T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/264
KARAR NO : 2025/144
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından hizmet alımı kapsamından çalıştırılan --- -’ın iş akdi, tazminat almayı hak edecek şekilde iş akdinin sonlanması nedeniyle alt işveren nezdinde çalışan sigortalı işçi tarafından açılan dava sonucu verilen ilamın cebri icraya konu edinildiğini, davacı tarafından yapılan ödemelerin rücu için ----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından talep edildiğini, dosya borçlusu tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptale ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı yanca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
-----. İcra Dairesi’nin ----Esas sayılı dosya sureti, ---- İcra Dairesi’nin ----- Esas sayılı dosya sureti, ----- İcra Dairesi’nin ------ Esas sayılı dosya sureti, ----- İş Mahkemesi’nin 19.06.2019 tarih ve ---- Esas -----Karar Sayılı Kararı ----- İş Mahkemesi’nin 15.06.2022 tarih ve ----Karar Sayılı Kararı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ------. Hukuk Dairesi’nin 15.03.2022 Tarih ve - Esas----Karar Sayılı Kararı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacı - alacaklı-----tarafından dosya borçlusu ----- aleyhine olarak -----İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasından 18.10.2022 tarihinde başlatılan icra takibinde, dosya borçlu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 27.882,62 TL. asıl alacak 2.334,53 TL. işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam 30.217,15 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği, Fazla talep edilen 101,54 TL. faiz alacağının icra dosyasından dışlanması gerektiği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava üst işveren davacının alt işveren davalı tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlıgın sigortalı işçinin kıdem ve ihbar tazminatını hak edecek şekilde iş akdinin sonlandırılması sebebiyle, buna bağlı olarak ödenen işçilik tazminatından davalı alt işverenin sorumluluğu hususunda toplanmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dava dışı işçi --- açmış olduğu-----İş Mahkemesinin -----Esas ve----İş Mahkemesinin ----- esas sayılı dava dosyalarında Alt işveren davalı ----- üst işveren davacı-----
Şirketinin aleyhine olarak ikame edilen davada verilen kararlar gereği kararların icraya konulduğu, davacı yanca ----İcra Dairesi'ne 3.074,86 TL ve -----.İcra Dairesi'ne 23.443,32 TL ödemelerin yapıldığı tespit edildiği, her ne kadar ------İcra Dairesi'ne 24.807,76 TL ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise buna ilişkin tahsilat makbuzu veya ödeme belgesi sunulmamıştır. Davalı Alt işveren ------ ile davacı üst
işveren ... arasında imzalandığı bildirilen 22.06.2015 tarihli
sözleşmenin 7. Maddesinde istihdam edilen işçilerin hak ve alacaklarına ilişkin tüm sorumluluğun
taşıyıcı firma olan ----- ait olduğunun belirtildiği-----
Merkezi’nin 19.04.2024 tarihli cevap yazılarına ekli işçi ---- Sigortalılık
Tescil Ve Hizmet Kaydı Tespitine göre, 02/06/2015 tarihinden itibaren 17/01/2017 tarihine kadar geçen dönemde Alt işveren ------. nezdinde sigortalı olarak çalıştığı tespit edildiği,
Davacı şirketin dava dışı işçisine yaptığı ödemeyi davalı şirketten alt işveren sıfatlarından kaynaklı tahsil hakkının bulunup bulunmadığı ve davalının sorumlu olacağı miktarın saptanması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunda rucü alacağına esas olmak üzere denetime elverişli hesaplama yapıldığı, -----İcra Dairesi'ne 23.443,32 TL ödemelerin yapıldığı, her ne kadar 24.807,76 TL miktar bakımından işlemiş faiz hesabı yapılmış ise mahkememizce 23.443,32 TL işlemiş faiz hesabı yapıldığında 890,20 TL olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayımızda, davanın tarafları arasında akdedilen sözleşme hükümlerinde işçinin hak ve alacaklarında davalının sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunduğu nazara alındığında dava dışı işçiye ödenmiş tazminat bedellerinin tamamının sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda asıl alacağın 26.518,08 TL ve işlemiş faizin 2.282,71 TL olduğu tespit edilmekle, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 26.518,08 TL asıl alacak ve 2.282,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.800,79 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temmerrüt faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 5.303,61 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 28.800,79 TL lik kısım yönünden alınması gereken 1.967,38 TL harçtan peşin alınan 517,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.449,61 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 28.800,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 427,60 TL başvuru harcı, 517,77 TL peşin harç ve 582,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.527,87 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.201,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
7-Kabul red oranına göre belirlenen 3.419,80 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 180,20 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.