T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/482
KARAR NO : 2025/155
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı-borçlu arasındaki ticari ilişki doğrultusunda davacı müvekkili tarafından davalı-borçluya ürün satışının gerçekleştirildiğini ve 25.04.2023 tarihli ----- numaralı ve 34.833,60 Euro bedelli fatura tanzim edildiğini davalı-borçlunun faturadaki ürünleri almasına rağmen bir kısım ödemeyi gerçekleştirdiğini ancak bakiye 15.660,66 Euro ödemeyi yapmadığını, ödenmemiş fatura alacağına ilişkin ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı-borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir biçimde itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, Sayın Mahkemeniz huzurundaki iş bu davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, söz konusu fatura incelendiğinde ve yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesinde de ortaya çıkacağı üzere bu alım-satım ilişkisinin karşılığı olarak kararlaştırılan bedelin icra takibine konu edilen bakiye kısmı davacı müvekkiline ödenmediğini belirterek borcun ödendiğine dair makbuz ya da sair evraklar sunamayan haksız hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli şekilde borca itiraz etmiş bulunan davalı-borçlunun itirazının iptaline ve dava konusu takibin devamına, hükmolunacak meblağın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı-borçluya yükletilmesine, alacağın tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ... ----- 20.11.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ...'ın incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ...'ın davalı ... ----- 18.10..2023 tarihinden itibaren ve 19.04.2024 takip tarihinde de açık hesap ilişkisinden kaynaklı 175.817,44 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların Euro olarak kesildiği VUK'na göre kayıtların TL olarak tutulduğu, ancak davacı tarafından davalıya herhangi bir kur farkı faturasının kesilmediği ; Davalı ... ----- 20.11.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı. Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer İle inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı. Davalı ... ----- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Tarafların 2023 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları ile bu beyanlarının davacının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu, Davacının davalıya kestiği faturaların altında "----- efektif satış kuru EUR / TL alındığı, fatura vadesinin peşin olduğu, anlaşma gereği EUR karşılığı TL ödeme yapılacağı, ödeme tarihindeki EUR kur artışlarına göre TL ödeme yapılacağı aradaki fark için Kur Farkı faturası kesileceği" şeklinde açıklamaların yer aldığı, davacı tarafından davalıya düzenlenen e-arşiv faturaların davacının incelenen kayıtlarında yer aldığı, söz konusu bu faturaların davalı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı'na Ba formu ile beyan edildiğinden merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiği, 2023 yılında davacı tarafından davalıya 56.523,80 Euro tutarında 4 adet e-arşiv fatura kesildiği; Dava dosyası içeriğinde, takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği; Davalı tarafından davacıya ödenen 4 adet havale toplamının 1.134.601,54 TL olduğu, söz konusu bu havalelerin ödeme günündeki ----- Efektif Satış Euro kuru ile toplam tutarının 41.052,31 Euro olduğu; Davacı davalıya kesilen faturaların toplam tutarı 56.523,80 Euro'dan davalının davacıya ödediği toplam tutarı 41.052,31 Euro'nun düşülmesiyle davacının davalıdan 15.471,49 Euro alacaklı olacağı;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan takipte ödeme emrine yapılan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişi tayin edilmiş olup, 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Mezkur bilirkişi raporunda özetle; "Tarafların 2023 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları ile bu beyanlarının davacının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu
Davacının davalıya kestiği faturaların altında “---- efektif satış kuru EUR / TL alındığı, fatura vadesinin peşin olduğu, anlaşma gereği EUR karşılığı TL ödeme yapılacağı, ödeme tarihindeki EUR kur artışlarına göre TL ödeme yapılacağı aradaki fark için Kur Farkı faturası kesileceği” şeklinde açıklamaların yer aldığı. davacı tarafından davalıya düzenlenen e-arşiv faturaların davacının incelenen kayıtlarında yer aldığı, söz konusu bu faturaların davalı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı’na Ba formu ile beyan edildiğinden merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya tebliğ edildiği, 2023 yılında davacı tarafından davalıya 56.523,80 Euro tutarında 4 adet e-arşiv fatura kesildiği;
Dava dosyası içeriğinde, takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği; Davalı tarafından davacıya ödenen 4 adet havale toplamının 1.134.601,54 TL olduğu, söz konusu bu havalelerin ödeme günündeki ---- Efektif Satış Euro kuru ile toplam tutarının 41.052,31 Euro olduğu;
Davacı davalıya kesilen faturaların toplam tutarı 56.523,80 Euro’dan davalının davacıya ödediği toplam tutarı 41.052,31 Euro’nun düşülmesiyle davacının davalıdan 15.471,49 Euro alacaklı olacağı " yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Ticari defterlerin delil olması için gerekli şartlar HMK'nın 222/2 maddesinde "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. " ifadesi ile sayılmıştır. Buna göre ticari defterlerin delil olması için;
a) Ticari bir dava olması,
b) Uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanması,
c) Ticari defterler kanuna uygun eksiksiz tutulmuş olması,
d) Ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması,
e) Uyuşmazlık konusu işle ilgili olarak defterlere geçirilen tüm kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Somut olayda davalı yan cevap dilekçesi sunmadığı, duruşmalara iştirak etmediği, ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesi için ibraz etmediği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi incelemesine konu olan fatura ve açık hesap incelendiğinde fatura döviz kuru olarak fatura tarihinin bir iş günü öncesindeki ---- efektif satış kuru esas alındığı görülmüştür.
Benzer konuya ilişkin ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında; " Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalar incelendiğinde; USD cinsinden düzenlenen faturalarda TL. Karşılıklarının ve fatura tarihindeki ----- döviz kurunun yazıldığı görülmüştür.
6098 Sayılı TBK'nun 99/1 fıkrası uyarınca konusu para olan borç Ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/2 fıkrasına göre borcun yabancı para birimi ile ödenmesi kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/3 fıkrası uyarınca yabancı para alacaklısı, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen başka bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi halinde, alacağının aynen veya vade tarihinde yahut fiili ödeme tarihinde rayiç olan kur üzerinden ülke parası ile ödenmesini talep edebilir. Bu halde yabancı para alacaklısına seçimlik bir yetki tanınmıştır.TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için; satış sözleşmesinde satış bedelinin yabancı para cinsinden kararlaştırılması veya faturaya konu malların yabancı para karşılığı satımının yapılmış olması yeterli olup, kur farkında vade farkından farklı olarak teamül aranmaz. Yargıtay ---- HD.nin ----- Esas. ----- Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Yabancı para üzerinden yapılan alım satımlarda Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince faturalarda yabancı para cinsinden bedel yanında, faturanın tanzim tarihindeki TL cinsinden bedelin de yazılması zorunlu olduğundan, bu yazım biçimi döviz alacağını TL alacağına çevirmez. Dolayısıyla yabancı para borçlusu faturada yazılı TL tutarını ödemiş ise ve fiili ödeme tarihindeki kur tanzim tarihindeki kurdan yüksek ise, yabancı para alacaklısı, TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca tanzim tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkını talep edebilir." şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Sonuç olarak, hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikte bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklı bakiye alacak ilişkisine dayalı takip başlattığı, bu bağlamda (kur farkına sebep olan) faturanın yabancı para cinsinden bedel yanında, faturanın tanzim tarihindeki TL cinsinden bedelin de yazılması zorunlu olduğundan, bu yazım biçimi döviz alacağını TL alacağına çevirmeyeceği, dolayısıyla fiili ödeme tarihindeki kur tanzim tarihindeki kurdan yüksek yabancı para borçlusu davalının faturada yazılı TL tutarını ödemiş olması borcu sona erdirmediği, yabancı para alacaklısı davacının TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca tanzim tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkını talep etmesinin yerinde olduğu, bu haliyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde ve bilirkişinin tespit ve değerlendirmeleri kapsamında taraflar arasındaki takibe konu miktar olan alacağın 15.471,49 euro bakımından davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmış, kabul edilen asıl alacak miktarı olan 15.471,49 Euro'nun takip tarihi olan 19/04/2024 tarihindeki ----- Bankası Euro efektif satış oranı olan (34.7398) ile çarpılması sonucu oluşan 537.476,46 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (107.495,29 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmiştir (Yargıtay -----Hukuk Dairesi -----23/11/2015 Tarihli kararı). Tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu görülmekle ---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 15.471,49 Euro üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir. Vekalet ücreti ile harç hesaplaması Yargıtay----Hukuk Dairesinin ---- Sayılı kararı doğrultusunda dava tarihindeki (09/07/2024) ----- Bankası ---- yapılmıştır. Davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında takipteki faiz alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 15.471,49 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin DEVAMINA, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-19/04/2024 tarihindeki ----- Bankası Euro efektif satış oranı olan (34.7398) ile çarpılması sonucu oluşan 537.476,46 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (107.495,29 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 36.609,54 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 6.918,82 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 29.690,72 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 6.918,82 TL peşin harç toplamı 7.346,42 TL ile 6.737,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, Dosya ücreti) olmak üzere toplam 14.083,42 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,93 ve red 0,07 oranına göre hesaplanan 13.097,58 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.348,00 TL' sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 252,00 TL' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 84.389,86 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.