T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/380
KARAR NO : 2025/264
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 30/05/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil yurtdışından motosiklet üzerinde kullanılmak üzere göz koruması, gözlük, koruyucu özelliği olan diğer ürünler başlığı altında ürün ithal ettiği, 13/07/2021 tarihli sayım tutanağında da görüleceği üzere 14/04/2021 tarihinde eşya ----- kodlu ------ait antrepoya teslim edildiği, (EK-1), çıkan yangında müvekkile ait malların yanıp tamamen kullanılmaz hale geldiği, davalılar 19/02/2007 tarihli ----- gazetede yayınlanan binaların yangından korunması hakkındaki yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettikleri için antrepoda bulunan ürünlerin zarar görmesine engel olamadıkları yangına dayanıklı bir depo hizmeti sağlayamadıkları kiralanan yerin yangına dayanıklı olmaması yangın sırasında gerekli önlemlerin alınmaması yangına uygun olmayan bir depoda ürünlere depolama hizmeti sunulması nedeni ile çıkan yangında kusurlu olduğu, TBK 301 VE TMK 701 ve ilgili diğer maddeler uyarınca davalılar müvekkilin malına gelen zarardan sorumlu olduğu, çıkan yangınla müvekkile ait mallara gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğu da dikkate alındığında davalıların oluşan zarardan mesul olduğu, bu nedenle davalılar müvekkilin zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu müvekkilin oluşan zararı ve tanzim süresi de göze alındığında hak kaybına uğramaması için davalıların taşınır taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir koyulmasını, sonuç olarak, müvekkile ait yanan gözlük ve göz koruyucu olarak adlandırılan mallara istinaden 10.431,24 Euro'nun fiili ödeme günündeki ---- bankası efektif satış kuru TL karşılığının yangın tarihi olan 31/08/2021 tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özet; " Öncelikle dava konusu uyuşmazlık müvekkilimiz Şirket’in poliçe teminat kapsamına girmediğinden haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, Aksi kanaatte olunması halinde yangının çıkış nedeni ve noktasına ilişkin Uzman Bilirkişi Heyeti’nden rapor alınmasına, Müvekkilimiz Şirket nezdinde tanzim edilen poliçe bakımından teminat kapsamı değerlendirmesi yapılabilmesi adına dosyanın sigorta hukuku bilirkişisine tevdi edilmesine, Hasara ilişkin tüm belgelerin toplanmasına, Olay mahallinde keşif yaptırılmasına, Kusur durumlarının tespitine, Hasarın oluş şekli, sebebi, illiyet bağı ve hasar miktarı tespiti açısından dosyanın Uzman Bilirkişi Heyeti’ne sevk edilmesine, Aleyhe sorumluluk yükletilecek olunması halinde teminat limiti, garame hesabı ve muafiyet tenzilinin gözetilmesine, Fahiş faiz isteminin reddine,. Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini saygı ile dileriz. " denmiştir.
Davalı -----. Vekili cevap dilekçesinde özetle; "Huzurda açılan dava öncelikle müvekkil yönünden maddi hukuk kaynaklı sıfat (husumet) yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerekmektedir. Huzurda açılan dava ya konu yangının çıktığı yapı maliki ----- olup dava dilekçesinde ki tüm talep ve iddiaların------yöneltilmesi gerekirken müvekkil şirkete yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırıdır. Haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine,
-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." denmiştir.
Davalı ----- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; " Müvekkilimizin Davalı sıfatıyla iddia ve dava konusu zararların Müvekkilimizden ve Müvekkilimiz Sigortalısı Davalı ----talep edilmesinin mümkün olmaması sebebi ile davanın esastan reddine; Tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin Davacı’dan tahsiline, karar verilmesini saygılarımla bilvekale talep ve istirham ederim. " denmiştir.
Davalı -----. Vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davanın yetkisiz yerde açılmış ve başlatılmış olduğundan dolayı yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetki yönünden bakırköy ticaret mahkemelerinin yetki alanında olduğundan ---- Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,------ ile Davacı arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi mevcut olmadığından ve dava dilekçesinde somut maddi bir delile dayanılmadığından dolayı HMK.md.50 gereğince taraf ehliyeti bulunmayan müvekkil şirket ----Ve taraf olarak eklenmesinde hukuki yararı bulunmayan, davacı arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi olmayan ----- Yönünden sıfat yoksunluğu (husumet) sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, HMK 61. Maddesi uyarınca yangının çıkmasında ve zararın oluşmasında Kusurlu sorumluluğu olan , ------ ihbar edilerek davaya katılmasının sağlanmasına, Dava konusu çıkan yangında müvekkile atfedilebilecek bir kusur veya kusursuz sorumluluk hali bulunmadığından müvekkil şirketler yönünden kurtuluş beyyinesi ile sorumluluğu bulunmadığından dolayı müvekkiller aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." denmiştir.
-----Vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davanın müvekkil şirketin ---- poliçe numarasıyla sigortalı olduğu------ ve yangına ilişkin ağır kusuru bulunan ------ ihbar edilmesine, Flash bellek ile delil olarak ibraz edilen tüm fotoğraf ve videoların bilirkişi incelemesi aracılığıyla netleştirme, çözümleme ve analizinin yapılmasına, Haksız ve hukuka aykırı davanın müvekkil şirket yönünden öncelikle usulden reddine aksi kanaatte ise esas yönünden reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, Karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. " denmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; "Aktif ve pasif husumet yokluğu ve öncelikli sorumluluğun nakliyat sigortacısı davacıda olduğu ve müvekkil ve sigortalısının dava konusu zarardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek, müvekkil şirket hakkındaki davanın usul ve esas yönünden reddini, Bu mümkün olmadığı takdirde zarar ve sorumluluğun tayininde terditli taleplerimizin dikkate alınmasını ve davacının tüm taleplerinin reddini, Yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini, Sayın Mahkemeden arz ve talep ederiz. " denmiştir.
İhbar Olunan ----- Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davada ihbar olunan konumunda olan müvekkil şirket ile sigortalı ------aleyhine aleyhine hüküm kurulmamasına, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. " denmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; "Huzurdaki dava nezdinde tanzim olunan 25.04.2024 tarihli Bilirkişi Raporunun yetersiz ve hatalı olması nedeniyle müvekkil şirket aleyhinde yapılan tüm tespitlerin hükme esas alınmamasına ve dosyanın detaylı bir rapor tanzimi hususunda yeni bir bilirkişi heyetine tevdiine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise ek rapor alınması istemi ile aynı bilirkişi heyetine tevdiine, feri müdahil talebimizin kabulüne, nihayetinde haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline dair karar verilmesini," denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacıya ait ve davalılardan -----deposunda bulunan malların, çıkan yangında zarar görmesi sebebi ile bina malikine, kiracılara ve bu davalıların sigorta şirketlerine karşı açılan tazminat davasıdır.
Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (----- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Davacı ile davalılar ---- arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de taraflar arasında ki hukuki niteliği itibariyle yazılı olmayan ardiye sözleşmesi bulunmaktadır. Vedia (saklama) sözleşmelerinin bir çeşidi olan ardiye sözleşmesi ile ardiyeci TBK'nın 572. maddesi hükmü gereğince kendisine teslim edilen eşyayı bir komisyoncu gibi özenle saklamakla yükümlü olup, eşyada başkaca bir tedbir almayı gerektirir bir değişiklik söz konusu olması halinde eşya sahibini durumdan haberdar etmesi gerekir. Saklayan kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, saklamak üzere aldığı eşyayı geri vermekten veya daha kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Ancak saklanmak üzere tevdi alınan eşyanın beklenmedik bir hal nedeniyle hasara uğraması halinde saklayanın kusurundan, dolayısıyla sorumluluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır------Başka bir anlatımla, ardiyecinin en önemli ödevi ardiye malını kendi ardiyesinde korumadır. Bu ödevin içinde malı teslim almaya ilişkin ödevi de vardır. Bu ödev, malın istifini gözetleme ve sakladığında gerekli zararı doğuracak olaylara karşı uyarma şeklinde karşımıza çıkmaktadır.Davalılardan ----- ise yapı malikidir. TBK’nın 69. maddesinde (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 58. Maddesi), yapı malikinin giderim yükümlülüğü düzenlenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasında; "Bir binanın veya diğer yapı eserinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararları gidermekle yükümlüdür" denilmektedir. Burada, yasa koyucu bozuk yapılan bir yapı eserinden zarar görenlere mümkün olduğu kadar basit ve dolaysız bir tazmin imkânı sağlayarak onları korumaktadır. Bu anlamda sorumlu olabilecek malik, gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olabileceği gibi kamu hukuku tüzel kişisi de olabilir.Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu, yapı eserinin yapımındaki bozukluğa veya bakımındaki eksikliğe dayanmaktadır. Sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk- bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bir bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesinin ilk şartı olan zararın, yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden doğduğu ispatlanmalıdır. Burada ispat yükü zarar görene aittir. Bununla birlikte sorumluluğun diğer şartı; zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Yani zararın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Kanunda, bu illiyet bağının varlığı konusunda bir karine kabul edilmemiştir. Yapım bozukluğunu veya bakım eksikliğini ispat etmesi gereken zarar görenin, bir de illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak doktrindeki baskın görüşe göre, hâkim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır -----
Mahkememiz dosyasında deliller toplanmış bir kısım tanıklar dinlenmiş ve dosya bilirkişiye tevdii edilmiş olup bilirkişi heyetinden alınan son ek raporunda özetle;
"Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve uzman raporları incelenmiş olup,
Olay yeri fotoğraf ve videoları ile tanık ifadeleri incelendiğinde olayın Simport firmasının depolama alanında duvar tarafında yerden 3-4 m yukarıda başladığı, buna sebep olarak sonradan tesis edilen elektrik hattından aşırı akım çekilmesi, kablonun gevşek bağlanması, topraklama arızası ya da kablonun kesilmesi/ zedelenmesi sonucu kablolardaki ergime, arklanma sonucu dış yalıtım malzemesinin alev aldığı,
İlk alevlenme sonrasında ortamda bulunan karton veya strafor gibi petrol türevi yanıcı yüklerin alev alması ve yangının gelişmesi ile depolanan laptop ve scooter akülerinin de yandığı,
Yangının başladığı noktanın ----- firmasına ait bölgede olması, masa sandalyeler ile ofis ortamının projede olmamasına karşın elektrik tesisatından ek yapılarak panodan alınması, 3'lü uzatma kablosu kullanılması ve deposunda müşterilerden geri dönen hasarlı ürünlerin bulunabildiği dikkate alındığında ------ firmasının olayda kusurlu olduğu,
Depo alanında bulunan masa sandalye ofis ortamının ve dışarıda bulunan konteynerlerin elektrik tesisatının ----- lojistik firması tarafından çekildiği ve bu durumda yangının çıkmasında kusurlu olduğu,--- Turizm firmasının gerekli bakım ve onarımları zamanında yaptırdığı, binada sprinkler ve alarm sisteminin olay anında çalıştığı, ancak olay anında neden depolarda su olmadığı ya da hidrantlardan su alınamadığının anlaşılamadığı, -----bu konuda açıklama yaparak itfaiye hortum ağzı ile hidrant ağzının uyuşmaması olduğunu belirttiği,
Davacı ile davalılar arasındaki hukuksal ilişkinin değerlendirilmesinin heyetimiz uzmanlık alanları ile uyuşmadığı ve bu sebeple değerlendirilemeyeceği, ayrıca kusur oranları ile birlikte takdirin Sayın Mahkemenin yetkisinde bulunduğu,
Sigorta Bilirkişisi Yönünden; kök raporda belirtildiği üzere;
Sigorta şirketinin, sigortalısının kusurundan (kasıt hariç) kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, sigortalısının kusuru nispetinde ve poliçede belirlenmiş olan teminat limitine kadar oluşan zararlardan sorumlu olduğu,
Davalı ---- sigortacısı davalı ----- tarafından tanzim edilen ----- poliçe no.lu Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesindeki "Kiracılık Mali Mesuliyet Teminatı: 5.000.000,00 TL" teminat limiti çerçevesinde tazminat sorumluluğunun 5.000.000 TL'ye kadar olduğu,
Davalı ---- sigortacısı davalı----tarafından tanzim edilen---- poliçe no.lu Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesindeki "Yangın Mali Mesuliyet Teminatı: 23.000.000,00 TL" teminat limiti çerçevesinde tazminat sorumluluğunun 23.000.000,00 TL'ye kadar olduğu,
Dava dışı ---- sigortacısı ihbar olunan ----tarafından tanzim edilen ------ poliçe no.lu Kobi Yangın Sigorta Poliçesindeki "Yangın Mali Mesuliyet Teminatı: 755.000,00 TL" teminat limiti çerçevesinde tazminat sorumluluğunun 755.000,00 TL'ye kadar olduğu,
Her üç poliçede de değişik oranlarda enflasyon koruma teminatının olduğu,
Davaya konu zararın oluşumunda birden fazla kişinin (sigortalının) sorumluluğunun olduğu, bu nedenle davacıya karşı davalı sigorta şirketlerinin kusurları nispetinde poliçe limitlerine kadar müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,
Sigortacılık tekniğine göre, zarar görenlerin sayıca birden fazla olması ve talep konusu zararların her bir sigorta şirketi yönünden poliçe teminat limitini aşması halinde, her bir zarar gören yönünden talep edilebilecek tazminat miktarının proporsiyon (garame) yöntemi ile hesaplanmasının gerektiği, ancak, hangi sigorta şirketinden hangi miktarlarda tazminat talebinde bulunulduğuna ilişkin dava dosyasında yeterli veri olmadığından ve sigorta poliçelerinin teminat limitlerinin aşılıp aşılmadığı tespit edilemediğinden mevcut aşamada proporsiyon hesabının yapılamadığı/yapılamayacağı,
Kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaatlerde değişiklik yapılmasını gerektirecek mahiyette ve kapsamda yeni bir bilgi ya da belge görülemediğinden sigorta bilirkişisinin kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynen muhafaza edilmekte olduğu," şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.Somut olayda dosyaya sunulan birçok bilirkişi raporu, uzman görüşü, tespit raporları, sunulan ve dinlenen tanık beyanları, görüntü kayıtları, ceza dosyaları ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, yangının meydana geldiği yerin büyük bir depo olduğu, malikinin davalı --- olduğu, ---- bu yeri bölümler halinde kiraladığı, davacı ---- mallarının bulunduğu yerin ---- tarafından ----- kiralandığı ve alt kira ile ---- şirketine kiralandığı, davacının da ------ ile yaptığı depolama sözleşmesiyle mallarını buraya bıraktığı, ----- kiraladığı yerin yan tarafının ise ---- tarafından ----- kiralandığı, ----- kiraladığı yerde de ------) şirketinin ürünlerinin konulduğu, bu ürünler arasında bulunan çeşitli elektronik aletlerde lityum iyon pillerin bulunduğu, yangının ihbar olunan ----- ait malların bulunduğu alanda duvar tarafı yerden 3-4 m yukarıda başladığı buna sebep olarak ise ------ tarafından sonradan tesis edilen elektrik hattından aşırı akım çekilmesi, kablonun gevşek bağlanması, topraklama arızası ya da kablonun kesilmesi/zedelenmesi sonucu zarar görmesi olduğu yangının büyüyerek buraya konulmaması gereken laptop ve scooter akülerine ulaştığı bunlardaki lityum pillere sıçradığı yangın çıktığı alanın etrafı telle çevrildiği için müdahalenin yetersiz kaldığı, her ne kadar binada bulunan yangın söndürme sistemi devreye girmişse de lityum piller ile kimyasal tepkimeye girmesi sonucu yangının daha fazla yayılmasına neden olduğu ve yangının büyüdüğü, davacı mallarının bulunduğu yere de sıçradığı ve eşyaların yandığı anlaşılmıştır.
Davacının mallarının bulunduğu ----- sorumluluğundaki alandan kaynaklı bir sorun olmadığı, yangında bu davalıların sorumluluğu bulunmadığı, kusursuz sorumluluk halinin de söz konusu olmadığı, başkasının eylemi nedeniyle zarar oluştuğundan bu davalıların sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır. ---- şirketi sorumlu olmadığından mali mesuliyet sigortacısı olan ------ şirketinin de bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Yangının ihbar olunan ------ ait yerden çıktığı, bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere su depolarının 03.03.2021 tarihinde doldurulduğu ve 12.03.2021 tarihinde hidroforun servis bakımının yapıldığı, bina malikince gerekli önlemlerin alındığı, bina maliki ile ----- arasında ki sözleşmede de görüleceği üzere …mecurda yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı (alkollü içecekler dahil) malzemelerin kullanılması ve stoklanması yapılmayacaktır.’ Şeklinde hüküm olmasına rağmen alt kiracısı ihbar olunan tarafından lityum iyon pillerin depoya konulduğu ve yangının söndürülemez boyuta ulaşmasına neden olduğu bu haliyle yangının yapının yapımındaki bozukluk ya da bakımındaki bir eksiklikten değil, uzatma ile elektrik çekilmesi ve litum iyon pillerin depoya konulması sonucunda meydana geldiği bu nedenle üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle olay ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği ve bina malikinin zarardan sorumlu tutulamayacağı, bina malikinin gerekli önlemleri alması ve sistemin çalışması nedeniyle kusurlu olmadığı, binadan kaynaklı bir zarar olmadığı için de bina malikinin kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığı anlaşılmakta olup bilirkişi raporuna bu yönden iştirak edilmemiştir. -- -- şirketi sorumlu olmadığından mali mesuliyet sigortacısı olan----- şirketinin de bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalar dikkate alındığında davacının uğramış olduğu zarara kusurlu davranışlarıyla sebep olan davalı ----- ve davalı sigortalısı olup sigortalısının kusurundan kendi kusuru gibi sorumluluğu bulunan -----. yönünden davanın kabulüne diğer davalılar yönünden davanın reddine dair aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne;
a-Davanın ------yönünden kabulü ile; 10.424,31 Euro’nun dava tarihi olan 30.05.2023 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının Euro için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil alınarak davacıya verilmesine,
b-Davanın -----ile ------ yönünden reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 15.546,65 TL harçtan peşin alınan 3.815,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.731,65 TL karar harcının davalılar ------müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 3.815,00 TL peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 36.414,37 TL vekalet ücretinin davalılar ------ alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar ----. ile -----. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 36.414,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7- Davacı tarafından yapılan 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 827,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.827,75 TL yargılama giderinin davalılar ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla kalan gider avansının talep halinde davacı tarafa iadesine,
8- 1.400,00 TL Arabulucu ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin ve ihbar olunanlar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.