T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/252
KARAR NO : 2025/161
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ----. tarafından ---- numaralı Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ---- yerleşik ---- Faturası ve Çeki Listesi muhteviyatı 88 palet Otomotiv Yedek Parçası cinsi emtia sattığını, emtialar---- plakalı tira yüklenerek Türkiye'den ----- davalı sorumluluğunda nakliyesi esnasında hasara uğradığını, müvekkilinin sigortalısına ait emtiaların, nihai varış adresine teslimat öncesi yapılan kontrollerde emtialarda hasar tespit edilerek CMR Belgesi üzerine ---- şeklinde "NAKLİYE REZERV NOTU / 5 PALET ISLAK, 1 PALET ÜSTÜ YIRTILMIŞ" hasar şerhi düşüldüğünü, taşıma başlamadan araca yükleme öncesinde kalite kontrolleri ile yükleme sırasında sayım ve istif durumlarının uygun ve eksiksiz olduğu sabit olduğunu, bu hususta aksine yönelik davalı tarafından taşıma evraklarına herhangi bir çekince konulmadığını, bu nedenle emtiaların nakliye esnasında hasarlandıkları tartışmasız olduğunu, akabinde görevlendirilen ---- firması tarafından hasar incelemesi yapıldığını, ıslanan emtialarda paslanma tespit edildiğini, ıslanan emtiaların hasarlı - hasarsız ayrıştırımı yapıldığını, firma tarafından bu konuda 252,80 EUR tutarlı ekli Hizmet Faturası düzenlendiğini, müvekkilinin sigortalısı, ıslanarak hasarlanmış emtiaların toplam mal bedeli 2.207,62 EUR ve hasar ayrıştırma hizmet bedeli 252,80 EUR olmak üzere toplam 2.460 EUR değerinde zarara uğradığını, sigortalıya ait emtiaların nakliye esnasında hasarlanması sonucu oluşan sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, söz konusu hasar ödemesine ilişkin dava dışı sigortalıya yapılan ödemeden sonra alınan Banka Ödeme Dekontunun deliller arasında sunulduğunu, fatura ve yapılan tespitler gereğince toplam 2.460 EUR sigortalı zararı, müvekkili şirket tarafından ödenmek suretiyle tazmin edilmiş olup, geçerli bir sigorta poliçesi ile sigortalısının zararını karşılayan müvekkilinin halefiyet hükümleri gereğince işbu davayı açmaya hak kazandığını, dilekçe ekinde sunulan Sevk İrsaliyesinde görüleceği üzere taşıma ---- plakalı araç ile gerçekleştirilmiş ve araçların Araç Ruhsat Belgesinden görüleceği üzere araçlar 1 no.lu davalıya ait olduğunu, dava konusu CMR Belgesi başta olmak üzere sunulan evraklar taşımanın 1 no.lu davalı sorumluluğunda gerçekleştiğini gösterdiğini, bu nedenle davalıya işbu CMR Belgesi ve istinaden taşıyıcı sıfatıyla tüzel kişilik olarak dava açıldığını, ayrıca söz konusu davalı araç maliki olması nedeniyle araç işleteninin kusursuz sorumluluğu açısından da sorumlu tutulduğunu, 2 no.lu davalıya taşıyıcının sigortacısı olması sebebiyle dava açıldığını, meydana gelen hasarın tespitine müteakip ekspertiz çalışması yapılmış ve Ekspertiz Raporu düzenlendiğini, Eksper Raporunda: nakliye aracının ----plakalı yarı römorkunun ruhsat sahibi ---- sorumluluk sigortacısı olan ---- tarafından da, bu hasarla ilgili olarak ---- nolu hasar dosyası açıldığını, nakliye aracının kapsının su geçirmezlik vasfını kaybetmiş olması nedeniyle, yağmur sularının araç içine girmesi sonucu konu hasarın oluştuğu görüşünde olduklarını, nakliye esnasında oluşan bu hasarın, poliçe teminatı (I.C.C. (A)) kapsamında olduğunu, dolayısıyla emtiaya ilişkin hasarın davalılar sorumluluğunda taşıma esnasında meydana geldiği uzman eksperlerce tespit edildiğini, eksper raporunda nakliye aracının kapsının su geçirmezlik vasfını kaybetmiş olması nedeniyle, yağmur sularının araç içine girmesi sonucu konu hasarın oluştuğu tespit edildiğini, taşıma konusu aracın taşımaya uygun olmaması, emtiaya uygun aracın kullanılmamış olması ve taşıma öncesi gerekli kontrollerin yapılmayıp önlemlerin alınmaması sebebiyle emtianın hasarlanması ağır kusur göstergesi olduğunu, hal böyleyken davalının ağır kusurlu hareketleri nedeniyle lehine sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağını beyan ile, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davanın kabulünü, müvekkilinin davalıdan olan 2.460 EUR asıl alacağına ilişkin --- İcra Müdürlüğü ----sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamını, CMR m.27 gereğince asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %5 faizi birlikte davalıdan tahsilini, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ----. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın söz konusu alacağı bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, söz konusu icra takibi yetkili Yer İcra Müdürlüğünde başlatılmamış olup, sayın mahkemece de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının rücu hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, davaya konu hasar satıcı şirketin yükleme ve istifleme hatasından kaynaklı olup davacı tarafından poliçe kapsamında bulunmayan bir ödeme satıcı şirkete yapıldığını, bu ödemenin müvekkiline rücu edilmesi mümkün olmayıp iş bu davanın reddi gerektiğini, dolayısıyla rücu şartları gerçekleşmediğinden ortada bir alacak bulunmadığını, müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, kusur yoksa rücu edilebilecek zararda bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde her ne kadar söz konusu hasarın müvekkil şirkete ait araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla gerçekleştiği iddia edilmiş olsa da bu hususun kabulü mümkün olmadığını, davacının bu iddiasını dayanak hiçbir husus bulunmadığını, taşıma sırasında gereken dikkat ve özen yükümlülüğü yerine getirildiğini ve emtianın alıcıya ulaştırıldığını, bu hasarın gerçekleşmesinin nedeninin satıcı tarafından yüklenen emtianın hatalı yüklenmesinden kaynaklı olduğunu, davaya konu hasar yükleme sebebiyle oluşmuş olup soyut gerekçelerle müvekkiline ait araç sürücüsüne kusur izafe edilmesi mümkün olmadığını, izah edilen bu durumun aksini ispat yükümlülüğü davacı üzerinde olduğunu, dosya kapsamı incelendiğinde görüleceği üzere davacı taşıma sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıldığını ispat edemediğini, tek taraflı ekspertiz raporu hatalı olup kabulü mümkün olmadığını, tek taraflı tanzim edilen ekspertiz raporunun kabulü mümkün olmadığını, sunulan ekspertiz raporunda zararın araç içi emniyet almada yetersizlik nedeni ile meydana gelmiş olduğu tespit edildiğini, bu husus muğlak olup hangi sebeplerle müvekkiline kusur izafe edildiği belirtilmediğini, tarafsız bilirkişilerce kusura ilişkin inceleme yapıldığında müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı görüleceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar gören emtianın değeri fahiş şekilde tespit edilmiş olup kabulü mümkün olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyan ile, fazlaya dair her tülü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davaya bakmaya sayın mahkemenin yetkili olmaması ve ----- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması sebebi ile yetkisizlik kararı verilmesini, hukuki mesnetten yoksun davanın usulden ve esastan ayrı ayrı reddini, haksız ve kötü niyetli takip nedeni ile alacağı % 20'sinden az olmayacak şekilde lehimize tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davada; davacı taraf, dava dışı sigortalısı -----ait emtiaların hasarlanması sebebiyle Nakliyat Emtea Abonman Alt Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği bedeli tazmin amacı ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, dilekçe ekinde olaya ilişkin hiçbir belge olmadığını, davalı ---Şirketi, müvekkili şirket nezdinde ----- poliçe numaralı 01.01.2021 Başlangıç ve 01.01.2022 bitiş tarihli CMR Karayolu İle Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu taşımaya CMR konvansiyonu hükümlerinin öncelikli olarak uygulanacağını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu uyuşmazlığın tabi olduğu CMR Konvansiyonu m. 32 uyarınca, zamanaşımı süresi 1 yıl olduğunu, bu yönüyle, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu talepler müvekkili şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin teminatı kapsamı dışında olduğundan, müvekkili şirketin dava konusu zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu hasara ilişkin müvekkili şirkete başvurulduğunu, -----numaralı hasar dosyası açıldığını, ve dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler neticesinde, davaya konu zararın teminat dışında olduğu tespit edildiğinden başvuru reddedildiğini, dava konusu hasara ilişkin tanzim edilen ekspertiz raporunda da açık bir şekilde belirtildiği üzere, dava konusu hasar, ---- (çekici + dorse) plakalı araç üzerindeki brandanın yetersiz olması sebebiyle, Türkiye'den ---- kadar olan karayolu nakliyesi sırasında sevkiyatı gerçekleştiren -----plakalı dorsenin kapısının su geçirmezlik vasfını kaybetmiş olması sebebiyle yağmur sularının içeriye sızdığı ve emtiaların kısmen ıslanması neticesinde zararın meydana geldiği tespit edildiğini, buna ek olarak yine aynı ekspertiz raporunun 5. Sayfasında---- plakalı dorse tentesinin sağ- sol kısımlarının yırtık -yamalı olduğu ve tentenin yeni olmadığı da açıkça tespit edildiğini, branda su geçirmezlik vasfını kaybetmiş olup dava konusu hasarın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, hiçbir şekilde sorumluluğun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, davacı tarafın sınırlı sorumluluk hükümleri üzerinde kalan talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabında dikkate alınması gereken bir diğer hususun ise taşıyıcının sınırlı sorumluluğu olduğunu, nitekim CMR m. 23/3 hükmü uyarınca tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacağını, CMR'nin 25. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, tazminat miktarının ve sorumluluk sınırının, emtianın hasara uğrayan kısmı üzerinden hesaplanacağını, davanın reddi talepleri asıl olmakla müvekkili şirketin ancak CMR hükümleri çerçevesinde faizden sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan ile, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, her halükarda fahiş olan talebin reddini, davacı tarafın haksız icra inkar tazminat talebinin reddini, davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "A- Teknik olarak Emtia Yönünden; Dava konusu olayda, meydana gelen hasar tutarının Eksper tarafından da tespit edildiği gibi, 2.460,42 Euro olabileceği, hesaplanan tutarın serbest piyasa koşullarında kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine, hasarın şekline niteliğine uygun olduğu, malzemenin özelliği göz önüne alındığında sovtai değerinin olmadığı, B- Taşımacılık Yönünden, Dava konusu ortaya çıkan hasarın oluşmasına gönderenin veya yükletenin bir davranışının ya da taşınan eşyanın özel bir ayıbının sebep olmadığı dolayısıyla taşınmak üzere -----/Türkiye'de sağlam ve eksiksiz olarak teslim alınan malları taşıyan aracın 1 numaralı davalı taşımacının sorumluluğunda olduğu ve taşımacı tarafından sağlam ve eksiksiz teslim alınan tasıma konusu bu malların ---- bulunan alıcı firmaya 5 paletinin ıslanmış olarak 1 platenin ise üzeri yırtılmış olarak hasarlı bir şekilde teslim edildiği anlaşıldığından taşımacı tarafların bu noktada oluşan 2.460.42EUR tutarında olan hasardan CMR konvansiyonununun sınırlı sorumluluk ¡lekeleri kapsamında sorumlu olduğu, Bilirkişi heyetimizce CMR Konvansiyonu sınırlı sorumluluk ilkeleri kapsamında yukarıda değerlendirmeler kısmında da detaylıca ele alındığı üzere hasar tanzimi için yapılan hesaplama sonucu; Hasarlı mallara ilişkin eksik brüt kilo 299,12kg x 8.33 SDR = 2.491,67SDR tutarı ile Taşımacının CMR Konvansiyonu kapsamında sınırlı sorumlu olduğu,Taşımacının CMR Konvansiyonu kapsamında sınırlı sorumlu olduğu 2.491.67SDR tutarı ise bu hesaplamanın yapıldığı en güncel tarih olan 30.09.2024 günü saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki ---- Kurları dikkate alındığında 1 SDR = 46.3050 TL olduğu dolayısıyla bu tarihte yapılan hesaplamaya göre Taşımacının CMR Konvansiyonu kapsamında sorumlu olacağı üst limitin; 2.491,67SDR x 46.3050TL = 115.376,77 TL olduğu, ---- sayı ve 17.12.2021 tarihli Emtia Faturası ve 17.12.2021 tarihli packing list (Çeki listesi) dikkate alındığında hasarlı olan 1.008 adet emtia için fatura kıymetinin 2.207,62EUR olarak tespit edildiği, dolayısıyla hasarlı mallara ilişkin 2.207.62EUR tutarını yine bu hesaplamanın yapıldığı en güncel tarih olan 30.09.2024 günü saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki ---- Kurları dikkate alınarak TL'ye çevirdiğimizde (1 EUR = 38.2402 TL) 2.207,62 EUR x 38.2402 TL = 84.419.83TL sonucuna ulaşıldığı, Hasarlı olduğu tespit edilen 299,12kg emtia için ürün özelliği gereği sovtaj değerinin olmayacağı yönde gerek ekspertizler gerekse de yukarıda Teknik bilirkişi tarafından tespit yapıldığı, Yukarıda hesaplanan tutarlardan EN DÜŞÜK OLANI taşımacı tarafından tazminat bedeli olarak ödeneceğinden bu noktada hasarlı emtiaya isabet eden 2.207,62 EUR ve hasarlı malların tespiti için yurt dışında yapılan "ayrıştırma hizmet bedeli" adı altında 252.80EUR tutarında oluşan masaraftan yani toplamda 2.460.42 EUR tutarında oluşan zarardan Davalı taşımacının sorumlu olacağı, Davacı sigorta firması olan ---- tarafından ----- işlem referans numarası ile 01/03/2022 düzenleme tarihli ---- ait dekont ile Dava Dışı Sigortalı ----- Bankasında bulunan hesabına Dava konusu hasarlı teslimattan sebep oluşan 2.460,42 EUR hasar bedeline isabet eden tutardan 0,42EUR'luk kısmı eksik olmak üzere toplamda 2.460,OOEUR'nun havale edildiği ve dekont açıklamalarında ise ----- numaralı hasar dosyasına ilişkin bilgilere ver verildiği, dolayısıyla buradan hareketle dava dosyasına sunulan ve yukarıda yer verilen bilgi ve belgelere istinaden buradaki takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı sigortacı tarafından davalı taşımacıdan talep edilen tutarın 2.460,OOEUR'luk kısmının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Halefivet" başlıklı 1472. Maddesi delaletiyle halefivet ilkeleri kapsamında verinde olduğu. CMR konvansiyonunun 27. Maddesine istinaden Davacı tarafın davalı taşımacıdan yılda %5 üzerinden faiz talep edebileceği, buradan hareketle dava konusu oluşan 2.460,00 EUR tutarındaki hasar bedeline Yıllık %5 Faiz oranı tatbik edildiğinde bu madde üzerinden yıllık faiz tatbik edilmesi hususunda takdir yine tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 123.00EUR olarak yıllık faiz tutarı hesaplandığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucu "01.10.2024 tarihli kök raporumuzda ver alan görüşleri değiştirecek nitelikte bir unsurun bulunamadığı, böylelikle 01.11.2024 tarihli kök raporumuzdaki görüşlerin muhafazasının gerektiği" yönde sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, sigortacının sigortalısına ödediği tazminat bedelinin kusurlu 3. kişiye karşı açmış olduğu rücu alacağına dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunmamıştır.
-----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası incelendiğinde alacaklının ----- Sigorta şirketi olduğu, borçluların sırasıyla -----Sigorta şirketi olduğu, ----- borca itirazda bulunmadığı, diğer borçlular aynı zamanda iş bu davanın davalıları-----ve--- şirketi borca itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçluların ayrı ayrı ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, Türkiye’de yerleşik dava dışı ----- tarafından -----’da bulunan ----- firmasına 70.486,09 euro kıymetinde ve muhtelif otomotiv yedek parça cinsi emtianın satışı nedeniyle taşıma konusu emtianın dava dışı sigortalı----- tarafından davacı ----- nakliyat emtia abonman alt poliçesi ile sigortalatıldığı, Türkiye'den yüklenerek ----- götürülmek üzere teslim alınan emtianın rizikonun (hasar tespitinin) 29/12/2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.01/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre taşımaya konu emtiadaki hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin sigorta tazminatı olarak ödendiği yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, taşıyıcının dava dışı sigortalıya ait emtiayı tam ve eksiksiz olarak teslim almış, ancak karayolunda taşıması sırasında meydana gelen hasar nedeniyle emtianın zarara uğradığı, 01/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre dava konusu emtiadaki hasarın taşıma sırasında meydana geldiği dolayısıyla taşıma işini üstlenen davalı taşıma şirketi CMR m. 17/1'e göre oluşan hasardan sorumlu olmasının kabulü gerekeceği, hasarlanan emtiada sovtaj değerinin bulunmadığı, toplam zararın 2.460,00 euro olduğu, davacının davalılardan talep edebileceği tazminat miktarının 2.460,00 euro olduğu yönünde değerlendirmelerde bulunmuştur.
Mahkememizin 3 nolu celsesi ara kararları ile 01/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna karşı ileri sürülen itirazların karşılanması için ek rapor tanzimi yoluna gidilmiştir.28/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin baki olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.
Davalı ----- sigorta vekili dava dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Somut olayda eşya kısmi hasarlı olarak teslim edildiğinden sürenin bitişi teslim tarihi olan 29/12/2021 tarihi olacaktır. Davacı sigorta şirketi tarafından ödemiş olduğu sigorta tazminatı için 30/11/2022 tarihinde bir yıllık süre içerisinde icra takibi başlatılmış ve zaman aşımı kesilmiştir. TBK 157’nci madde 2.fıkrası, zamanaşımının icra takibiyle kesilmesi halinde takibe ilişkin her işlemden sonra yeni bir sürenin başlayacağı hükmünü haizdir. Bir diğer ifadeyle zamanaşımını kesen her işlemden itibaren 1 yıllık süre yeniden başlayacaktır. Davanın dayandığı icra takibinde ödeme emrinin 05/12/2022 tarihinde borçlular -----tebliğ edildiği, davalı borçlular vekillerinin ayrı ayrı 12/12/2022 ve 08/12/2022 tarihli itirazları ile İcra Dairesinin 12/12/2022 ve 08/12/2022 tarihli kararları ile takibin bu borçlular yönünden durdurulduğu, icra dosyasında bu borçlular bakımından başkaca işlemde yapılmadığı, davanın zaman aşımını kesen son işlem tarihi olan 12/12/2022 tarihinden itibaren 1 yıllık süre sonu olan en geç 12/12/2023 tarihinde açılması gerekirken 04/04/2024 tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı görülmektedir.Benzer konuya ilişkin Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin ----- esas ve ---- karar sayılı ilamında; " İcra takibinin itiraz üzerine durması halinde, alacaklının kesilen ve yeniden başlayan zamanaşımı süresinin tekrar kesilmesini ve yeni bir sürenin başlamasını teminen yapabileceği tek işlem, itirazın iptalini veya kaldırılmasını dava etmekten ibarettir. Söz konusu işlemlerin, istikrar kazanan Yargıtay uygulaması ve doktrince de benimsenen “uyuşmazlığı ileriye götüren işlemler” niteliğinde olduğu açıktır. İİK’nun 67. ve 68. maddelerinde söz konusu davaların açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık ve 6 aylık süreler ise hak düşürücü nitelikte olup itirazın tebliği tarihinden itibaren başlamakla birlikte, bu davaların itiraz alacaklıya tebliğ edilmeden de açılmasına engel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. İtirazın alacaklıya tebliğ edilmemesi, sadece İİK’nun 67 ve 68. maddelerinde sözü edilen hak düşürücü sürelerin başlamasına engel teşkil eder niteliktedir. Bu açıdan bakıldığında, işbu dava, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış ise de, hak düşürücü süre ile zamanaşımının birlikte cereyanı ve her iki sürenin aynı (olayımızda olduğu gibi bir yıl) olması halinde zamanaşımı süresinin dolmasından sonra ve fakat hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramasına engel bir niteliği yoktur.
Tüm bu nedenlerle, takip ve dava konusu alacak, CMR’nin 32, BK’nun 133, 132 ve 136. maddeleri gereğince dava tarihinden önce zamanaşımına uğramış olup, davalı vekilinin bu yoldaki def’inin eksik, hatalı ve yetersiz gerekçeyle reddedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında söz konusu sürenin dolmaması hak düşürücü süre ile zamanaşımının birlikte cereyanı ve her iki sürenin aynı (olayımızda olduğu gibi bir yıl) olması halinde zamanaşımı süresinin dolmasından sonra ve fakat hak düşürücü süre içerisinde açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramasına engel bir niteliği olmaması hususları hep bir arada değerlendirilerek mezkur Yargıtay kararı ile CMR’nin 32/1. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde zamanaşımı süresinin emtiadaki hasarın niteliğine göre ve en erken teslim tarihinden olmak üzere belirleneceği ifade edilmesi karşısında somut olayımızda teslim tarihi 29/12/2021 olan hasarlı emtia için CMR Konvansiyonu 32’nci madde 2.paragraf kapsamında davacı tarafından zaman limitini erteleyecek nitelikte davalılara yazılı bir talepte bulunulduğuna dair bir iddia ve belgede dosyada mevcut değildir. Her ne kadar takibe karşılık davalılar tarafından ayrı ayrı sunulan vaki itiraz dilekçesinin tebliğ edilmemesinden kaynaklı İİK 67’nci maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı tespit edilmiş ise de ödeme emrinin tebliği zamanaşımını süresini kesen nedenler arasında olup, zamanaşımını durduran sebep olarak kabul edilemeyeceği gibi esasen itiraz dilekçesinin tebliğinin İİK 67’nci maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamasında önem arz edecek olmasına göre zamanaşımı süresinin işlemesine engel teşkil etmeyeceği anlaşılmakla zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra ikame edilen davanın zamanaşımı itirazının kabulü gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Zira ---- BAM ----HD ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin olarak; " Somut olayda davalının özen yükümlüğünü ihlalden doğan hareketinin bilerek kötü hareket olarak kabulü mümkün olmadığından 1 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Dava konusu emtia dava dışı sigortalıya 05/01/2018 tarihinde teslim edilmiş ve icra takibi 31/07/2018 tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde başlatılmıştır. İcra takibinde ödeme emri 13/08/2018 tarihinde borçluya tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili tarafından 14/08/2018 tarihli itirazı ile İcra Dairesinin 15/08/2018 tarihli kararı takibin durdurulmasına karar verilmiş ve icra dosyasında başkaca işlemde yapılmadığından, davanın zaman aşımını kesen son işlem tarihinin 15/08/2018 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Dava zamanaşımını kesen en son işlem tarihinden 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 25/09/2020 tarihinde açılmıştır. (TBK 154/1-2, 157/2) Davalı boçlunun icra takibine itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olması hak düşürücü süreyi başlatmaz ise de zamanaşımı süresinin işlemesini engellemez. Bu nedenle zamanaşımını kesen en son nedenden dolayı 1 yıllık sürenin geçmesi ile zamanaşımı gerçekleşmiş olur. Somut dava bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmış olduğundan Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. " şeklinde gerekçelere yer verildiği, hal böyle olunca da davacının taşımacının bilerek kötü hareket ettiğini ispatlayamadığı, bu haliyle 3 yıllık uzamış zamanaşımı iddialarının yerinde olmadığı, uygulanması gerekenin 1 yıllık zamanaşımı olduğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk ------ ilamında benzer konuya ilişkin; " Davacı sigorta şirketinin ödemesinin zamanaşımı süresi içerisinde olmadığı anlaşılmakla davalı ---- zamanaşımı itirazı ve bu itiraz gözönüne alınarak bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir." şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür. Somut olayımızda da davalı ----Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmasına rağmen davalı----- vekili zamanaşımı itirazında bulunmamıştır. Davalı -----vekili bilirkişi ek raporuna karşı 01/02/2025 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bu cümleden olmak üzere-----vekilinin süresinde ileri sürmediği zamanaşımı itirazı hükme esas alınmamıştır.TBK'nın 161. maddesine göre, zamanaşımı defii taraflarca ileri sürülmediği sürece hakim tarafından kendiliğinden göz önüne alınamayacağından, zamanaşımı savunması davalı takip borçlusunun yetkisine bırakılmış olup, davacının davalının savunmasını önceden bilme ihtimalinin bulunmamasına göre davacı tarafın takibininde kötü niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. (------BAM. ----. HD. -----
Sonuç olarak, davacı sigorta firması olan ----- tarafından dava dışı sigortalı----- dava konusu hasarlı teslimattan sebep oluşan 2.460,00 euro zararın karşılandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Halefiyet” başlıklı 1472. Maddesi delaletiyle halefiyet ilkeleri kapsamında yerinde olduğu, davacının karşıladığı zararın davalılardan talep edildiği, yukarıda ayrıntısı açıklandığı üzere davalı ---- Sigorta şirketine karşı ileri sürdüğü alacak talebinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, diğer davalı bakımından alacak talebinin yerinde olduğunun bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşıldığı, davacının davalı ----- yönelik alacak iddiasını ispatladığı vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı yan icra inkar tazminat talebinde bulunmuş ise de ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi ------ sayılı ilamında tartışıldığı üzere; taşımadan kaynaklı zarardaki kusurun tespiti yargılamayı gerektirdiğine ilişkin değerlendirmeler esas alınarak alacağın likit ve belirlenebilir olmadığı vicdani kanaati ile icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.Tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu görülmekle ---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 2.460 Euro üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir. Vekalet ücreti ile harç hesaplaması Yargıtay ----.Hukuk Dairesinin ----- Sayılı kararı doğrultusunda dava tarihindeki (04/04/2024) ---- Bankası EURO/TR efektif satış oranı olan (34.6771) esas alınarak yapılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı ---- şirketine karşı açmış olduğu davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ----- Şirketinin İİK'nun 67/2 maddesi kapsamında yasal koşulları oluşmayan Kötüniyet Tazminatı talebinin Reddine
3-Davacının davalı ----- karşı açmış olduğu davanın KABULÜ ile; ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 2.460 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin DEVAMINA,
4-Alacağın varlığı ve miktarının tesbiti yargılamayı gerektirip likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 5.820,01 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 1.214,82 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 4.605,19 TL karar ve ilam harcının davalı ----- Şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı ----- Şirketi davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ---- Şirketine verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.214,82 TL peşin harç toplamı 1.642,42 TL ile 18.249,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 19.891,42 TL olan yargılama giderinin davalı -----Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalılar tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Arabuluculuk ücreti 3.800,00 TL'nin davalı ----- Şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.