T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/904
KARAR NO : 2025/411
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya iş güvenliği uzmanı ile ilgili personel hizmeti verdiğini, bu kapsamda davalı adına 583.585,75 TL bedelli fatura düzenlediğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe kötü niyetle itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %50’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkile davacı arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, davacının fatura alacağına konu hizmeti ifa ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının düzenlediği faturalarda personel sayısı ile birim fiyatların değişiklik gösterdiğini, davacının 8 ay içinde 30 adet fatura düzenlediğini, gerçek çalışan sayısı ile faturaya yansıtılan kişi sayısının doğru olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkile ait ------ şantiyesinin 27.12.2022 tarihinde kapatıldığını, bu tarihten sonra şantiyede personel çalıştırılmadığını, dolayısıyla bu tarihten itibaren söz konusu şantiyede iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verilmediğini, ancak davacının bu tarihten sonra da şantiye için fatura düzenlediğini, müvekkilin ----yaptığı “------” isimli projeyi 27.12.2022 tarihinde tamamlayarak site açılışı yapıldığını,31.03.2023 tarihinde şantiye kapanışı yapılarak personel işçi çalıştırılmadığını, buna karşın davacının ilgili şantiye için 2023/ 4-6-7 ayları için gerçek dışı fatura düzenlediğini, başka firmalara ait şirket çalışanlarının müvekkil şirket işçisi gibi gösterildiğini, davacının 2023 Mart ayında başka firmalar adına düzenlediği faturalarda yer verdiği personel için ayrıca müvekkil şirkete mükerrer fatura düzenlediğini, davacının keyfi olarak düzenlediği faturaların iade edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
Ticari defter ve belge incelemeleri, vergi dairelerinden gelen ba bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
05.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 09.02.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Borçlar Mevzuatı Yönünden: Davacı tarafından davalının aleyhine T.C. ----. İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı ve 583.585,75TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak ise ekli muavin defterde belirtilen faturalardan doğan alacağın gösterildiği, Taraflar arasında yazılı şekilde kurulmuş bir sözleşme bulunmaması nedeniyle taraflar arasında hangi hususlar üzerinde TBK m. 1 ve 2 hükümlerince anlaşmaya varıldığının tespit edilemeyeceği;dolayısıyla defter incelemesine göre alacak ilişkisinin değerlendirileceği, Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GİB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GİB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, 2023 yılında davacının davalı adına 27 adet karşılığı 1.166.688,70 TL tutarlı fatura düzenlediği, davalıdan toplamda 471.000,00 TL tutarlı 2 adet çek aldığı, 4 adet karşılığı toplamda 101.422,78 TL tutarlı iade faturası aldığı, 02.01.2023 tarihinde “Virman” açıklamasıyla davalının 10.680,17 TL alacaklandırıldığı, tüm bu işlemlere göre 26.10.2023 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 583.585,75 TL borçlu, 19.12.2023 dava tarihi itibariyle de yine 583.585,75 TL olmak üzere davalının borçlu olarak göründüğü, Davalının davacıdan 27 adet karşılığı 1.166.688,72 TL tutarlı fatura aldığı, 4 adet karşılığı 101.422,78 TL davacı adına iade faturası düzenlediği, davacıya 2 adet karşılığı 471.000,00 TL tutarlı çek verildiği, 02.01.2023 tarihinde “-----” açıklamasıyla davacının 10.680,14 TL borçlandırıldığı, böylece 26.10.2023 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 583.585,80 TL alacaklı, 19.12.2023 dava tarihi itibariyle de yine 583.585,80 TL olmak üzere davacının alacaklı olarak göründüğü, Davalı ----- nezdinde yapılan incelemede dava tarihinden sonra davacı adına 15.01.2024 tarihinde ----- numaralı 280.308,37 TL ile, aynı tarihte ------ numaralı 119.922,32 TL tutarlı fatura düzenlendiği, bu faturalar ile birlikte 15.01.2024 tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının alacak bakiyesinin 183.355,11 TL’ye düşürüldüğü, faturaların davacıya teslim edildiğini gösterir e-fatura zarf dökümlerinin istendiği ancak taleple ilgili herhangi bir veri sunulmadığı, Davalının fatura dönemleri ile şantiye çalışan sayılarının faturalara yanlış yansıtıldığını savunduğu ancak, davacının ------ Şantiyesi için 31.01.2023 ile 23.08.2023 tarihleri arası ------ için 31.01.2023 ile 31.07.2023 tarihleri arası, Sahil için 31.01.2023 ile 23.08.2023 tarihleri arasında düzenlediği fatura dönemlerinin davacının sunduğu ve işbu raporun “B2. Sözleşme İncelemesi:” başlığında ayrıntılarına yer verilen sözleşme dönemleri ile uyumlu olduğu, adına düzenlenen faturalara davacının 8 günlük sürede itirazda bulunmadığı veya faturaları reddetmediği, Mevcut tespitlere göre Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması ihtimalinde 26.10.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 583.585,80 TL olacağı, Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla-----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, tarafların ticari defter ve belgelerde faturaların kayıtlı olup, alacak borç miktarına ilişkin davacının, davacı kayıtlarında 583.585,75 TL alacaklı, davalı kayıtlarında ise 583.585,80 TL alacaklı olduğu, ticari defter ve belgeler kesin delil niteliğinde olup, davalının düzenlenen faturaları defterlerine işledikten sonra faturaların gerçeğe aykırı olduğu ve hesaplamanın doğru yapılmadığı savunmasının yerinde olmadığı, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 583.585,75 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 583.585,75 TL alacaklı olduğu, davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 583.585,75 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 116.717,15 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 39.864,74 harçtan, peşin yatırılan 7.048,26 T TL harcın düşümü ile geri kalan 32.816,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 7048,26 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 603,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.921,36 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 91.537,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı, davalı ve ihbar olunan -----şirketi vekilinin yüzüne, diğer ihbar olunan tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.