T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/410
KARAR NO : 2025/159
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların 10.000,- TL'si peşin kalanı 2 taksit şeklinde ödeme konusunda anlaştıkları müvekkili ----- 23.06.2022 tarihli fatura ile davalı/borçlu şirkete 35.526,91 TL'lik faturaya konu 1 adet kahve makinesi sattığını ve teslim ettiğini, davalının 2022 yılına devrolan cari bakiye borcu olan 2.950,- TL borç ile beraber toplam 38.476,91 TL cari borcun olduğunu, 22.07.2022 tarihinde davalı ---- bir diğer kardeş şirketi olan-----tarafından 9.445,66 TL ödeme yapıldığını, ödemenin davalı firma ve ---- firması sahibinin talebiyle -- --- bakiyesinden düşülmesi talebiyle gerçekleştiğini, davalı/borçlu --- --- bu satış işleminden sonra ilgili makineye ilişkin 13.02.2023 tarihinde servis hizmeti de satın aldığını toplam borcunun 30.506,25 TL olduğunu, ancak davalının kalan borcunu müvekkiline ödemediğini, ----. İcra Müdürlüğü -----Sayılı ilamsız icra takibine davalı/borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını, bilirkişi incelemesi neticesinde görüleceği üzere müvekkilinin davalı/borçludan 30.506,25 TL cari bakiye alacağının bulunduğunu belirterek ----İcra Müdürlüğü ---- Sayılı dosyasına sunulan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz sunan davalı/borçlu aleygine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf uhdesine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Davalı----30.10.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ---- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca Davalı ---- 30.10.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ---- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ----incelenen kayıtlarına göre; 120.05.021 Alıcılar Hesabında takip edilen davalı -----ile ticari ilişkisinin 21.12.2021 tarihinde başladığı, 13.02.2023 tarihinde sonlandığı, davacı---- davalı------13.02.2023 tarihinden itibaren ve 15.05.2024 takip tarihinde de icra takip dosyasına konu ettiği açık hesap ilişkisinden kaynaklı 30.506,25 TL alacaklı olduğu; Davalı -----30.10.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, davalı ----- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan takip ve davaya konu tutara dayanak e-faturanın davacınınn incelenen kayıtlarında yer aldığı ve davalı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına Ba formu ile beyan edildiğinden merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiği; Dava dosyası içeriğinde, takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturanın davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği; Davalı ----- davacı -----2022 döneminde 1 adet belge ile KDV hariç 30.107,55 TL tutarında Alım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığı'na beyan ettiği, Satım (iade) yaptığına dair beyanının görülmediği, Tarafların 2022 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları ile bu beyanlarının davacının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre takip tarihi itibariyle davalının 30.506,25 TL borçlu olduğu, davacının takip ve davaya konu ettiği e-faturayı davalı şirkete merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda usulune uygun tebliğ ettiği, davalının söz konusu faturaları ticari defterlerine işlediği, faturaların BS-BA formlarına konu edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 30/10/2024 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı yana inceleme gün ve saatinin tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarih---- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 30.506,25 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafından açık hesap ilişkisine konu e-faturanın merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, tarafların söz konusu faturayı Ba Bs formlarına konu ettiği, takip ve dava konusu edilen alacak tutarına dayanak faturanın davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar 30.506,25 TL üzerinden takip başlatılmış ise de iş bu itirazın iptali davasının dava değeri olarak 31.978,00 TL olarak belirlendiği, bu haliyle takip talebinden fazla bir bedele hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı anlaşılmakla bu husus göz önünde bulundurularak sonuca gidilmiştir.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.
Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin-----Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 30.506,25 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.083,88 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.656,28 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı 855,20 TL ile 5.085,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 5.940,20 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, Dava konusunun miktarı gereği KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.