T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/847
KARAR NO : 2024/832
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 06/08/2019
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ---- tarafından yapılan 21/01/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların Kooperatifler Kanununun emredici kurallarına aykırı olduğu, genel kurula davetin iadeli taahhütlü davet ile yapılması gerektiğini ancak yapılmadığını, 2017 tarihinde mecburi yapılması gereken olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı, 19/06/2016 tarihli genel kurulun başka ortaklar tarafından --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasıyla dava konusu yapıldığı, 2010 tarihinde yapılan başvuruyla düzenlenen yapı ruhsatlarının başka ortakların açtığı --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dava sürecinde dosyaya alındığı, ---- ada 1 parsel, --- ada 1 parsel ---- ada 1 parsel de bulunan yapılar için düzenlenmiş olan yapı ruhsatları güçlendirme hakkında gerekçe düzenlendiği, kooperatif yönetiminin sağlanan haksız menfaati kapatmak için kooperatif aleyhine ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde ---- Esas sayılı numarasıyla başlatılan dava sürecinde ilgili belediyenin fiili duruma göre yapı ruhsatı düzenlenmesinin mümkün olmadığına dair 19/12/2017 tarihli dilekçe ve eklerinin alındığını, kooperatif taşınmazların da --- - Belediyesininde paylı mülkiyet hakkı olduğu, açıklanan nedenlerle 21/01/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınmış olan kararların mutlak butlanla sakat olduğu, çağrı mektuplarının iadeli taahhütlü mektupla gönderilmesi gerekirken taahhütlü mektupla gönderildiğini beyan ederek 21/01/2018 tarihli genel kurul kararının iptalini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ana sözleşmenin 12. maddesine göre "kooperatifin ortak sayısının en az 7 kişi olduğu ve ortak sayısı arsa ve konut imkanlarına göre genel kurulca belirlenir" hükmünün getirildiğini, davacının yeni üye kaydedildiği yolundaki iddiasının asılsız olduğunu, 184 ortağa ---- Postanesinden 13/12/2017 tarihinde gönderilen taahhütlü mektuplarla, gündem ve toplantı tarihi tek sayfada yazılarak olağ3an genel kurula çağrı yapıldığını, 21/01/2018 tarihli genel kurula; 50 ortağın asaleten, 34 ortağın vekaleten katıldığını, müvekkili kooperatifin kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile edindiği arsalar üzerine, kooperatife kayıt ettiği üyelerden topladığı aidatlarla; gayrimenkul sahiplerine ve üyelerine daireler yaptığını, davacının delil olarak belirttiği dava dosyaları davaya konu genel kurul kararından önceki işlemlere ait olduğunu, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası ile davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, müvekkilinin bu dava nedeniyle uğrayacağı zararların davacıdan talep etme haklarının saklı tuttuklarını, davacı tarafın talepleri arasında bulunan kooperatifin mali kaynaklarına el konularak muhafaza altına alınması talebinin müvekkili kooperatifi büyük zarara uğratacağını, davacının, müvekkili kooperatife yüklü miktarda borçlu olduğunu, borcunu ödememek için işbu davayı açtığını, açıklanan sebeplerle HMK 329 maddesi gereğince 5.000,00 TL disiplin para cezasının tahsilini, üç katı vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi gereğince genel kurul kararının iptaline karar verilmesi istemidir.Mahkememizin 08.07.2020 tarih ---- Esas --- karar sayılı ilamı ile ".... Yapılan yargılamaya göre, dava konusu genel kurul 21/01/2018 tarihinde yapılmış olup, dava ise 06/08/2019 tarihinde açılmıştır. Kanunda öngörülen 1 aylık hak düşürücü süre geçmiştir. İddia edildiği üzere gündemin 9. maddesine göre tapu devirleri alınmadan projenin çizdirilemeyeceği hususu hukuken gerçeği yansıtmayıp, bir yerin mimari projesinin önceden çizdirilmesi tapu alınması şartına bağlı olmadan her zaman yapılabilecek bir husustur. Projede sığınak alanlarının daireye dönüştürülmüş olması iddiası da ilk inşaata başlanırken inşaat ruhsatı alınırken ve nihayetinde yapının yapı kullanım belgesi (iskan) alınırken ilgili belediye tarafından zaten incelenecek bir husus olup eğer böyle bir durum var ise ruhsatın alınması mümkün olmayacağından projenin içeriği ile ilgili bir açıklamanın ve bilginin olmadığı gündem maddesinin butlanla malul olduğunu kabul etmek mümkün görülmemiştir. Davacının genel kurul kararının butlanla malul olduğu yönündeki iddiaları ise hukuken yerinde olmayan, sırf dava açma sebebi oluşturmak için ortaya konulmuş iddialar olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının ileri sürdüğü diğer iptal sebepleri ise genel kurul kararının iptal sebebi olarak kabul edilmiş olup bu sebeplerin 1 aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu, genel kurul kararının iptali davasının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesi gereğince 1 aylık dava açma süresinin geçmiş olması sebebiyle hak düşürücü süre yönünden ve mutlak butlan ve yokluk iddiasına yönelik iptali davasının ise esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı vekili, davacının dava açmakta kötüniyetli olması sebebiyle disiplin para cezasına ve üç katı kadar vekalet ücretiyle cezalandırılmasını talep etmiş ise de davacının, dava açmakta kötüniyetli olduğunun davalı vekilinin iddiasının başka delillerle ispatlanamamış olması, anayasa gereğince kişinin hak arama özgürlüğü ve dava açma özgürlüğü bulunması sebebiyle, davacı aleyhine disiplin para cezası ve vekalet ücretinin üç katına kadar ceza hükmedilmesi hukuken mümkün görülmemiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, genel kurul kararının iptali davasının 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesi gereğince 1 aylık dava açma süresi geçmiş olması sebebiyle davanın hak düşürücü süre yönünden ve mutlak butlan ve yokluk iddiasına yönelik iptali davasının ise esas yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki karar verilmiştir..." gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine --- BAM ----- HD. , -----. Sayılı ilamı ile "...Şeklen yapılan inceleme neticesinde genel kurul toplantısında tüm kararların toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığı tespit edilmiş ise de; davacı tarafından ileri sürülen itirazlardan biri de hazirun listesinin pay defterine uygunluğu yönünden incelenmediği, gerçekte kooperatif ortağı olmayan ve hatta gerçekte var olmayan şahısların ve isimlerin hazirun listesinde yer aldığı yönündedir. Ancak bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece kooperatif kayıtları ile hazirun listesi incelenerek, iptali talep edilen genel kurul toplantısına ait hazirun listesinde kayıtlı olan ve adlarına çağrı mektubu gönderilen kişilerin kooperatif üyesi olup olmadığı hususu tespit edilmeli, toplantıya katılan kişilerin üye olmadıklarının tespit edilmesi halinde alınan kararların yok hükmünde olup olmadığı incelenerek değerlendirilmelidir.
Şayet hazirun listesinde kayıtlı olan ve adlarına çağrı mektubu gönderilen kişiler kooperatif üyesi ise bu durumda yapılacak inceleme ise kararların mutlak butlanla batıl olup olmadığı hususuyla sınırlı olacaktır. Bu halde ise kararların içeriği itibariyle değerlendirme yapılması gerekmektedir...Ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesinde genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri; "1.Anasözleşmeyi değiştirmek, 2.Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3.İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4.Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5.Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek, 6.Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek, 7.İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek, 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek" olarak sayılmıştır. Kooperatif anasözleşmesinin 23.maddesinde de kooperatifin bu yetkilerini devir ve terk edemeyeceği hükmüne yer verilmiş, 44.maddesinde yönetim kurulunun genel kurulda karar almak şartıyla kooperatifin taşınır ve taşınmaz mallarını satmak, rehin koymak veya mülkiyetlerini aktarmak hususların görevli ve yetkili olduğu ifade edilmiştir. Kooperatif genel kurulunda, taşınmaz satın alınması ile ipotek ve teminat tesisine yönelik --- ve ---- no.lu kararların ---- sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.Mahkemece uzman bir bilirkişiye kooperatif ortak kayıtları ve hazirun cetveli üzerinde inceleme yaptırılarak davacının itirazlarının değerlendirilmesi ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçeleri ile verilen kararı kaldırmıştır. Mahkememizce bozma ilamına uygun şekilde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda özetle "....Tüm inceleme ve değerlendirmelerim nihai takdiri Yüce Mahkeme'nin emrinde olmak üzere; Dava dosyası, tarafların dava dosyasına sundukları mevcut bilgi, belgelerin ve yerinde incelemede ibraz edilen belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde ;
6.1) Davalı Tasfiye Halinde---- Kooperatifi'nin 21.01.2018 tarihli Genel Kurul Tutanağı'nda, genel kurul duyurusunun en az 30 gün önceden kanun (6102 say TTK 414.md) ve Anasözleşmeye (28. Md) göre 13.12.2017 tarihinde taahhütlü mektupla 184 ortağa ---- şubesinden gönderildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcilerinin gözetiminde kooperatif merkez adresinde kayıtlı 184 üyeden 50 ortağın asaleten, 34 ortağın ise vekaleten toplam 84 üyenin katılımı ile toplanıldığı, vekalet edenlerin kanun (Koop Kan 49 md) ve ana sözleşmeye(24 md) göre temsil edilen ortakların 1. Derece yakını veya kooperatif ortağı olduğu görülmüştür.
Hazirun Cetveli'nde(Ek:5) kayıtlı 184 üye olduğu ancak Ortaklar (Üye Kayıt) Defteri'nde yer alan bazı üyelerin bu listeye dahil edilmediği ve genel kurula çağrılmadığı anlaşılmış, 2023 yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu(EK: 7) incelendiğinde seçilen yeni yönetim kurulu, ---- isimli arsa sahibinin ---- aracılığıyla tapusunu kooperatife devrettiğinden 24.06.2012 tarihli genel kurul toplantısında ---- daire alan 29 üyenin kooperatife üye olmalarının oy birliğiyle kabul edildiği, 29.07.2013 tarihinde Yönetim Kurulu Karar Defteri'ne(EK: 9-a) yazıldığı, ancak dava konusu genel kurula çağrı ---- Listesi ve Hazirun Listesi'nde bu üyelerin adının yer almadığı, daha sonrakooperatifin 22.08.2023 tarih ve 2023/14 tarihli yönetim kurulu kararıyla(EK: 9-b) ve 2023 Yönetim Kurulu Faaliyet Raporuyla 29 üyenin 2024 tarihinden itibaren tüm ödemelerde diğer ortaklarla eşitlenmesi ve genel kurula çağrılması konularında mutabık kalındığı,
18.01.2018 tarihli genel kurula ait hazirun listesinin kooperatif üye/pay defterine uygun olduğu, (24.06.2012 tarihinde Üye Kayıt Defteri'ne kaydedilen 29 kişinin Temmuz 2024'de ödemeli üyeliğe kabul edildiği kabülüyle) gerçekte kooperatif üyesi olmayan hatta var olmayan şahısların ve isimlerine hazirun listesinde yer verildiğine ve bunların topantıya katılıp oy kullandıklarına dair bir tespit yapılamadığı,Hazirun Cetvelinde de adı mevcut olmayan 29 kişinin kanun(6102 sayılı TTK 415 md. ve Anasözleşme 28. Ve 32.md.) genel kurula katılımının sağlanmaması, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran nitelikte olabileceğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 447. Maddesinde belirtilen Ortakların Vazgeçilmez Nitelikteki Haklarını Sınırlandıran veya Ortadan Kaldıran Genel Kurul Karar çerçevesinde değerlendirilebileceği, bununla birlikte 24.06.2012 tarihinde kooperatif defterine üye kaydedildiği halde 12 yıl boyunca genel kurul toplantılarına ve dava konusu 18.01.2018 tarihli genel kurula çağrılmayan 29 kişinin Hazirun Listelerinde adlarının yer almadığı, bunlardan genel giderlere katılım payı talep edilmediği (ana sözleşme 21. md), icra takip ve aidat tahsili ile ortaklıktan ihraç amaçlı işlem de yapılmadığı, ticari defterlerde adlarına cari hesap açılmadığından zımnen kooperatif ortaklıklarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, 2023 yılı Yönetim kurulu Faaliyet Raporu 31, Maddesinde Temmuz 2024 tarihinden itibaren genel gider ödemelerine katılmaya başlamaları yönünde bir mutabakat sağlandığı gözönünde tutulduğunda söz konusu kişiler “YENİ ÜYE” sayılabileceklerinden, ayrıca arsa sahibinden daire alan bu üyeler inşaat maliyetlerine katılmayacağından genel kurula çağrılmamış olmalarının ortaklar arasında hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek dava konusu 21.01.2018 Tarihli Genel Kurul Toplantısına çağrılmamalarının butlanı gerektirecek ağırılkta bir kanuna aykırılık sayılamayacağı, neticede dava konusu genel kurul Hazirun Listesi'nde kayıtlı olan ve adlarına ---- aracılığıyla çağrı mektubu gönderilen tüm kişilerin kooperatif üyesi olduğu,
6.2) 21.01.2018 tarihli kooperatif Genel Kurul toplantı tutanağı 4.maddesinde 2016 ve 2017 yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu'nun oy birliğiyle kabul edildiği, ana sözleşmenin Görüşme ve Karar Nisabı başlıklı 33. maddesine göre 184 kayıtlı ortağı bulunan kooperatifin 1/4 oranında asgari ortak sınırı 46 rakamının çok üzerinde 84 ortağın uygun şekilde genel kurula katıldığı ve katılanların yarıdan fazlasını aşan oy ile S5. ve 6. maddelerde karar alma nisabının sağlandığı, söz konusu 29 ortağın da nisaba dahil edilmesi halinde dahi asgari toplantı ve karar nisaplarının sağlandığı, ayrıca kooperatif tasfiye halinde olduğundan nisap aranamayacağı, (Koop. Kan. 81. Md.) gözetilerek nisaplar yönünden genel kurul kararlarının yokluğunu gerektirecek bir durumun bulunmadığı,
6.3) 11.06.2008 tarih ve 26903 sayılı ---- Gazete'de yayımlanan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın “KOOPERATİFLER VE ÜST KURULUŞLARI YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN GENEL KURUL TOPLANTILARINA SUNACAKLARI YÖNETİM KURULU YILLIK ÇALIŞMA RAPORUNUN USUL VE SASLARINA İLİŞKİN TEBLİĞ'inde belirtilen şartlara göre 2016 ve 2017 yılları Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu'nda düzenleme tarihi yazmadığından genel kurul tarihinden 15 gün önce kooperatif merkezinde üyelerin bilgi edinme amaçlı (Koop Kan. 24. Md) incelemesine sunulduğunun tespit edilemediğinden, 2016 ve 2017 Yılı Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu, Bilanço ve Gelir Tablosu ekine konulması gereken dipnot açıklamalarında, ibra oylamasına katılacak vasat bilgi düzeyine sahip ortaklara asgari düzeyde, yeterli ve bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde şeffaf izahat uygun olacağından, kanuna göre (Koop Kar: 24. Md) bilgi edinme hakkını kısıtlayıcı gerekli eksikler tamamlanamadığından genel kurul toplantı tutanağının 3. ve 4. maddesinde oylama yapılmadığından bağlantılı 5. ve 6. Maddelerinin iptali mümkün olmakla birlikte, davacıyı temsilen toplantıya katılan vekilinin bu kararlara karşı oy kullandığı belli olmadığı gibi kararlara karşı muhalefet şerhi ön koşulunu da sağlamadığı ve 1 aylık hak düşürücü sürede dava açılmadığından iptal koşullarının oluşmadığı,
6.4) 11.06.2008 tarih ve 26903 sayılı ---- Gazete'de yayımlanan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı KOOPERATİFLER VE ÜST KURULUŞLARI DENETİM KURULU ÜYELERİNİN GENEL KURUL TOPLANTILARINA SUNACAKLARI DENETİM KURULU RAPORUNUN USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN TEBLİĞ. 'inin altındaki İKİNCİ BÖLÜM/Denetim Kurulu Raporu Genel ilkeleri 4. Maddede belirtilen raporun tüm sayfalarının yönetim kurulu üyelerince imzalanması, döneme ilişkin tüm işlem ve hesapları kapsayacak şekilde ayrıntılı bilgileri içermesi, kişiler hakkında yanlış kanaat uyandırıcı ve gerçeğe aykırı bilgiler verilemeyeceği, raporun genel kurul toplantısından en az 15 gün önce düzenlenerek yönetim kurulana teslim edileceği, bu tebliğdeki esaslara uymayan denetim kurulu raporlarının genel kurullarda görüşülemeyeceği ve kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak söz konusu denetim raporu incelendiğinde bilanço ve gelir-gider tablosundaki tüm hesapları kapsayıcı şekilde ayrıntılı bilgilere hiçbir şekilde yer verilmediği görülmüş ve mali tablolardaki(Bilanço ve Gelir Gider tablosu) rakamları ibra edecek ortaklara açıklamalı bir dipnot çalışması yapılmadığı anlaşılmış, toplam 3 sayfadan ibaret raporun 1. ve 2. sayfanın imzasız olduğu sadece son sayfanın 2 denetim kurulu üyesi tarafından imzalandığı, raporun düzenleme tarihin belirtilmediğinden genel kuruldan en az 15 gün önce yönetim kuruluna teslim şartına uyulduğu tespit edilememiştir. Tebliğin d) Bilanço, Gelir Gider Tablosu Farkı Hesabı ve Mali Durum Bölümü “nün 2. Bendinde bilanço ve gelir-gider tablosunun muhasebe standartlarına uygun olduğu vurgusuna rağmen kooperatiflerin uygulamakla yükümlü olduğu Tek Düzen Hesap Planı Muhasebe(TDHP) uygulamasına göre, bilanço ve gelir-tablosunun cari yıl ve önceki ıl (2017-2016 ve 2016-2015 yılı şeklinde) karşılaştırmalı hazırlanmadığına bağlı muhasebe standartı eksikliği, ayrıca mali tabloların ekinde olması gereken dipnot açıklamalarının eksikliği Denetim Kurulu Raporu'nda belirtilmemiştir. Dolayısıyla sadece rakama dayalı ve vasat bir üyenin asla anlayamayacağı mali tablo rakamları üzerinden, genel kurul üyelerine yönetim kurulunu ibra edip-etmeme durumu yaratılmıştır. Hem Yönetim Kurulu Yıllık çalışma Raporlarında hem Denetim Kurulu Raporlarında kooperatif gelir ve giderlerinin mahiyeti hakkında yeterli bir açıklama yapılmadığı, Denetim Kurulu Raporunun Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliği'nin bölümü altındaki İKİNCİ BÖLÜM/Denetim Kurulu Raporu Genel ilkeleri 4. Maddesinin 5. bendinde bu tebliğdeki esaslara uymayan denetim kurulu raporlarının genel kurullarda görüşülemeyeceği ve kabul edilemeyeceği ifadesine bağlı olarak söz konusu Denetim Kurulu Raporu'nun oy çokluğuyla ibra edilmesine ilişkin genel
kurul toplantı tutanağının 5. Ve 6. Maddeleri ile ilgili kararların yokluk veya butlan yaptırımını gerektirecek ağırlıkta olmadığı, iptal koşulları yönünden ise davacının kararlara karşı oy kullanma ve muhalefetini tutanağa geçirtme ön koşullarını sağlamaması ve | aylık hak düşürücü sürede dava açmamış olmaması sebebiyle, iptal koşullarının oluşmadığı,
6.5) 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. Maddesinde “Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.” izahatıyla Anonim şirketler gibi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre bilanço esasına göre defter kaydı tuttuklarından --- (---) tarih ve sayılı ---- Gazete'de yayımlanarak 01.01.1994 tarihinde uygulamaya başlayan 1 Seri No'lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ndeki muhasebe hesap planını göre düzenlenecek Bilanço, Gelir Tablosu gibi mali tabloları ekinde dipnotlarıyla birlikte kullanmak zorundadırlar. Buna göre kooperatiflerin kullanacağı muhasebe Tek Düzen Hesap Planı , bilanço, gelir tablosu gibi mali tabloların ekinde kooperatifin faaliyetlerini belirli hesaplar bazında açıklayıcı dipnotlar yer almak zorunda olup ayrıca bu mali tablolar sadece cari dönemi değil önceki dönem rakamlarını da içerecek son 2 yılı karşılaştırmalı şekilde bir format ile ortaklara sunulmak zorundadır. Dava konusu 2017 yılı Bilanço ve Gelir Tablosu'nun sadece 2017 yılı rakamlarını kapsadığını bir önceki 2016 yılı rakamlarını içermediği ve benzer durumun 2016 yılı Bilanço ve Gelir Tablosu'nun da izah edilmemiş 2016 yılı mali tabloları için de geçerli olduğu, ayrıca bu tabloların ekinde rakamları izah edici dipnot formatının hazırlanmadığı görülmektedir. Dava konusu 3, 5. ve 6.maddelerde Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu ve Denetim Kurulu Raporu'nun söz konusu tebliğe göre yetersiz kaldığı, kooperatif faaliyetini tam, doğru ve tereddütsüz şekilde açıklamada eksik kaldığını, bunun yanında 4.maddede okunan ancak oylanmayan Bilanço ve Gelir Tablosu rakamlarını izah edecek dipnotların da hazırlanmadığı dikkate alındığında ortakların doğru, eksiksiz, tam ve tereddüte mahal bırakmayacak bilgiler ile donatılmadan genel kurulda ibra etme/etmeme kararına mecbur bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Anasözleşmenin,“Bilançonun Tasdiki ve İbra” başlıklı 36. maddesine göre, “bilançonun tasdikine dair olan genel kurul kararı yönetim kurulu ile denetim kurulunun ibrasını da kapsar. Ancak bilançoda bazı hususlar gösterilmemiş veya bilançoda yanlış düzenlenmiş ise bilançonun tasdiki ile bu organlar ibra edilmiş olmazlar.” ifadesiyle bağlantılı Türk Ticaret Kanunu 424, maddesinde bilançoda bazı hususların hiç veya gerektiği gibi belirtilmemişse veya gerçek durumun görülmesini engelleyici hususlarda bilinçli hareket edildiğinde onamanın ibra etkisi doğurmayacağı ifade edilmiştir. Özetle, Kooperatifin Türk Ticaret Kanunu'na göre bilanço esasına göre defter tutma zorunda olması nedeniyle, düzenlemek zorunda olduğu bilanço ve gelir tablosunun hem 2016 ve 2017 yılı rakamlarının karşılaştırılmalı şekilde hazırlanmaması hemde açıklamalı dipnot bilgilerinin eklenmemesi, genel kurulda üyelerin oy çokluğuyla/oybirliğiyle kabul edilen 3.4.5 ve 6. Nolu Gündem maddeleri ile ilgili kararların yokluk veya butlan yaptırımını gerektirecek ağırlıkta olmadığı, iptal koşulları yönünden ise davacının kararlara karşı
oy kullanma ve muhalefetini tutanağa geçirtme ön koşullarını sağlamaması ve 1 aylık hak düşürücü sürede dava açmamış olmaması sebebiyle, iptal koşullarının oluşmadığı,
6.6) Kooperatif ortaklarından tapu masrafi toplanmasına, ödemeyenlerden ve geç ödeyenlerden gecikme faizi alınmasına dair 10 nolu, arsa alınmasına dair 11 nolu ve kamu kurum ve kuruluşların teminat, taahhüt, ipotek verilmesi vs. hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesine dair 17 nolu genel kurul kararlarının KoopK.m.42 b.3 ve b.6 ve kooperatif ana sözleşmesi kapsamında genel kurulun yetki ve görevleri arasında sayılan hususlara ilişkin kararlar olduğu, dolasıyla bunların KoopK.m.27 de “sair ödemeler” kapsamında değerlendirileceği, sermaye veya bilanço açığının kapatılmasında kullanılacak ek ödeme mahiyetinde olmadığı, zaten davalı kooperatif ana sözleşmesinde de ortaklardan ek ödeme toplanacağına dair bir hükme rastlanmadığı, bu kararların alınmasında KoopK.m.52'de ek ödeme kararı için aranan 4 nisabının da aranmayacağı, sonuç olarak 10, 11 ve 17 nolu kararların esası yönünden butlanı gerektirecek mahiyette bir kanuna aykırılık teşpit edilmediği
6.7) Dava konusu genel kurul kararlarının iptaline veya yokluğunun/butlanının tespitine karar verilip verilmeyeceğinin tamamen Mahkemenin takdirinde olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Mahkememiz önceki kararı istinaf dairesince birkaç hususta uygun bulunmayarak kaldırıldığı görülmekle bozma hususlarında yeniden tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır. Davacının hazirun listesinin pay defterine uygun olup olmadığının incelenmediği ve gerçekte kooperatif ortağı olmayan kişilerin hazirun listesinde yer aldığı yolundaki istinaf nedeni kabul edilerek bu hususta inceleme yapılması talep edilmiştir. Mahkememizce bozma sonrası alınan bilirkişi raporu tefsiratlı olup davacının tüm istinaf nedenleri de detaylı incelenmiştir. Buna göre taahhütlü mektupla 184 ortağa ----- şubesinden gönderildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcilerinin gözetiminde kooperatif merkez adresinde kayıtlı 184 üyeden 50 ortağın asaleten, 34 ortağın ise vekaleten toplam 84 üyenin katılımı ile toplanıldığı, vekalet edenlerin kanun (Koop Kan 49 md) ve ana sözleşmeye(24 md) göre temsil edilen ortakların 1. Derece yakını veya kooperatif ortağı olduğu görülmüştür. bununla birlikte 24.06.2012 tarihinde kooperatif defterine üye kaydedildiği halde 12 yıl boyunca genel kurul toplantılarına ve dava konusu 18.01.2018 tarihli genel kurula çağrılmayan 29 kişinin Hazirun Listelerinde adlarının yer almadığı, bunlardan genel giderlere katılım payı talep edilmediği (ana sözleşme 21. md), icra takip ve aidat tahsili ile ortaklıktan ihraç amaçlı işlem de yapılmadığı, ticari defterlerde adlarına cari hesap açılmadığından zımnen kooperatif ortaklıklarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, 2023 yılı Yönetim kurulu Faaliyet Raporu 31, Maddesinde Temmuz 2024 tarihinden itibaren genel gider ödemelerine katılmaya başlamaları yönünde bir mutabakat sağlandığı gözönünde tutulduğunda söz konusu kişiler “YENİ ÜYE” sayılabileceklerinden, ayrıca arsa sahibinden daire alan bu üyeler inşaat maliyetlerine katılmayacağından genel kurula çağrılmamış olmalarının ortaklar arasında hak ve vecibelerde eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek dava konusu 21.01.2018 Tarihli Genel Kurul Toplantısına çağrılmamalarının butlanı gerektirecek ağırlıkta bir kanuna aykırılık sayılamayacağı, neticede dava konusu genel kurul Hazirun Listesi'nde kayıtlı olan ve adlarına ----- aracılığıyla çağrı mektubu gönderilen tüm kişilerin kooperatif üyesi olduğu, davacının bu husustaki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı görülmüştür. İstinaf dairesince hazirun listesinde kayıtlı olan ve adlarına çağrı mektubu gönderilen kişiler kooperatif üyesi ise bu durumda yapılacak incelemenin alınan kararların mutlak butlan ile batıl olup olmadığı ile sınırlı olacağını belirtmiştir. Alınan kararlarda mutlak butlan ile batıl sayılmasını gerektirecek bir durum tespit edilememiştir. Yine bozma ilamında genel kurulda taşınmaz satın alınması ve ipotek ve teminat tesisine yönelik 11 ve 17. Nolu kararların Kooperatifler kanununun 42. Maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtmiştir. 11 Nolu kararla Büyükşehir Belediyesinden arsa alınması kabul edilmiş, arsanın alınacağının kesinleşmesi halinde sonraki genel kurulda birim m2 fiyatlarının görüşülmesine karar verilmiştir. KoopK.m.42/6'da “Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek” genel kurulun devredilmez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Dolayısıyla genel kurulda arsa alımı için yönetim kuruluna yetki verilmesinde ve muhtemelen Büyükşehir Belediyesi'nden ihale ile alınacak olan arsa için azami m2 fiyatlarının bir sonraki genel kurulda belirlenecek olmasında kanuna aykırılık yoktur.17 nolu kararda, Kooperatif adına resmi kurum ve idarelere taahhüt, teminat, ipotek alınıp verilmesi, ipoteğin kaldırılması, arsanın tevhit, terk ve ifraz işlemlerinin yapılması, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi, abonelik işlemleri, tapu ve iskan işlemleri yapılması yönünde yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Bu kararda sayılan yetkilerin çoğu zaten yapı kooperatiflerinin amaçları doğrultusunda yönetim kurulu tarafında yapılabilecek işlemlerdir. Sayılanlardan ipotek vermek, kaldırmak ve arsa için terk işlemi yapmak gibi önemli işlemlerin genel kurulun yetkisinde olabileceği değerlendirilse dahi, bu işlemler için genel kurulun yönetim kuruluna oybirliğiyle yetki verilmesine dair karar almasında kanuna aykırı bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bozma sonrası alınan bilirkişi heyeti raporu bozma ilamını karşılar şekilde düzenlenmiş denetime uygun bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiş istinaf dairesi kaldırma kararında belirtilen nedenler dışındaki hususlarda mahkememizin önceki kararı, bozma ilamı doğrultusunda da yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucu davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 383,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davalı yanca yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.