T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/512
KARAR NO : 2025/501
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına kayıtlı bulunan araçların ve taşınmazların tamamı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisinin uzun süreden beri devam ettiğini, 06 Aralık 2021 Tarihli Fatura No:------- Ödenecek Tutar: 6.881,76 TL 17.Aralık 2021 Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar :17.629,20 TL, 28.Aralık 2022 Tarihli Fatura No:---- Ödenecek Tutar: 2.275,28 TL 28.Ocak 2022 Tarihli Fatura No:------- Ödenecek Tutar :1.770,00 TL 28.Ocak 2021 Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar :11.752,80 TL 28 Aralık 2021Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 4.821,48 TL 17 Aralık 2021Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar : 4.877,98 TL 12 Kasım 2021Tarihli Fatura No:------ Ödenecek Tutar: 2.200,00 TL 15 Kasım 2021Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 46.940,40 TL 04 Kasım 2021Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar :1.416,00 TL 03 Kasım 2021Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 2.820,00 TL 28 Aralık 2021Tarihli Fatura No:------ Ödenecek Tutar: 3.020,80 TL 27 Ekim 2021 Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 7.080,00 TL 17 Kasım 2021Tarihli Fatura No:------ Ödenecek Tutar: 5.055,12 TL 27 Ekim 2021 Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 2.950,00 TL 25 Ekim 2021 Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 4.108,24 TL 25 Ekim 2021 Tarihli Fatura No:-----Ödenecek Tutar: 13.651,66 TL 25 Ekim 2021 Tarihli Fatura No:-----Ödenecek Tutar: 24.939,44 TL 24 Aralık 2021Tarihli Fatura No:------ Ödenecek Tutar: 34.387,09 TL 17 Aralık 2021Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 14.778,94 TL 06 Ocak 2022 Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 9.614,64 TL 24 Ocak 2022 Tarihli Fatura No:----- Ödenecek Tutar: 2.407,20 TL 20 Şubat 2022Tarihli Fatura No:------ Ödenecek Tutar: 19.328,40 TL TOPLAM: 158.645,08 TL olan faturaların ödenmediğini, ----Noterliğinin 22 Haziran 2022 tarih ve ------ yevmiye numarası ile yapmış olduğumuz ihtarnameye herhangi bir itirazla karşı cevap sunulmadığını, ancak belirtilen faturalardan bir kısmının ödendiğini davalıdan 143.632,32 TL asıl alacağın kaldığını, davalı hakkında ----. İcra Dairesi ---- sayılı dosyasıyla açık faturaya dayalı olarak bakiye 143.632,32 TL asıl alacak ve 7.295,73 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla toplamda 150.928,05 TL yapılan takibe davalı tarafça itiraz sebebiyle icra takibinin durdurulduğunu, arabulucuk sürecinde de uzlaşma sağlanamadığını belirterek uygun görülecek teminat karşılığında davalının taşınmazları ve araçları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, ---- İcra Dairesi ----- sayılı dosyası üzerinden İcra Takibinin devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının faturaya dayalı alacak isteminde bulunduğunu ancak alacağının sebebinin herhangi bir mal veya hizmet verip vermediğine ilişkin hiçbir açıklamada bulunmadığını sözleşme yada benzeri bir delil sunmadığını, davacının sunduğu tek delil olan ihtarnamenin de davacı tarafından değil ----- tarafından keşide edildiğini, Fatura sözleşmenin kuruluş aşamasına değil ifa aşamasına ilişkin bir belge olduğunu tarafların hak ve yükümlülüklerinin alacaklı olup olmadığının fatura ile belli olmayacağını, davacının mal veya hizmet teslim ettiğini kanıtlamasının gerektiğini ancak dosyada faturaların dahi bulunmadığını, hükmi şahıs olan davacının gerçek şahıs tarafından düzenlenmiş faturaya dayanmış olmasının alacak iddiasının çelişkili olduğunu gösterdiğini, ticari defterler incelediğinde müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının görüleceğini belirterek davanın reddine, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ----- incelenen defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu; Davalı ----- incelenen kayıtlarında davacı firmanın ----- adları ile 2 ayrı cari hesapta takip edildiği, Davalı ---- incelenen kayıtlarına göre, ----- firması ile ticari ilişkisinin 2017 yılından önce süregeldiği, 21.02.2020 tarihinde sonlandığı bu tarih itibari ile cari hesabın kapalı olduğu tarafların borç/alacağının bulunmadığı, Davalı ---- incelenen kayıtlarına göre, davacı ------. ile ticari ilişkisinin 16.12.2019 tarihinde başladığı ve ticari ilişkinin halen devam ettiği, takip ve davaya konu tutara dayanak faturaların davalı ----- incelenen kayıtlarında yer aldığı, açık hesap ilişkisinden kaynaklı 26.07.2022 ---- Genel İcra Dairesi takip tarihinde davacının 103.494,90 TL alacaklı, 22.08.2022-----İcra Müdürlüğü takip tarihinde davacının 97.416,59 TL alacaklı, 31.12.2022 yılı sonunda davacının 88.920,59 TL alacaklı, 31.12.2023 yılı sonunda davacının 11.431,41 TL borçlu olduğu; Davacının ----- Noterliğinin 22/06/2022 tarihli ihtarnamesine ve icra takibine konu ettiği e-faturaları merkezi bir platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettiği, davalı şirketin söz konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, faturaların BS-BA formlarına (26.01.2021 tarihli ---- nolu 2.725,80 TL tutarlı faturanın davalının kayıtlarında yer almasına rağmen Ba bildirim formuna dahil etmemesi haricinde) konu edildiği, ihtarnamede 17 Aralık 2021Tarihli ------ numaralı 14.778,94 TL faturanın davacı ve davalının incelenen defter ve kayıtları ile fatura suretinde 17.161,92 TL olduğu; 25.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda bilirkişi tarafından, İcra takip tarihi itibariyle takibe konu faturalardan kaynaklı davacının davalıdan yasal defter kayıtlarına göre tespit edilen uygunsuz kayıtlar dikkate alınmadan 129.330,73 TL, tespit edilen 56.600,06+3.694,49 TL = toplam 60.294,55 TL uygunsuz kayıt düşüldükten sonra ise 69.036,18 TL alacağının olduğu sonucuna varıldığı; Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarındaki müvekkilinin cari hesabına müvekkili ile alakası bulunmayan hesaplardan virman yapılarak borç kaydediliğinin tespit edilerek müvekkili aleyhine dayanağı belli olmayan belgeler ile kayıt yapıldığı ve davacı şirket lehine bir durum oluşturulduğu, davacının 69.036,18 TL tutarında müvekkilinden alacaklı olduğuna yönelik tespitlerinin doğru olmadığı, 2021 yılından itibaren incelenerek rapor hazırlandığını, halbuki ibraz ettikleri ticari defterlerde de görüleceği üzere 2017 yılından itibaren alış veriş bulunduğundan 2021 yılı öncesinin incelenmediğini eksik hesaplama çıkarılarak icra takibine konu ve dava dilekçesinde talep ettikleri miktar ile uyuşmadığı konularındaki itrazlarının yerinde olduğu; Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarıdaki 2021 yılından itibaren incelenerek rapor hazırlandığını halbuki ibraz ettikleri ticari defterlerde de görüleceği üzere 2017 yılından itibaren alış veriş bulunduğundan 2021 yılı öncesinin incelenmediğini eksik hesaplama çıkarılarak icra takibine konu ve dava dilekçesinde talep ettikleri miktar ile uyuşmadığı konusundaki itirazının yerinde olduğu; 25.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda bilirkişi tarafından, 30.06.2021 tarihli ----- yevmiye numaralı kayıt ile alınan avanslar hesabından davalının cari hesabına 56.600,06 TL virman yapılarak borç kaydedildiğinin tespit edildiğini bildirdiği görülmüş ancak bu tutarın 31.12.2021 tarihli ------ yevmiye numaralı kayıt ile 56.600,06 TL'nin hesaplararası virman açıklaması ile davalının cari hesabına alacak kaydedilerek düzeltildiği bilirkişi raporunda bu onuya yer verilmediği; 25.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda yer verilen davacıya ait cari muavinde, 31.03.2022 tarihli ---- yevmiye numaralı kayıt ile 155.452,15 TL'nin hesaplararası virman açıklaması ile davalının cari hesabına borç kaydedildiği görülmüş ancak bilirkişi raporunda bu konuya yer verilmediği; Tarafların Bs Ba beyanlarında, 2021 yılında 1 belge ile KDV hariç 2.310,- TL fark olduğu, farkın 26.01.2021 tarihli ----- nolu 2.725,80 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer almasına rağmen Ba bildirim formuna dahil etmemesinden kaynaklandığı; 25.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda davalı tarafın 2021 ve 2022 yılı defter ve kayıtlarının İncelendiği ve rapor içinde bu döneme ait davacı kayıtlarındaki davalının cari muavinine yer verilmiş olması nedeniyle tarafların 2021 ve 2022 yıllarına ait cari muavinlerinin karşılaştırıldığı, 31.12.2022 tarihi itibariyle tarafların incelenen kayıtları arasında 40.410,14 TL farkın: Kalan farkın ise 2021 yılından önceki kayıtlardan kaynaklanabileceği; Davacı taraf defter ve kayıtlarının da davalı tarafın incelenen defter ve kayıtlarında olduğu gibi 2017 yılından itibaren 2023 yılı sonuna kadar incelenmesi halinde tarafların açık hesap ilişkisinden kaynaklı takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarının tespit edilebileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; ---- Sistemleri'in 20017, 2018, 2019 ile ----- 2019, 2020 envanter defterlerinin bos islenmemiş olduğu, davacı ------ incelenen defterlerinden 2021, 2022, 2023 yılına ait olanların TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Davalı ------ incelenen defterlerinin TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu; /1 Davacı----- Sistemlerinin incelenen kayıtlarına göre, ----- Alıcılar hesabında takip edilen davalı ------ ticari ilişkisinin 2017 yılından önce süregeldiği, 30.11.2019 tarihinde sonlandığı bu tarih itibari ile ---- 104.550,85 TL alacaklı olduğu, /2 Davacı---- İncelenen kayıtlarına göre, -----Alacak Senetleri hesabında takip edilen davalı -----ticari ilişkisinin 22.12.2019 tarihinde başladığı, 2023 yılından sonra devam ettiği, açık hesap ilişkisinden kaynaklı 26.07.2022 ----- Genel İcra Dairesi takip tarihinde davacının 141.357,04 TL alacaklı, 31.12.2023 tarihi itibari ile davacının davalı ----- 151.147,01 TL alacaklı olduğu; (EK: 1) Davalı ----- incelenen kayıtlarında davacı firmanın -----adları ile 2 ayrı cari hesapta takip edildiği, Davalı -----incelenen kayıtlarına göre, ---- firması ile ticari ilişkisinin 2017 yılından önce süregeldiği, 21.02.2020 tarihinde sonlandığı bu tarih itibari ile cari hesabın kapalı olduğu tarafların borç/alacağının bulunmadığı, Davalı ----- incelenen kayıtlarına göre, davacı ----- ile ticari ilişkisinin 16.12.2019 tarihinde başladığı ve ticari ilişkinin halen devam ettiği, takip ve davaya konu tutara dayanak faturaların davalı ----- incelenen kayıtlarında yer aldığı, açık hesap ilişkisinden kaynaklı 26.07.2022 ----- Genel İcra Dairesi takip tarihinde davacının 103.494,90 TL alacaklı, 22.08.2022----. İcra Müdürlüğü takip tarihinde davacının 97.416,59 TL alacaklı, 31.12.2022 yılı sonunda davacının 88.920,59 TL alacaklı, 31.12.2023 yılı sonunda davacının 11.431,41 TL borçlu olduğu; (EK: 2) Davacının -----. Noterliğinin 22/06/2022 tarihli ihtarnamesine ve icra takibine konu ettiği e-faturaları merkezi bir platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettiği, davalı şirketin söz konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, faturaların BS-BA formlarına (26.01.2021 tarihli ----- nolu 2.725,80 TL tutarlı faturanın davalının kayıtlarında yer almasına rağmen Ba bildirim formuna dahil etmemesi haricinde) konu edildiği, ihtarnamede 17 Aralık 2021Tarihli ---- numaralı 14.778,94 TL faturanın davacı ve davalının incelenen defter ve kayıtları ile fatura suretinde 17.161,92 TL olduğu, 12 Kasım 2021 tarihli ---- numaralı 2.200,- TL faturanın davacının kendi kayıtlarında yer almadığı; Tarafların Bs Ba beyanlarında, 2021 yılında 1 belge ile KDV hariç 2.310,- TL fark olduğu, farkın 26.01.2021 tarihli ----- nolu 2.725,80 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer almasına rağmen Ba bildirim formuna dahil etmemesinden kaynaklandığı; 31.12.2023 tarihi itibariyle tarafların incelenen kayıtları arasındaki 267.129,27 TL farkın: a- 2017 yılı öncesinden gelen 4.844,64 TL farktan, Davacı kayıtlarında mevcut davalı kayıtlarında bulunmayan toplam tutarı -263.687,84 TL olan işlemlerden, Davalı kayıtlarında mevcut davacı kayıtlarında bulunmayan toplam tutarı 535.661,75 TL olan işlemlerden kaynakladığı; " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yoluyla faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Taraf şirketlerin bilirkişi marifetiyle incelenen kayıtlar neticesinde oluşturulan 13/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
"2 Davacı-----incelenen kayıtlarına göre, ----- Alacak Senetleri hesabında takip edilen davalı -----ticari ilişkisinin 22.12.2019 tarihinde başladığı, 2023 yılından sonra devam ettiği, açık hesap ilişkisinden kaynaklı 26.07.2022 ------ Genel İcra Dairesi takip tarihinde davacının 141.357,04 TL alacaklı, 31.12.2023 tarihi itibari ile davacının davalı------ 151.147,01 TL alacaklı olduğu;" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür.Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın ---- Genel İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatttığı, takibe karşı borca ve yetki yönünden itirazda bulunulduğu, icra dairesinin 12/08/2022 tarihli kararı ile "Dosyanın -----Adliye adliyesine gönderilmesi talebinin KABULÜNE" yönelik karar verildiği, dosyanın ----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı, yeniden takip talebinin borçluya tebliğ edildiği, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, mali müşavir bilirkişiler eliyle taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarından dava ve takibe konu faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, taraf firmalara ait BA ve BS formlarının örtüştüğü bildirim hususunda yalnız bir fatura da farklılık olduğu, davacının icra dosyasına konu ettiği faturaların davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edildiğine ilişkin dosya kapsamında her hangi bir delilin mevcut olmadığı hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının alacaklı olduğunun vicdani kanaatine ulaşılmış olup hesaplama yapan bilirkişi raporundaki; " 26.07.2022 ----- Genel İcra Dairesi takip tarihinde davacının 141.357,04 TL alacaklı olduğu" tespit ve değerlendirmeler esas alınarak davanın asıl alacak bedeli olan 141.357,04 TL üzerinden kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu -----. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.
Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin ----- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Somut olayımızda davacının talep ettiği alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----İcra Müdürlüğünün -----. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 141.357,04 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen 141.357,04 TL üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 9.656,09 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.386,24 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç toplamı 539,70 TL ile 12.411,25 TL ( bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 12.950,95 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,98 ve red 0,02 oranına göre hesaplanan 12.691,93 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin kabul oranına göre 3.057,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin red oranına göre 62,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 2.275,28 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.