T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/139
KARAR NO : 2025/439
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 28/02/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Öncelikle------ şubesine ait ----- seri numaralı keşide yeri -----, 31.08.2023 tarihli 150.000,00-TL çek üzerindeki imzaların ve kaşenin müvekkil şirkete ait olmadığından söz konusu çek kötü niyetli 3. Şahısların eline geçtiği durumda müvekkil şirketin hukuki durumu daha da ağırlaşacağından ve bu çekle ilgili olarak müvekkil şirket aleyhinde işlem başlatılması halinde müvekkil şirket telafisi güç ve imkansız zararlara uğrayacağından dolayı ; iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çekin ödenmesini engeller ve yasaklar mahiyette ve yine muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla çekin sahte imza ve sahte kaşe ile cirolandığı gözetilerek konunun ehemmiyeti ve aciliyeti de dikkate alınarak tensip zaptı ile birlikte öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi, ihtiyati tedbir kararının teminatsız verilmesi mümkün olmaması halinde ise müvekkil şirketin sahtecilik ve dolandırıcılık mağduru olduğu gözetilerek daha fazla zarara uğramaması adına uygun görülecek cüzi bir miktar ile sınırlandırılacak bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederiz. haklı davamızın kabulü ile müvekkil şirketin , -----şubesine ait ---- seri numaralı keşide yeri ------, 31.08.2023 tarihli 150.000,00-TL bedelli çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, Müvekkil şirket borçlu olmadığı halde dava sırasında davaya konu çek bedelinin zorunluluk nedeniyle ödenmesi halinde ödenen çek bedelinin davalıdan istirdatına,
Davaya konu çekin % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına karar verilmesini,
----- şubesine ait ----- seri numaralı keşide yeri -----, 31.08.2023 tarihli 150.000,00-TL bedelli çekin iptaline,
Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmilini talep ederiz. Saygılarımızla.28.02.2023" denmiştir.
Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalıya dava konusu çekten kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasıdır. Mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 Sayılı TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).6102 Sayılı TTK'nın 818. (eTTK.nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK.nun589) maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 Sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. -----Yargıtay -----HD.3.11.1987 tarih, ---- Esas ve Karar sayılı kararı; ------
Ancak senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve -----Somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceğinden ve 09.04.2025 tarihli bilirkişi raporu ile çekte ciranta sıfatı bulunan davacı şirket altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığından bu nedenle CBS dosyasının beklenmesinin dosyanın esasına katkı sağlamayacağından bekletici mesele yapılmamış olup davanın kabulü ile davacının-----şubesine ait ----- seri numaralı keşide yeri ----, keşidecisi ------olan 31.08.2023 tarihli 150.000,00-TL bedelli çekten kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine dair dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Davacı aleyhine takip bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile;
a----- şubesine ait ----- seri numaralı keşide yeri ----, keşidecisi ------- olan 31.08.2023 tarihli 150.000,00-TL bedelli çekten kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
b-Davacı aleyhine takip bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 10.246,50 TL harçtan, peşin yatırılan 2.561,63 TL harcın düşümü ile geri kalan 7.684,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 2.561,63 TL Peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 627,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.868,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.