tarafımıza vermedikleri, hangi dönemlere ve hangi adrese istinaden başlattıkları gibi herhangi bir herhangi bir bilginin paylaşımı konusunda dönüşte yapılmamıştır. Tüm bu nedenlerle davalının sunacağı sözleşmeye karşı beyan ve delillerimiz saklı olmak kaydıyla müvekkilimin borçlu olmadığının tespiti için huzurdaki davanın açılma zarureti hasıl olmuştur.
Öncelikle----- İcra Müdürlüğü --- Sayılı icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, davamızın kabulü ile müvekkilimin------ icra müdürlüğü ------ esas dosyasından borçlu olmadığının tespitine,davalıların %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan usulsüz bir şekilde hakkında kaçak elektrik tüketimi bedelleri tahakkuk ettirildiğini iddia etmiş olup, haksız ve mesnetsiz çıkar sağlamak amacıyla işbu davayı tarafımıza yöneltmiştir. Davacı taleplerinin açık bir mesnedi ve izahı yoktur. Öte yandan davacı tarafın iddiaları, haklı sebebe dayanan hukuki bir temele dayanmamaktadır. Netice itibariyle davacı yanca ileri sürülen iddiaların kabulü mümkün olmayıp huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. Şöyle ki; Davacı, karşılıksız yararlanma kastıyla haksız ve mesnetsiz olarak çıkar sağlamak amacıyla defalarca kaçak elektrik kullanmıştır. Davacının elektrik kullanım şekli kaçak elektrik kullanımıdır. Bu doğrultuda davacı hakkında, işbu dilekçemiz eklerinde yer alan kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlenmiştir. Ekte sunduğumuz tutanaktan da anlaşılacağı gibi, davacı kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirmiştir.Ayrıca belirmemiz gerekir ki davacı hakkında düzenlenen kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olup, davacının kaçak elektrik kullandığı iddialarımızın ispatı niteliğindedir.
Davacı yan, kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirip haksız fiil niteliğine haiz eylemleri neticesi müvekkil şirketi zarara uğratmasına karşın, gayri samimi ve inandırıcılıktan uzak bir tutumla olanların müsebbibi olarak müvekkil şirketi göstermektedir. Davacı tarafın tutumunun kötü niyet dışında hiçbir platforma oturtulabilmesi mümkün değildir. Zira davacı taraf, kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiği halde hayatın olağan akışına aykırı gerekçelerden hareketle kendisini haklı göstermeye çalışmaktadır. Nitekim davacının, tutarlı bir somut delile dayanmaksızın hareket etmesi bunun bir göstergesidir. Bu bağlamda, davacı tarafça gündeme getirilen iddiaların hukuken kabulü mümkün değildir.Yukarıda açıkladığımız sebeplerle, davacı tarafından açılan huzurdaki dava, son derece haksız olup, hukuki dayanaktan yoksundur. Kötü niyete dayalı işbu davanın reddine, Karşı delil ve ek delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla delil listemizin kabulüne, Fazlaya dair her türlü talep, tazminat ve dava haklarımızın en geniş anlamda saklı tutulmasına Tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Banka Kayıtları, Ödeme Dekontları, -----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas Sayılı Dosyası, ------ no'lu Sözleşme, Belediyeden gelen müzekkere cevaplar ile tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanım iddiasına dayalı başlatılan icra takibine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir.----- İcra müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasının incelenmesinde, ------ adresine ilişkin davalı hakkında 06/01/2016 tarihli kaçak kullanım tutanağının tutulduğu, kaçak kullanım tespiti nedeniyle davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı,
Mahkememizce yazılan müzekkere cevaplarında, davalı hakkında 28/09/2017 tarihinde ----- adresine ilişkin davalı hakkında yine kaçak kullanım tutanağının tutulduğunun görüldüğü,Mahkememizce adres hakkında yapılan araştırmada davalının bu adreste resmi kayıtlarda kaydı bulunamadığı, icra takibine konu adreste davalının fiili kullanıcı olup olmadığının tespiti bakımından yapılan kolluk ve zabıta araştırmasında,---- adresin siteye ati olduğu ve ticari işletmeye ait olmadığı, ----- adresine ait binanın bir kısmının yıkılarak otopark olarak kullanıldığının, davalıya ait bilgi ve belgeye ulaşamadığının anlaşıldığı,
Benzer konuşa ilişkin olarak; ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nin -----.Hukuk Dairesi'nin-----Esas ve ------ Karar sayılı ilamında; "Kaçak tespit tutanağının düzenlendiği 23/03/2009 tarihi itibariyle davacının belirtilen adreste fiili kullanıcı olup olmadığının tespiti açısından ------ Ticaret Sicil Müdür- lüğü, Esnaf Odası kayıtlarının celbi, kolluk /ve zabıta araştırması da yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken" şeklinde belirtilmektedir.
Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında "Hal böyle olunca bölge adliye mahkemesince; davacının fiili kullanıcı olarak sorumlu tutulabileceği Daire ve Yargıtay Hukuk Genel kurulu içtihatları ile sabit ise de, davacının yargılama boyunca fiili kullanıcılık durumuna da itiraz ettiği görülmekle bu durumunun şüpheye yer vermeyecek biçimde tespiti gerektiği bu bağlamda tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilmek sureti ile tutanak mümzilerinin dinlenmesi, dava konusu adrese ilişkin öncelikle tutanaklarda yer alan 2 ayrı adresin tutanağın tutulduğu dönemde aynı adres olup olmadığının tespiti ile yine bu tutanakların tutulduğu tarihlerde bölgede faaliyette bulunan işletmelerin tespit edilerek, davacının tanınıp tanınmadığı ve adreste faaliyete bulunup bulunmadığının tespiti için yeniden araştırma yapılarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken" şeklinde açıklandığı,Bu açıklamalar ve tespitler ışığında; yapılan araştırmalarda davalının fiili kullanıcı olduğuna ilişkin bilgiye ulaşılamadığı, davalı tanıklarının beyanlarının davacının fiili kullanıcı olduğunu ispata elverişli olmadığı, bu haliyle ispat yükünün davalı takip alacaklısında olduğu, davalının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin takip talebindeki miktar dava değeri olan 22.642,81 TL üzerinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; Davacının -----. İcra müdürlüğünün ------ Sayılı dosyasından kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Takibin haksız ve kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.546,73 TL harçtan, peşin yatırılan 932,46 TL harcın düşümü ile geri kalan 614.27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 932,46 TL harç, 269,85 TL başvuru harcı, 640,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.842,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 22.642,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.