T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/34
KARAR NO : 2025/17
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin nezdinde ----numaralı “---- Trafik Sigorta Poliçesi” ile Sigortalı davalı -----maliki olduğu ---- plaka sayılı ticari araç, firari sürücü --- - sevk ve idaresinde iken 21.05.2016 tarihinde yaya ---- çarparak yaralanmasına sebebiyet vermiştir. Sigortalı aracın sürücüsü; olay yerini terk etmiş, tutanak tutma ve yasal evraklarını ibraz etme yükümlerini yerine getirmemiştir.Davaya konu yaralamalı trafik kazası ile ilgili olarak emniyet tarafından gerekli resmi işlemler yapılmak suretiyle ---- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ---- Soruşturma Numaralı dosya üzerinden “taksirle yaralamaya sebebiyet” suçundan soruşturma başlatılmıştır.
Bu soruşturma dosyası kapsamında yaralı----ve eşinin, kazaya sebebiyet veren ticari aracın sürücüsü ---- ve tanıkların ifadeleri alınmıştır. Tanıkların ifadeleri incelendiğinde görüleceği üzere dava dışı yaralı yayanın yerde yattığı, çevredekilerin ambulansı aradığı ve sigortalı araç sürücünün olay yerini terk ettiği açıktır.Dava dışı ----- sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının tahsili amacıyla müvekkil davacı ----- hakkında Sigorta Tahkim Kurulu Başkanlığına 22/10/2018 tarihinde-----sayılı dosya üzerinden müracaatta bulunmuş ve kurum tarafından yapılan tahkim yargılaması sonucunda; başvurunun kabulü ile 51.110,78 TL maddi tazminata, 1.567,00 TL yargılama giderine ve 5.972,19 TL vekalet ücretinin ödenmesine 31/01/2019 tarihinde karar verilmiştir. Arz ve izah edilen nedenlerle -fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı olmak kaydıyla; Davacı müvekkil şirket tarafından ödenen 80.000,00 TL maddi tazminatın 17.05.2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C.---- Kısa Vadeli Krediler için uygulanan avans faizi ile birlikte sorumlu davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalılara tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rücuya konu trafik kazası 21.05.2016 tarihind---- kara yolunda meydana gelmiştir. meydana gelen trafik kazasında sürücü ------ idaresindeki araç ile yaya-----kamyonun sağ aynası ile çarptığı ve yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla soruşturma dosyasına dahil olmuştur. ancak sürücü ----- herhangi bir kazaya karıştığını fark etmemiş ve yoluna devam etmiştir. sürücü bir kazaya karıştığını olaydan 4 gün sonra, 25.05.20216 tarihinde, ---- ilçe jandarma komutanlığı' na bağlı personelin kendisini aracının başında araması sonucu öğrenmiştir. bu durum sürücünün ----- ilçe jandarma komutanlığı'nda alınan ifadesinde sabit olarak yer almaktadır. ayrıca sürücü kontrolündeki sigortalı araç şehirler arası kargo taşımacılığında kullanılan bir kamyon olup, dava konusu kazadan önce başka sürücünün karıştığı kaza nedeniyle önden hasarlı ---- cumhuriyet başsavcılığınca yapılan soruşturma işlemleri kapsamında sürücünün ve bilgi sahibi diğer kişilerin ifadeleri incelendiğinde kazanın, kazanın olduğu an direkt fark edilmediği, yoldan geçen diğer kişilerin kazayı sonradan fark ettiği görülmektedir. ayrıca - --- isimli bilgi sahibi, yaya ---- akşam saatlerinde üzerinde koyu renk kıyafetlerle yürüdüğünü, akli dengesinden şüphe edilecek davranışlarda bulunduğunu beyan etmiştir.tüm bu hususlar doğrultusunda, akşam saatlerinde, koyu renk kıyafetlerle adeta kamufle olmuş bir şekilde şehirlerarası ana yolda yürüyen bir kişinin sürücü tarafından fark edilmesi mümkün olmayıp, sigortalı aracın bir kamyon olması nedeniyle kazaya karıştığını anlaması mümkün olmamıştır. sürücü, olayda taksirle hareket etmiş; kazaya karıştığını fark etmemiş ve olay yerini terk etmemiştir. sürücünün olay yerini terk etmesi için hiçbir sebep bulunmamaktadır. kaldı ki, olay sırasında kamyonun önceden yaşadığı kaza nedeniyle ön tarafı zaten hasarlı olduğundan sürücünün bir kazaya karıştığını da anlaması mümkün olmamıştır. yukarıda açıkladığımız nedenlerle, öncelikle zamanaşımı itirazımızı tekrarlamakla eldeki somut olayda olay yeri terk rücu sebebi oluşmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ---. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasına verilen dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket nezdinde sigortalı davalı-----plaka sayılı ticari aracın 21.05.2016 tarihinde yaya----çarparak yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, olaydan sonra yaralanan yaya ------hastaneye kaldırılarak tedavi gördüğünü ve akabinde özürlülük oranı hesaplandığında, bu oranın %37 (yüzde otuz yedi) olduğu”nun tespit edildiğini, dava dışı ------ tarafından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının tahsili amacıyla Sigorta Tahkim Kurulu Başkanlığına başvuruda bulunulduğunu ve kurum tarafından başvurunun kabulü ile 51.110,78 TL maddi tazminata, 1.567,00 TL yargılama giderine ve 5.972,19 TL vekalet ücretinin ödenmesine karar verildiğini, bu kararın dava dışı -- tarafından-----.İcra Müdürlüğünün ---- Sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu ve bu dosyaya dosya borçlusu müvekkili -----Tarafından 80.000,00 TL meblağ tutarında teminat mektubu sunulduğunu, bu süreçte Sigorta tahkim kurulunun kararına karşı yapılan itirazlarının reddedildiğini, Hakem Heyetinin itirazın reddi kararının temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay ---- Hukuk Dairesince verilen kararda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine icra dosyasına sunulan 80.000 TL'lik teminat mektubunun tamamı paraya çevrilerek ödeme yapıldığını, ayrıca mektubun paraya çevrilmesinden kalan bakiye dosya borcunun ise 28.06.2022 tarihinde 6.420,48 TL ve 267,52 TL olmak üzere 2 ayrı şekilde icra dosyasına ödenmiş olduğunu, ödenen 80.000 TL maddi tazminatın dalıdan tahsili amacıyla --- Ticaret Mahkemesi ----- Sayılı dava dosyasının ikame edildiğini, işbu davanın ise aynı icra dosyasına 28.06.2022 tarihinde 6.420,48 TL ve 267,52 TL olmak üzere 2 ayrı şekilde yapılan ödemenin rücusuna ilişkin olduğunu beyan ederek fazlaya dair talep ve haklarını saklı tutarak öncelikle işbu dosyanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin---- sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacı müvekkili şirket tarafından ödenen 6.688,00 TL maddi tazminatın 28.06.2022 ödeme tarihinden itibareren işleyecek T.C. ---- Kısa Vadeli Krediler için uygulanan avans faizi ile birlikte sorumlu davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin---- esas sayılı dosyasına verilen cevap dilekçesinde özetle; rücuya konu trafik kazası 21.05.2016 tarihinde --- kara yolunda meydana gelmiştir. meydana gelen trafik kazasında sürücü -- -- idaresindeki araç ile yaya - ---- kamyonun sağ aynası ile çarptığı ve yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla soruşturma dosyasına dahil olmuştur. ancak sürücü -- --- herhangi bir kazaya karıştığını fark etmemiş ve bu sebeple yoluna devam etmiştir. sürücü bir kazaya karıştığını olaydan 4 gün sonra, 25.05.20216 tarihinde, ---- ilçe jandarma komutanlığı' na bağlı personelin kendisini aracının başında araması sonucu öğrenmiştir. bu durum sürücünün ---- ilçe jandarma komutanlığı'nda alınan ifadesinde sabit olarak yer almaktadır. ayrıca sürücü kontrolündeki sigortalı araç şehirler arası kargo taşımacılığında kullanılan bir kamyon olup, dava konusu kazadan önce başka sürücünün karıştığı kaza nedeniyle önden hasarlı durumdadır.yürütülen soruşturma işlemlerinin akabinde --- asliye ceza mahkemesinin-----sayılı dosyası ile dava açılmıştır. kovuşturma evresinde olay hakkında sanık, mağdur ve tanıklar dinlenmiştir. dinlenen tüm tanıklar yaralanan '---- akşam saatlerinde koyu renk elbiseler ile şehirlerarası ulaşımı sağlayan ana yolda kontrolsüzce yürüdüğünü, yoldan geçen araçlara tekme attığını, normal olmayan davranışlar sergilediğini ifade etmiştir. açılan kamu davası sonucunda sürücü---- taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmaktan adli para cezası ile cezalandırılmış, sonrasında hagb kararı verilmiştir. verilen hagb kararına karşı yapılan itiraz başvurusu ile reddedilmiştir. soruşturma ve kovuşturma işlemleri sonuncunda sürücünün kastının olmadığı, taksirle hareket ettiği kabul edilmiştir. Tüm bu hususlar doğrultusunda, akşam saatlerinde, koyu renk kıyafetlerle adeta kamufle olmuş bir şekilde şehirlerarası ana yolda yürüyen bir kişinin sürücü tarafından fark edilmesi mümkün olmayıp, sigortalı aracın bir kamyon olması nedeniyle kazaya karıştığını anlaması mümkün olmamıştır. sürücü, olayda taksirle hareket etmiş; kazaya karıştığını fark etmemiş ve olay yerini terk etmemiştir. sürücünün olay yerini terk etmesi için hiçbir sebep bulunmamaktadır. kaldı ki, olay sırasında kamyonun önceden yaşadığı kaza nedeniyle ön tarafı zaten hasarlı olduğundan sürücünün bir kazaya karıştığını da anlaması mümkün olmamıştır.sonuç olarak öncelikle sürücü ---- olay yerini terk etmesi, terk etmesi için bir sebebinin bulunması kesinlikle söz konusu değildir. sürücü kaza meydana geldiğini farketmesi halinde olay yerinde durarak kolluk kuvvetini ve sağlık personelini arayabilecektir. ancak sürücü yaşanan olayın farkında dahi değildir. bu sebeple, rücu sebebi olayımızda oluşmamıştır. yukarıda açıkladığımız nedenlerle, öncelikle zamanaşımı itirazımızı tekrarlamakla birleşen davanın da asıl davayla aynı sebeplerle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Birleşen --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası, --- İcra Dairesinin ---- esas sayılı dosya sureti, Sigorta Tahkimden gelen dosya sureti, tedavi evrakları ve raporları, ---- CBS'nin----soruşturma sayılı dosyası, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
26/03/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir sigorta bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 31/10/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Gerçekleşen kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığı’nın ----sayılı dosyası kapsamında görevlendirilen trafik kazaları analiz uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 14.12.2018 tarihli kusur tespiti raporunda kusur ile ilgili değerlendirmenin;---- plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ----- %40(YÜZDEKIRK) oranında KUSURLU olduğu; Yaya dava dışı----%60(YÜZDEATMIŞ) oranında KUSURLU olduğunun değerlendirildiği; Gerçekleşen kazaya ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığı’nın---- sayılı dosyası kapsamında görevlendirilen tazminat ve aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 08.01.2019 tarihli cismani zarar tespiti raporunda, yaya dava dışı ---- sürekli sakatlığa maruz kalması neticesinde gerçekleşen bedeni zararın, kusur durumuna bağlı olarak 51.110,78-TL olarak hesaplandığı; ----- plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı----- kazanın oluşumunda %40 oranında KUSURLU olması sebebiyle araç maliki davalı -----2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği yaya dava dışı ------ sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydana gelen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %40 oranındaki kısmından araç maliki ve işleticisi olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; Davacı ----tarafından sigortacı sıfatı ile ---- plaka sayılı aracın maliki, davalı ----- hukuki sorumlulukların teminat altına alınması maksadıyla 16.05.2016 başlangıç 16.05.2017 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde------numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği; Gerçekleşen zararın, davacı ---. tarafından sigortacı sıfatı ile ---- plaka sayılı aracın maliki, davalı ---- hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 16.05.2016 başlangıç 16.05.2017 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; Dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 310.000,00-TL olduğu, davacı-----poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; Gerçekleşen kaza sebebi ile yaya dava dışı ---- sürekli sakatlığa maruz kalması sonucunda meydan gelen zararın davacı ---- tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ----numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Sakatlanma ve Ölüm Tazminat Teminat limitinin kişi başına 310.000,00-TL tutarındaki poliçe teminat limitini aşmadığı; 21.05.2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; Davalı ---- maliki olduğu ---- plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ----- %40 oranındaki kusuru nispetinde, gerçekleşen zararın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatı ile davacı -----tarafından mezkûr kaza sonucunda sürekli sakatlığa maruz kalan yaya dava dışı ----ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; Davacı ---- tarafından dosyada mübrez Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığı’nın ----sayılı dosyası kapsamında alınan karara istinaden T.C. ----. İcra Dairesi ----- sayılı icra dosyası kanalıyla 51.110,78-TL ana para sürekli sakatlık tazminat ödemesinin ferileri ile beraber gerçekleştirildiği; ---- plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı --- -’nun kazanın gerçekleşmesini müteakiben geçerli bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmak suretiyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 81/d maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nu kapsamında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4-f maddelerini ihlal ettiği; ---- plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ----- olay yerini terk etmesini gerektirecek şekilde araçta yaralı olduğu veya olayın gerçekleştiği mahalde sürücünün can güvenliğini tehdit eden unsurların bulunduğuna ilişkin dosya münderecatında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; Gerçekleşen kaza sonrasında kolluk güçlerine haber vermeden, zorunlu bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B4-f maddesi gereğince Sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği, Davacı ----2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/f maddesine dayanarak, mezkûr olayda zarar gören yaya dava dışı --- ’ın sürekli sakatlığa maruz kalması suretiyle gerçekleşen zarar sebebiyle ödediği 51.110,78-TL tutarındaki ana para tazminat bedelini, ---- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ----plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ----- karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin takdirinin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacının masraf, vekâlet ücreti, faiz ve benzeri diğer istemleri ile ilgili taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Asıl dava ve birleşen davanın, hak sahibi 3.kişiye yapılan ödemenin sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalıdan rücuen tahsil istemine ilişkindir.Davacı sigorta rücu sebebi olarak sigortalısına ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmesine dayanmaktadır.KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen 06/05/2016 ile 16/05/2017 tarihlerini kapsayan ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları nazara alınması gereklidir.
Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ilerisürülemez.
(1) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
...f)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,..." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında, tazminatı gerektiren olay, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk edilmesi sigortalıya rücu sebebi olduğu görülmektedir. Genel Şartlar B4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterlidir.----Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında "...Bu çerçevede, 01/06/2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarında olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarının B. 4 maddesinin (f) bendinde, belirli zorunlu durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması veya kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez.
Sigorta genel şartları B4-f bendin kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumunda ancak;
-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi,
-Bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur..." şeklinde açıklanmıştır.
Eldeki dosya incelendiğinde: davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında zorunlu hal dışında olay yerini terk ettiği görülmüştür. Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca gerçekleşen kaza sonrasında olay yeri terk nedeniyle sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcuttur.Davalı ile davacı arasında ZMMS kapsamında sigorta ilişkisi olduğu ve davalının sigortalı, davacının ise sigortacı olduğu anlaşılmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2.maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir.
Somut olayda; 21.05.2016 günü, saat 21:00-21:45 sıralarında davacı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı kamyonet ile ---- istikametinden ---- yönüne seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada, seyir istikametine göre yolun sağ tarafındaki banket içerisinde yürümekte olan yaya ----çarpması neticesi yaralanmalı dava konusu kaza meydana geldiği, dava dışı ----- tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulması üzerine ---- Esas sayılı Sigorta Tahkim Dosyasında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebinde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Kararında kusur, maluliyet ve aktüerya raporu alınarak başvurucun talebinin kabulü ile 51.110,78 TL tazminatın davacı sigortacıdan alınmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığı, davacı yanca ödemeye esas belgelerin incelenmesinde; ----.İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra dosyasında davacı tarafından 17/05/2022 tarihinde 80.000,00 TL ve 28/06/2022 tarihinde 6.688,00 TL ödendiği görülmüştür.
Davacı sigorta şirketinin ödemesine esas teşkil eden kararın Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin --- Esas ve --- Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanan Sigorta Tahkim Komisyonun ----- Esas sayılı dosyası olduğu, belirtilen dosyada kusur, maluliyet ve aktüerya raporu alınmış olduğu, kesin hüküm nedeniyle dosyamızda yeniden kusur, maluliyet ve aktüerya raporu alınması gerekli görülmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında; davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinin ceza dosyasından ve sunulan delilerden anlaşıldığı, Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca gerçekleşen kaza sonrasında olay yerini terk nedeniyle sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcut olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporu denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, davacı sigorta tarafından dosyada mevcut ödeme dekontları ile hasara uğrayan hak sahiplerine yönelik ödemelerin ispat olunduğu ve ödeme tarihlerinden itibaren sigortacının faiz isteme hakkı bulunduğu esas alınarak, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-ASIL DAVA BAKIMINDAN :
1-Davanın KABULÜ ile, 80.000,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 17.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 5.464,80 TL harçtan, peşin yatırılan 1.366,20 TL harcın düşümü ile geri kalan 4.098,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 1.366,20 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 118,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.412,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-.3120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
-BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN:
1-Davanın KABULÜ ile, 6.688,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 28.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 6.688,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; birleşen dava bakımından kesin olmak üzere, asıl dava bakımından gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.