T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/516
KARAR NO : 2025/414
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2024
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; “…29.11.2023 tarihinde saat 00:10 sıralarında sürücü ----- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı aracı ile ----- istikametinden gelip --- Caddesini takiben ----- ilçe merkezi istikametine seyir halinde iken ----- Caddesi kavşağına geldiği esnada ------ istikametinden gelip ----- Caddesi istikametine seyir halinde olan müvekkiline ait olup sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı çekicinin ( Çekiciye bağlı ----- plaka sayılı yarı römork) sağ ön teker ve benzin depo kısmına kendi aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu,bu kapsamda sigorta eksperi ----- tarafından hazırlanmış olan Ekspertiz Raporunda müvekkili aracında 215.000,00 TL hasar oluşmuş olduğu tespiti yapılmış olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından da bu ödemenin yapılmış olduğu,…davalı sigorta şirketi tarafından yapılan tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, 5684 SK kapsamında görevlendirilen ------- tarafından müvekkilinin aracında 482.757,90 TL hasar meydana gelmiş olduğu tespitinin yapılmış olduğu,…bu nedenle uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketine gerekli müracaatın yapılmış olduğunu ancak taleplerinin reddedilmiş olduğunu, ayrıca 1.250,00 TL eksper ücreti ödenmiş olduğu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL eksik hasar bakiye miktarının temerrüd tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili…. arz ve talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “… öncelikle tespiti yapılmış olan 215.000,00 TL nin ödenmesi ve davacının da kabulü ile sonuçlandırılmış olduğunu, poliçenin 5. Sayfasında eksper tarafından belirlenen kısmi onarım bedelinin esas alınacağı hükmünün bulunduğu, bu nedenle davacı tarafından talep edilmiş olan miktarın fahiş olduğunu, hasar tespitini bağımsız eksperin yapmış olduğunu,.. ayrıca zararın davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, buradaki amacın gerçek zararın giderilmesi olduğunu, bu nedenle uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğini,.. dava kapsamında ancak yasal faizin talep edilebileceğini, dava konusu kaza kapsamında müvekkilin başka sorumluluğu bulunmadığından davanın reddedilmesi…. “arz ve talep edilmiştir.
DELİLLER:
Trafik Tescil ve ruhsat bilgileri, tramer kayıtları, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.21.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 04.12.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dava konusu kazalı araçta orijinal parça kullanılması durumunda KDV ve işçilik dahil 406.089,66 TL hasar meydana gelmiş olduğu,(iskontosuz) bu kapsamda aracın kaza tarihi itibariyle 2. El rayiç değeri dikkate alındığında onarımının ekonomik olduğu, Dava konusu kaza kapsamında; ---- plaka sayılı çekicinin ( Çekiciye bağlı ---- plaka sayılı yarı römork) sürücüsü ------ % 75 kusur oranı ile ASLİ KUSURLU olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, ---- plaka sayılı araç sürücüsü ------% 25 kusur oranı ile TALİ KUSURLU olduğu, değerlendirildiği, Bu kapsamda kusur oranı nispetinde davacının talep edebileceği hasar miktarının 406.089,66 TL x % 25 = 101.522,415 TL olduğu, Bu nedenle davacı tarafından 215.000,00 TL hasar ödemesi yapılmış olduğundan davacının bakiye hasar alacağının bulunmadığı,( MENFİ) görüş ve kanaatine varılmıştır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, sigortalının kasko sigortacısından hasar tazminatı tahsili istemine ilişkindir.
Dosya arasında mevcut 18/07/2023 ile 18/07/2024 tarihlerini kapsayan kasko sigorta poliçesi;---- plakalı ---- marka ------ model çekiciye ilişkindir.
Dava konusu olayın; 29.11.2023 tarihinde saat 00:10 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı aracı ile ----- istikametinden gelip ----- Caddesini takiben ----- ilçe merkezi
istikametine seyir halinde iken ---- Caddesi kavşağına geldiği esnada ----
istikametinden gelip ----- Caddesi istikametine seyir halinde olan sürücü ------
sevk ve idaresindeki---- plaka sayılı ---- sayılı yarı römork) sağ ön teker ve benzin depo kısmına kendi aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde
yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının aracının trafik kazasında hasar gördüğü anlaşılmıştır.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir
Somut olayda meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamında olduğuna ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının aracına trafik kazası neticesinde meydana gelen zarar nedeniyle oluşan hasarın tamiri ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse aracın piyasa rayiç değerinin belirlenmesi ile davacının gerçek zarar miktarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altındadır. Kasko sigortasında asıl olan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Mahkememizce dosyanın tevdi edilerek hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının aracının tamiri ekonomik olup hasar bedelinin KDV ve işçilik dahil 406.089,66 TL olduğunun bildirildiği, davalı yanca 215.000,00 TL onarım yapıldığı, davacının bakiye zararının 191.089,66 TL olduğu, davacı vekili tarafından bedel artırım dilekçesi dava sonucunun 191.089,66 TL olarak bildirildiği, bilirkişi kök raporunun hükme esas almaya elverişle ve denetime açık olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, poliçede muafiyet indirimi de bulunmadığı görülmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 191.089,66 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 12.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 13.053,33 harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 3.264,00 TL harcın düşümü ile geri kalan 9.361,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 3264,00 TL tamamlama harcı, 1.250,00 TL eksper ücreti, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 84,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.453,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.574,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.