T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/441
KARAR NO: 2025/88
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/06/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---------- Tüketim tüketimin davalı üretici firma ile 2019 yılında imzalamış olduğu tek satıcılık sözleşmesi uyarınca, 5 yıldır ----------, --------, ---------, ----------, ---------, ---------, ---------, ----------- bölgesinde davalı firmanın ürünlerinin tek satıcısı olarak faaliyet gösterdiği, aynı şekilde 2022 tarihinde imzalamış olduğu tek elden dağıtım sözleşmesi ile, de -------, ---------, ---------, ---------, ---------, ---------, ---------, ---------, ---------, ---------, ---------, --------, --------, --------- ve --------- bölgesinde davalı firmanın ürünlerinin tek satıcısı olarak faaliyet gösterdiği, müvekkilinin bu süre zarfında davalı firmanın ürünlerini münhasır tanınan bölgede etkin bir şekilde tanıttığı, müşteri kitlesi oluşturduğu ve satışları artırarak firmanın pazar payını büyüttüğünü, davalı firmanın, herhangi bir neden göstermeksizin ve fesih bildirimi yapmaksızın müvekkilinin tek satıcılık sözleşmesini fiili olarak feshettiği, TTK 20/3 uyarınca tacirler arasında fesih bildirimi; noter aracılığıyla, iadeli taahütlü mektupla ya da telgrafla yapılması gerektiği. bayilik sözleşmesinde tarafların tacir olduğu durumlarda bu şekil şartına uyulması gerektiği, bu konuda kanunda belirtilen fesih şartı geçerlilik şartı olduğu, somut olayda müvekkiline herhangi bir fesih ihbarı yapılmadığı gibi; davalı yanın dava dışı firma ile distrübütörlük görüşmeleri yapmış olduğu hususu da sözleşmenin devam ettiği esnada taraflarınca haricen öğrenildiğini, fesih işleminin, müvekkilinin ticari itibarını zedelediği, müşteri portföyünün kaybedilmesine ve ciddi zararlara yol açtığı, bu şekliyle gerek üretici firma ve gerekse dava dışı yeni bayii müvekkilinin oluşturduğu hazır pazarın içinde faaliyet göstermeye başlandığını; tek satıcılık sözleşmelerinde, haksız ve bildirimsiz fesih halinde bayinin denkleştirme tazminatına hak kazanacağı doktrin ve Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu, TBK .madde 122 uyarınca, haksız fesih uyarınca uğranılan zararların tazmini gerektiği, tek satıcılık sözleşmesinin usule aykırı şekilde fiili feshinden ötürü, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL denkleştirme tazminatının ticari faiziyle birlikte tahsilini, müvekkili firmanın maruz kaldığı ticari itibar kaybı nedeniyle uğradığı manevi zarar karşılığı 2.000.000 TL. nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin --------- esas sayılı dava dosyasında bulundukları birleştirme taleplerinin iş bu dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini. huzurdaki davanın denkleştirme tazminatı yönünden kısmi dava olarak açıldığı sabit olup, yargılamanın bu kabul ile yürütülmesini, arabuluculuk tutanağının aslı veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmediği davacı tarafa bu hususta kesin verilmesini, taraflar arasındaki sözleşmelerin davacıdan kaynaklanan ve başlangıçta davacının da kabulünde olan haklı nedenlere sonlandırıldığı, davacının tek satıcılık sözleşmesinden kaynaklanan asıl yükümlülüklerini zamanında ve tam olarak yerine getirmediğini, davacının sözleşmesel diğer bazı yükümlülüklerini de talep edilmesine rağmen gereği gibi ifa etmediğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin açıklamalarının doğru olmadığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin devam edeceğine ilişkin güven verilmesine rağmen herhangi bir bildirim yapılmadan feshedildiği ve feshin bölgede başka bir tek satıcının faaliyete başlaması üzerine öğrenildiğine ilişkin iddiası ile davacının sözleşmenin devamı sırasında asah gıdaya tek satıcılık vererek asli yükümlüğünü ihlal ettiği iddiasının doğru olmadığını; davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinden davacının tek satıcı denkleştirme tazminatı talep edemeyeceği, bir an sözleşmenin haksız feshedildiği kabul edilse dahi davanın denkleştirme tazminatı talep edebilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacı şirketin manevi tazminat talebini dayandırdığı vakıaların varlığının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın usulden reddini, haksız davanın her halükarda esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nın 166. maddesi uyarınca, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir. Yine aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da birini hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır. Mahkememizin --------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde aynı sözleşmenin feshinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, tarafların aynı olduğu, huzurdaki davanın ise tek satıcılık sözleşmesinin feshinden kaynaklı denkleştirme tazminatı ve manevi tazminata ilişkin olduğu, her iki davada da sonuca gidilebilmek için feshin haklı olup olmadığı hususunda hukuki nitelendirme yapılması gerketiği, biri hakkında verilecek hükmün bu nedenle diğerini de etkilediği, her iki davanın aynı hukuki nedenden doğduğu, davalar arasında birlikte tahkikat yapılması ve delillerin birlikte toplanmasını haklı gösterecek derecede yakınlık bulunduğu böylece HMK m.166/1,4 hükümleri uyarınca davalar arasında bağlantı olduğu görülmekle mahkememizin iş bu dava dosyası ile mahkememizin ----------- Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile mahkememizin ---------- Esas sayılı dava dosyalarının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin iş bu Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamanın bundan sonra mahkememizin ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin esas mahkemesince karara bağlanmasına,
5-Üye hakimde görülen davanın heyete tevdiine, bu hususta ilgili dosyaya müzekkere yazılmasına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi gereğince esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı oy birliği ile karar verildi. 05/02/2025