T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/425
KARAR NO : 2025/484
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/10/2020
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ------ no'lu Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı bulunan, davalı -----Şirketi'nin maliki ve işleteni olduğu ------ plaka numaralı aracın, 10.12.2017 tarihinde, dava dışı sürücü ----- sevk ve idaresinde bulunduğu esnada, -----plaka numaralı motosiklete, tam kusurlu şekilde çarparak olay yerini terk etmesi neticesinde, anılan motosiklet sürücüsü-----vefatı nedeniyle, davacı müvekkil şirketçe müteveffa sürücü ------ varislerine, 07.09.2018 tarihinde 113.005,25 TL; 15.11.2018 tarihinde 44.177,96 TL ve 07.05.2019 tarihinde 172.816,78 TL olmak üzere toplam 329.999,99 TL tazminat ödenmiştir. Müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Karayolları Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan, davalının maliki ve işleteni olduğu, ---- plaka numaralı aracın, 10.12.2017 tarihinde, dava dışı sürücü ----- sevk ve idaresinde bulunduğu esnada,------ plaka numaralı motosiklete, tam kusurlu olacak şekilde arka kısımlarından çarparak olay yerini terk etmesi neticesinde, anılan motosiklet sürücüsü ------ yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir. Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin ardından kazaya ilişkin olarak Kaza Tespit Tutanağı düzenlenmiştir. Düzenlenen Kaza Tensip Tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün müteveffa ---- sevk ve idaresinde bulunan ----- plaka numaralı motosiklete, arkadan çarparak kazaya sebebiyet verdiği ve kaza sonrası olay yerini terk ettiği kayıt altına alınmıştır. Bununla birlikte soruşturma kapsamında ----- Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu'nun talebi üzerine bir adli bilimler ve trafik kazaları uzmanı tarafından düzenlenen 02.01.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda kusur yönünden değerlendirme yapılmış olup;
Tespitlerine yer verilerek sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Sigortalı araç sürücüsünün kusurundan kaynaklı oluşan kazadan dolayı motosiklet sürücüsünün vefatı sonucunda, müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde, poliçenin gereği olarak vefat eden motosiklet sürücüsünün varislerine;
- 07.09.2018 tarihinde = 113.005,25 TL,
- 15.11.2018 tarihinde = 44.177,96 TL ve
- 07.05.2019 tarihinde = 172.816,78 TL olmak üzere;
toplam 329.999,99 TL tutarında tazminat ödemesi yapılmış, yapılan işbu ödemeler sonrası, davacı müvekkil şirket, yapmış olduğu ödemelere ilişkin olarak, Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca, ilgili hasardan sorumlu bulunan davalı şirkete rücu talebinde bulunmuştur. Ancak yapılan rücu talebi sonuçsuz kalmıştır. Bu sebeplerle davalı taraf aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasından takip başlatılmış; davalı şirket işbu takibe; kaza günü ------ kazaya karışan aracı yetkisi olmadığı halde aldığı, davalı şirketin gerekli tüm dikkat ve özeni göstermiş olduğu bu sebeple yaşanan kazada herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığı sebeplerinden bahisle itirazda bulunmuştur.----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve, Tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olaya ilişkin olarak ;olay günü dava dışı sürücü, müvekkil şirket emriyle hareket etmemekle birlikte müvekkil şirketin işleten sıfatı da bulunmamaktadır. -----Asliye Ceza Mahkemesi ----- sayılı dosyası huzurdaki davada bekletici mesele yapılmalıdır.
----- cumhuriyet başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş ve savcılık tarafından ----- sor. no, ---- esas no,----- iddianame no ile haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçlamasıyla hazırlanan iddianame, ----. asliye ceza mahkemesi -----. sayılı dosyasından kabul edilmiştir. dava dışı sürücü hakkındaki ceza davası devam etmektedir. ceza davasının dosyada bekletici mesele yapılmasını talep ediyoruz.müvekkil şirket araç işleteni olmamakla birlikte gerek karayolları trafik kanunu gerekse de karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında gerekli tüm dikkat ve özeni göstermiştir. ayrıca kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tüm tedbirleri aldığı halde meydana gelen bu vahim hadisede kusurlu olmadığıda çok açıktır.kesinlikle huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkil şirket'in işleten olduğu farz edilse bile aşağıda tek tek izah edeceğimiz sebeplerle kendisine rücu yöneltilecek bir kusur izafesi yapılması mümkün değildir. müvekkil şirket aracın çalınmasının önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemleri yerine almıştır.poliçede teminat dışı kaldığı halde davacı tarafından yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden ve bu tür ödemelerin rücu hakkı vermediği gözetilerek müvekkil şirketin işbu ödemelerden sorumlu tutulamayacağı açıktır.
kazada tam kusurlu olmak rücu sebebi olmadığı gibi araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi tek başına rücu talebinde bulunmak için yeterli değildir.kazaya konu araç sürücüsü ile müvekkil şirket'in illiyet bağı kesildiğinden müvekkil şirket'in adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında da sorumlu tutulamayacağı açıktır.
davacı tarafından talep edilen faiz oranı usul ve yasaya aykırıdır. öncelikle usule ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak dava dilekçesine 24.02.2021 tarihinde muttali olduğumuzun kabulüne,-----. Asliye Ceza Mahkemesi -----. sayılı haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık dosyasının bekletici mesele yapılmasına,
haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine,
takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- Asliye Ceza Mahkemesi ----- sayılı dosyası ,---- İcra Müdürlüğünün -----sayılı takip dosyası Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Kazaya sebebiyet veren ---- plaka numaralı aracın 10.12.2017 Tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı örneği, ------ adına düzenlenmiş ölüm belgesi, Adli Tıp Raporu, hasar dosyası ve poliçe, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mahkememiz ara karar ile dosyanın bir aktüerya uzmanı bilirkişi ----- ile ile sigorta uzmanı ------ bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 30.04.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; 10.12.2017 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ------ vefatı sonucu geride kalan hak sahiplerine, davacı sigorta kuruluşu tarafından destekten yoksunluk sebebiyle yapılan ödemenin rücuan tazmini için davalı aleyhine olarak açılan iş bu davada: Dava dışı ---- kazanın meydana gelmesinde T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin 26.03.2021 tarih ve ---- sayılı raporunda %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğunun değerlendirildiği; İşleten Sorumluluğu : Dava dosyasında mevcut SGK ------ Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 02.02.2022 tarihli cevap yazılarına ekli sigortalı bilgilerine göre olay tarihi itibariyle davaya konu---- plakalı aracı sevk ve idare eden ---- 15.07.2016 tarihinden itibaren davalı ---- ünvalı şirkette şoför kadrosu ile çalışmaya başladığı, 18.12.2017 tarihinde iş akdinin sona erdirildiği tespit edilmiştir. Dava dosyasında mevcut TC. -----. Asliye Ceza Mahkemesi 23.11.2023 tarih ve ----- Esas, ---- Sayılı Kararında ----- araç teslim personeli olarak çalıştığı belirtildiğinden sanığın eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesi ile sanığın cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. Dava dosyasında mevcut TC. ----- Bölge Adliyesi -----Ceza Dairesi’nin 12.09.2024 tarih ve---- Esas, ----- Sayılı Kararında, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan İstinaf itirazlarının esastan reddine KESİN olarak karar verildiği tespit edilmiştir. Bu husustaki hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere: Davaya konu 10.12.2017 olay tarihi itibariyle ----sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç işleteninin davalı ----- olduğu durumuna göre değerlendirme yapılacaktır.---- plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ------kazanın meydana gelmesinde T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin 26.03.2021 tarih ve ------ sayılı raporunda %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğunun değerlendirildiği, bu sebeple araç maliki davalı ---- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği müteveffa ----- varislerinin destekten yoksun kalması sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100’ü oranındaki kısmından araç maliki ve işleticisi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; Dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 330.000,00-TL olduğu, davacı -----, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; 10.12.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; Davalı --- maliki olduğu----- plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı -----%100oranındaki kusuru nispetinde, müteveffa ----- vefat etmesi sonucunda meydana gelen cismani zararın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı sıfatı ile davacı ----- tarafından zarar gören müteveffa ----- varislerine ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; Davacı ----- tarafından dosyada mübrez ödeme dekontları ile mütevaffa ------ varislerine 329.999,99-TL tutarında ana para destekten yoksun kalma zararı tazminat ödemesinin gerçekleştirildiği; Rücu Sorumluluğu : Davalı-----mülkiyetinde bulunan ----- plaka sayılı aracın sürücüsü, dava dışı ----- olayın oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nin 26.03.2021 tarih ve ------ sayılı raporunda kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu bulunduğu; Araç sürücüsü dava dışı ------ geçerli bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmak suretiyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 81/d maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nu kapsamında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4-f maddelerini ihlal ettiği; ----- plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ----- olay yerini terk etmesini gerektirecek şekilde araçta yaralı olduğu veya olayın gerçekleştiği mahalde sürücünün can güvenliğini tehdit eden unsurların bulunduğuna ilişkin dosya münderecatında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; Gerçekleşen kaza sonrasında kolluk güçlerine haber vermeden, zorunlu bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B4-f maddesi gereğince sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği; Davacı ------2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/f maddesine dayanarak mezkûr olayda vefat eden, müteveffa ---- varislerine ödediği tazminat bedelini------ numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ----- plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ------ karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdirinin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu; İtirazın İptali Talebi Bakımından : alacaklı ----- tarafından dosya borçlusu-----aleyhine olarak T. C----- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasın başlatılan icra takibinde; dosya borçlusu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 329.999,99 TL. asıl alacak 46.196,33 TL. işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 376.196,32 TL. olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Zaman aşımı, ihbar yükümlülüğü vb. şartların değerlendirilmesi ile davacının masraf, vekâlet ücreti, faiz ve benzeri diğer istemleri ile ilgili taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından, hak sahibi zarar gören üçüncü kişilere ödenen bedelinin, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalısından rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı sigorta rücu sebebi olarak sigortalısına ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmesine dayanmaktadır.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.
Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen 110/12/2017 tarihini kapsayan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları nazara alınması gereklidir.Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ilerisürülemez.
(1) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
...f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,..." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında, tazminatı gerektiren olay, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk edilmesi sigortalıya rücu sebebi olduğu görülmektedir. Genel Şartlar B4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterlidir.
----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk ----- ilamında "...Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarının B. 4 maddesinin (f) bendinde, belirli zorunlu durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması veya kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.Sigorta genel şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumunda ancak;
-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi,
-Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur..." şeklinde açıklanmıştır.
Eldeki dosya incelendiğinde: davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında zorunlu hal dışında olay yerini terk ettiği görülmüştür. Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca gerçekleşen kaza sonrasında olay yeri terk nedeniyle sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcuttur.
Davalı ile davacı arasında ZMMS kapsamında sigorta ilişkisi olduğu ve davalının sigortalı, davacının ise sigortacı olduğu anlaşılmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2.maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir.Somut olayda; 10.12.2017 günü saat 23:50 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı otomobil ile Hal yolunu takiben Otogar istikametinden ----- caddesi yönüne seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde şerit değiştirmek üzere sağa manevra yaptığı esnada aracının sağ ön ve yan kısımları ile sağ şeritte seyir halinde olan müteveffa sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı motosikletin arka tekerlek kısımlarına çarpması neticesinde ölümlü dava konusu trafik kazası meydana geldiği, davacının hak sahiplerine 329.999,99 TL ödeme yaptığı, davalı sigortalı araç Sürücü ----sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken şerit değiştirmek üzere sağa manevra yapmadan önce sağ şeritte seyreden araçların varlığını ve seyir durumlarını yeterince kontrol etmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, sağında seyreden müteveffa idaresindeki motosikletin varlığına rağmen kontrolsüzce sağa manevra yaparak motosiklete çarptığı kazada %100 kusurlu olduğu, sigortacı ve aktüerya bilirkişi heyet raporunda ; davacının 329.999,99 TL ve işlemiş faiz olmak üzere alacağının 376.196,36 TL olduğunun bildirildiği,
Bu açıklamalar ışığında; davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinin kaza tespit tutanağından anlaşıldığı, Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca gerçekleşen kaza sonrasında olay yerini terk nedeniyle sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcut olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, davacı sigorta tarafından dosyada mevcut ödeme dekontları ile hasara uğrayan hak sahiplerine yönelik ödemelerin ispat olunduğu ve ödeme tarihlerinden itibaren sigortacının faiz isteme hakkı bulunduğu esas alınarak, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı yanca icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden reddine, davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin ise yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 avans faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Davacının icra inkar tazminatının yasal şartlar oluşmadığından REDDİNE,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca kabul edilen 376.196,32 TL üzerinden alınması gereken 25.697,97 TL harçtan, peşin yatırılan 4.543,52 TL harcın düşümü ile geri kalan 21.154,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 4.543,52 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 156,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.754,42 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 60.191,41 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
10-Davalı yanca yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.