T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/611
KARAR NO : 2025/370
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/08/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun borcunu ortadan kaldırabilmek maksadıyla kötü niyetli olarak iade faturası düzenlediğini, mevcut alacağı ortadan kaldırma kastıyla düzenlen bu iade faturasının davalının davacıya olan borcunu ortadan kaldırmamadığını Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, bu faturada yazılı bir borcun bulunmadığından gönderilen 02.04.2024 tarih ve ----- sıra nolu 41.843,16 TL bedelli iade faturasının ----.Noterliğinin 15.05.2024 tarihli ----- yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalıya iade edildiğini, müvekkili tarafından verilen ve davalı tarafından alınan tamamlanmış hizmetlerin ve/veya satılan malların karşılığı düzenlenen faturalar hasebiyle açık hesap alacağı karşılığı davalının 41.843,26TL borcunun bulunduğunu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı tarafından ticari defterlerine itirazsız olarak kaydedildiğini, davalı borçlunun davacı tarafından kendisine düzenlenen en son fatura tarihi olan 24.05.2023 tarihinden uzun bir süre sonra 02.04.2024 tarihli iade faturası düzenlediğini, bu faturanın davacı tarafından defterlerine kaydedilmediğini faturanın davalıya ihtarname ekinde iade edildiğini, davacı tarafından davalının ödemediği ve fatura alacağından kaynaklı takibe konu edilen alacak için Arabuluculuğa başvurduğunu ancak sonuç alınamadığını, takibe konu edilen alacağın likit olduğunu belirterek haklı davanın kabulüyle, ----.İcra Dairesi'nin ----- sayılı icra dosyası üzerinden davalıya karşı başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak yapılan vaki itirazın iptaline takibin aynı şartlarla devamına, likit alacak niteliğinde bulunan takip borcuna yapılan haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafla müvekkilinin fuardan kalan standlarının alımı (işlevsiz halde ayıplı mal statüsünde) ve stand kurulumuna dair anlaşma yapıldığını, gerekli stand kurulumlarının alacaklı görünen firma tarafından yapılmadığını, karşı tarafa ulaşmaya çalışıldığını fakat iletişim kurulamayınca müvekkilinin bunların saklanması için depo parası ödemek zorunda kaldığını, davacıdan ayıplı mal almanın yanında hizmet alınmaması standların kurulumun yapılmaması sebebiyle ----- numara ve 02.04.2024 tarihli 41.843,16 TL bedelli iade faturasının karşı tarafa kesildiğini, her ne kadar alacaklı görünen firmanın ihtarname ile iade faturasını kabul etmediğini belirtmişse de gönderilen ihtarname süresinde olmadığı için icra takibinde ek sunulan faturalardan kaynaklı cari hesap ekstresinin güncelliğini ve geçerliğini kabul etmediklerini belirterek ticari defterlerin verilen iletişim bilgileri kapsamında atanacak bilirkişiye yerinde inceleme yetkisinin verilmesine, davanın reddi ile yargılama gider ve masraflar ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ---- . ile davalı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ----- incelenen kayıtlarına göre, davacı -----davalı ------30.05.2023 tarihinden itibaren ve 03.06.2024 takip tarihinde de açık hesap ilişkisinden kaynaklı 41.843,16 TL alacaklı olduğu; Davalı -----incelenen kayıtlarına göre, davalı ---- davacı ----- 02.04.2024 tarihinden itibaren ve 03.06.2024 takip tarihinde de açık hesap ilişkisinden kaynaklı 41.843,16 TL alacaklı olduğu ancak 25.01.2023 tarihli ----- yevmiye numaralı 359.900,- TL tutarlı çek kaydının 08.02.2023 tarihli ------ yevmiye numaralı 240.000,- TL ve 119.900,- TL tutarlı çek kaydı ile mükerrer olduğu, 30.06.2023 tarihli ----- yevmiye numaralı 318.056,84 TL tutarlı virman kaydı ile cari hesabın kapatıldığı, söz konusu bu iki kayıt göz önüne alınmadığında davalı ----- davacı---- 24.05.2023 tarihi itibariyle 41.843,16 TL borçlu olacağı, 02.04.2024 tarihli 41.843,16 TL tutarlı ---- numaralı davacıya kestiği iade faturası ile de cari hesabın kapalı olacağı; Davacı tarafından davalıya kesilen faturaların davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği, taraflarca BA-BS formlarına konu edildiği, davalı yanca her hangi bir itiraza uğramadığı görülen faturaların davalının incelenen kayıtlarında yer aldığı; Davalının davacıya kestiği 02.04.2024 tarihli 41.843,16 TL tutarlı ----- numaralı iade faturasının davacı yana usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davacının davalıya kestiği son fatura tarihinin 08.05.2023 olduğu göz önüne alındığında iade faturanın 330 gün sonra davacıya düzenlendiği, davacının da bu iade faturasını ----. Noterliğinin 15.05.2024 tarihli ------ yevmiye numaralı İhtarnamesi ile itiraz ederek 43 gün sonra iade ettiği görülmüş takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Tarafların 2022, 2023 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları, bu beyanlarının incelenen defter ve kayıtları ile uyumlu olduğu, davacı ---- davalı ----2024 döneminde Satım yapmadığı, davalı ---. davacı -----2024 döneminde Alım yapmadığı;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklı açık hesap ilişkisine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacı ---- incelenen kayıtlarına göre; davalı ---- ile ticari ilişkisinin 31.07.2022 tarihinde başladığı, 30.05.2023 tarihinde sonlandığı, davacı ----davalı ---- 30.05.2023 tarihinden itibaren ve 03.06.2024 takip tarihinde de açık hesap ilişkisinden kaynaklı 41.843,16 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya kesilen faturaların davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği, taraflarca BA-BS formlarına konu edildiği, davalı yanca her hangi bir itiraza uğramadığı faturaların davalının incelenen kayıtlarında yer aldığı, davalının davacıya kestiği 02.04.2024 tarihli 41.843,16 TL tutarlı ----- numaralı iade faturasının ancak davacının davalıya kestiği son fatura tarihinin 08.05.2023 olduğu göz önüne alındığında iade faturanın 330 gün sonra davacıya düzenlendiği anlaşılmıştır. Diğer yandan davalı yan süresinde cevap dilekçesi sunmamış ise de sahafatta faturaya konu işe yönelik ayıplı ifa savunmasında bulunmuş ise de dosya kapsamında dava açılmadan önce davalının davacıya yönelik ayıplı ifaya ilişkin delillerini süresinde dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu sebepler muvacehesinde taraflar ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 41.843,16 TL borçlu olduğu, davacının düzenlediği faturaların, davalının ticari defterlirnde kayıtlı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmekle taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarından davacının ticari defter ve kayıtlarına mahkememizce itibar edilmiştir.
Sonuç olarak, davacının ticari defter ve kayıtlarına mahkememizce itibar edilerek takip tarihi itibariyle davalının 41.843,16 TL borçlu olduğu aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı yan davalıyı takip başlatmadan önce ---- Noterliğinin 15/05/2024 tarihli ve ------ yevmiye sayılı ihtarnamesi ile temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla mahkememizce yapılan hesaplamada faiz talebinin taleple bağlılık ilkesi kapsamında yerinde olduğu anlaşılmakla faiz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,------. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin ----- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 41.843,16 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.016,45 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 533,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.483,12 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 533,33 TL peşin harç toplamı 960,93 TL ile 5.075,00 TL (Bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 6.035,93 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.