T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/413
KARAR NO : 2025/103
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle takibin durdurulmasını teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesine, neticede davalarının kabulü ile ----. İcra Müd. ---- Sayılı icra takip dosyası ile 01.12.2018 vadeli 86.000TL.lık bonoya istinaden başlatılan icra takibinde imzanın müvekkilimize ait olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddine, takibin devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle davacı aleyhine %20 ‘den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına ve %10’dan aşağı olmamak üzere para cezasına hükmedilmesini, vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Davacı vekili, Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında davalı tarafından ---- İcra Müdürlüğü' nün ----- Sayılı dosyası ile 01.12.2018 vadeli 86.000TL.lık bonoya istinaden başlatılan icra takibi başlatıldığını, mezkur bonodaki davacıya atfen atılan imzaların davacıya ait olmadığını, davaya konu bono üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında imzanın davacının eli ürünü olmadığının ortaya çıkacağını, davanın kabulü ile----İcra Müd. ----- icra takip dosyası ile 01.12.2018 vadeli 86.000TL.lık bonoya istinaden başlatılan icra takibinin iptalini, davalının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının imza itirazının taraflarınca kabul edilmediği, davacı tarafından haksız ve kötü niyetle ileri sürülen bu iddianın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava; İ.İ.K'nun 72. Maddesinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat talebine ilişkindir.
----- İcra Müdürlüğü' nün ----. İcra Hukuk Mahkemesinin ----esas ve ----- karar sayılı ilamı ve tüm fiziki dosyası, ----- İcra Hukuk Mahkemesinin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamı ve tüm fiziki dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanmış; ----- İcra Müdürlüğü' nün ----sayılı dosyası içerisinde bulunan..., borçlusu ..., 01/12/2018 vade tarihli, 86.000,00 TL bedelli senet aslı ile;
...'a ait imzaları içeren istiktap tutanağı, davacıya ait 27/10/2022 tarihli kimlik kartı başvuru belgesi, 31/03/2016 tarihli adres beyan formu asıllları temin edilerek dosya imza incelemesine esas olmak üzere ATK ya sevk edilmiştir.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Fizik İhtisas Dairesinin 25/12/2024 tarihli ve ----- rapor nolu bilirkişi raporunda; " İnceleme konusu senette ... adına atılı üst tarafta yer alan borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" kanaatine varıldığı görülmüştür.Benzer konuya ilişkin Yargıtay -----Hukuk Dairesinin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında; "Mahkemece davacılar tarafından aynı yöntemle oluşturulmuş dava konusu olmayan çeklerin ödenmiş olmasına ve ödenen çeklerdeki keşideci ve ciranta imzalarının dava konusu çeklerdeki keşideci ve ciranta imzalarının aynı kişiye ait olduğuna dair alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davaların reddine karar verilmiştir. Ancak aynı mahiyetteki başka çeklerin herhangi bir şekilde ödenmesi davacıların işbu dava konusu çeklerde ki imzalara itiraz etmelerine engel teşkil etmez." şeklindeki açıklamaları ile imza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defi olduğu ortaya konulmuştur.
Benzer konuya ilişkin ----- BAM -----. HD. ----- esas ve---- karar sayılı ilamında; "Davacı şirketin takibe konu 28/02/2019 keşide tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı çekin lehtarı göründüğü, davacının çekteki lehtar-birinci ciranta imzasının şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan grafoloji raporu ile "Çekteki davacı şirket adına atılı ciranta imzasının davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı" sabit olmuştur. Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, benzer imzalı çeklerin aynı ticari ilişki kapsamında verildiği ve ödendiği yönünde bir iddia bulunmadığından bu konuda haricen araştırma yapılmasına gerek olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. " şeklinde açıklamalarının ışığı altında somut olayımızda 28/02/2019 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli, ----- seri nolu senetteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek nitelikte olması hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesi ile kötü niyet tazminatı talep etmiştir. Benzer konuya ilişkin ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas---- Karar sayılı ilamında; "Davalı vekilinin kötüniyet tazminatıyla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde ise; alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davaya konu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, dava konusu çekte davalının lehtar, davacının ise keşideci oldukları, davalı ile davacının doğrudan ilişki içinde olması ve taraflar arasında yüzyüzelik bulunması nedeniyle davalının, davacının imzasının adı geçen şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, çekteki imzanın davacı şirket yetkisinin eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu çeke dayalı olarak başlatılan takipte, davalının ağır kusurlu kabul edilmesinde ve tazminat ile sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin kötüniyet tazminatıyla ilgili istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında somut olay incelendiğinde dosya içerisinde bulunan alacaklısı ..., borçlusu ..., 01/12/2018 vade tarihli, 86.000,00 TL bedelli senet bakımından imzanın davacı eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu senede dayalı olarak başlatılan takipte, davalının ağır kusurlu kabul edilmesi ve tazminat ile sorumlu tutulması gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın kabulüne,
2-Davacının ---- İcra Müdürlüğü' nün -----. sayılı dosyasında mevcut alacaklısı ..., borçlusu ..., 01/12/2018 vade tarihli, 86.000,00 TL bedelli senet bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-Davalının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 86.000,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 5.874,66 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 1.468,67 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.405,99 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.468,67 TL peşin harç toplamı 1.896,27 TL ile 6.814,00 TL (ATK faturası, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 8.710,27 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.