T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/295
KARAR NO : 2025/452
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/04/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkillerine olan borçlarından dolayı 12.10.2023 tarihinde ---- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine itirazın vaki olduğunu, dava ön şartı olarak yapılan arabuluculuk başvurusundan da netice alınamadığını müvekkillerinin; davalı ile yapılan 03.04.2023 tarihli sözleşme karşılığı olarak ------şirketine ait hisselerinin tamamını davalıya devir ettiklerini, sözleşme gereği kendilerine düşen edimi yerine getirmediğini, devir bedeli olarak 15.000.000,00-TL kararlaştırıldığını, ilk ödeme ve şirket borçlarının mahsubundan sonra kalan bakiyenin ise Mayıs 2023 ten itibaren her ayın 3-10 u arasında eşit olarak ödenmesi hususunda mutabık kalındığını, ancak türlü görüşmelere rağmen borçlu tarafından bakiye bedelinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine, borçlu tarafından, takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkilinin haklı alacağını akamete uğratmak için kötü niyetli olarak dosyaya itirazda bulunulduğunu, borçlunun itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu, ancak haklı alacağa rağmen arabuluculuktan da netice alınamadığını, ve anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini, tüm bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz bir şekilde icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve haksız bir şekilde itiraz eden borçlunun, mevcut ekonomik durum da gözetilerek %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemek için bu davayı açma gereği duyduklarını, dava değerinin yüksekliği ve dava neticesinde alacağın semeresiz kalma ihtimali olduğundan davalı borçlunun taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir uygulanmasını, davalının taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile itirazın iptalini, takibin devamını, davalının asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacıların hissedarı olduğu ------ adresindeki taşınmazın (restoran işletmesi) kiracısı iken; müvekkilinin söz konusu kira ilişkisini devralmak istediğini, zira söz konusu şirketin tamamen borca batık durumda olduğunu, anılan adresteki kiracılık hakkı ve birtakım demirbaşlar dışında hiçbir malvarlığı bulunmayan bir şirket olduğunu, müvekkilinin bu kiracılık hakkını devralmak istediğini davacıların ise kira ilişkisinin ancak söz konusu şirketin devri ile mümkün olabileceğini, kiraya verene mevcut borçların ödenmesi halinde kira ilişkisinin devam ettirilebileceğini belirttiklerini, bu nedenle, taraflar arasında şirket hisse devri yapılmak suretiyle kiracılık hakkının devralındığını, taraflar arasındaki kiracılık hakkının devri söz konusu olduğundan sözleşmede kararlaştırılan bedelin de hava parası niteliğinde olduğunu, hava parasının hukuki bir dayanağının olmadığı gibi açıkça kanuna da aykırı olduğunu, TBK. m.26, 27 ve 81. Maddeleri uyarınca, kanuna ve ahlaka uygun olmayan bir amacın gerçekleştirilmesi için ödenen bedellerin iadesinin de, ödenmeyen tutarların da tahsilinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle, davacının bakiye hava parasının tahsilini talep etme hakkının bulunmadığını, mahkemenin, bu bedelin istenebileceği yönünde aksi kanaatte olması halinde ise bu kezde söz konusu bedelin fahiş miktarda olduğunu, zira davacıların devrettiği restoran işletmesinin, yıllardır kapalı olan davacının rahatsız olması nedeniyle işletilmediğini ve hiçbir müşterisinin de kalmadığını, devredilen demirbaşların ve kiracılık hakkı dışında hiçbir hakkının ve alacağınında olmadığını, borca batık olduğunu, bu bakımdan eğer mahkeme hava parasının istenebileceği kanaatinde ise, sözleşmede belirtilen hava parasının devredilen demirbaşlar ve kalan kira süresi nispetinde indirilmesini talep ettiklerini, mahkeme eğer devir bedelinin hava parası olmadığı kanaatinde ise; şirketin devir öncesi borçlarının müvekkile bildirilmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin incelendiğinde, belirlenen devir bedelinden restoranın fiili teslimine kadarki kira borçları da dahil olmak üzere öncelikle şirket borçlarının mahsup edileceği ve davacıların şirketin tüm borçlarını yazılı olarak müvekkiline bildireceklerinin kararlaştırıldığını, Ancak geçen sürede davacıların halen şirketin borçlarının ve borçlu olduğu dosyaları müvekkiline bildirmediğini, şirketin devir öncesi bankalardan kullandığı iki adet boş çek yaprağı olduğunu davacılar tarafından tüm taleplerine rağmen ilgili bankaya da müvekkiline de iade edilmediğini yine aynı şekilde şirketin devir öncesi bankalardan kullandığı 4 adet çek yaprağının davacılar tarafından tüm taleplerine rağmen ilgili bankaya da müvekkiline de iade edilmediğini, davacı şirketin defter ve kayıtlarının müvekkiline teslim etmediğini ve şirketin yönetilemez ve denetlenemez hale getirildiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddini, mümkün değilse fahiş hava parasının indirilmesini, asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahisilini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılardan yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.Davacılar vekili 16/05/2025 tarihli uyap üzerinden gönderdiği dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davacılara ait ---- Noterliği'nin 13.09.2023 günlü, ------ yevmiye nolu vekaletnameye göre davacılar vekilinin davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili de 16/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ile ; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini,masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini beyan etmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi gereğince davadan feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, davacıların davadan vaki feragati sebebiyle davanın feragatten dolayı reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların vaki feragati sebebiyle davanın, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi gereğince feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, peşin alınan 55.875,24 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 55.259,84 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, talep olmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK.nın 333. maddesi gereğince, var ise bakiye gider avansının, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.