T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/710
KARAR NO : 2024/826
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/10/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıya depolama hizmeti verdiğini, davalıya 11.06.2019-11.05.2021 döneminde verilen depolama hizmeti karşılığında ekte bulunan antrepo faturasının düzenlendiğini, davalı tarafından 18.09.2017 tarihinde ----- plakalı araçla ---- antrepoya 1 kap 2500kg. ürünün tahliye edildiğini, ancak davalı tarafından ürünler ithalat, iade, transit gibi işlemlere konu edilmediğinden depo hizmetinin verilmesine devam edildiğini, söz konusu faturanın davalıya tebliğ edilmesine rağmen ödemenin yapılmadığını; davacının davalıyla olan ticari ilişkisi sebebi ile faturadan kaynaklı olarak cari hesabında davalı taraftan toplam 45.775,15-TL alacaklı bulunduğunu; davacının ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve fakat itiraz ile durdurulduğunu beyan etmiş ve itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının malzemeleri ----- gönderdiğini, ancak bu malların Türkiye'ye geri gönderildiğinin davacı tarafından da haber verilmediğini, çok uzun zaman geçtikten sonra davacı tarafından davalıya 14.02.2019 tarihinde e-mail ile haber verildiğini, 18.07.2017 tarihinden 14.02.2019 tarihine kadar davacı tarafça haber verilmediğini, antrepo ücretinin tahsil edilmek istendiğini, daha önce de aynı konuya ilişkin taraflar arasında görülen ve sonuçlanan fatura alacağı konulu itirazın iptali davasında davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığını; 11.06.2019-11.05.2021 aralığındaki döneme ilişkin 45.775,15-TL.lik cari kayıtların davalı tarafından kabul edilmediğini, süresinde itiraz edilerek kayıtlara da alınmadığını; davacının kusurundan kaynaklı bu bedellerin kabulünün mümkün olmadığını beyan etmiş ve davanın reddine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "MALİ YÖNDEN defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı” hususunda: Davacı ve Davalı tarafın incelenen 2019,2020,2021 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, “davacının defterlerine göre depolama hizmetinden kaynaklı takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı” hususunda: Davacının ticari defter kayıtlarına göre Davalı----- İcra Takip tarihi olan 26.05.2021 tarihinde 67.474,84 TL BORÇLU olduğu, Davacı ticari defter kayıtlarına göre Davalının Dava tarihi itibari ile 45.775,15 TL borçlu olduğu, Davalı Ticari defter kayıtlarına göre davacı ---- İcra Takip tarihi olan 26.05.2021 tarihinde 20.879,19 4 47.551,37 — 68.430,56 TL ALACAKLI olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarına göre Dava tarihi itibari ile Davacının Davalıdan 20.879,19 TL ALACAKLI olduğu, “tarafların defter kayıtları arasında farklılık bulunduğu takdirde müsteminatlarının da incelenmek suretiyle farklılığın neden kaynaklandığı ve hangi tarafın defterindeki kayda değer verilmesinin gerektiği” hususunda: Davacı ve Davalı firma arasında bakiye farkının Davalı tarafından İcra Takip tarihinden sonra düzenlenen 45.775,15 TL iade faturalarının Davacı tarafından iade edilerek kabul edilmemesinden ve Davalı tarafından davacıya yapılan 21.000TL. icra ödemesinin ve 955,72 TL alacak dekontunun davacı defter kayıtlarında olmasına rağmen davalı defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, “8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenleyip düzenlemediği” hususunda: Davalının Davacı tarafından düzenlenen faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosya içeriğinde bilgi ve belgeye rastlanmadığı, “davacının depolama hizmetine konu ettiği faturaları davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edip etmediği, davalı şirketin söz konusu faturaları ticari defterlerine işleyip işlemediği, faturaların BS- BA formalarına konu edilip edilmediği” hususunda: Davacı tarafından düzenlenen faturaların Davalı Ticari defter kayıtlarında yer aldığı Ba BS formlarının örtüştüğü, GÜMRÜK İŞLEMLERİ YÖNÜNDEN “Taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu depolama hizmetinin davalıya hizmetin başlangıç tarihi ile (18/09/2017) depolama hizmetine ilişkin (16/05/2019) tarihi arasında başkaca bir ihtar, bildirim, bilgilendirme yapılıp yapılmadığı, herhangi bir bilgilendirme yapılmaması halinde davalının borcunun artmasına davacının sebebiyet verip vermediği, iade edilen müşteri kablolarının iade sürecini davalının takip etmemesi hususunun davacının sorumluluğunda olup olmadığı” hususunda: Davalı eşya sahibi ----Gümrük Müdürlüğü’ne beyanda bulunarak ----- sayı ve 21.09.2017 tarihli Antrepo Beyannamesini tescil ettirdiği ve ayrıca yine davalı beyan sahibi tarafından bu beyannamede Davacı ----- ait olan ----- kodlu ve ----) tanımlı antrepo bilgilerine de yer verildiği dikkate alındığında davalı eşya sahibinin, antrepo beyannamesi muhteviyatı toplamda 1 kap, 2.500kg olan Kablo tanımlı dava konusu malların Davacı ----. tarafından işletilen ----- kodlu ve -----) tanımlı Antrepoda muhafaza edildiğinden haberinin olmadığının söylenemeyeceği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Gümrük Yönetmeliği doğrultusunda Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmış olan ----- sayılı Genelge ile belirlenen esaslara uygun hareket etmediği değerlendirilen davacı Antrepo işleticisi -----, 11.06.2019 – 11.05.2021 dönemi için “Depolama hizmeti” adı altında davalıdan toplamda 45.775,15TL. ücret talep etmesinin, kendi ihmalinden kaynaklı bir durumun varlığı ile de bağlantılı olduğu, Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmış olan ---- sayılı Genelgede belirtilen 6 aylık süre + 30 günlük tebligat süresi dikkate alındığında davacı tarafından 23 aylık süre için değil sadece 7 aylık süre için depolama ücreti talep edebileceği, Her ne kadar davacı tarafından düzenlenen faturada depolama hizmetinin verildiği tarihler belirtilmemiş ise de dava dilekçesinde davalıya 11.06.2019-11.05.2021 tarihleri arasında 23 aylık depolama hizmeti verildiği ve bu süre için verilen bu hizmet bedelinin 45.775,15TL olduğu beyan edildiğinden bu tutar yukarıdaki değerlendirme ve açıklamalar uyarınca dikkate alındığında 7 aylık kısma isabet eden tutarın 13.931,56TL olarak hesaplandığı dolayısıyla 7 aylık depolama hizmetine ilişkin ücretin 13.931,56TL.’ye tekabül ettiği; Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından depolama ücretinin aylık olarak ne kadar kararlaştırıldığın tespitinin mümkün olmadığı; bununla birlikte tarihler açısından faturaya konu edilen aylık depolama ücretinin rayiç bedellere uygun olup olmadığının da uzmanlık alanımızca tespit edilemeyeceği, BORÇLAR MEVZUATI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME Davacı tarafça davalıya antrepo hizmetinin verildiğinin ve dolayısıyla ücrete hak kazanıldığının iddia edildiği, Davacı tarafından davalı aleyhine 26.05.2021 tarihinde T.C. ----- İcra Dairesi---- sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde cari hesap alacağı olarak 45.775,15TL.nin ödenmesinin talep edildiği, Davacı tarafça düzenlenen 16.01.2023 tarihli antrepo faturası incelendiğinde “açıklama” kısmında “antrepo depolama hizmeti iade” yazdığı ve toplamın KDV dahil 45.775,15TL. olarak beyan edildiği, Yukarıdaki teknik inceleme neticesinde davalının, kendisine ait malların davacı tarafından işletilen antrepoda muhafaza edildiğinden haberinin olmadığının söylenemeyeceği; ancak mevzuata uygun hareket etmediği değerlendirilen davacının 11.06.2019-11.05.2021 dönemi için değil, sadece 7 ay için depolama hizmetinin karşılığını (ivazını) talep edebileceği tespit edildiğinden (her ne kadar taraflar arasında yazılı sözleşme olmasa da eğer Sayın Mahkemece faturaya konu edilen aylık ücretin rayiçlere uygun olduğu da kabul edilir ise bu halde) davacı tarafça, icra takibine konu edilen fatura alacağının sadece 13.931,56TL.’lik kısmı yönünden alacak hakkına sahip olduğu kanaatine varıldığı; takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Türk Borçlar Kanunu kapsamında “borç ilişkisinin kaynakları”nın “sözleşme; haksız fiil; sebepsiz zenginleşme; vekaletsiz işgörme” olarak düzenlendiği; Davalının, davalının malzemeleri ---- gönderdiğini, ancak bu malların Türkiye’ye geri gönderildiğinin davacı tarafından da haber verilmediğini, çok uzun zaman geçtikten sonra davacı tarafından davalıya 14.02.2019 tarihinde e-mail ile haber verildiğini, 18.07.2017 tarihinden 14.02.2019 tarihine kadar davacı tarafça haber verilmediğini beyan ettiği görülmekle taraflar arasında TBK m. 1/II hükmü gereğince örtülü (zımni) irade açıklamasıyla bile depolamaya ilişkin sözleşmenin kurulmadığı kabul edilse bile bu sefer, TBK m. 526 hükmü gereğince yine 7 aylık ücrete hak kazanacağı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Gümrük işlemleri yönünden “taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu depolama hizmetinin davalıya hizmetin başlangıç tarihi ile (18/09/2017) depolama hizmetine ilişkin (16/05/2019) tarihi arasında başkaca bir ihtar, bildirim, bilgilendirme yapılıp yapılmadığı, herhangi bir bilgilendirme yapılmaması halinde davalının borcunun artmasına davacının sebebiyet verip vermediği, iade edilen müşteri kablolarının iade sürecini davalının takip etmemesi hususunun davacının sorumluluğunda olup olmadığı” hususunda kök bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; Davalı eşya sahibi----Gümrük Müdürlüğü’ne beyanda bulunarak ----- sayı ve 21.09.2017 tarihli Antrepo Beyannamesini tescil ettirdiği ve ayrıca yine davalı beyan sahibi tarafından bu beyannamede Davacı ---- ait olan ---- kodlu ve ----) tanımlı antrepo bilgilerine de yer verildiği dikkate alındığında davalı eşya sahibinin, antrepo beyannamesi muhteviyatı toplamda 1 kap, 2.500kg olan Kablo tanımlı dava konusu malların Davacı ---. tarafından işletilen ---- kodlu ve -----) tanımlı Antrepoda muhafaza edildiğinden haberinin olmadığının söylenemeyeceği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Gümrük Yönetmeliği doğrultusunda Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmış olan ----- sayılı Genelge ile belirlenen esaslara uygun hareket etmediği değerlendirilen davacı Antrepo işleticisi ----, 11.06.2019 – 11.05.2021 dönemi için “Depolama hizmeti” adı altında davalıdan toplamda 45.775,15TL. ücret talep etmesinin, kendi ihmalinden kaynaklı bir durumun varlığı ile de bağlantılı olduğu, Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmış olan ----- sayılı Genelgede belirtilen 6 aylık süre + 30 günlük tebligat süresi dikkate alındığında davacı tarafından 23 aylık süre için değil sadece 7 aylık süre için depolama ücreti talep edebileceği, Her ne kadar davacı tarafından düzenlenen faturada depolama hizmetinin verildiği tarihler belirtilmemiş ise de dava dilekçesinde davalıya 11.06.2019-11.05.2021 tarihleri arasında 23 aylık depolama hizmeti verildiği ve bu süre için verilen bu hizmet bedelinin 45.775,15TL olduğu beyan edildiğinden bu tutar yukarıdaki değerlendirme ve açıklamalar uyarınca dikkate alındığında 7 aylık kısma isabet eden tutarın 13.931,56TL olarak hesaplandığı dolayısıyla 7 aylık depolama hizmetine ilişkin ücretin 13.931,56TL.’ye tekabül ettiği; Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından depolama ücretinin aylık olarak ne kadar kararlaştırıldığın tespitinin mümkün olmadığı; bununla birlikte tarihler açısından faturaya konu edilen aylık depolama ücretinin rayiç bedellere uygun olup olmadığının da uzmanlık alanımızca tespit edilemeyeceği, Kök Raporda belirtilen tüm hususlara katıldığı, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Davacı tarafça davalıya antrepo hizmetinin verildiğinin ve dolayısıyla ücrete hak kazanıldığının iddia edildiği, Davacı tarafından davalı aleyhine 26.05.2021 tarihinde T.C. ---- İcra Dairesi ----sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde cari hesap alacağı olarak 45.775,15TL.nin ödenmesinin talep edildiği, Davacı tarafça düzenlenen 16.01.2023 tarihli antrepo faturası incelendiğinde “açıklama” kısmında “antrepo depolama hizmeti iade” yazdığı ve toplamın KDV dahil 45.775,15TL. olarak beyan edildiği, MALİ YÖNDEN Davacı tarafından düzenlenen “ANTREPO- DEPOLAMA HİZMETİ “Açıklamalı toplam 21.699,69 TL toplam tutarlı 3 adet faturanın Davalı tarafından -----İcra Müdürlüğü ---- açıklaması ile ödendiği (toplam 27.377,00 TL) hesap bakiyesinin 0 olduğu, Davacı tarafından düzenlenen 11.05.2021 tarihli ----- numaralı 45.775,15 TL faturanın yersiz olduğu, (4458 Sayılı Gümrük Kanunu ve bu Kanuna dayanan Gümrük Yönetmeliğine istinaden Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 13/08/2010 tarihli ve ---- (Antrepolarda Uzun Süre Bekleyen Eşyalar hk.) sayılı Genelge), GÜMRÜK İŞLEMLERİ YÖNÜNDEN: Gümrük işlemleri yönünden daha önce 26.04.2024 tarihli Bilirkişi Kök Raporu ve sonrasında hazırlanan 16.08.2024 tarihli Ek raporda tespit edilen hususlar ile alâkalı olarak yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu bu raporlarda varılan görüş ve kanaat çerçevesinde kalmak kaydıyla bu görüş ve kanaate buradaki takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Heyetimizce Müterafik kusur ilkesi yönünden de bir değerlendirme yapılması durumunda; Davacı antrepo işleticisi tarafından 11.06.2019-11.05.2021 tarihleri arsında verilen Depolama hizmeti ile ilgili olarak düzenlenen 45.775,15TL tutarından Davacı Antrepo işleticisi ---- ile davalı eşya sahibi olan ----. firmasının birlikte müştereken sorumlu oldukları, Buradan hareketle Davacı Antrepo İşleticisi olan ---- 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Gümrük Yönetmeliği doğrultusunda Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmış olan ---- sayılı Genelge ile belirlenen esaslar çerçevesinde bildirim yükümlülüğünün olduğu ve bu esaslara göre uygun hareket etmediğinden sebep bu olayda başlıca sorumlu olduğu, Buna karşılık Davalı eşya sahibi ----- Gümrük Müdürlüğü’ne beyanda bulunarak ----- sayı ve 21.09.2017 tarihli Antrepo Beyannamesini tescil ettirerek beyanname muhteviyatı 1 kap, 2.500kg olan Kablo tanımlı eşyalarını Davacı ---- ait olan ---- kodlu ve----) tanımlı antrepoya kendi bilgisi ve beyanı doğrultusunda boşalttırdığı yani bu noktada tali sorumlu olduğu, Gelinen noktada buradaki takdir tamamen Sayın Mahkemede olmak üzere sorumluluk oranlarının %70 oranında davacı Antrepo İşleticisi olan ----. firmasına ve %30 oranında davalı eşya sahibi ------ yüklenmesinin uygun olacağı, " şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Taraflar ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre davalının ticari defterleri esas alındığında takip tarihi itibariyle davalının 67.474,84 TL borçlu olduğu, davacının düzenlediği faturaların, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, aynı şekilde davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının 45.775,15 TL borçlu olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili faturalara konu antrepo hizmetine ilişkin; "ürünlerin antrepoya geldiği 18.09.2017 tarihinden 14.02.2019 tarihinde kadar bir bilgilendirme yapılmayıp antrepo ücretinin katlanmasına sebebiyet verilmiştir." şeklinde savunmada bulunduğu, 26/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna yansıyan hali ile;
Davacı ---- işlettiği ---- kodlu ve -----) tanımlı Antrepoya varış yapan 1 kap ve 2.500 kg ağırlığında olan “Kablo” Ticari tanımlı eşyalar için Davalı ---- tarafından ----- Gümrük Müdürlüğünden ----- sayı ve 21.09.2017 tarihli Antrepo Beyannamesi Tescil ettirildiği ve tescil ettirilen bu beyannamede Davacı----- ait olan ---- kodlu ve (-----) tanımlı Antrepo bilgilerine yer verilerek dava konusu eşyaların davacı tarafa ait Antrepoya bilinçli olarak boşalttırıldığı,Dava konusu 1 kap ve 2.500 kg olan kablo ticari tanımlı eşyaların davacı tarafından işletilen ----- kodlu Antrepoya fiilen boşaltma işleminin ise ---- sayılı Antrepo Rejmi statüsünde eşya girişine ilişkin yetkililerce imza altına alınan Sayım Tutanağı dikkate alındığında 22.09.2017 tarihinde gerçekleştirildiği,
Davalı----. tarafından ----- Gümrük Müdürlüğünden Tescil ettirilen ----- sayı ve 21.09.2017 tarihli Antrepo Beyannamesi muhteviyatı olan dava konusu 1 kap ve 2.500 kg olan kablo ticari tanımlı eşyalar için davacı -----. tarafından Antrepoda 11.06.2019-11.05.2021 döneminde verilen depolama hizmeti karşılığında eşya sahibi davalı ----- adına KDV dahil toplamda 45.775,15TL tutarında ----- sayı ve 16/01/2023 Tarihli hizmet faturası düzenlendiği,
Davacı -----. tarafından depolama hizmeti karşılığında toplamda 45.775,15 TL bedel ile düzenlenen ----- sayı ve 16/01/2023 Tarihli hizmet faturasının ise eşya sahibi davalı ----- tarafından kabul edilmediği, davalı tarafından söz konusu faturanın kabul edilmeme sebebinin ise davacı -----Antrepoda depolanan konu eşyalar ile ilgili kendisine zamanında bilgi vermemesi yani geç haber vermesi olarak belirtildiği tespit edilmiştir.Bilirkişi heyetinin tespitleri nazara alındığında 11.06.2019-11.05.2021 dönemine ait depolama hizmetine ilişkin faturanın 16/01/2023 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Aynı şekilde davalıya bu ürünlerin depolarında olduğu bilgisi ve ne yapılacağına ilişkin bilgilendirme maili ilk defa 14.02.2019 tarihinde gönderilmiştir. Atılan mail hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Dolayısıyla ---- kodlu ve ----) tanımlı Antrepoya ----- sayı ve 21.09.2017 tarihli Antrepo Beyannamesi tescil ettirilerek fiilen 22.09.2017 tarihinde boşaltması gerçekleşen dava konusu eşyalar ile alâkalı olarak davacı antrepo işleticisi olan -----. tarafından 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve bu Kanuna bağlı Gümrük Yönetmeliğine dayanılarak Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan ---- sayılı genelgeye istinaden davacı ------ (14.02.2019 tarihli mailden önceki dönemde) tebligat yapıldığının davacı yanca ispat edilemediği, bununla birlikte Antrepo İşleticisi olan davacı ----. tarafından dava dosyası ekinde sunulan mail çıktısından ----sayılı genelge ile ilgili gerekliliklerin davalı----- çalışan bir personele bildirildiği görülmüştür. 22.09.2017 tarihinde Antrepoya boşaltılan dava konusu eşyalar için Antrepo İşleticisi olan davacı -----. tarafından 14.02.2019 tarihinde mail yolu ile davalıya yapılan bu bildirimin Genelgede belirtilen 6 aylık süre dikkate alındığında davacının ihmalinin olduğu değerlendirilmekle dava konusu eşyaların davacı tarafa ait Antrepoya boşaltma yapıldığı tarih olan 22.09.2017 tarihi dikkate alındığında eşyaların Genelgede belirtilen 6 ayı aşkın bir süredir davacı tarafa ait Antrepoda hareketsiz olarak beklediği, davacı Antrepo İşleticisi 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve bu Kanuna dayanan Gümrük Yönetmeliği doğrultusunda Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmış olan---- sayılı Genelge ile belirlenen esaslara uygun olarak hareket etseydi işbu dava konusu alacağın 45.775,15TL tutarında oluşmayacağı, 05/11/2024 tarihli bilirkişi heyeti tarafından ortaya konulan müterafik kusur hesaplamasına mahkememizin de iştirak ettiği, hal böyle olunca sorumluluk oranlarının %70 oranında davacı Antrepo İşleticisi olan ----. firmasına ve %30 oranında davalı eşya sahibi-----yüklenmesinin uygun olacağı, 05/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesinde; " davalı tarafından inkar edilse de 2019 tarihinden evvel de davalı firmaya ürünlerin tasfiyeye tabi tutulup tutulmayacağı hususunda bildirimde bulunulmuş ve bu yazışmalar dosyaya ibraz edilmiştir." şeklindeki itirazlarının yerinde olmadığı, zira dosya kapsamında 2019 tarihinden evvel de davalı firmaya ürünlerin tasfiyeye tabi tutulup tutulmayacağı hususunda bildirimde bulunulduğunu delileri ile birlikte ortaya koyup ispatlayamadığı, 11.06.2019-11.05.2021 dönemine ait depolama hizmetine ilişkin faturanın yaklaşık 19 ay sonra 16/01/2023 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakla bu yöndeki itirazlara itibar edilmeyerek bilirkişi heyetinin ortaya koyduğu kusur oranları esas alınarak sonuca gidilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu, ---- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayda kusur oranları belirlenerek sonuca gidildiği nazara alınarak alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından --- İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 13.732,54 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 938,06 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 552,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 385,21 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 552,85 TL peşin harç toplamı 822,70 TL ile 22.175,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 22.997,70 TL yargılama giderinden davanın kabul 029 ve red 0,71 oranına göre hesaplanan 6.669,33 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin kabul oranına göre 904,80 TL'sinin göre davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin red oranına göre 2.215,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 13.732,54 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.