T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/663
KARAR NO : 2025/366
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---- (Yeni Plakası ----) plakalı aracı ----kiraladığını,---- plakalı aracın müvekkilin aracına çarpması Sonucu kaza gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağına göre "Sürücüsü kendi ve yolcu beyanına göre --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracıyla ------ önü dönel kavşağından kaynaklar istikametine kendisine yeşil ışık yanar halde kavşağı geçmek istediği esnada aracının sağ yan kısımlarına, yine ---- Caddesi üzerinde ----- istikametine kendisine kırmızı ışık yanar halde seyir halinde geçen sürücüsü tespit edilemeyen ---- plakalı aracının ön kısımlarıyla çarpması sonucu çarpmanın etkisiyle ---- plakalı araç savrularak arka kısımlarıyla yanında park halinde bulunan yabancı plakalı ---- aracın arka kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana Geldiğini, Kaza Tespit Tutanağına göre ----- plakalı araç sürücüsü KTK' nın 47A-b “Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; ....b) Trafik ışıklarına, .... Uymak zorundadırlar” hükmünü ihlal etiği tespit edildiğini, müvekkilinin finansal kiraladığı aracı hasar almasından ötürü bu kaza sebebiyle maddi olarak zarar uğradığını, kaza sonrası Müvekkilin finansal kiraladığı aracı hasar görmüş, kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin finansal kiraladığı araç hasar proformasında görüldüğü üzere tamir edilemeyecek derecede ağır hasar gördüğünü araç hasarlı bir şekilde bedelinin çok altında 350.000,00 TL'ye satıldığını, aracın hasarsız satış bedeli ise bu bedelin oldukça üstünde olduğunu, araç hasarlı olduğundan piyasanın altında satmak zorunda kalmış ve aradaki fark kadar zararı doğduğunu,----- plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ----- tarafından yapıldığını, ara bulucuya gidildiğini ancak anlaşma sağlanmadığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00-TL' nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ----- vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile, yetki itrazında bulunduklarını, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmasını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluğu bulunmadığını, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur.
CEVAP: Davalı ---- vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile, tarafının işletmiş olduğu ve sözleşmeli kiraya vermiş olduğu ---- plakalı aracı ----- adlı şahsa verdiğini ve kazadan sonra olay yerini terk ederek tüm sorumluluğunu kendisine bıraktığını, kendisinin bu sorumluluklarla ilgili tarafından sadece kiralayan olarak ve ayrıca aracın bilirkişi atanmadan ve tespit olmadan işlem yapılmış olup bu işlemlerin hukuk kurallarına aykırı bir şekilde yapıldığını, hukuk kurallarına aykırı bir şekilde dava açılması sebebiyle davanın reddini savunmuştur.
KARAR: Dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/05/2024 Gün ---- Esas ----- Karar Sayılı Görevsizlik-Yetkisizlik kararı ile geldiği, kararın 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği, Mahkememize tevzi edilen dava dosyası mahkememiz ----- Esasına kaydı yapıldı
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "KUSUR YÖNÜNDEN: Davalı tarafa sigorta araç sürücüsü firari sürücünün (---- plaka sayılı araç sürücüsü) %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu araç sürücüsü ---- (---- plaka sayılı ----- marka/tip araç sürücüsü) kusursuz olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) HASAR YÖNÜNDEN: 12/10/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu --- plakalı araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu, hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, Dava konusu ---- plaka sayılı ------marka/tip, ----- model "aracın dava konusu kazadan önceki piyasa rayiç değerinin kaza tarihi itibariyle 750.000,00 TL olabileceği (Tablo 2), kaza sonrası hasarlı haldeki piyasa rayiç değerinin, aracın kazalı fiyatının-sovtaj değerinin 350.000,00 TL olabileceği, (--- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas Sayılı dosyası kapsamında alınmış Bilirkişi Raporunda; "Dava konusu "-----" Plaka sayılı aracın rayiç değeri ve aracın kazalı fiyatının-sovtaj değerinin----- marka ve tipteki (otomatik vitesli) araca göre belirlenmiş olduğu, ANCAK dava konusu aracın yukarıda açıklandığı üzere, ----- marka/tip olup DÜZ VİTES araç olduğu, Söz konusu Bilirkişi Raporundaki rayiç değer tespiti ile ilgili değerlendirmede, dava konusu araca uygun OLMAYAN-farklı tip araç değerlerinin dikkate alındığı, bu nedenle de bilirkişi raporundaki tespitlerin isabetsiz olduğu). Aracın hasarı ile ilgili parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği dikkate alındığında; 12/10/2023 tarihli kaza sonrası orijinal parça kullanılması durumunda araçta meydana gelen toplam hasar tutarının KDV dahil 445.673,44 TL olabileceği (Tablo 1) anlaşılmakla, aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, aracın pert-total kabul edilebileceği, Hasar/Zarar araştırmalarında; dünyada kabul gören ve ülkemizde de yetkili eksperler ve uzmanlar tarafından da hazırlanan bilirkişi/ekspertiz raporlarında gerçek zararın tespiti açısından aracın raviç/sovtai değeri ile hasar tutarı karşılaştırmasının yapılması gerektiği, (---- BAM ve Yerleşik Yargıtay Kararlarında da bu hususun belirtildiği) tarafımca yapılan piyasa araştırmasına göre, (Orijinal yedek parça kullanılması durumunda) hasar tutarı, sovtaj tutarı ve rayiç değeri dikkate alındığında, dava konusu aracın onarımının ekonomik olmayacağı sonucuna varılmış olup, Dava konusu----- plaka sayılı ---- marka/tip, ------ model araçta meydana gelen hasar/zarar tutarının (pert total kabulü halinde) (750.000,00 - 350.000,00=) 400.000,00 TL olabileceği. İSLETEN - MALİK - SİGORTA SORUMLULUĞU :Dava dosyasında ------ tarafından imzalandığı bildirilen 30.II.2023 tarihli belgede, ----- arasında imzalanan 14.03.2023 tarih ve ---- sayı ile ----- numaralı sözleşme gereği -----yeni numarası ----- plakalı araeın işleten sıfatının ----- olduğu, özetle, söz konusu araçla ilgili tüm hukuki tasarruf hakkının -----olduğu belirtilmiştir. Sayın Mahkemece ----- müzekkere yazılarak, davaya konu 12.10.2023 olay tarihi itibariyle ---- (yeni numarası ----) plakalı aracın işleten sıfatının ----- olup olmadığı, araç hasarı ve araçla ilgili tasarruf yapma hak ve yetkisinin ----- olup olmadığının sorularak.-----. tarafından bildirilecek cevaba göre karar verilmesi gerektiği. Bu husustaki hukuki durumun nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 12.10.2023 Trafik kazası tarihi itibariyle ---- ( yeni numarası ----- plakalı aracın işletenin davacı ------ olduğu, söz konusu araçla ilgili hukuki tasarruf yapma yetkisinin davacı -----olduğu durumuna göre değerlendirme yapıldığı, 12.10.2023 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasar gördüğü bildirilen -----plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle, davacı ---- Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında, davalı -----talep edebileceği alacak miktarının 120.000,00 TL. Olduğu, 12.10.2023 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasar gördüğü bildirilen----plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle, davacı ---- davalı ----- talep edebileceği toplam alacak miktarının 400.000,00 TL. Olduğu. Davalı----. bakımından temerrüt tarihi 22.12.2023 tarihini takip eden ve 8 iş günü sonrası olan 05.01.2024 tarihi olduğu. Davalı------. bakımından faiz nev'i sorumluluğunun yasal faiz olduğu, ---- Plakalı araç maliki davalı ----- bakımından temerrüt tarihinin, haksız fiilen meydana geldiği 12.10.2023 tarihi olduğu." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
ISLAH: Davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; Islahla birlikte toplam 493.650,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan, sigorta şirketinin ---teminat limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, 12/10/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybına (pert) istinaden açılan maddi tazminat davasıdır.
Davacı yan dava dilekçesinde, davaya konu olay sonucu davacının işlettiği ---- (yeni plaka ----- plakalı aracın hasarına ilişkin olarak ------ plakalı aracın işleteni ve sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürülerek (değer kaybı) maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı sigorta vekili ve diğer davalı----- ayrı ayrı cevap dilekçesi sunarak davanın reddini savunmuşlardır.
En son alınan 12/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile;
"− Davalı tarafa sigorta araç sürücüsü firari sürücünün ----- plaka sayılı araç sürücüsü) %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
− Dava konusu araç sürücüsü --- ---- plaka sayılı ----- marka/tip araç sürücüsü) kusursuz olduğu, " yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği anlaşılmıştır. Aynı bilirkişi raporunda; "
12.10.2023 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasar gördüğü bildirilen ---- plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle, davacı ----- Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında, davalı ------ talep edebileceği alacak miktarının 120.000,00 TL. olduğu,
12.10.2023 Tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasar gördüğü bildirilen ---- plakalı araçta oluşan hasar sebebiyle, davacı-----davalı ----- talep edebileceği toplam alacak miktarının 400.000,00 TL. olduğu " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Değer kaybı (pert nedeniyle tahsili istenen alacağa) ilişkin 12/12/2024 tarihli heyet bilirkişi raporunun açıklayıcı, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Davacının aracında 400.000,00 TL değer kaybı (pert) oluşmuştur. Davalı sigorta şirketi her hangi bir ödeme gerçekleştirmediği, kaza nedeniyle araç başına teminat limit miktarının 120.000,00 TL olduğu, davacı tarafın kusur oranı muvacehesinde talep edebileceği alacak miktarının 400.000,00 TL olduğu, bu miktarın sigorta şirketinin poliçe limitleri kapsamında 120.000,00 TL üzerinden sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili yetkisizlik kararı veren mahkemeye sunduğu ıslah dilekçesi ile alacağını 493.650,00 TL olarak belirlediği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporu kapsamında 400.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu noktada dosya kapsamında yetkisizlik kararı veren ----- Asliye Ticaret Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu arasında fark olduğu anlaşılmakla mahkememizce alınan bilirkişi raporuna üstünlük tanınmıştır. Zira ----- Asliye Ticaret Mahkemesince aldırılan 07/03/2024 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde tek bilirkişi tarafından tanzim edildiği, fiyat emsal araştırmasına dayanak olarak wep siteleri gösterilmesine rağmen her hangi bir ekran görüntüsünün paylaşılmadığı, raporun tamamında hasarlı aracın plakasının yanlış yazıldığı, aracın mülkiyetine ilişkin hiç bir değerlendirmeye yer verilmediği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde mezkur bilirkişi raporuna itibar edilmemesi vicdani kanaatine ulaşıldığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya uygun olması nedeniyle mahkememizce alınan bilirkişi raporuna üstünlük tanınmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde avans faiz talebinde bulunmuş, bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere sigortalı aracın niteliği göz önünde bulundurularak yasal faize hükmedilmiştir.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ---- esas ve -----karar sayılı ilamında; "...davacı tarafın sigorta şirketine başvuru tarihi dolayısıyla bundan 8 iş günü sonrasında davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih belirlenerek o tarihten itibaren tazminata faiz yürütülmesi gerekirken; mahkemece olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacının davalı sigorta şirketine 22/12/2023 tarihinde yapmış olduğu başvurudan 8 iş günü sonrası olan 05/01/2024 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek faize karar verilmiştir.
12/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazaya karışan aracın mülkiyetine ilişkin olarak; Sayın Mahkemece ---- müzekkere yazılarak, davaya konu 12.10.2023 olay tarihi itibariyl---- (yeni numarası----) plakalı aracın işleten sıfatının ----olup olmadığı, araç hasarı ve araçla ilgili tasarruf yapma hak ve yetkisinin ---olup olmadığının sorularak, ------ tarafından bildirilecek cevaba göre karar verilmesi gerektiği" yönünde tespitlere yer verildiği, tespitler muvacehesinde dava dışı araç maliki -----müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabından dava dışı kiralama şirketinin açılan iş bu davadan haberdar olduğu, açılan davalara ilişkin muvafakat verildiğine yönelik beyanların mevcut olduğu, sonuç olarak 30/11/2023 tarihli muvafakatin temlikname mahiyetinde olduğu anlaşıldı.
Açılan iş bu davada sigorta şirketine karşı açılan davalarda zorunlu arabuluculuk müessesesinin bulunması nedeniyle davacının arabuluculuğa başvurduğu, bu nedenle arabuluculuktan kaynaklı masraf oluştuğu, sigorta şirketi haricindeki davalılara karşı açılan davada zorunlu arabuluculuk şartının olmadığı, davacının davalı sigorta şirketine karşı açmış olduğu maddi tazminat davasında kabul kararı verildiği hususları hep bir arada değerlendirilerek zorunlu arabuluculuk masrafının davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verilmiştir.Davalı ----- davaya cevap başlıklı dilekçesi incelendiğinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından, istenilen manevi tazminatın yerinde olmadığından ve kazaya karışan aracın kiralamaya konu araç olduğundan bahsettiği görülmüştür. İş bu davanın belirsiz alacak davası olarak ikmal edilmediği, açılan davada manevi tazminat talebinde bulunulmadığı, aracın kiralandığına ilişkin hiç bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla davalı ----- savunmalarına itibar edilmemiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının Değer Kaybı (pert) Tazminat Talebinin Kısmen Kabulü ile 400.000,00 TL'nin (sigorta şirketi yönünden 120.000,00 TL ile sınırlı olmak şartıyla); 20.000 TL bakımından davalı ------ bakımından 12/10/2023 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi bakımından 05/01/2024 tarihinden itibaren; 380.000,00 TL bakımından ıslah tarihi olan 12/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 27.324,00 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL ve 8.089,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 18.807,40 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (sigorta şirketi yönünden 8.197,20 TL ile sınırlı olmak şartıyla)
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç ve 8.089,00 TL ıslah harcı toplamı 8.944,20 TL ile 14.430,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 23.374,20 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,81 ve red 0,19 oranına göre hesaplanan 18.933,10 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, (sigorta şirketi yönünden 4.602,39 TL ile sınırlı olmak şartıyla)
4-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalı Sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 64.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (sigorta şirketi yönünden 30.000,00 TL ile sınırlı olmak şartıyla)Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.