T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/343
KARAR NO : 2025/472
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Kaza anında sürücü---- sinyal vererek şerit değiştirdiğini, ------ plakalı aracın sürücüsünün hızını ve takip mesafesini ayarlayamaması nedeniyle ---- plakalı motosiklete 130-140 km hızla arkadan çarptığını, ----- plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin bedensel zarara uğradığını ve malûl olduğunu belirterek, Müvekkilin sürekli iş göremezlikten kaynaklı belirsiz alacak olan maddi zararlarının karşılığı olarak şimdilik 5,00 TL'nin temerrüt (kaza) tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Müvekkilin geçici iş göremezlikten kaynaklı belirsiz alacak olan maddi zararlarının karşılığı olarak şimdilik 5,00 TL'nin temerrüt (kaza) tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Müvekkilin ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklanan belirsiz alacak olan maddi zararlarının karşılığı olarak şimdilik 5,00 TL'nin temerrüt (kaza) tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Müvekkilin belirsiz alacak olan bakıcı tazminatı için şimdilik 5,00 TL'nin temerrüt (kaza) tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının sürekli bir sakatlığı tespit edilmediğinden haksız taleplerin reddinin, maluliyet oranı hususunda anlaşma söz konusu olmadığından, dosyanın öncelikle adli tıp birimine gönderilmesi, gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, somut olayda malul kişinin müterafik kusuru bulunduğu dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarın makul oranda indirim yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "KUSUR TESPİTİ YÖNÜNDEN; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde. 19.09.20213 tarihli trafik kazasında, --- plakalı aracın ----- 100% oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı aracın sürücüsü ----- kusursuz olduğu CİSMANİ ZARARLAR TESPİTİ YÖNÜNDEN : Hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 19.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu eismani zarar gördüğü bildirilen davacı ---- tarafından davalı ----- aleyhine olarak yöneltilen iş bu davada; davacının eismani zararları yukarıda hesap ve tespit edilmiş ise de; Davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı ---- sigortalı ---- plakalı araç sürücüsü davalı ----- kusursuz olduğunun tespit edilmesine bağlı olarak, kusur sorumluluk illiyet bağı kesilmesi sebebiyle, davalı sigorta kuruluşunun davacı ----- eismani zararlarına karşı sorumluluğunun bulunmadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce davacının tedavisine ilişkin kayıtlar celp edilerek maluliyeti konusunda rapor alınmıştır.Dava dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin 28/10/2024 tarih ve---- sayılı raporuna göre, sürücü ----- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ---- kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce hesap durumuna ilişkin olarak Aktüerya bilirkişilerinden rapor alınmıştır.
İddia, savunma, bilirkişi raporu, ATK raporu ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; davanın trafik kazası nedeniyle doğan maddi zararın tazmini talebi olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesi nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, kazaya karışan sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, hal böyle olunca davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı ----sigortalı --- plakalı araç sürücüsü dava dışı ----- kusursuz olduğunun tespit edilmesine bağlı olarak, kusur ile sorumluluk arasındaki illiyet bağı kesilmesi sebebiyle, davalı sigorta kuruluşunun davacı----- cismani zararlarına karşı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekiline 20/02/2025 tarihli ve 9 nolu celsenin 3 nolu ara kararı uyarınca alacağını tam ve belirli hale getirmesi için 2 hafta süre tanındığı, tanınan süreye rağmen alacağını belirli hale getirmediği, dava talep sonucu olan 20 TL'ye göre davada hükmolunan miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin----. Hukuk Dairesi'nin-----esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ...Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD İADESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 20,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
6-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.