T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/557
KARAR NO : 2024/816
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/04/2020
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ---- ile sözleşmesel ilişki sebebiyle ------Şirketi’nin yaptığı kazı çalışması sonucu elektrik dağıtım hizmeti kapsamında, ----- bölgede bulunan abone kabloları ve elektrik şebekesine ait teçhizatlara zarar verildiğini, davalı --- ilçesinde belirtilen mahallelere -----’ın hizmetini sunduğu telefon ya da internet kablolarını koymak amacıyla kazı çalışmasında bulunduğunu, müvekkili şirket ---- Elektrik, tüketicilere dağıtım seviyesindeki hizmetlerini yeterli, kaliteli ve sürekli olarak sunmakla yükümlü olduğunu, adresleri yazılı bölgelerde sunulan hizmet kapsamında herhangi bir aksaklık yaşanmaması adına müvekkili şirket tarafından davalı ---- gerçekleştirdiği kazı işlemleri sırasında meydana gelen hasarlar sonucu ortaya çıkan zararlara ilişkin olarak ödemeler gerçekleştirildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket bu yetkilendirmelerden “Altyapı Hizmetleri İşletmeciliği” yetkilendirmesi kapsamında; tüm Türkiye çapında ulusal bir iletişim alt yapısı oluşturmak ve elektronik haberleşme altyapısı işletmeciliğine yönelik hizmetleri diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, tüketicilere sunulmasına imkan sağlayan transmisyon altyapısını kurup işletmek amacıyla “Kamu Hizmeti” niteliğinde hizmet vermek üzere usulü uyarınca yetkilendirilen bir işletmeci olduğunu, davacının dava dilekçesinde maddi vakıaların dayandırıldığı hukuki sebeplerin hiç belirtilmediği görüldüğünü, dava dilekçesinde belirtilen mahallerde müvekkili şirket altyapı hizmetleri ile ilgili işleri bizzat yapmamakta yüklenicileri aracılığıyla anahtar teslim götürü usulü yaptığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dilekçesinde belirtilen kazı çalışmaları neticesinde abone kabloları ve elektrik şebekesine zarar verilmesi nedeniyle davacının abonelerine yapmış olduğu ödemelerin zarar sorumlularından rücuen tazminine ilişkindir.
Mahkememizin 01/06/2021 tarih ve --- Esas ---- Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup, ---- BAM----- Hukuk Dairesinin ---- Esas ---- Karar sayılı kararı ile geri çevrilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esas sırası kaydı yapılmıştır.
---- Şirketi arasındaki dava konusu yüklenici sözleşme örneğinin celp edildiği görüldü. ---- Bankasından, gönderilen banka dekontu fotokopilerine istinaden abonelere yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin kayıtların celp edildiği görüldü.Dava nitelik itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 168.maddesinde beliritlen müteselsil sorumluların iç ilişkide birbirine rücu davasıdır.Abonelerine ödeme yaptığını belirten davacı şirket iç ilişkide zarara asıl sebep olan sorumluların davalılar olduğu iddiasıyla rücuen tazminat talebinde bulunmaktadır.Davanın esası hakkında çözülmesi gereken ve uyuşmazlığa konu hususlar : Davacı tarafından bildirilen 2018 mayıs - ekim ayları arasında -----tarafından kazı çalışması sonucu davacı abone kabloları ve elektrik şebekesine ait teçhizatlara zarar verilip verilmediği; davalı ---- yüklenici sözleşmesi nedeniyle zarardan sorumlu olup olmadığı, zarar verilmiş ise davacının abonelerine ödediğini dile getirdiği 17.377,00 TL nin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği,davacıya ait alt yapı hatlarının genel şartnamelerine ait standartlarınnı dışında olup olmadığının, dışında ise hasara neden olan sebebin standartların dışındalık olup olmadığı, hasarın davacıya ait altyapının usulüne uygun tesis edilmemiş olması nedeniyle oluşup oluşmadığı şeklindedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Eldeki dosyada yer alan davacı talepleri ve yukarıda belirtilen esasa ilişkin uyuşmazlığın çözülmesi için davacının öncelikle zararın varlığını ve mahiyetini ispatlaması gerekmektedir.
Somuıt olayda davacı şirketin çağrı merkezine abonelerce hasarla ilgili bildirilen şikayetlere ilişkin kayıtlar dosyaya sunulmuştur.Ön inceleme duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince davacı vekili 27/10/2020 tarihli dilekçesi ile kazı yapılan adresleri bildirmiştir.
Davacı tarafça bilirkişi raporuna itirazları içeren dilekçe sunulmuş ve 31/05/2021 tarihinde abonelere yapılan bir kısım ödemelere ilişkin dekont fotokopileri ibraz edilmiştir.Mahkememizce ----Bankası'na yazı yazılarak davacı vekilince 31/05/2021 tarihli dilekçe ekindeki dekont fotokopileri de eklenerek abonelere yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin kayıtlar celp edilmiş ve 23.05.2024 tarihli celse ara kararı ile dosya bilirkişiye tevdii ile ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan son ek raporda özetle;
"1.Davacının ------ yönünde talebin şartı olarak alt yüklenicinin çalışanları özerinde kontrol, emir ve talimat verme yetkisinin ispatlanamadığı,
2.Davalı ---- bakımından bu davalının yüzde senken % 80 oranında kusurlu oludunu benimsenebileceği,
3.Davacı tarafından üçün ü kişilere yapılan ödemelerin toplam 5.846,62 TL kısmının dekontlarla ispatlandığı, kusura göre davalı ---- sorumluluğunun 4.67730 TL olacağı,
4.Zararın oluştuğu ödeme tarihlerinden itibaren dava tarihine kadar biriken faizin 1.105,523 TL olduğu,
5. Dava tarihinden sonra davalının asıl alacak miktarına avans faizi talebinde bulunabileceği," şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Her ne kadar davacı tarafça yapılan ödemeler hesaplanırken sundukları evrakların dikkate alınmadığı iddia edilmiş ise de bahse konu evraklar ile 27.10.2020 tarihli dilekçe ekinde ki ödeme kayıtları mahkememizce incelenmiş olup bilirkişi raporunda ki tespitler ile uyumlu olduğu görülmekle davacı itirazı yerinde görülmemiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı ---- yönünden alt yüklenicinin çalışanları üzerinde kontrol emir ve talimat verme yetkisi ispatlanamadığı tespitine varılmış ise de sonrasında mahkememizce taraflar arasında ki sözleşme dosyaya getirtilmiş sözleşmenin 8. ve 14. Maddelerinde açıkça davalı ---- diğer davalı alt yüklenici üzerinde kontrol emir ve talimat verme yetkisi olduğu görülmekle davalı ----’nın diğer davalı ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın sunulan ödeme belgeleri ile ispatlanan bedel olan 5.846,62 TL üzerinden bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranına göre 4.677,30 TL üzerinden(ödeme tarihleri ile dava tarihi arasında ki işlemiş faiz miktarı 1.105,52 TL+ asıl alacak olan 4.677,30 TL üzerinden dava tarihi olan 30.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin toplamı ile birlikte) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; 4.677,30 TL’nin (ödeme tarihleri ile dava tarihi arasında ki işlemiş faiz miktarı 1.105,52 TL+ asıl alacak olan 4.677,30 TL üzerinden dava tarihi olan 30.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin toplamı ile birlikte) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 296,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 130,84 TL karar harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 296,76 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 4.677,30 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı ---- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 12.699,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 878,10 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.878,10 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 1.313,01 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 355,29 TL Arabulucu ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 964,70 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.