T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/255
KARAR NO : 2025/457
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ----- mahallesi, ----caddesi no ----" adresindeki işyerini, -----nolu ----- Kobi Sigorta Poliçesi ile müvekkiline sigorta ettirdikleri, sigortalı firmanın kiracı olarak bulunduğu işyerinin hemen yanında bulunan ve davalı ----- tarafından kullanılan üretim işletmesinde 29/4/2022 günü öğleden sonra meydana gelen yangın ve devamındaki infilak sonucu, infilak yaşanan işletmede ve sigortalıları firmanın da dahil olduğu çevredeki işletmelerde büyük çaplı maddi hasar meydana geldiği, 23/5/2022 tarihli itfaiye olay raporundan görüleceği üzere olayda 3 erkeğin ex olduğu, 5 erkek 2 kadının yaralandığı, onlarca işyerinin yandığı ve büyük hasar gördüğü, itfaiye olay raporunda yangının çıkış sebebinin ve yangın sonrası yaptıkları inceleme ve araştırma neticesinde; ------isimli iş yerinin zemin katında bulunan karışım kazanlarının olduğu bölgede sebebi tespit edilemeyen bir patlama neticesinde yangın olayının meydana geldiği, yangının seyri ile oluşan yüksek hararetle kapalı kaplarda, tanklarda ya da ortamda bulunan yanıcı, parlayıcı kimyasalların ikinci patlamaya sebep olduğu, patlamanın etkisiyle ---- sitesinde bulunan diğer iş yerlerinde hasar oluştuğunun kanaatine varıldığını, olayın ve sigortalının müvekkiline hasar ihbarı ardından üzerine yangın ve hasar konusunda uzman bağımsız sigorta ekspertizine mahallinde inceleme ve rapor için müracaat edildiği, bağımsız sigorta eksperi tarafından tarafından mahallinde yapılan tespit ve incelemeler sonucu düzenlenen 07/07/2022 tarihli, ------ nolu ekspertiz raporunda meydana gelen hasarların toplamı 1.443.153,85 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan 35.589,00 TL sovtaj tenzili ve 393.820,34 TL eksik sigorta tenzili yapıldığı ve ödenmesi gereken tazminat tutarının 1.013.744,51 TL olarak belirlendiği, bu sigorta tazminatının müvekkili tarafından sigortalıya ödendiği, yangın ve infilak olaylarının yaşandığı ----- firmasının olay tarihi itibariyle olay yerinde kiracı olarak faaliyet gösterdiği, bu yerin bina malikinin ise davalı ---- olduğu ----- bina maliki olması sebebiyle dava konusu yangın ve patlama olayından mütevellit oluşan hasar ve zararlardan TBK 69. Mad. gereği kusursuz sorumluluğu, kiracı davalının ise haksız fiilden kaynaklı sorumluluğunun bulunduğunu; sigortalısına yapılan 1.013.744,51 TL sigorta hasar tazminatının rücu bakımından borçlu davalılara yapılan sözlü yazılı bildirimlere rağmen borç ödenmeyince taraflarınca davalılar aleyhinde-----İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, borçluların yasal sürede itiraz ettikleri ve takibin durdurulduğunu, tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle, alacak aslı itibariyle davalıların borca yeter miktarda mal varlıklarına, menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalı borçluların ----- İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasıyla açtıkları icra takibine vaki haksız itirazlarının iptalini, takibin devamını, davalı borçluların taraflarına ayrıca icra inkar tazminatı ödemesini ve tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, söz konusu davayı açmasında hukuki yararının olmadığını, aleyhe hususları kabul etmediğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin sigortalısı olan şirketin müvekkili şirket ile aynı sanayi bölgesinde faaaliyet gösterdiği, 29.04.2022 tarihinde gerçekleşen elim olayın sebebinin hala bulunamadığı, ancak ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili savcılık dosyaları ve -----. Ağır Ceza Mahkemesinin ------.sayılı dosyasına sunulan uzman görüş raporları ve bilirkişi raporlarının sunulduğunu, meydana gelen kazada ilgili soruşturma ve kovuşturma aşamasında müvekkili şirket yetkilisi ve diğer sanıklara kusur izafe edilmesinin hukuka uygun olmadığı, sunulan bilirkişi ve uzman mütalaalarında atıf yapıldığı üzere işbu dosya kapsamındaki olayın siteye ait ve iş yerinin bulunduğu sokaktan geçen ana kanalasizyon kanalı kaynaklı olduğu üzerinde durulduğunu; uzman mütalaasında ise‘’ Bu iş yerlerinin bir kısmında vasıfsız, işini ve çalıştığı maddelerin tehlikesinin yeterince bilincinde olmayan çalışanların istihdam edildiği’’ ibaresinde ----- Sitesindeki diğer işyerlerinde çalışan işçiler kastedildiği,----- adlı işyerinde çalışan tüm işçiler deneyimli olup gerekli eğitim sertifikalarının ilgili dosyalarda mevcut olduğunu, bu olayda, yakın çevredeki boya-vernik-tiner…imalatı ile uğraşan tesislerin kanalizasyona döktükleri atıkların, cadde tarafında bulunan müşterek giderden hafif eğim nedeniyle----- idari bina alt kısmındaki gidere oradan da özellikle buharlarının tesisin içinde açık olarak devam eden kanala ulaştığı düşünüldüğü, talaşlara emdirilmiş veya sıvı haldeki bu atıkların buharlarının tesis içindeki çalışanlardan birinin cep telefonunun çalması ile veya kanalizasyonun açık olan bir yerinden birisinin tamamen sönmemiş bir sigara izmaritini atması ile veya tesis içindeki (biraz uzakta dahi olsa) asansör şaftının çalışmaya başlaması gibi bir neden ile ani parlama/patlama ve alev alma sonucu olayın başladığı düşünülmektedir.'' şeklinde belirtildiğini, ilgili savcılık ve kamu davası dosyalarındaki görsellerde site yönetimi ----- grubunda kanalizasyona kimyasal atıkların boşaltılmaması ile ilgili konuşma içeriklerinde, kanalizasyondan bir gaz kokusu geldiği ve kanalizasyona atıkların dökülmemesi için uyarıların mevcut mevcut olduğu, ---- İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümünden 07.09.2022 tarih ----- nolu Teknik ve Bilimsel Mütaala raporunun sonuç ve Değerlendirme kısmında ; ortak kanal sisteminin uygun olmadığı, ------ tesisinde vuku bulan patlama ve yangında bahse konu kanal sisteminin rolünün önemli bir ihtimal oluşturduğunun değerlendirildiğini; dosyaya sunulan uzman mütaaları ve beyanlar ile 14.11.2022 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında dosya konusu mevcut olaya sebep olan ilk patlamanın kök nedeninin iş yerindeki kimyasalların reaksiyonu sonucu oluşmadığı, kanalizasyon kaynaklı gerçekleşen bir patlama olduğunun tespit edildiğini, bunun sonucunda ise fabrikanın civarındaki işyerlerine ve/veya araçların zarara uğradığının açık bir şekilde ortaya konduğunu,----- Yönetimi'ne davanın ihbarını, usul ve yasaya aykırı olan ticari faiz talebinin reddini, haksız, kötü niyetli ve mesnetsiz olarak açılmış olan davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı------vekili cevap dilekçesinde özetle; 29.04.2022 tarihinde gerçekleşen patlamanın asıl mağduru olan müvekkilinin ---- ili ---- ilçesi ------ bulunan, 24 ada 465 parselde kurulu taşınmazın tapu maliki olduğu, müvekkili ile diğer davalı ------ arasında 15.08.2020 tarihinde yapılmış olan kira sözleşmesi gereğince söz konusu taşınmaz, ------ tarafından boş ve temiz şekilde işyeri olarak kimyevi madde imalatında kullanılmak için 2024 yılına kadar kiralandığı, söz konusu taşınmazın, sözleşmede belirlendiği üzere boş ve temiz bir şekilde kiracıya teslim edildiği, yapılacak işin niteliğine göre işletme tesisatı diğer davalı yanca tesis edildiği, dolayısı ile müvekkilinin yapılan imalatın şekli, imalatta kullanılan malzeme, imal sistemi gibi konularla ilgili bir bağı hiç bir zaman olmadığını; kira sözleşmesinden doğan kiraya verenin borçları uyarınca müvekkilinin bu sözleşmeden doğan yükümlülüğünün kiralananı kiracının amacına uygun surette kullanmasına izin vermek olduğu, bu sözleşmenin kiraya verene bir denetleme-kontrol hakkı sağlamadığı gibi aksine kiracıya kiralananı özenli kullanma borcu yüklediğini; dava konusu zararın 29.04.2022 tarihinde gerçekleşen patlamadan kaynaklandığı, patlama sebebiyle müvekkiline ait yapının büyük derecede hasara uğradığı, zararın müvekkile ait yapının yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden bir zarar doğması durumunda sorumlu ve zararı gidermekle yükümlü olacağı, ancak dava konusu olan patlamanın üretilen kimyasallardan kaynaklı olduğundan ve bina ile ilgili patlamaya sebebiyet verecek bir husus bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, patlamanın sebebi hakkında alınan bir çok rapor bulunduğu, tüm raporların ortak sonucunun, patlamanın sebebinin tam olarak tespitinin mümkün olmamakla birlikte, patlamanın işletmenin/çalışanların faaliyetinden (veyahut kusurundan) kaynaklandığı yönünde olduğu, dolayısıyla, kiraya veren müvekkilinin, kiracının sebebiyet verdiği ve işletmesinin faaliyetinden doğan haksız bir fiilden ötürü 3. kişilerin zararını tazmin yükümlülüğü olmadığı gibi yapı maliki olarak sorumluluğu, kiracının haksız fiilini taahhüt değil, yapı veya eserin kusurlu- eksik olmasından doğan aslında bir özen sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda davacının davasında da belirttiği gibi kiracının "haksız fiilden" dolayı tazmin yükümlülüğüne karşın mal sahibinin kusur sorumluluğu bulunması iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının davasının reddini, yargılama giderlerinin, vekâlet ücretinin, haksız ve kötü niyetli takip sonucunda alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalılar aleyhinde ----İcra Müdürlüğünün------. Sayılı dosyasına yapılmış itirazların iptaline karar verilmesinin mümkün olup olmadığı, olayda kusur durumunun ne olduğu, davalıların sorumluluğuna gidilmesi durumunda talep edilen bedelin hak tutarında olup olmadığı, takip öncesi davalılar temerrüde düşürülmüş iseler talep edilebilecek işlemiş faizin miktarına ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenmiş, mahallinde keşif icra edilmiş, uzman bilirkişi heyetinden kusur durumuna dair raporlar alınmış akabinde davacının talep ettiği tazminatın hak tutarında olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sorunca gidilmiştir.
Bilirkişi heyeti 19.02.2024 tarihli raporunda özetle "...1- 29.04.2022 tarihinde Saat 13:00 sıralarında ----- sayılı adreste faaliyet gösteren 2. davalı ------ işyerinde 2-3 dakika aralıklarla ardışık olarak 2 patlama ve patlamaya bağlı yangın olayı meydana geldiği saptanmıştır.
2- Yine davalı ----- çalışanlarından 3 kişinin patlama neticelinde hayatlarını kaybettiği ve çok sayıda kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan elim bir iş kazası olayı yaşanmıştır. Patlama ve patlamaya bağlı yangın olayında ----- fabrikası ağır derece de hasar almış ve kullanılamayacak vaziyette olup, ardışık patlamalara bağlı olarak ta çevresinde çok sayıdaki işyerlerinde maddi hasarlarla ve yaralanmalarla sonuçlandığı dosyadaki belgelerin incelenmesinden anlaşılmıştır.
3- Patlama ve patlamaya bağlı alevli yangın olayından sonra gerek ----- Cumhuriyet Başsavcılığı ---- soruşturma numaralı dosya üzerinden aldırılan ve 6100 sayılı HMK'nun 293/1 maddesi üzerinden aldırılan uzman görüş raporları ile -----Ağır Ceza Mahkemesi ----- Sayılı dosyası üzerinden aldırılan Bilirkişi Heyeti Raporu ve tüm belge ve bilgiler heyetimizce detaylı bir şekilde incelenmiştir.
4- 1. Davalı -----. ile 2. Davalı ------ arasında 15.08.2020 tarihinde akdedilmiş kira sözleşmesi bulunmaktadır. Patlamaya bağlı yangının meydana geldiği binanın maliki davalılardan ------Dava konusu taşınmaz, -----kimyevi madde imalatında kullanılmak üzere 2024 yılına kadar kiralanmıştır. Yine taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre söz konusu taşınmaz, kiracısına boş ve temiz bir şekilde (davalı----) teslim edilmiştir. Davalı ------- tarafından yapılacak işin niteliğine göre işletme dizayn edilmiştir.Dolayısı ile patlama ve patlamaya bağlı hasarın oluşmasında bina malikinin binanın yapımındaki bozukluklardan veya bakım eksikliklerinden doğan (kaynaklanan) sebeplerle olay gerçekleşmemiş, davalının patlama ve patlamaya bağlı yangın olayında her hangi bir sorumluluğu ve kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir.
5- İhbar olunan ----- Malikleri Yönetimi ise; savunmasında ----- Bölgesi olmadığını. --- Bölgeleri Kanununa da tabi bulunmadığını aynı zamanda ----- Kanununun tanıdığı hak ve yetkilere de sahip olmadığı yönünde beyanda bunulmuş ise'de; Site Yönetimi Başkanı----- tarafından özellikle Site dahalinde bulunan işletmelere ----- üzerinden gönderdiği 27 ve 28 Ekim 2021 tarihli uyarı ve ikazlarda; “Tuvaletlerden ağır kimyasal madde gaz kokusu geldiğini, bunu kanala döken insana ne söylenmesi gerektiğini, devam etmesi halinde ------ sitenin tümüne ağır ceza vereceğini, elemanların ciddi olarak eğitilmesi ve uyarılması gerektiğini, reaksiyona girip yangın ve patlama olabileceğini, yine 31 Ağustos 2021 t: uyarı yazısında; “----- kanala atık döken tüm binaları ve işyerlerini kontrole geleceğini, kanalizasyonlara döneceğini atık giderlerine çok dikkat edilmesi ve deşarj edilmemesi gerektiği, cezaların telaffuzunu yapmak istemediğini, yaşın yanında kurunun da yanmasını istemediği” yönünde site dahilindeki işletmelere ikaz ve uyarılarda bulunduğu anlaşılmıştır.
6- İhbar olunan Site Yönetemi tarafından işletmelere ikaz ve uyarılar 2021 yılı Ekim ve Ağustos aylarında yapılmış, ancak site yönetimi vahim olayın gelebileceğini önceden öngörmüş işletme yetkililerini uyarmış, tüm ikazlarını da yapmış olmasına rağmen bahse konu tehdit ve tehlikenin farkında olmuş, ancak bu durumu ------ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdüğürlüğü'ne bildirerek kanaldan numune alınmasını ve inceleme yaptırmasını bu itibarla muhtemel patlama/yangın tehlikelerinin bertaraf edilebileceği göz önüne alındığında ve yanı zamanda bahse konu uyarı ve ikazların üzerinden bir yıl geçmeden korkulan vahim olayın gerçekleştiği, dolayısıyla ----- Kat Malikleri Yönetimi'nin patlama olayında % 20 oranında sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilmistir.
7- Davalı ------isimli iş yerinin zemin katında bulunan karışım kazanlarının olduğu bölgede kök sebebi kesin olarak tespit edilemeyen bir patlama neticesinde yangın olayının meydana geldiği, yangının seyri ile oluşan yüksek hararetle kapalı kaplarda, tanklarda ya da ortamda bulunan yanıcı, parlayıcı kimyasalların ikinci patlamaya sebep olduğu, patlamanın etkisiyle ---- sitesinde bulunan diğer iş yerlerinde hasar oluştuğu, ---- tesisinde çalışan 3 kişinin de elim bir kaza sonucu hayatını kaybettiği, yine gerek ------ gerekse komşu işletmelerde çok sayıda kişinin yaralandığı, patlama olayının meydana geldiği adreste ilk yangın olayının gerçekleşme nedeni olarak karıştırma tankında yapılan işlem kaynaklı mı, ürünlerin dinlenme esnasında yapılan herhangi bir işlem veya başka herhangi bir sebeple mi meydana geldiği hususunda net bir bulgu bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır. Dosya içerisinde yer alan bilgilerden ----- tesesinde kullanılan kimyasalların tehlikeli olmasına rağmen kontrolsüz kimyasal reaksiyon ve sonrasında yangın/patlama risklerine yönelik gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığı anlaşılmakla; patlama ve patlamaya bağlı yangın olayında davalı ------- % 80 oranıda kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu, görüş ve kanaatine ulaşılmıştır.." şeklinde görüş belirtmiştir. Taraf vekillerinin itirazı üzerine aynı heyetten ek bilirkişi raporu alınmış bilirkişi heyeti 22.04.2024 tarihli ek raporunda özetle "...29 Nisan 2022 günü saat 13:00 sıralarında ----- adresinde kain ----- dahilinde bulunan ---- isimli işletme'de meydana gelen patlama ve patlamaya bağlı alevli yangının her ne kadar kök raporumuzda patlamanın kesin sebebi tespit edilememiş ise de, yukarıda detaylarıyla birlikte açıklandığı üzere; patlamanın çok güçlü bir patlama şeklinde gerçekleştiği, binanın taşıyıcı donatıları ile karıştırıcı kazanlarında ağır derecede hasar oluşturduğu, bu patlamaya sebebiyet verebilecek kimyasallar irdelendiğinde: imalatta kullanılan Saf Metil Etil Keton Peroksit vb. güçlü bir birincil patlayıcının sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir.Patlamanın orijin noktası ----- kullandığı binanın zemin katı imalat bölümü olup, patlama neticesinde binanın tamamen kullanılamayacak vaziyette olduğu, patlama neticesinde imalat bölümünde karıştırıcı kazanların yanında bulunan 3 çalışanın elim iş kazasında hayatlarını kaybettiği ve ----- tarafından kullanılan binanın asma katında bulunan 2 şahıs ile çevre işletmelerde bulunan çok sayıda kişinin yaralanması ve binalarda çeşitli hasarların oluşmasına sebebiyet verildiği, bu durumda sorumluluğun tamamının -----ait olduğu değerlendirilmiştir.Kök Raporumuzda ------ Malikleri Yönetimi'ne atfedilen % 20 oranındaki kusurdan vaz geçildiği, zira her ne kadar kök raporumuzda Site Yönetimine düşen görevlerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla birlikte, patlamanın oluşmasında, kanaldan sızan metan veya diğer gazların böyle bir güçlü patlama yapmasının teknik ve bilimsel açıdan mümkün olmadığı anlaşılmış, bu itibarla patlama ile ilgili illiyet bağı kurulamadığından Site Yönetiminin patlama nedeniyle sorumlu tutulamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.Diğer yandan, bina maliki ------. maliki olduğu binayı ----- boş ve temiz olarak kiralamış olmakla, esasen ----- üretimi yapıacağı kimyasalların son derece de hassas ve patlama özelliğine haiz ürün grubundan olmasını bilmesi gerektiğinden dolayı, üretimini yaptığı ürünlerin depolanması, üretilmesi ve ambalajlanması sırasında azami titizlik göstermesi ve buna göre yangın güvenlik önlemlerinin alınması beklenmelidir.Bu itibarla, patlama ve patlamaya bağlı alevli yangın olayının meydana gelmesinde tek sorumlunun------Olduğu, yönünde görüş ve kanaat oluşturulmuştur..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Somut olayda 3 kişinin öldüğü görülmüştür. Olaya dair savcılık soruşturma dosyası incelendiğinde bu dosyadan alınan 10.05.2022 tarihli raporda davalı ---- sahibi-----asli kusurlu, yine ---- çalışanı Bölümünden çalışan ---- tali kusurlu olduğu, sağlık güvenlik birimi çalışanı ------ tali kusurlu olduğuna dair görüş ve kanaate varıldığı görülmüştür. ----- Ağır ceza mahkemesinin ------ Sayılı dosyasında alınan 14.11.2022 tarihli kusur bilirkişi raporu incelenmiş olayda ---- sahibinin kusursuz olduğu, kimyager ----- kusursuz olduğu, olaydaki kusurluların davalı ---- sahibi ----- ile iş bu davda ihbar olunan sıfatına haiz olan ---- olduğu, kusur derecelerinin eşit oranda olduğuna dair tespit yapıldığı görülmüştür. Bu dosyaya ibraz iş bu dosya ihbar olunan ve -----firmalarının talebi üzerine hazırlanan uzman mütalaaları da incelenmiş olup bunlar da dosyada mübrezdir.Mahkememizce alınan kök bilirkişi raporunda ihbar olunan site yönetimine %20 oranında kusur izafe edilmiş gerekçe olarak da " İhbar olunan Site Yönetemi tarafından işletmelere ikaz ve uyarılar 2021 yılı Ekim ve Ağustos aylarında yapılmış, ancak site yönetimi vahim olayın gelebileceğini önceden öngörmüş işletme yetkililerini uyarmış, tüm ikazlarını da yapmış olmasına rağmen bahse konu tehdit ve tehlikenin farkında olmuş, ancak bu durumu ----- Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdüğürlüğü'ne bildirerek kanaldan numune alınmasını ve inceleme yaptırmasını bu itibarla muhtemel patlama/yangın tehlikelerinin bertaraf edilebileceği göz önüne alındığında ve yanı zamanda bahse konu uyarı ve ikazların üzerinden bir yıl geçmeden korkulan vahim olayın gerçekleştiği.. " gerekçesi gösterilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda bu görüşünden dönmüş gerekçe olarak da "... zira her ne kadar kök raporumuzda Site Yönetimine düşen görevlerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla birlikte, patlamanın oluşmasında, kanaldan sızan metan veya diğer gazların böyle bir güçlü patlama yapmasının teknik ve bilimsel açıdan mümkün olmadığı anlaşılmış, bu itibarla patlama ile ilgili illiyet bağı kurulamadığından.." Gerekçesini sunmuştur. Taraf vekillerinin itirazları teknik mahiyette olduğundan ve olaya dair alınmış bir çok rapor olduğundan mahkememizce tüm itirazlar, ceza davasından alınan kusur raporları, uzman mütalaaları eklenerek bilirkişi heyetinden görüş alınmıştır. Esasen iş bu dava zaten 6098 sayılı TBK'nın 167. Davasından kaynaklanan iç ilişki kaynaklı bir dava değildir. Huzurdaki davalı ------- çok az da olsa bu davada kusurlu bulunması davacının tazminat talep etmesi için yeterlidir. TBK'nın 162. Maddesi gereği birden çok borçlulardan her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul etiğinde müteselsil borçluluk doğar. TBK'nın 61. Maddesi gereği birden fazla kişi birlikte bir zarara neden olmaları veya aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa dair hükümler uygulanır. Yani davacı isterse müteselsil borçlulardan birine karşı zararın tamamı için dava açabilir. Tamamen kusursuzluk haricinde kusurun bir kısmının başkasına ait olduğunu iddia ederek borçtan kurtulmak mümkün değildir. Bu bağlamda bu zamana kadar gerek mahkememizce gerekse savcılık ve ceza mahkemesince alınan tüm raporlar incelendiğinde ----- şirketine ( ceza soruşturma ve kovuşturmasında şirket sahibine kusur izafe edilmiştir. ) sahibine kusur izafe edildiği açıktır. İç ilişkide ----- ile ihbar olunan arasında açılacak rucu davasına bakacak mahkeme mahkememizin kusur nitelendirmesi ile bağlı değildir. Davacının sigortalısının kusursuz olduğu sabittir. Alınan tüm raporlarda ------ firmasına zaten kusur izafe edildiğinden,ve dava müteselsil borçlulukta dış ilişkiden kaynaklandığından mahkememizce ceza davasının kusur nitelendirmesi ile bağlı olmadığından ve iç ilişkideki kusur oranları davacıyı ilgilendirmediğinden tazminat hesaplamasına geçilmiştir. Uzman bilirkişi heyeti 26.111.2024 tarihli kök raporunda davacının sigortalısına yapmış olduğu 1.013.744,51 TL tazminatın hak tutarında olduğu tespit edilmiş, 27.03.2025 tarihli ek raporda ise davacının mevcut tebellüğ şerhi ve atıfet mehli nazara alındığında talep edebileceği faizin de 52.929,96 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki hesaplamalar denetime uygun olup raporlara itibar edilmiştir. Davalı bina sahibi yönünden alınan tüm raporlarda kusur izafe edilmediğinden, meydana gelen patlamanın binadaki yapımdan yahut bakımındaki eksiklikten kaynaklandığı yolunda bir tespit ve değerlendirme yapılmadığından ve bu olayda bina sahibine atfedilebilecek kusur bulunmadığından bina sahibi davalı yönünden red kararı verilmiştir. Tüm bu anlatılan hususlardan ötürü davalı------yönünden davanın reddine karar verilmiş, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay ---- HD.------Sayılı ilamında "..Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; .... itirazlarının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir..Asıl dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472.maddesi kapsamında halefiyet ilkesine dayalı rücuen alacak istemi, birleşen ----Asliye Ticaret Mahkemesinin-----sayılı davası; bina malikleri tarafından bina hasarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi, birleşen ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- sayılı davası; binanın kiracısı ve davalı sigorta şirketinin sigortalısı tarafından bina hasarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir...Sigortalısına ödediği tazminat bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından halefiyet ilkesi gereğince davalılardan tahsilinin talep edildiği asıl davada davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmolunmuştur. Ancak Avukatlık Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi uyarınca; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." Bu düzenlemeye göre maddi tazminat istemli davanın tamamen reddi durumunda davalılar lehine hükmedilecek avukatlık ücreti maktu olacağından, aksi şekilde nispi vekalet ücretine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir..." Belirtmiştir. Davalı ------Şirketi yönünden dava tamamen red edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği maktu vekalet ücreti verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davalı ------yönünden ; Davanın REDDİNE
2-Diğer davalı -----yönünden;
a-Davanın kısmen kabulü ile; Davalının -----. İcra müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; Takibin 1.013.744,51 TL asıl alacak, 52.929,96 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.066.674,47 TL üzerinden devamına,
B-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 72.864,53 TL nispi harçtan, peşin alınan 13.062,39 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 59.802,14 TL harcın davalı ------ alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı yanca yatırılan 179,90 TL başvuru harcı 13.062,39 TL peşin harç olmak üzere toplam 13.242,29 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı yanca yapılan 37.000,00 TL bilirkişi ücreti, 696,79 TL posta vs. masraflar, 1.912,35 TL keşif harcı, 2.095,00 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 41.704,14 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 41.130,65 TL yargılama giderinin davalı ------ alınarak davacıya ödenmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ----- tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 55,01 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı -----ödenmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 161.334,43 TL nispi vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı-----kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T göre hesaplanan 14.872,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle bu davalıya verilmesine,
10-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE,
11-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.156,00- TL sinin davalıdan, 44,00 TL'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların ve ihbar olunan vekillerinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.