T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/298
KARAR NO : 2025/441
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 29.04.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; " davacının, davalı şirketle arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan para alacağı sebebiyle davalı şirket aleyhine----- İcra Dairesi ----- Esas Sayılı İcra Dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin itirazı üzerine takibin durdurulması üzerine huzurdaki davanın açıldığını, ekte sunulu 01/01/2023-31/12/2023 tarihleri arasındaki dönemi kapsar muavin defter kayıtları (EK-1) inlendiğinde davacı ile davalı borçlu şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olduğunu, Muavin defter kaydı incelendiğinde davacının, davalı şirketten faizler hariç 309.082,58 TL alacaklı olduğunu, davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin ve davacının alacağının ispatına dair davacının ticari defterlerine dayanmakta olduklarını, davacı şirketin farklı tarihlerde;------numaralı E-faturalarına karşılık, davalının da farklı tarihlerde cüzi ödemeler yaptığını, alacağın tahsil olamadığını, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk aşamasında tarafların anlaşamadığını, borçlu şirketin itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasını, davacının daha fazla hak kaybına uğramaması için borçlu şirketin taşınır, taşınmaz malvarlığı değerleri üzerine ve üçüncü kişilerle bulunan hak ve alacaklarına ihtiyat-i haciz konulması konulmasını talep ettiklerini, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesine Karar verilmesini" talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekilinin 07.06.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davalının, alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca davalının adresinin ------olması sebebiyle yetkili icra dairesi ------ icra daireleri olup icra takibi yetkili yerde açılmamış, yetki açısından da takibe itiraz ettiklerini, davacı Tarafça, icra takibine ve işbu davada dava dilekçesi ile delil dilekçesi ekinde Muavin Defter kaydı ile; 13.09.2023 Tarihli 430.844,36 TL ; 20.09.2023 Tarihli 80.924,83 TL ; 04.10.2023 Tarihli 103.125,60 TL; 04.10.2023 Tarihli 32.220,00 TL; 19.10.2023 Tarihli 158.905,97 TL; 14.11.2023 Tarihli 124.455,12 TL; 14.11.2023 Tarihli 53.823,00 TL tutarındaki 7 Adet fatura huzura ikame edildiğini, davacı tarafça sunulan işbu muavin defter kaydının ve faturaların ne maddi anlamda ne de hukuki manada bir geçerliliği bulunmadığını, davacı tarafça Fatura içeriğinde yer alan malların, davalıya teslim edilmediğini, davacı tarafça iddia edilen malların teslimini ispat külfeti işbu davaya dayanak faturaları düzenleyen işbu davanın davacısı ve alacaklısı olan tarafa ait olduğunu, yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve Sayın Mahkemenizce re' sen göz önüne alınacak nedenlerle; Haksız açılan işbu davanın öncelikle icra dairesi ile sayın mahkemenizin yetkisiz olması nedeniyle reddine, haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" isteyerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklı başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı hakkında ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı, takip açıldıktan sonra davalı yanca icra takibine konu yapılan alacağın ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ve 309.082,58 TL yönünden kayıtların birbirini doğruladığı ayrıca davalı tarafın ba formu ile bahse konu alacakları beyan ettiği ve davacı ile bu beyanlarda mutabık olduğu böylelikle davacının 309.082,58 TL alacaklı olduğu görülmüştür.
Davacı taraf takip talebinde işlemiş faiz talep etmiş ise de TTK 1530.maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. (----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ----- esas, ----- karar sayılı ilamı) Yapılan açıklama doğrultusunda işlemiş faiz talebi yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Takip ve dava konusu alacak miktarı davalı borçlu tarafından bilindiğinden, “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 309.082,58 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 61.816,51 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 21.113,43 TL harçtan peşin alınan 4.648,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.464,46 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 4.648,97 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 49.453,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 717,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.217,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.400,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 2.890,66 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 709,33 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.