T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/724
KARAR NO : 2025/252
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 18/10/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; " ……21.04.2022 tarihinde davacı şirketin sigortalısı-----. tarafından Dünyalar -----finansal kiralama sözleşmeli ile kiralanan ve davalıdan atın alınmış olan ---- markalı ---model --- seri numaralı ---- model Dozer Makinesinin hidrolik sistem yağlama hortumunun yanlış montajından kaynaklı hasar meydana gelmiş olduğu, müvekkili tarafından hasar kapsamında sigortalısına 318.832,24 TL tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin TTK Madde 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olmuş olduğunu,…hasara dair hazırlanmış olan eksper raporunda hasarın kova bıçaklarına bağlı hidrolik sisteme yağlama hortumunun kusurlu montajı nedeni ile çalışma esnasında gevşeyerek boşa çıkması ve pervane kanatlarını dövmesi üzerine pervanenin kırılması, kopan parçaların ise radyatör ve soğutucu peteklerine zarar vermesi nedeni ile meydana gelmiş olduğunu,... servis hizmeti sunan ----Makineleri tarafından da aynı tespitlerin yapılmış olduğunu….---- İş Makinelerinden 4 adet O ---, Fan, 2 adet Core, Soğutucu, Gasket, Sheet, Antifiriz, Nipple, Arıza Tespit İşçiliği, Radyatör Değişim İşçiliği, ve yol ücreti için toplam 24.028,12 EUR fatura tanzim edilmiş olduğunu,… söz konusu iş makinesinin sıfır değerinin 408.293 EUR olduğunu,…poliçe kapsamında % 10 muafiyet bulunduğunu, ayrıca makine kırılması için % 10 muafiyet bulunduğunu,…. söz konusu makinenin 21.03.2022 tarihinde 385.000,00 EUR bedel ile satın alınmış olduğunu,…alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı itirazda bulunulmuş olduğunu, …bu vs. nedenler ile itirazın iptal edilerek davanın reddedilmesi……“ arz ve talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin ve tensip zaptının yer aldığı tebligat usulüne uygun olarak davalı müvekkile tebliğ edilmemiştir. Müvekkilimiz tüzel kişilik olup, tüzel kişilere yapılacak tebligat, Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. Maddelerinde düzenlenmiştir. Tebligat Kanunu 12.Maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." denilmektedir. Müvekkil şirketin yetkili temsilcine hatta daimi işçisine dahi tebliğ edilmemiş olan bu tebligatın, aynı plazada bulunan başka bir şirket çalışanına tebliğ edilmesinin kabul edilebilir hiçbir yanı bulunmamakla birlikte yapılan işbu tebligat usulsüzdür.kaldı ki ilgili kanun, yönetmelik ve yargıtay kararları uyarınca tüzel kişiliğin temsilcisinin bulunmadığı hallerde tebliğin kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne yapılması gerektiği eğer mümkün değilse de o yerde sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine tebliğin yapılması gerektiği aksi durum halinde yapılacak tebligatın usulsüz olacağı belirtilmiştir. ancak somut olayda ekte sunmuş olduğumuz 27.10.2023 tarihli tebliğ mazbatasından da görüleceği üzere; tebligat müvekkil şirket çalışanına değil başka bir şirket çalışanına yapıldığından, 27.10.2023 tarihinde yapılan işbu tebligat kanun ve yargı kararları uyarınca usulsüzdür. yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah edilen sebeplerle, usul ve yasaya aykırı olarak yapılan tebligat neticesinde dava dilekçesi ve tensip zaptından 17.04.2024 tarihinde haberdar olan müvekkilimizin ıttıla tarihinin 17.04.2024 tarihi olması sebebi ile tebligat kanunun 32 maddesine göre ıttıla tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne karar verilmesini talep etmek zaruri bir hal almıştır.-Müvekkil şirket hakkında ----. İcra Müdürlüğü’nün -----. Sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibine vaki borca itirazımız üzerine davacı tarafından açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasına ilişkin olarak davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davacı sigortalısı---- Tarafından,----- finansal kiralama sözleşmesi ile kiralanan ve müvekkil şirketten satın alınan ---- markalı---- model ---- seri numaralı ----- model dozer makinesinde, 21.04.2022 tarihinde hidrolik sistem yağlama hortumunun yanlış montajından dolayı hasar oluştuğunu, sigortalıya ait iş makinesinde oluşan zarar nedeniyle davacı şirket sigortalısına 02.02.2023 tarihinde 318.832, 24-TL tazminat ödediğini ve davacı tarafından yapılan söz konusu ödeme ile TTK m. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve zarar verenlere karşı rücu ve talep hakkı doğduğunu, müvekkil şirkete rücu işleminin---. İcra Müdürlüğü’nün --- Esas sayılı dosyası üzerinden başlatıldığını, bunun üzerine müvekkil şirketin itiraz ettiğini ve yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ancak davacının iddiaları haksız ve mesnetsiz olup reddi gerekmektedir.Davacı tarafın iddia ettiği hasara yönelik olarak, müvekkil şirketin iddia olunan (hidrolik sistem yağlama hortumun yanlış montaj edildiği iddiası) haksız eylem ile ilgili illiyet bağı bulunmadığı gibi herhangi bir sorumluluğu da bulunmamaktadır. Belirtmek gerekir ki müvekkil şirket tarafından hidrolik sistem yağlama hortumunun montajı yapılmamaktadır. Hidrolik sistem yağlama hortumunun montajı, iş makinesinin üretimi esnasında yapılmakta olup ---- mühendisleri tarafından gerekli incelemeler ile denetimler neticesinde üretim aşaması tamamlanarak iş makinesinin tedariki sağlanmaktadır. Bu sebeple dava konusu iş makinesinde üretimden kaynaklı bir hatanın söz konusu olması mümkün değildir.Kaldı ki asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla 1 ay kadar kullanılmış olan bir iş makinesinde kullanım ile doğru orantılı olarak yağlama hortumunun kusurlu montajından bahsedilmesi söz konusu olamayacaktır. Başka bir deyişle yanlış montajı yapılmış olan yağlama hortumu ile iş makinesinin 1 ay gibi bir süre boyunca çalışması mümkün değildir. Böyle bir durumda hidrolik yağlama hortumundaki mevcut montaj hatasının her şekilde kendisini göstereceği ve iş makinesini kullanan operatörün durumdan haberdar olacağı aşikardır aksi durumun ise hayatın olağan akışına aykırı olacağı izahtan varestedir. Önemle belirtmek gereklidir ki; kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları 1- Fiil 2- Zarar 3- İlliyet bağı 4- Kusur 5- Hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Hidrolik sistem yağlama hortumunun müvekkil şirketçe yanlış montaj edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, hidrolik sistem yağlama hortumunun montajının iş makinasının üretimi esnasında yapıldığı ve üretim aşamasında gerekli dikkat ve özenin gösterildiği ortadadır. Bu sebeple müvekkil şirketçe gerçekleştirilen bir haksız bir fiil olmadığından uygun illiyet bağından da söz edilemeyecektir ve müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re’sen nazara alınacak sebepler neticesinde;
Ittıla tarihinin 17.04.2024 tarihi olması sebebi ile tebligat kanunun 32. Maddesine göre ıttıla tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne,
İtirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine,
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Ekspertiz raporu, SGK müzekkere cevabı, hasar dosyası ve poliçe, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.12.03.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir sigorta bilirkişisi ile bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22.04.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Makine Mühendisi --- ve Sigortacı ----- heyet raporunda özetle; Dava konusu iş makinesinin 21.03.2022 tarihinde 385.000,00 EUR bedel ---- Makinelerinden yeni ve kullanılmamış olarak satın alınmış olduğu, Henüz 1 (bir) ay kullanılmış olan iş makinesinde kullanım ile doğru orantılı olarak yağlama hortumunun kusurlu montajından bahsedilemeyeceği, başka bir deyişle kusurlu montaj yapılmış olan yağlama hortumu ile iş makinesinin 1(bir) ay gibi bir süre çalışamayacağı, bu nedenle davalının sorumlu tutulamayacağını, Ayrıca hidrolik yağlama hortumundaki kusurlu montajın kendisini hatırlatacağı ve yağ kaçağından operatörün haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Söz konusu hortumun yerinden çıkmış olduğu bir an için düşünüle dahi haricen etki ile de hortumun çıkabileceği dikkate alındığında ( Kedi vb.) görülmeden kusur yönünden değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, Hasar nedeni ile davacı Sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 318.832,24 TL tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, Nihai Taktiri Sn. Mahkeme olmak üzere eksper raporundaki tespitlerin doğru olduğunun kabulü ile dava konusu iş makinesinde KDV ve işçilik dahil 406.838,33 TL hasar meydana gelmiş olduğunu, Davacı sigorta şirketinin davalıya rücu etme hakkının olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
24.09.2024 tarihli ara karar ile dosyanın 3 kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 25.02.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Makine Mühendisi Prof. Dr. ----, Makine Mühendisi Prof. Dr. ----ve Makine Mühendisi Dr. ---- bilirkişi heyet raporunda özetle; Hortumun yerinden çıkmasının, gizli ayıp niteliğinde bir imalat hatasından kaynaklandığı, kullanım hatası veya bakım eksikliği olmadığı, İmalattan kaynaklanan bu kusurunu davalı firmaya rucü edilip edilemeyeceği hukuki bir değerlendirme olup heyetimiz uzmanlık alanı dışında bulunduğu şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, makine kırılmasına ilişkin poliçesinin tarafı sigortacısının hasardan kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin 6100 sayılı TTK'nın 1472.maddesi kapsamında rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir.
Mahkememizce çözülmesi gereken çözülmesi gereken uyuşmazlık, davacı şirketin sigortalısı ---- tarafından, sigorta ettiren ---- finansal kiralama sözleşmesi ile kiralanan ve davalıdan satın alınan ---- markalı---- model ---- seri numaralı ---- model dozer makinesinde meydana gelen hasardan dolayı davalının ayıplı iş kapsamında hasar kaybı bedelinden sorumlu olup olmadığı, hasarın yanlış montaj işleminden kaynaklı oluşup oluşmadığı, oluşan zararın oluşumunda kusur oranlarının tespiti, hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeme gerçekleştirip gerçekleştirmediği, gerçekleştirdiği ödemeyi halefiyet ilkeleri kapsamında davalıdan tahsil hakkının olup olmadığı, davalının -----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasındaki itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Mahkememizce yapılan yargılamada dosyanın makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, hazırlanan raporda teknik bilirkişi tarafından dava konusu iş makinesinin 21.03.2022 tarihinde 385.000,00 EUR bedel ile ---- İş Makinelerinden yeni ve kullanılmamış olarak satın alınmış olduğu, Henüz 1 (bir) ay kullanılmış olan iş makinesinde kullanım ile doğru orantılı olarak yağlama hortumunun kusurlu montajından bahsedilemeyeceği, başka bir deyişle kusurlu montaj yapılmış olan yağlama hortumu ile iş makinesinin 1(bir) ay gibi bir süre çalışamayacağı, hidrolik yağlama hortumundaki kusurlu montajın kendisini hatırlatacağı ve yağ kaçağından operatörün haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Söz konusu hortumun yerinden çıkmış olduğu bir an için düşünüle dahi haricen etki ile de hortumun çıkabileceğinin bildirildiği,
-- Üniversitesi'nde görevli akademisyenlerden oluşan makine mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınan raporda; Mevcut makinanın çalışma ekranında bir uyarı görülmediği, ----- model makinalarda bir
sorun esnasında operatöre lamba ve sesli uyarı sistemleri bulunduğu, yağ ve filtrelerin değiştirilme
süreleri monitörden takip edilebildiği, Makine üzerinde güç aktarma organları için basınç kontrol
portları hızlı ve basit tespiti sağlamak için merkezileştirildiği, hasara konu bağlantı hortumları ile davalı şirket servis müdürü tarafından yapılan 07.06.2022 tarihli
tespit dosyada bulunmadığı, Hidrolik sistem yağlama hortumunun montajı, hortumun doğru yerleştirilmemesinden, yetersiz
sıkmadan, contanın hatalı yerleştirilmesinden, gerekli kontrollerin yapılmamasından, malzeme
hatalarından kaynaklanabildiği, 110 çalışma saati mevcut makinalar için çok çok düşük bir çalışma saati olduğu, yapılan fiziki kontrolde, dava konusu yağlama hortumunun bağlantısının yerinden çıktığı sabit olduğu, bu hortumun yerinden çıkmaması gerekirken çıkması, gevşek bağlantı sonucu olabileceği, davalı taraf
açıklamasında belirtildiği şekilde bir kedinin bu hortumu yerinden çıkarması mümkün olmadığı, hortumun yerinden çıkması ve parçalanması, makine çalışırken meydana gelmiş olup bu durumda bu
hortumu yerinden çıkaran kedinin de makine içinde parçalanması ve kan kemik ve doku parçalarının
motor içinde saçılmış halde olması gerektiği, ancak böyle bir durum olmadığına göre olayın bir kedi
nedeniyle meydana gelmediği anlaşıldığı, Dolayısıyla iş makinesinin imalatı sırasında yağlama
hortumunun montaj işleminin gerekli şekilde yapılmadığı ve çalışma sırasında oluşan titreşim ve iç
hortumdaki basınç nedeniyle zorlanıp yerinden çıktığı, kontrolsüz şekilde savrulup çarptığı parçaların
kırılmasına ve parçalanmasına neden olduğu tespit edildiği, bu durumda hortumun yerinden çıkması, gizli ayıp niteliğinde bir imalat hatasından kaynaklandığı, kullanım hatası veya bakım eksikliği olmadığının bildirildiği,
Davalı yanca cevap dilekçesinde usulsüz tebligat itirazında bulunulduğu, yapılan araştırmada ----- isimli çalışanın olmadığı anlaşılmış, cevap dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulü ile cevap dilekçesinde hidrolik sestim yağlama hortumunun montajının yapılmadığını savunmuş ise tacir satıcı olan davalı şirketin imalat hatasından kaynaklı sorumluluğunun bulunduğu, bu yöndeki savunmasını itibar edilmemiştir.
Davacı makine kırılması sigorta poliçesinin tarafı sigorta şirketi olarak, TTK m. 1472 hükmü gereği, meydana gelen zarar kaspamında sigortalısına ödediği bedeli, sigortalısının haklarına halef olarak davalı satıcıya rücu etme hakkı mevcuttur. Rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalısına ödemede bulunan davacı sigortacının sigortalısının kendisine zarar verene karşı sahip olduğu tazminat isteme ve dolayısıyla dava hakkında tazmin ettiği bedele kadar yasa gereği sahip olduğu gözetildiğinde, somut olayda davacı sigorta şirketinin yasal halefiyet koşulları gerçekleştiğinden davada aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Ayıp, alıcının dürüstlük kuralı gereğince beklediği vasıfların satılanda bulunmaması ve satılanın kullanım amacı bakımından taşıması gereken vasıfları taşımaması durumudur. TBK Madde 219/1'e göre "...nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur". Bilindiği üzere, TTK.m.23/1-c'de üç ayıp türü öngörüldüğü; açıkça belli olanlar, teslim sırasında muayene edilmeye gerek olmaksızın belli ayıplar olduğu; bu tip ayıpların 2 gün içinde ihbarı gerektiği; satılanın teslimi sırasında açıkça belli olmayan fakat olağan bir muayene ile meydana çıkacak ayıplar (adi ayıplar); bu tür ayıplar olağan bir muayene ile görülebilecek ayıplar olmakla, 8 gün içinde ihbarı gerektiği; gizli ayıp ise, maddi ve olağan bir muayene ile meydana çıkmayan, ancak kullanılmasından belli bir süre sonra ortaya çıkan arızalanma hali olduğu; bu ayıbın ise, öğrenilmesi halinde, TTK.m.23'ün yaptığı gönderme sebebiyle, TBK'nın 223. maddesi uyarınca, ortaya çıkar çıkmaz derhal satıcıya bildirilmesi gerektiği; davanın dayanağı, 6098 sayılı TBK'nun 227. maddesinde, "Satıcının tekeffülü altındaki satılanın ayıbı anlaşıldığı zaman alıcı muhayyerdir; dilerse, satılanı redde hazır olduğunu beyanla satımın feshedilmesi ile bedelin iadesini dilerse, satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı mukabilinde semenin tenzilini isteme hakkı bulunduğu ya da aşırı bir masraf gerektirmediği taktirde bütün masrafların satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı; imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı yanı sıra, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu" düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir.Satış sözleşmesinde ayıp nedeniyle seçimlik haklardan olan onarım masrafları TBK madde 227.maddesinde düzenlendiği, dosyada alınan teknik raporda gizli ayıp tespit edildiği görülmekle onarım masraflarının somut olayda davacının seçimlik hakkı kullanmasını haklı gösterdiği ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır.Bu açıklamalar ışığında somut olayda; davalı satıcı şirketin, üretim kaynaklı gizli ayıplardan sorumluluğunun bulunduğu, alıcı tarafından gizli ayıp nedeniyle oluşan hasarın onarıldığı, onarım masraflarının sigorta sözleşmesi kapsamında davacı tarafça ödendiği, onarım masraflarının 318.832,24 TL olduğu, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğunu tespit eden 25.02.2025 tarihli teknik bilirkişilerden oluşan bilirkişini raporunun çelişkili giderdiği, denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu ve takip konusu alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından --- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 318.832,24 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 63.766,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 21.779,43 TL harçtan, peşin yatırılan 3.850,70 TL harcın düşümü ile geri kalan 17.928,73 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 3.850,70 TL peşin harç, 18.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 708,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 23.328,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 51.013,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.