T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/588
KARAR NO : 2024/844
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/08/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin orman ürünleri imalat ve satış işleri ile faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin tren yolu ray bakım tadilat montaj işleri ile iştigal ettiğini, davalı şirketin “ahşap takoz” olarak tarif edilen malzemenin üretim, temin ve ilgili yerlerde montaj ve kullanımı için müvekkili şirket ile anlaştığı, değişik tarihlerde ve değişik miktar ve ebatlarda ahşap takoz imal edilerek davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin bir süre sonra ödemelerde aksatmalar yaşatmaya başladığını, tanzim edilen dava konusu e-faturaların ödenmediği, taraflar arasında cari hesap mutabakat metni bulunduğu, sözlü ve yazılı ihtarlara rağmen borcun ödenmemesi üzerine 984.283,43 TL ana para ve 166.522,68 TL faiz olmak üzere toplam 1.150.806,11 TL alacağın tahsili için ---- İcra Dairesi'nin ----- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın ---.İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve ----- sayılı dosyası üzerinden ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiği, borçlu şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, takip konusu alacağın taraflar arasındaki mal alım satımından kaynaklandığını, buna ilişkin e-faturalar ve e- irsaliyeler tanzim edildiğini, kısmi ödemeler yapıldığını, fatura ve alacakların karşılıklı cari hesap mutabakatı ile teyit edildiğini, e-faturalara itiraz edilmediğini ve e-fatura sisteminde kabul edildiğini, taraf yetkilileri arasında 04.04.2023 tarihinde yapılan yazışmada davalı yetkilisi tarafından bir gün önce 03.04.2023 tarihinde kesilen ve dava konusu olan ----- no'lu vade farkı faturası ile ilgili olarak yapılan hesap hakkında bilgi istendiğini, davalı tarafça buna ve tüm faturalara itiraz edilmediğini, bir gün sonra 05.04.2023 tarihinde güncel cari hesap ekstresi istendiğini, akabinde dava konusu faturalar dışındaki diğer borçlara mahsuben banka yoluyla 400,000 TL civarında kısmi ödeme yapıldığı, davalının ----İcra Dairesi'nin---- sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, davalının haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin 1988 yılından bugüne, yüksek kaliteli ve uzun ömürlü prefabrik beton ürünleri ürettiği, ---- travers tesisleri ile; ana hatlar ve makaslar için demiryolu ekipmanlarının üretimini de gerçekleştirerek sektöründe güvenli bir isim haline geldiğini, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesinin ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olmasının, akdi ilişkinin mevcut olduğunu ve bir mal ya da hizmetin gerçekte teslim edildiğini göstermeyeceğini ve karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağı, faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasının yalnızca fatura içeriğini kabul anlamına geleceği, fatura konusu mal ve hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunun iddia eden tarafça ispat edilmesi gerektiğini, Yargıtay yerleşik uygulaması ve hukuk daireleri arasındaki görüş birliğinin, vade farkının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşmede kayıtlı olmasının veya taraflar arasında bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması gerektiği yönünde olduğunu; bu iki durum dışında vade farkının talep edilebilmesinin mümkün olmadığı, takip dayanağı vade farkı faturalarının belirsiz açıklamalar ile kesilmiş olduğu, hangi hal ve şartlar altında fatura keşide edilip ödeme istendiğini anlamanın mümkün olmadığı, fatura üzerinde de ödeme talebi, günü ve vadeye dair hiçbir açıklama ve kayda verilmediği, ilgili mal ya da hizmetin nerede, ne zaman verildiğinin de açıklanmamış olduğunu; haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın reddini, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan -----. İcra müdürlüğünün---- Sayılı dosyasına vaki davalının itirazının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı alacaklı ise takibe konu alacakların miktarına, temerrüt oluşmuş ise işlemiş temerrüt faizi miktarına ilişkindir.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişinin 14.03.2024 tarihli raporunda özetle; "....Davacının kayıtlarına göre davalıdan olan alacağının 1.114.724,57 TL olarak kayıtlarda yer aldığı görülmüştür.Davacı yan davalıya yaptığı teklif mektuplarında vadesinde ödenmeyen faturalar için %3 gecikme zammı uygulanacağı hususunu belirtmiş olup davalı yan tarafından herhangi bir itiraz olduğuna dair bir belge ibraz edilmediği görülmüştür.
Davacının BS formları üzerinde yapılan inceleme :
----- Vergi Dairesinden alınan 08.09.2023 tarihli yazı ekindeki BS formlarında vade farkı dahil KDV hariç 25 adet fatura toplamı olan 5.803.331,31 TL lık faturanın BS formu ile vergi dairesine beyan edildiği bilgisine ulaşılmıştır.
SONUÇ:
Davacının kayıtlarına göre davalıdan olan alacağının 1.114.724,57 TL olarak kayıtlarda yer aldığı,Taraflar arasında 2020 yılından itibaren söz konusu olan ticari ilişkilere ait fatuve kayıtlarda yukarıda yevmiye kaydı bulunan 4 adet vade farkı faturasından başka vade farkı adı altında bir kayda rastlanmamıştır. Bu nedenle ticari ilişkide vade farkı uygulamasına dair teamül oluşup oluşmadığı hususunda hukuki değerlendirme yetkisi Yüce Mahkemede olmak üzere...." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle "... Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılanı inceleme sonunda;
1- Taraftarın ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, e-defter beratlarının süresinde alındığı, usul ve yasaya uygun olduğu, kendi leh ve aleyhlerine delil olma özelliği taşıdığı,
2- Davacı şirketin kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 1.114,724.57 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 1.039,084,33 TL borçlu gözüktüğü, tarafların cari hesapları arasındaki 75.640,24 TL (1.114.724,57 TL - 1.039.084,33 TL) uyumsuzluğun; davacı tarafından tanzim edilen 03.04.2023 tarih ----- No'lu KDV dahil 43.172,53 TL tutarlı ve 31.05.2023 tarih ----- no'lu KDV dahil 32.â67,71 TL tutarlı vade farkı faturalarının davalı şirket kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, ( 43 172,53 TL + 32.467,71 TL = 75.640,24 TL),
3- Davacı şirket tarafından davalıya tanzim edilen;
- 16.08.2022 tarih ----- no'lu KDV dahil 42.640,59 TL ve 22.10.2022 tarih ----- no'lu KDV dahil 48.241,85 TL tutarlı Ticari Fatura senaryosu ile tanzim edilen “Vade Farkı” açıklamalı e-Faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu,
- 03.04.2023 tarih ----- no'lu KDV dahil 43.172,53 TL ve 31.05.2023 tarih ----- no'lu 32.467,71 TL tutarlı Ticari Fatura senaryosu ile tanzim edilen “Vade Farkı” açıklamalı e-Faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Yukarıda değerlendirme başlığı altında (1V/5) sayılı bentte açıklandığı üzere takdiri Sayın Mahkeme'ye alt olmak üzere davacı tarafından davalı şirkete tanzim edilen Ticari Fatura senaryosu ile tanzim edilen 2 adet vade farki faturasının davalı tarafından teslim alındığı kanaatine varıldığı,
4- Davalı şirket defterlerinde davacı tarafından tanzim edilen 16.08.2022 tarih ----- no'lu “Vade Farkı” açıklamalı KDV dahil 42.640,59 TL tutarlı faturanın davalı tarafından 29.09.2022 tarihinde ödenmiş olduğunun (Rapor ekine alman, davalı nezdindeki davacıya git cari hesap muavin defterinde işare; tlenmiştir) görülmesine, 22.10.2022 tarih ------ no'lu KDV dahil 48.241,85 TL tutarlı “Vade Farkı” açıklamalı faturanın kayıtlı olmasına ve yukarıda (5) sayılı bentte açıklanan, davalı kayıtlarında yer almayan 2 adet “Vade Farkı” açıklamalı faturaların teslim alındığı kanaatine varılmış olmasına nazaran, takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere taraflar arasında vade farkı uygulamasına dair teamül oluştuğu kanaatine varıldığı,
5- Davacının takibinde işlemiş faiz talebi bulunmadığı, asıl alacak olarak; ticari alış verişten doğan 984.283,43 TL ve 4 adet vade farkı faturası toplamı olan 166.522,68 TL olmak üzere toplam 1.150.806,11 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı,Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 1.114.724,57 TL alacaklı gözüktüğü ..." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.Yargıtay ---- HD. ----Sayılı ilamında "....Oysa faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması (özellikle satın alanın ticari defterlerine kaydedilmiş olması) faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil eder. Bunun aksini malın teslim edilmediğini iddia eden davacının yazılı delillerle kanıtlaması gerekir..." belirtmiştir.Yargıtay---- HD. -----. Sayılı ilamında "...Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir..." belirtmiştir.Yargıtay ----HD------. Sayılı ilamında "... Bir satım faturası alıcı ticari defterlerine kaydedilmesi halinde sonradan bu kayıt silinse dahi malın teslim alındığına karine olduğu gibi satım faturası BA formu ile vergi dairesine bildirilirse sonradan düzeltme yapılsa da malın teslim alındığına karinedir." belirtmiştir.Davalı yanca her ne kadar cevap dilekçesinde ve safahatta davacı yanca gönderilen faturalara itiraz edilmemiş olması yada iade edilmemiş olmasının mal teslimine karine olmayacağı mal veya hizmeti teslim ettiğinin davacı yanca ispat edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de yapılan yargılamada tespit edildiği üzere davalının davacı yanca keşide edilen faturalara itiraz etmediği gibi iade de etmediği, ayrıca bu faturaları ticari defterlerine de işlediği görülmektedir. Bu durumda artık mal verilmediği iddiasını davalı ispatla yükümlüdür. Bilindiği üzere ticari defterler kesin delillerden olup davalının aleyhine delil teşkil eden ticari defter ve dayanaklarının aksini eşdeğer delillerle ispat edemediği anlaşılmıştır. Yargıtay ----HD. ----. Sayılı ilamı "...Dairemiz ve Kapatılan ---- Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi, ticari satımda vade farkı, taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunması ya da ticari ilişkilerinde teamül oluşması halinde talep edilebilecektir.(Kaptılan ----Hukuk Dairesi ------
Taraf ticari defter ve kayıtları uzman bilirkişilere inceletilmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraf ticari defter ve kayıtları arasındaki tek farklılık davacı tarafından davalıya keşide edilen davalı yanca itiraz veya iade de edilmeyen 03.04.2023 tarih ..----- nolu KDV dahil 43.172,53 TL tutarlı fatura ile 31.05.2023 tarihli..----- nolu KDV dahil 32.467,71 TL tutarlı faturaların davalı defter ve kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı görülmektedir. Bu iki faturanın vade farkı faturası olduğu görülmüştür. Davalının kendi defterlerine göre zaten davacıya takip tarihi itibarı ile 1.039.084,33 TL tutarında borçlu olduğu sabittir. Uyuşmazlığın bu iki adet vade farkı faturasından kaynaklı da davacının talepte bulunup bulunamayacağına ilişkindir. Dosyada mevcut, davacı tarafından davalı şirkete verilen 27.06.2022, 09.09.2022,26.12.2022 ve 11.01.2023 tarihli Fiyat Teklif Formlarında “Vadesinde Ödenmeyen Faturalara % 3 Gecikme Zammı Uygulanacaktır” ifadesinin bulunduğu, davacı tarafından tanzim edilen 4 adet “Vade Farkı” faturalarının tarihlerinin 16.08.2022, 22.10.2022, 03.04.2023 ve 31.05.2023olduğu, 16.08.2022 ve 22.10.2022 tarihli “Vade Farkı” faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının kayıtlarında yer almayan 03.04.2023 ve 31.05.2023 tarihli “Vade Farkı” açıklamalı faturalara itiraz edildiğine veya iade edildiğine ilişkin bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı,davacı tarafından tanzim edilen 4 adet vade farkı faturasından 2 adedinin davalı yanca ticari defter ve kayıtlara işlendiği, ve kabul edildiği, davacı tarafından tanzim edilen 16.08.2022 tarih ..---- numaralı vade farkı faturasının davalı tarafından 29.09.2022 tarihinde davacıya ödendiği 22.10.2022 tarihli kdv dahil 48.241,85 TL tutarlı ..---- numaralı vade farkı faturasının da davalı tarafından kabul edilerek kendi defterlerine işlendiği, tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü taraflar arasında vade farkı uygulanacağına dair ticari teamül oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davacı her ne kadar takip konusu alacağın tamamı yönünden kabul kararı verilmesini talep etmiş ise de davacı ticari defter ve dayanaklarında takip tarihi itibarı ile davalıdan alacağı 1.114.724,57 TL olarak görülmektedir. Davacının kendi defterleri bu konuda aleyhine delil teşkil etmekte olup takip tarihi itibarı ile davacının netice itibarı ile davalıdan 1.114.724,57 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin ----- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Tarafların tacir olduğu görülmekle takip tarihinden itibaren asıl alacağa yönelik talep edilen faizin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın Kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
A-Davalının ----. İcra müdürlüğünün ---- Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; Takibin 1.114.724,57 TL asıl alacak üzerinden devamına,
B-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalının asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 222.944,91 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
C-Fazlaya dair istemin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 76.146,84 TL harçtan peşin alınan 19.652,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.493,84 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı 19.652,90 TL nispi harç toplamı 19.922,75 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 168.061,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 505,75 TL tebligat ve posta masrafı ile 8.000 TL bilirkişi ücreti toplamı 8.505,75 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 8.239,07 TL sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.022,18 TL'sinin davalıdan, 97,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.