T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/966
KARAR NO : 2025/486
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; “…Müvekkili şirketlerin tekstil alanında faaliyet gösterdikleri ve yüksek kapasite elektrik kullanımlarının söz konusu olduğu, Elektrik tedarik firmalarının yüksek tüketimli tüketiciler mevzu bahis olduğunda oldukça rekabet içinde oldukları, bu nedenle müvekkil şirketler gibi "yüksek tüketimli tüketici" olarak anılan tüketicilerin, tedarik firmalarından yoğun olarak indirim veya uygun fiyatlı enerji kullanımına ilişkin teklif aldıkları, teklifler arasından en uygun olanı seçmenin, müvekkilleri büyük bir harcamadan kurtardığı, enerji kullanımına ilişkin indirim yahut uygun fiyatın, müvekkil şirketler için yüz binlerce liraya karşılık geldiği, Davalı şirketin, elektrik dağıtım hizmeti vermekte olduğu, müvekkil şirketlerle iletişime geçtiği ve indirimli olarak enerji kullanımı vaat ettiği, Müvekkillerin bu süreçte çalıştığı başkaca bir şirket olmasına rağmen davalının oldukça cazip bir teklif yaptığı ve vaatlerinin tamamını müvekkilin indirimli olarak enerji kullanacağı üzerine şekillendirdiği, Müvekkillerin, çalışmakta oldukları tedarik şirketiyle akdettikleri sözleşmede cezai şart kararlaştırıldığını belirtmeleri üzerine ise davalının oluşabilecek sorunları çözeceğini söylediği, bu nedenlerle müvekkillerin, indirimli olarak enerji kullanmak amacıyla davalı ile 6 ay süreli olarak "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" ve "Ek Protokol" akdettikleri, Davalı ile sözleşme akdedilmesi sonrasında müvekkillere gelen faturalarda gözle görülür artışlar meydana geldiği ve müvekkillerin, oldukça yüksek meblağlarda faturalar ödedikleri, değişken ve tutarsız miktarlar ödenmesi üzerine müvekkil şirketlerce bir enerji danışmanıyla çalışılmasına karar verildiği, Enerji danışmanın, her ay davalı tarafça gönderilen faturaları inceleyerek müvekkillerin kullandıkları enerji birim fiyatının vaat edildiği üzere indirimli olması bir yana devletin genel tarifesinden bile daha yüksek olduğunu tespit ettiği, Danışmanın, taraflar arasındaki sözleşmeyi de incelemek istediği, Davalı, müvekkil şirketin defaatle kendisine yönelttiği talepleri görmezden geldiği taraflarınca keşide edilen ---- Noterliği'nin 23.08.2022 tarihli ve ----- Yevmiye numaralı ihtarnamesini de görmezden geldiği, Davalının tüm bu tutum ve davranışları ve akdedilen sözleşmeden beklenen menfaatin sağlanmaması nedenleriyle taraflarınca 6 aylık sözleşme süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirir ---- Noterliği'nin 31.08.2022 tarihli ------ Yevmiye Numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, Nihayetinde davalı, işbu ihtarnamenin kendisine tebliği akabinde müvekkillere bir sözleşme ve ek protokol gönderdiği, ancak müvekkillere gönderilen sözleşmenin, müvekkillerin imzaladığı sözleşme olmadığı, taraflarca imzalanan sözleşmenin tarihinin de gönderilen sözleşmede farklı olduğu, Davalı tarafın bu eylemlerinin hukuka aykırı olduğu, taraflarınca keşide edilen ----- Noterliği'nin 16.09.2022 Tarihli ve ------- Yevmiye no'lu ihtarnamesiyle kendisine bildirildiği, ayrıca, davalı şirket ile yapılan görüşmeler esnasında müvekkillerin halihazırda çalışmakta olduğu bir tedarik firması bulunduğu ve bu firmayla imzalanan söyleşmede cezai şart kararlaştırıldığı, müvekkillerin, davalı şirket ile sözleşme akdetmesi halinde yüklü bir meblağ ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı, Davalı şirket ise sözleşme görüşmeleri esnasında müvekkillere, bir önceki çalıştıkları tedarik firmasıyla oluşabilecek sorunları çözeceklerini de söyleyerek müvekkilleri ikna ettiği ve nihayetinde sözleşme akdedildiği, Sözleşmenin imzalanması sonrasında bir önceki tedarik şirketi, cezai şartın tahsili amacıyla müvekkiller aleyhine dava açtığı, Davalı taraf ise bu vaadini de yerine getirmeyerek müvekkili bu davada yalnız bıraktığı, müvekkillerin, hem davalının yerine getirmediği indirimli elektrik kullanımı vaadi yüzünden devlet tarifesinden bile pahalı elektrik kullanarak zarara uğradığı hem de bir önceki tedarik firmasına cezai şart ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı, uzman bilirkişilere teknik yönden yaptırılacak fatura incelemelerinde, fatura tutarlarının devlet tarifesi birim fiyatlarından bile daha yüksek olduğunun görüleceği, tüm bu nedenlerle Mahkemenizden, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile davalı tarafın sebebiyet verdiği ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek mevcut zararın ve davalının fiiline bağlı olarak gerçekleşecek müstakbel zararların tazminini talep etme zorunluluğu doğduğu, açıklanan nedenlerle; Taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları, saklı kalmak kaydıyla şimdilik, Davalının kusurlu davranışlarıyla oluşumuna sebebiyet verdiği 20.000,00 TL ZARARIN her bir fatura için fatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillere ödenmesine, eski tedarikçi tarafından müvekkillere açılan alacak davası sonucu hükmedilecek tutarın (müstakbel zararın) ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillere ödenmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini,” dava ve talep etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “…Davacıların kendilerine sözleşmenin imza tarihinde en cazip gelen yöntem ile sözleşme imzaladıktan sonra, piyasadaki durumun değişmesi ile başka bir yöntemin kendilerine daha cazip gelmeye başladığında, sözleşmesel bağdan kurtulabilmek maksadıyla bu denli kötü niyetli iddialarla huzurdaki davayı ikame ettikleri, davacılar ile özel hukuk hükümleri kapsamında elektrik enerjisi satış sözleşmeleri imzalandığı, Sözleşmelerin imza tarihinin 04.03.2022 olduğu, mevzuat kapsamında portföy giriş işlemlerinin her ayın 1'i ile 5'i arasında yapılabildiği, bu kapsamda takip eden ay olan 01.04.2022 tarihinden itibaren Davacılara elektrik tedariği müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmeye başlandığı, Davacıların sözleşme süresinin 6 ay olduğunu, kendilerine farklı bir nüsha sunulduğunu gerçek dışı bir biçimde iddia ettikleri, ekli sözleşmelerden görüleceği üzere sözleşme süresinin 36 ay olup sözleşmenin davacılarca kaşelenip imzalandığı ve sözleşmelerde son sayfadan görüleceği üzere tüketici bilgilendirme beyanı ve teslim formunun da davacılarca imzalanarak sözleşmelerin bir nüshasının Alıcı olan davacılar tarafından teslim alındığı, ayrıca Sözleşme'nin 13. Sayfasının imza öncesi son cümlesinin "İşbu Sözleşme 04.03.2022 tarihinde iki nüsha olarak taraflarca akdedilmiştir. İşbu iki nüsha arasında uyumsuzluk, uyuşmazlık bulunması halinde, Satıcı'da yer alan nüshanın geçerli olacağını taraflar kabul, beyan ve taahhüt ederler." hükmünü havi olduğu, Müvekkil sözleşmelerinin Kitapçık şeklinde olup, bölünüp ayrılması ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığı, Davacılar ile müvekkil şirket arasında sözleşme görüşmeleri yapılması akabinde her bir Davacı ile ayrı ayrı Sözleşme imzalandığı, Davacılarla imzalanan sözleşmelerde aktif enerji birim satış fiyatı hesaplama yöntemlerinden 2 numaralı yöntem seçildiği bu yöntemin; "(PTF+ Dengesizlik Maliyeti+ Yekdem) + Kâr %8" olarak imza altına alındığı, ve sözleşme süresi boyunca davacılara sözleşmede kararlaştırılan yöntem ne ise ona uygun olarak faturalar tanzim edildiği, Davacıların basiretli bir tacir olarak kendilerine en cazip gelen yöntemi tercih ettikleri, ulusal tarifenin sözleşme devam ederken bu yöntemin altında ya da üstünde bir rakama tekabül etmesinin davacıların ticari olarak seçimlerinin sonucu olduğu, sözleşmenin davacılara teslim edildiği, buna karşın davacıların ----- Noterliği'nin 23.08.2022 tarih ve ------- yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmelerin teslimini talep ettikleri, hemen akabinde ----Noterliği'nin 31.08.2022 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmenin süresinin 6 ay olduğu ve sözleşmelerin teslim edilmediğini tekrar iddia ettikleri, halbuki Davacılara sözleşmelerin birer nüshasının 23.08.2022 tarihinde e posta olarak gönderildiği, Davacılar tarafından tekrar ---- Noterliği'nin 06.09.2022 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek sözleşmenin 6 aylık düzenlendiği haksız bir şekilde iddia edildiği, bu ihtarnamelere ----- Noterliği'nin 12.09.2022 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile gönderilen cevabi ihtarname ile, sözleşmelerin teslim tutanakları ile taraflarına teslim edilmiş olduğu ancak buna rağmen tekrar kayıtlı iletişim e postalarına ihtarnameden evvel dahi gönderimin tekrar sağlandığı, sözleşmelerin süresinin ise 6 değil 36 ay olduğu bilgisi veriliği, müvekkil şirketçe tanzim edilen -----. Noterliği'nin 23.09.2022 tarih ve ----- yevmiye nolu son ihtarında da ----- Noterliği'nin 06.09.2022 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesindeki iddiaların asılsız olduğu, sözleşme feshedilmek isteniyorsa başka yollar aranmaması gerektiğinin ihtar edildiği, Davacılar ile sözleşme görüşmeleri yapıldığı, davacılara sözleşmede vadedilen yöntem ile elektrik tedarik edildiği, Davacıların tüm riskler hakkında bilgi sahibi olarak basiretli bir tacir olarak imzaladıkları sözleşme akabinde müvekkil şirkete ne gibi bir kusur isnat etmeye çalıştıklarının anlaşılamadığı, taraflar arasında özel hukuk hükümleri uyarınca imzalanan sözleşmeler ve hükümleri doğrultusunda fatura tanzim edilmiş olup, mevcut ya da müstakbel zararın varlığının söz konusu olamayacağı, Davacıların daha önce imzalamış oldukları sözleşmelerin süresi ve şartlarının davacıların bilmekle ve yerine getirmekle yükümlü oldukları bir husus olduğu, Müvekkil şirketin üçüncü bir kişinin fiiline ilişkin bir taahhütte bulunabileceğinin düşünülmesi ticari hayatın olağan akışına tamamen aykırı olmakla mümkün de olmadığı, bunun son derece soyut ve dayanaktan yoksun bir iddiadan öteye gitmediği, Davacıların müvekkil şirket ile belirli bir süre ve yöntem belirlemekle sözleşmeler akdettikleri, ancak akabinde seçmiş oldukları yöntem kendilerine cazip gelmediğinde bu davayı ikame ettikleri, huzurdaki davanın konusu hukukilikten uzak, dayanaksız ve soyut olup Davanın önce usuli itirazları doğrultusunda reddine, davanın esasa ilişkin beyan ve itirazları doğrultusunda reddine karar verilmesine, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacılara yükletilmesine karar verilmesini,” cevap ve talep etmişlerdir.
DELİLLER:
Ticari defter ve belgeler, sözleşme, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mahkememiz ara kararı ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi, bir elektrik mühendisi ve bir nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 30.08.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacılar ve Davalıya ait 2022, 2023 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğundan lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, görülmektedir. Davacı, ----- ile davalı ------ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, aralarındaki ticari ilişkinin 2022/Mayıs ayında başladığı, davalı tarafından 2022 yılında davacı şirkete 1.617.655,02 TL tutarında 8 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafından davalının düzenlediği bütün fatura bedellerinin ödendiği, taraflar arasında ticari ilişkinin 2023 yılında devam ettiği, davalı şirket tarafından davalıya 1.257.746,20 TL tutarında 5 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafından davalının düzenlediği bütün fatura bedellerinin ödendiği, 11/05/2023 tarih itibariyle bakiyenin 0,00 TL olduğu, Davacı ----- ile davalı ------. ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, aralarındaki ticari ilişkinin 2022/Mayıs ayında başladığı, davalı tarafından 2022 yılında davacı şirkete 16.110.155,36 TL tutarında 6 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafından davalının düzenlediği bütün fatura bedellerinin ödendiği, 31/12/2022 tarih itibariyle bakiyenin 0,00 TL olduğu ancak davalı ----- ticari defterlerinin tetkikinde davalı tarafından davacıya 25/10/2022 tarih ve ------ nolu 7.628.000,00 TL tutarlı ceza-i şart bedeli açıklamalı düzenlenen faturanın davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı kayıtlarına göre davacıdan 12/12/2022 dava tarihi itibariyle 7.628.000,00 TL alacaklı göründüğü, Davacı -----. ile davalı ------ile arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022/Mayıs ayında başladığı, davalı tarafından 2022 yılında davacı şirkete 4.474.844,27 TL tutarında 9 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafından davalının düzenlediği bütün fatura bedellerinin ödendiği, 31/12/2022 tarih itibariyle bakiyenin 0,00 TL olduğu ancak davalı -----. ticari defterlerinin tetkikinde davalı tarafından davacıya 25/10/2022 tarih ve ----- nolu 1.736.000,00 TL tutarlı ciza-i şart bedeli açıklaması ile düzenlenen faturanın davacı kayıtlarında yer almadığı, davalı kayıtlarına göre davacıdan 12/12/2022 dava tarihi itibariyle 1.736.000,00 TL alacaklı göründüğü, Elektrik Mühendisliği olarak yapılan değerlendirmede 6 adet Elektrik Faturasında yapılan hesaplamalar neticesinde ----- ve EPDK arasındaki elektrik birim ve dağıtım bedellerinin farkının , 12.803.505 TL – 11.603.920 TL : 1.199,585 TL olduğu olduğu sonuç ve kanaate varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz ara kararı ile dosyanın bir elektrik mühendisi uzmanına tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 03.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi ----- raporunda özetle; Her Bir Davacı İçin Teklif Edilen Birim Fiyatlarının Belirlenmesi Teklif edilen birim fiyatların sözleşmede belirtilen birim fiyatıyla uyumlu olup sadece teklif edilenlerde kar %4,5 olduğu halde sözleşmelerde %8 olarak geçmektedir. Ancak, sözleşme maddelerinde kar oranının günün şartlarına gore değiştirilebileceği ve sözleşmenin 5.2. Maddesinde Aktif elektrik Enerji Birim Satış Fiyatının EPDK Tarife fiyatlarından indirim yapılarak belirleneceği ve EPDK Tarife fiyatlarından daha düşük olacağı hususu yer almıştır. Ayrıca, taraflar arasında yapılan 01.04.2022 tarihli 36 ay sureli ikili anlaşmanın son sayfasındaki, Aktif Elektrik Enerji Birim Satış Fiyatı Taahhütnmesinde; Aktif elektrik enerji birim satış fiyatının, (PTF+DM+YEKDEM)+KAR(%8) yöntemi ile saptanacağı ve son kaynak tedarik tarifesinin altında ve üstünde çıkabileceğini davacı şirketler kabul etmiştir. Faturalandırılan bedeller EPDK fiyatları ile aşağıdaki tabloda karşılaştırılmış olup faturalandırılan bedellerin sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlendiği ve EPDK fiyatlarından daha düşük olduğu davacılar açısından zarar oluşmadığı saptanmıştır. c) Davacıların Fatura Bakımından Zararlarının Oluşup Oluşmadığı, Faturalandırılan bedeller EPDK fiyatları ile aşağıdaki tabloda karşılaştırılmış olup faturalandırılan bedellerin sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlendiği ve EPDK fiyatlarından daha düşük olduğu davacılar açısından zarar oluşmadığı saptanmıştır. d) Davacıların Sunduğu Özel Raporun İrdelenmesi: Davacılar tarafından sunulan ----- tarafından tanzim edilen özel rapor incelenmiş olup, her bir davacı için teklif edilen birim fiyatlarının üzerinden değerlendirme yapıldığı ve davacıların global olarak 1.300.000 TL zararı tespit edilmiştir. Ancak, teklif edilen birim fiyatlar davacıların taahhütname vasıtasıyla muvafakatı alınarak sözleşmede farklı yer almıştır. Bilirkişi bu hususu değerlendirmediğinden hazırladığı rapora katılmak mümkün değildir. e) Dosyaya Sunulan Mevcut Bilirkişi Raporlarının İrdelenmesi: ---- tarafından dosyaya sunulan raporlarda davacılarla davalı arasında yapılan ikili anlaşmaların incelendiği, EPDK Tarife Fiyatlarıyla karşılaştırılmış ve davalı tahakkuklarının EPDK tarife fiyatlarıyla hesaplanan fatura bedellerinden daha düşük olduğunun tespit edildiğini davacıların davalı şirketten talep edebilecekleri bedel bulunmadığı saptanmıştır. f) Sözleşmede İndirimin Taahhüt Edilip Edilmediği, Uygulanıp Uygulanmadığı Aktif elektrik Enerji Birim Satış Fiyatı Taahhütnmesinde; Aktif elektrik enerji birim satış fiyatının, (PTF+DM+YEKDEM)+KAR(%8) yöntemi ile saptanacağı ve son kaynak tedarik tarifesinin altında ve üstünde çıkabileceği davacılar tarafından kabul edildiği gibi, sözleşmelerin 5.2. Maddesinde EPDK fiyatlarına göre indirim yapılacağı yer almıştır. Davalı, davacılara EPDK fiyatların daha düşük fiyatla satış yapmıştır. Davalının yaptığı Tahakkuklar, sözleşme maddelerine ve davacıların taahütnamelerine uygundur. NETİCE OLARAK; davalı ----- taraflar arasında yapılan ikili anlaşmalara uygun olarak fatura tahakkuklarını yaptığından, tahakkuklar, EPDK tarife fiyatlarının altında olduğundan, davacıların zararları bulunmadığından Davacı ----- Davacı -----davalı ------ talep edebileceği her hangi bir bedel bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, sözleşmenin feshi ve maddi tazminat taleplerine ilişkindir.Davacı yanlarca dava dilekçesinde, davalı yanca indirimli elektrik enerji kullanımı nedeniyle elektrik enerji satış sözleşmesinin imzaladıklarını, sözleşme görüşmeleri esnasında vaat edilen enerji birim fiyatı ile faturalandırmaya esas alınan enerji birim fiyatı birbiriyle uyuşmadığı, sözleşme süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirir---- Noterliği'nin 31.08.2022 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, imzalanan belgelerin son nüshaları ise teslim edilmediği, imzalanan sözleşmeden farklı bir sözleşmenin gönderildiği, ihtarname sonrasında gönderilen sözleşmenin imzalanan sözleşme olmadığı, yalnızca ilk ve son sayfasında imza bulunduğu ve süresinin 36 ay olarak değiştirildiği , vaat edilen indirimli enerjiyi sağlanmadığı, daha pahalı enerji fiyatı üzerinden zarara uğratıldığı, davalı şirket ile yapılan görüşmeler esnasında davacıların halihazırda çalışmakta olduğu bir tedarik firması bulunduğu, bu firmayla imzalanan söyleşmede cezai şart kararlaştırıldığı, önceki tedarik firmasına cezai şart ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığının bildirildiği,
Davalı yanca ise sözleşme asıllarının dosyaya ibraz edildiği, cevap dilekçesinde davacılar arasında dava arkadaşlığının bulunmadığı, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, Davacılar ------Bakımından tedarikçi değişikliği yapıldığını, sözleşmelerin kitapçık şeklinde olup her sayfasının imzalanmasının gerekli olmadığı, belirtildiği anlaşılmıştır.Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında; "...5. Sözleşmede yazan hükümler açısından yapılacak değerlendirmede ise ilgili mevzuat incelendiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 201 inci maddesinde "Senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlığı altında;“Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
6. Senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Senede karşı senetle ispat zorunluğu da, 290 ıncı maddede açıkça yazılı olduğu gibi, ancak ispat edilecek iddianın hukuki işlem olması halinde uygulanır. Buna karşılık, senede karşı ileri sürülen iddia (savunma) bir hukuki fiil ise, bu hukuki fiil tanıkla ispat olunabilir -----
7. Hukuki fiil terimi, hukuki işlem teriminin karşıtıdır. Hukuki fiil de, hukuki işlem gibi hukuki sonuçlar doğurur. Bu bakımdan hukuki fiil, hukuken önemi olmayan diğer fiillerden ayrılır ve hukuki işleme yaklaşır, ancak hukuki fiil, hukuki işlemden ayrıdır. Hukuki fiiller, genel olarak bir irade beyanını içermezler. İstisna olarak, hukuki fiil bir irade beyanını içerse bile, bu irade beyanı (hukuki işlemdeki gibi) belli bir hukuki sonuç doğurmaya yönelmiş değildir. Hukuki fiiller belli bir hukuki sonuç doğurmak iradesiyle yapılmadıkları ve irade beyanının karşı tarafa ulaşması şart olmadığı için, hukuki fiil (meselâ haksız fiil) hakkında senet alınması (düzenlenmesi) imkânsızdır. Bu nedenle, hukuki fiiller 6100 Sayılı Kanun'un 200 ve 201 inci maddeleri kapsamı dışında kalır ve tanıkla ispat edilebilir. Uygulamada, hukuki fiil yerine daha çok maddi vakıa terimi kullanılmaktadır.Maddi vakıa terimi, hukuki fiil teriminin tam karşılığı olmadığı için, yanıltıcıdır. Hukuki işlemin içinde de maddi vakıalar vardır; başka bir deyimle, her hukuki işlem maddi bir vakıaya dayanır. Hukuki işlemin kendisi değil de, içindeki maddi vakıalar üzerinde durulursa, maddi vakıaların ispatı bahanesi ile hukuki işlemin tanıkla ispatı mümkün olduğu gibi yanlış bir sonuca varılabilir. Örneğin, bir borcu ödemek, maddi bir vakıadır. Fakat ödeme, bir borcu sona erdirmek amacıyla yapıldığı için, bir hukuki fiil değil, hukuki işlemdir. Bu nedenle, ispat sınırından bir borcun ödendiği, tanıkla ispat edilemez; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. O hâlde, senetle ispat zorunluluğu olup olmadığını belirlerken, ispat edilmek istenen hususun maddi vakıa olup olmadığını değil, hukuki fiil mi yoksa hukuki işlem mi olduğunu araştırmak gerekir. Hukuki işlem tanıkla ispat edilemez; hukuki fiil ise tanıkla ispat edilebilir -----8. İmza, metin yazılmadan önce, tamamen veya kısmen boş kâğıda atılmış ise metnin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun bir şekilde yazıldığı karine olarak kabul edilir. Beyaza imza atan taraf aksini iddia ediyorsa, iddiasını yazılı delille ispat ile yükümlüdür ----- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.03.1989 tarihli ve------. sayılı kararında da bu hususa işaret edilmiş olup ceza davasında dahi imzalı boş belgenin anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu iddiasının tanık ile ispat edilemeyeceğine değinilmiştir. Yine Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2018 tarihli ve ------sayılı kararında da aynı ilkeler açıklanmıştır.... " şeklinde açıklandığı, (benzer nitelikte Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilamı bkz)----- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi'nin----- Esas ve----- Karar sayılı ilamında; "..Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ; sözleşmenin tüm sayfalarından bazılarının imzasız olmasının sözleşme bütünlüğünü bozmadığı değerlendirilmiş ,alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşılmış,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri anlaşılmakla, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı..." şeklinde açıklandığı,Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı yanın sözleşmenin tüm sayfalarında imza bulunmadığı ve sonradan doldurulduğu iddiası bakımından sözleşmenin tüm sayfalarından bazılarının imzasız olmasının sözleşme bütünlüğünü bozmadığı değerlendirildiğinden bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiş, sözleşmenin sonradan doldurulduğuna ilişkin dosya kapsamına sunulan yazılı delil bulunmadığı, yazılı delille ispatlanması gerektiğinden bu iddianın da ispatlanamadığı sonucuna varıldığı,
Davacı yanın davalı şirket ile yapılan görüşmeler esnasında davacıların halihazırda çalışmakta olduğu bir tedarik firması bulunduğu, bu firmayla imzalanan söyleşmede cezai şart kararlaştırıldığı, önceki tedarik firmasına cezai şart ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığının bildirildiği, bu yönden zarar talebi bakımından ise acir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldiklerinden bu zarar talebi bakımından ise davalıdan talepte bulunamayacağı sonucuna varıldığından müstakbel zarar olarak talep edilen tazminat talebinin reddine,
Davacının sözleşme görüşmeleri esnasında vaat edilen enerji birim fiyatı ile faturalandırmaya esas alınan enerji birim fiyatı birbiriyle uyuşmadığı, vaat edilen indirimli enerjiyi sağlanmadığı, daha pahalı enerji fiyatı üzerinden zarara uğratıldığı iddiası bakımından dosyada aşamalarda alınan elektrik mühendisleri tarafından yapılan hesaplamalarda sözleşmeye göre belirlenen hükümler üzerinden faturalandırmanın yapıldığı, faturaların sözleşmeye uygun olduğu, EPDK fiyatlarından düşük olduğu, davacının zararının oluşmadığının bildirildiği, davalı şirketten talep edebilecek bedel bulunmadığının bildirildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, davacının bu yönden talep edilen maddi zarar talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı taraflarca sözleşmenin feshi talebi bakımından; Davacılar ----. ve ------ Bakımından davalı tedarik firmasının fiili olarak sonlandırdığının cevap dilekçesinin ekinde tedarikçi değişikliğine ilişkin ekran görüntüsünden anlaşıldığından davanın açıldığı tarih itibariyle davacıların hukuki yararının bulunmadığı sonucuna varıldığı, Davacı ------Yönünden ise sözleşmenin feshi talebi bakımından yukarıda açıklanan hususlarda gözetildğinde haklı fesih sebebi bulunmadığından talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar-----. ve -------. Bakımından sözleşmenin feshi talebi yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE,
2-Davacı -------sözleşmenin feshi talebi yönünden davanın REDDİNE,
3-Davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
4-Peşin alınan 683,10 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 67,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
6-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, davalı yanca yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
7-Maddi tazminat yönünden; Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 20.000,00 avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Maddi tazminat yönünden; Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 20.000,00 avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Sözleşmenin feshi talebi yönünden Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca her bir davacı yönünden ayrı ayrı olmak üzere 30.000,00 TL avukatlık ücretinin her bir davacıdan ayrı ayrı alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davacılardan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
11-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde emanete alınan sözleşme asıllarının davalı şirkete iade edilmesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacılar ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.