T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/326
KARAR NO : 2025/235
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2024
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin 2023 yılında davalıya 2 adet faturada belirtilen yedek parça ürünlerine ait servis hizmetini davalıya verdiğini, faturalara itiraz edilmediğini, davalının 50.000,00 TL ödeme yaptığını ancak kalan bakiyeyi ödemediğini ancak kalan borcun ödenmediğini, bu nedenle nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyası, vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.15.10.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 30.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizin 15.10.2024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 08.11.2024 günü saat 10:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, tarafların yerinde inceleme talep etmesi halinde ticari defterlerin bulunduğu yerin 2 haftalık süre içerisinde beyan edilmesi yönünde karar kurulduğu ancak davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının davalı adına düzenlendiği 20.12.2023 tarih, ---- sıra numaralı faturanın 22.12.2023 tarihinde, 28.11.2023 tarih ----- numaralı faturanın ise 30.11.2023 tarihinde e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösterir e-fatura zarf dökümlerinin sunulduğu, Davacının davalı adına düzenlediği 1 adet karşılığı 127.532,35 TL tutarlı faturanın taraf BA/BS Formlarında kayıtlı bulunduğu, 20.12.2023 tarih ------ numaralı 2.432,18 TL tutarlı faturanın 5.000 TL sınırı altında kalmasından dolayı usulüne uygun olarak taraf BA/BS formlarında kayıtlı bulunmadığının anlaşıldığı, Davacının davalı adına 2023 yılında 2 adet karşılığı toplamda 155.470,99 TL tutarlı fatura düzenlendiği, karşılığında davalının 23.01.2024 tarihinde kredi kartı aracılığıyla 50.000,00 TL tahsilat gerçekleştirdiği, bu işlemler neticesinde 15.03.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 105.470,99 TL borçlu olarak göründüğü, davalı adına düzenlenen faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir iade faturasının davacı ticari defterleri ile davalıya ait BA/BS formlarında tespit edilemediği, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde davalıdan takiple istenebilir tutarın 105.470,99 TL olacağı sonucuna gidildiği, ancak hususla ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının takibinde 13.163,60 TL tutarlı olmak üzere birikmiş faiz talep ettiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosyaya rastlanılmadığından davacının faiz talebine mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği tespitinde bulunmuştur.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 105.470,99 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 105.470,99 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 105.470,99 TL alacaklı olduğu, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, davalı elden ödeme iddiasında bulunmuş ise de delilin sunulmadığı, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 105.470,99 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 21.094,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 105.470,99 TL lik kısım yönünden alınması gereken 7.204,72 TL harçtan peşin alınan 1.984,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.220,27 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 10.731,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.984,45 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 535,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.947,05 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.305,14 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 3.267,50 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 332,50 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.