T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/412
KARAR NO : 2025/373
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde 36.132,- TL bedelli ----- nolu 31.01.2024 tarihli e-arşiv faturasını kestiğini, bu borç miktarının yalnızca 12.000,- TL'sinin ödendiğini, geriye kalan miktar için herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalı taraf aleyhine ---. İcra Dairesi -----. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı borçlu tarafıdan mesnetsiz olarak gerçeğe uymayan bir şekilde yapılan itirazın iptaline, takibin ----İcra Dairesi -----sayılı dosyası üzerinden devamına, davalının yargılama süresince üzerine kayıtlı bulunan oto ve gayrimenkul kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalının haksız itirazı nedeniyle aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu işin yapılması için müvekkili şirket yetkilisi ----- ve davacı ...'ın 12.000,- TL karşılığında olarak anlaştıklarını ve müvekkilinin sözleşmeye uyarak söz konusu ücreti ödedğini, davacının haksız bir şekilde müvekkili ile kurulan sözleşme hilafına fatura kestiğini ve akabinde haksız olarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu ve davacının itirazın iptalini talep ederek huzurdaki davayı açtığını haksız açılan işbu davanın reddine, kötü niyetli icra takibinde bulunan davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;-----İcra Müdürlüğü'nün 03.04.2024 tarihli "İlamsız Takiplerde Ödeme Emri" ekindeki faturaya dayanak 31.01.2024 tarihli ----- numaralı İş Gönderim Fişi'nde; Sipariş verenin: ----- Teslim edenin: ..., teslim alanın: -----Verilen Fiyatın: 30.110,- TL+KDV, Sipariş cinsi:"Bakalit kutuların merkez koordinat işlemleri ve delik işlerinin yapılması kılavuz çekilmesi" olduğu; Davacı ... 'nın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, davacı ...'a ait incelenen işletme Defterinin, Geir İdaresi Başkanlığının Defter Beyan Sistemi üzerinden beyan süresi içerisinde yüklenerek beyan edildiği, İşletme Defterinin tek taraflı kayıt sistemine dayandığı, giderler ve gelirler defterin ayrı sayfalarına kaydedildiği, yapısı itibarıyla gerçek borç-alacak ilişkisinin tespitine imkân vermemesi nedeniyle davacının incelenen defter ve kayıtların TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunup bulunmadığı konusundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Davacı tarafından 31.01.2024 tarihinde davalıya kesilen 36.121,- TL tutarlı 1 adet e-Arşiv Faturanın davacının incelenen İşletme defterlerinin Gelir kısmında yer aldığı; Dava dosyası içeriğinde dava konusu edilen faturanın davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği; Davalı vekilinin cevap dilekçesinde beyan ettiği ----- Transfer Dekontunda 29.03.2024 tarihinde yaptığı 12.000,- TL ödemenin davacının davalıya kestiği 1 adet fatura toplamı 36.132,- TL'den mahsup edildiğinde davacının davalıdan 24.132,- TL alacaklı olacağı takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Davalı-----vekilinin Sayın Mahkemenize sunduğu 24.10.2024 tarihli dilekçesinde bilirkişilerce yerinde inceleme yapılması için muhatap alınacak şirket yetkilisi --- numaralı telefonuna 30.10.2024 ----- mesajıyla bilirkişi incelemesi için gerekli olan bilgi ve talepler iletilmiş uzun süre cevap alınamayınca yeniden mesaj iletilmiş telefonla da aranmış ancak herhangi bir geri dönüş olmayınca vekili de aranarak bilgi verilmiştir. Ancak bilirkişi incelemesi talebimize bu güne kadar da bilirkişiye veya Sayın Mahkemenize bu yönde herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür. Kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ---- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davalı ------ kanuni defterleri ve kayıtlarının incelenmesi nedeniyle taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda görüş bildirilemeyeceği; Davalı -----davacı ...'dan ----- döneminde 2 adet belge ile KDV hariç 64.320,- TL tutarında Alım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığı'na beyan ettiği, Satım (iade) yaptığına dair beyanının görülmediği; Dava dosyasının incelenmesinde davaya konu faturada belirtilen işin yapılmasına yönelik herhangi bir yazılı sipariş, sözleşme, teknik şartname veya numunenin bulunmadığı görülmüştür. Bunun üzerine; 25.01.2025 tarihinde Dava konusu faturaya ilişkin siparişin ifa edildiği davacı taraf -----...' ın faaliyet gösterdiği ----- adresinde davacı ... ile davalı firma yetkil---- katılımı ile yerinde inceleme yapılmış olup düzenlenen tutanak ekte sunulmaktadır. Yerinde inceleme tutanağında belirtilen; davalı taraf vekilinin, fatura detayındaki işleme örnek video ve gümrük giriş beyannamelerini içeren usb' yi Mahkeme Başkanlığı'na ibraz ettiği, ancak davacı tarafın imal ettiği aparatların ve kullandığı malzemelere ilişkin belge ve görseli rapor tarihi itibarı ile Mahkeme Başkanlığı'na ibraz etmediği görülmüştür. Bu doğrultuda; yerinde incelemede yapılan tespitler ve dosyada bulunan belgeler ile talaşlı imalat sektöründeki genel uygulamalar dikkate alınarak, 31.01.2024 tarihli ----- nolu fatura içeriğindeki işin ortalama maliyeti hesaplandığında; fatura detayında yer alan; 10 adet 140 x 110 mm bakalit siyah büyük kutuların koordinat merkezleme, 8 adet 10 x 82 mm bakalit küçük kutuların koordinat merkezleme,18 adet Metrik 16x 1,5" parmak delik işlemleri ve kılavuz çekme ve 54 Adet M(metrik) 20x 1,5" parmak delik işlemleri ve kılavuz çekim işlemlerinin rapor tarihi itibarı ile toplam MALİYETİ 8.199 TL 'dir. Bu maliyete her firmanın faaliyetine devam edebilmesi için uygulamak durumunda olduğu ve piyasada genelde %50 kar marjı ile 12.299 TL 'dir. Hesaplanan maliyete uygulanacak olan kar marjının nihai takdiri Sayın Mahkeme Başkanlığında olup," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre 03/04/2024 takip tarihi itibariyle davalının 24.132,00 TL borçlu olduğu,
Davalı --- davacı ...’dan ---- döneminde 2 adet belge ile KDV hariç 64.320,00 TL tutarında Alım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığı’na beyan ettiği, Satım (iade) yaptığına dair beyanının görülmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce 23/10/2024 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı vekilinin hazır olduğu duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı vekiline inceleme gün ve saati ihtar edildiği, davalı şirketin ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ---- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23.madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davalı tarafından düzenlenmiş olan söz konusu takibe konu faturaya 8 gün içinde itiraz edildiğine dair dosyaya bir bilgi veya belge kazandırılmadığı, davalı şirket tarafından davacıdan 2024/01 döneminde 2 adet belge ile KDV hariç 64.320,00 TL tutarında belge ile mal veya hizmet alımı yapıldığını bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği, böylece bilirkişi davacı tarafın ticari defterleri ve vergi dairelerinin mahkememize göndermiş olduğu taraf BA-BS formalarının incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan (ödeme mahsup edildiğinde) 24.132,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, diğer yandan davalının ticari deftere ve kayıtlarını incelemeye esas bilirkişiye ibraz etmediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar davacı yan takipte faiz alacağı talebinde bulunmuş ise de takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında faiz talebi bakımından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,-----. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin----- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin--- Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 24.132,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 24.132,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.648,45 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.220,85 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL ile 11.150,00 TL (Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 12.005,20 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,83 ve red 0,17 oranına göre hesaplanan 9.964,31 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 2.988,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 612,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 24.132,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.723,93 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.