T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/7
KARAR NO : 2024/849
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/01/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 03/01/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "28.08.2021 günü saat 19.45 sıralarında; sürücü ------ sevk ve idaresindeki----- plaka sayılı kamyonet ile ---- istikametinden ---- istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiginde ön ilerisinde U dönüsü yapan sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı kamyonete çarpmamak amacıyla sola manevra yapıp karsı yön bölümüne girdiği esnada kamyonetinin sag ön kısımlarıyla, gidiş istikametine göre solundan U dönüşü yaparak yolun karşısına yönelen araca dogru yürümekte olan müteveffa yaya ---- karşı yön bölümü içerisinde çarpması neticesi ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Trafik kaza tutanağı ve adli tıp raporuna göre de davalılardan ---- ve ------ kusurlu olup, müteveffanın hiçbir kusuru bulunmamaktadır.
adli tıp raporu doğrultusunda davalılardan ---- asli kusurlu olduğu, ---- ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı asli kusurlu ---- kullandığı --- plakalı araç ---- poliçe no: ----- numaralı poliçe ile sigortalıdır. Dolayısıyla somut olayda kusurlu olan sigortalının sigorta şirketi olan ---- poliçe limitleri doğrultusunda maddi zarardan sorumludur. Tarafımızca-----Şirketine tazminat başvurusunda bulunulmuş ve bu sigorta firması tarafından müvekkilimiz ----- adına 143.100-TL ödeme yapılmıştır.Somut kaza neticesinde mirasçı müvekkillerimiz aile büyüklerini eşini/babalarını kaybetmiş olup derin elem ve keder içerisinde kalmışlardır. Bu bakımdan maddi tazminatın yanı sıra her bir müvekkilimiz açısından manevi tazminata da hükmedilmesini talep etmekteyiz. (manevi tazminat sigorta dışındaki sürücü davalılardan talep edilmektedir.)Tarafımızca davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamamıştır.Yukarıda bahsedilen nedenlerle müteveffanın ardında kalan mirasçı müvekkillerimizden ---- adına destekten yoksun kalma tazminatı olarak maddi zararın tespit edilmek üzere şimdilik 1.000 TL (HMK 107 gereği Belirsiz Alacak Davası) maddi tazminatın davalılardan alınarak müvekkillerimize ödenmesine (sigorta şirketi bakımından poliçe limitleri doğrultusunda), ayrıca çekilen ızdırabın bir nebze de olsa hafifletilmesi amacıyla her biri müvekkilimiz yönünden -yalnızca sürücü olan davalılardan talep edilmekle- ayrı ayrı 100.000 TL (Yüzbin Türk Lirası) manevi tazminata hükmedilmesini sayın Mahkemenizden arz ve talep ederiz.
" denmiştir.
CEVAP: Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; " Dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerekmektedir. Başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerekmektedir. Davacı taraflar şirkete başvuru yapmaksızın doğrudan dava yoluna gitmiştir. davacı taraflar müvekkil şirkete zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmemiştir ve haliyle başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerekmektedir.. Davacılardan sadece ---- tarafından müvekkil şirkete başvuru yapılmış olup yapılan başvuru sonucunda müvekkil şirket tarafından ---- numaralı hasar dosyası açılmış ve davacıya 18.12.2023 tarihinde 143.100 tl ödeme yapılmıştır. bu nedenle işbu davacının zararı müvekkil şirket tarafından karşılanmış olup davanın reddi gerekmektedir. diğer davacıların ise her biri reşit olup mütevvefanın destiğinden faydalanmamaktadır. davacıların müteveffanın kendilerine destek olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Nüfus kayıt örneği incelendiğinde davacıların herbirinin ayrı ayrı yaşamları olup müteveffadan çok çocuklarının müteveffaya desteği olduğu izahtan varestedir. bu nedenle huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar gereğince kaza anında müvekkil şirkete sigortalı ---- Plakalı araç sürücüsünün müteveefanın ölümünün meydana gelmesinde herhangi bir kusuru yoktur. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması güncel 2918 Sayılı KTK Da yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmelidir. Davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türü yasal faizdir.müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlıdır.
Aleyhimize haksız olarak açılan davanın reddini, Davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, Kusur oranının tespiti açısından en yakın adli tıp kurumundan rapor alınmasını, Davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını,
Davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini, Saygılarımla talep ve rica ederim. " denmiştir.Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; "Davacının dilekçesinde yer alan beyanları kabul etmiyor ve haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini talep ediyoruz. Öncelikle yetki ve zaman aşımı itirazlarımız mevcut olup bu hususlarda Sayın Mahkemenizce öncelikli inceleme yapılması talebimiz vardır. Kazanın meydan geldiği yer --- İli, ----- İlçesi olup müvekkilimizin ikametgahı da burasıdır. Bu sebeple müvekkilimiz yönünden yetkili mahkemeler ----- Mahkemeleridir. Davacının dilekçesinde bahsedilen Adli Tıp Kurumu Raporu ve bu rapora dayalı olarak hüküm kurulan ve davacı tarafça delil olarak bildirilen ---- Asliye Ceza Mahkemesi ----- sayılı dosyada yargılama aşamasında olay yeterince irdelenemeden ve mahallinde keşif icra edilmemesi sebebiyle müvekkil savunmaları yeterince ortaya konmadan karar verilmiş ve müvekkil hatalı bir değerlendirme ile tali kusurlu bulunmuş ise de söz konusu hususu kabul etmiyoruz. Müvekkilimizin meydana gelen olayda hiç bir kusuru bulunmamaktadır. Müvekkilin aydınlatılmamış olan yolda aşırı karanlıkta hız yapması asla söz konusu olamaz. Kaldı ki olay yeri inceleme tutanağından da anlaşılacağı üzere çok kısa bir mesafede durmayı başarmış olması hızının çok düşük olduğunun kanıtıdır. Olayın meydana gelmesinde ana etken olan husus diğer davalı ----- sevk ve idaresindeki araç ile gece vakti aydınlatmanın bulunmadığı meskun mahal dışındaki bölünmüş yolda sola dönüşe geçmeden önce karşı yönden seyreden araç trafiğini gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmeden kurallara aykırı bir şekilde U dönüşü yapmak için karşı yön şeridine manevra yaparak karşı yönden seyreden müvekkilin kullandığı aracın seyir durumunu bozması ve müteveffanın gece vakti, aşırı karanlık bir ortamda yaya geçidine müsait bulunmayan bir noktadan karşı tarafa geçmeye çalışması ve üzerinde koyu bir kıyafet bulunmasına rağmen flaşör nitelikli uyarıcıları üzerinde bulundurmadan gece vakti karanlıkta yaya olarak tehlikeli bir seyahati tercih etmesidir. Yolun standartlara uygun olmaması da kazanın meydana gelmesinde bir diğer önemli etkendir. Söz konusu dava dosyasında getirtilen belgelerde olay yeri krokisi eksik ve yanlış olup, ceza davasında keşif yapılmadığı için olay mahallinde yaya geçitlerinin var olup olmadığı ve araç yoluna yakınlığı da araştırılmamıştır. Olay tarihinde 70'li yaşlarda olan müteveffa, gece vakti ve hiç bir aydınlatmanın bulunmadığı bir alanda meydan gelen kazada, yaya geçidi olmayan bir noktadan karşıya geçmeye çalıştığı gibi, kazanın meydan geldiği yolda herhangi bir aydınlatma olmaması, müteveffanın da üzerinde koyu renkli kıyafetler olduğu halde ve kıyafetlerin üzerinde karanlıkta kendisini belli etmesine yarayacak işaretlerin de bulunmaması sebebiyle tabiri caizse tamamen görünmez bir şekilde karşı geçmeye çalışması sonrası asli kusurlu diğer davalı ----- ile kazanın oluşmasına sebebiyet verdiği gözden kaçırılarak rapor tanzim edilmiş ve hüküm kurulmuştur. Kanaatimizce meydana gelen olayda diğer davalı ile birlikte müteveffa da kusurludur. Ölümlü trafik kazası olayının meydana geldiği yer meskun mahal dışı olup hiç bir aydınlatmanın ve uyarı işaretlerinin bulunmadığı bir alandır. Karanlık bir gece vakti kazaya karışan diğer araç sürücüsünün U dönüşü yaparak şerit değiştirmesine de müsait bir şekilde bu manevrayı engelleyici şekilde bölünmemiş ve aydınlatılmamış yol sebebiyle karayolunun bakım ve gözetiminin bağlı bulunduğu idari biriminde meydana gelen kazada kusurlu olduğu kanaatindeyiz. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Ceza hukuku ile medeni hukuk arasında münasebet” başlıklı 74. maddesinde yer alan “Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.” Şeklindeki düzenleme gereği Hukuk mahkemesindeki davada davacının zararı ile olay arasındaki nedensellik bağının baştan araştırılması ve kusur derecesinin buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Müvekkilimiz kaza sonrasında müteveffayı hastaneye yetiştirmek adına elinden geleni yapmış ancak ölüm olayının vuku bulmasına engel olamamıştır. Olayda müvekkilin bir kusuru bulunmamaktadır. Olayın meydana gelmesine diğer davalı---- ve müteveffa kusurlu fiilleri ile olayın meydan geldiği yolun bakım ve denetimin sorumlu dava dışı idareler ise hizmet kusuru ile sebebiyet vermişlerdir. Ayrıca dava dilekçesinde davalılardan ---- idaresindeki----- plaka sayılı aracın zorunlu mesuliyet sigortası olup olmadığı, var ise, sigorta şirketinin neden davada taraf olmadığı anlaşılamamıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde "...Davalı asli kusurlu ---- kullandığı ---- plakalı araç -----poliçe no:----- numaralı poliçe ile sigortalıdır." şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise de ifadede geçen araç müvekkil ---- ait olup ------ nezdindeki poliçede müvekkile aittir. Bu aracın ve poliçenin diğer davalı ----- ile ilgisi ve alakası bulunmamaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği maddi ve manevi tazminat talepleri de hem dayandırıldığı gerekçeler yönüyle hem de miktar itibariyle kabul edilebilir değildir. Her bir davacı için talep edilen 100.000-TL manevi tazminat miktarı ve destekten yoksun kalma tazminatı fahiş bir talep niteliğinde olup gerek dosya kapsamı, gerek olayın oluş şekli ve gerekse içtihadi kriterler baz alındığında kabul edilebilir talepler olmadığı ortadadır. Sonuç olarak, müvekkil davalının kusurlu olduğu hususu doğru olmayıp sunacağımız delillerle kusur incelemesinin yeniden yaptırılmasına ve davacı tarafın fahiş nitelikteki tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Davalı ---- plakalı aracın ZMM sigortası gereği (24.01.2021-24.01.2022) sigortacısı, davalı ---- araç maliki ve sürücüsü diğer davalı ---- ise ---- plakalı araç sürücüsüdür.
Davacı ----- vekili davalı sigorta tarafından maddi tazminat talebi kapsamında bir kısım ödeme yapıldığını ancak bakiye zararın bulunduğunu ödemenin yetersiz olduğunu iddia etmiştir.(Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedelin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, tahkim başvurusundan önce davalının ödediği bedelin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir.Yargıtay ----H.D.----2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu Kanun`un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı Yasa`nın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara olacağı", aynı Yasa`nın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurdan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`na göre işletene düşen hukuki sorumluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Destekten yoksun kalma 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 53vd. Maddelerinde düzenlenmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; denetime elverişli bulunan ve hükme esas alınan ATK raporunda yapılan tespitler doğrultusunda; davalı -----’ın kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu; diğer davalı -----’ın ise %80 oranında kusurlu olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda düzenlenen ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile davacı -----’un talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 928.728,94 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla 928.728,94 TL maddi tazminatın davalı ---. yönünden 18.12.2023 tarihinden itibaren, davalılar ---- ve ---- yönünden 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine(davalı ----- 286.900,00 TL ile sınırlı sorumlu) dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Davacılar 100.000,00er TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 28/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ki tarafların kusur oranları, sosyal ve mali durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü bir bütün olarak değerlendirilmiş davacılardaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile müteveffa eşi ----yönünden takdiren 80.000,00 TL, diğer davalı çocuklar yönünden takdiren 60.000,00er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- ve ----’dan müşterek müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ----- yönünden; 928.728,94 TL maddi tazminatın davalı -----. yönünden 18.12.2023 tarihinden itibaren, davalılar ---- ve ----- yönünden 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ----- 286.900,00 TL ile sınırlı sorumlu)
-Takdiren 80.000 TL manevi tazminatın 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- ve ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacı ----- yönünden; takdiren 60.000 TL manevi tazminatın 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- ve ---- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı ----- yönünden; takdiren 60.000 TL manevi tazminatın 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- ve ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı ----- yönünden; takdiren 60.000 TL manevi tazminatın 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- ve ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı ---- yönünden; takdiren 60.000 TL manevi tazminatın 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --- ve ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı ----- yönünden; takdiren 60.000 TL manevi tazminatın 28.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---- ve ----- müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Fazlaya dair tüm istemlerin reddine,
8-Davacı ----- için maddi tazminat yönünden vekalet ücreti;
a-) Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 142.022,05 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,(Davalı ---- 43.024,00 TL ile sınırlı olmak üzere)
9-Manevi tazminat yönünden vekalet ücreti;
a- Davacı ------ yönünden;
- Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ----- müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
- Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalı ---ödenmesine,
b-Davacı --- yönünden;
- Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ----- müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
- Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalı ---- ödenmesine,
c-Davacı-----yönünden;
- Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ---- müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
- Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalı ---- ödenmesine,
d-Davacı ----- yönünden;
- Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve --- müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
- Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalı ---- ödenmesine,
e-Davacı ----- yönünden;
- Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ----- müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
- Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalı --- ödenmesine,
f-Davacı ---- yönünden;
- Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ---- müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
- Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin iş bu davacılardan alınarak davalı -----'a ödenmesine,
10-Harç ve Yargılama Gideri;
a-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 89.399,27 TL harçtan peşin alınan 2.052,72 TL harç ve 3.173,00 TL ıslah harcının toplamı olan 5.225,72 TL'den mahsubu ile bakiye 84.173,55 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, (davalı -----. 19.598,13 TL ile sınırlı sorumlu)
b- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 2.052,72 TL peşin harç ve 3.173,00 TL tamamlama harcını ile 427,60 TL başvurma harcı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
c-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.075,00 TL Adli Tıp Fatura gideri ve 987,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.062,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.758,31 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d- Kabul red oranına göre belirlenen 2.670,99 TL Arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 449,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair kısa karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.