T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/260
KARAR NO : 2024/743
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/04/2021
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; 31.05.2019 tarihinde, ---nolu davalıya ----trafik poliçe numarası ile kayıtlı ---- plakalı otobüs, davalı ---- sevk ve idaresinde iken davacılar desteği olan müteveffa ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araca arkadan çarpması neticesinde müvekkiller desteği ---- hayatını kaybetmiştir. Müvekkiller desteği müteveffa ----’ın vefatı ile beraber geride kalan eşi ----, çocukları ----- müteveffanın desteğinden yoksun kalmıştır. Kaza nedeniyle davalı ---- hakkında ---- Ağır Ceza Mahkemesi ---- Sayılı dosyası üzerinden kovuşturma devam etmektedir. Zararın tazmini için ----nolu davalıya iki ayrı başvuru yapılmış, her iki başvuruda da taleplerimiz reddedilmiştir. Usulen zorunlu arabulucuk yoluna 21.01.2021 tarihinde başvurulmuş, ---- numaralı dosya kapsamında 19.02.2021 tarihinde yapılan oturumda anlaşmazlık tutanağı düzenlenerek dava şartı gerçekleştirilmiştir.
Davalı ---- otobüsün sürücü sıfatıyla, davalı ----- şirketi aracın maliki sıfatıyla, davalı ---- ise aracın trafik sigortasını düzenleyen şirket olması nedeniyle dava konusu taleplerden kusurlu olmaları nedeniyle sorumludur.Fazlaya dair tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla,150- TL (her bir davacı için 50-TL olmak üzere) destekten yoksun kalma tazminatı ve 100-TL defin gideri olmak üzere toplamda 250-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen ----nolu davalı açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle beraber HMK 107 ve TBK 61 uyarınca tahsiline karar verilmesini,
- Her türlü yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 31.05.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ----- plakalı araç, müvekkil şirkete 15.09.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) poliçesi ile sigortalıdır. söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 720.000 tl’dir. sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru yoktur. başvurunun reddi gerekmektedir. müteveffanın, sevk ve idaresindeki aracıyla yanlışlıkla girdiği bağlantı yolundan tekrar otoyola girmek niyetiyle iki şeritli ve virajlı bağlantı yolunun sol şeridi üzerinden, kendi güvenliğini tehlikeye atarak geri manevra yaptığı sırada, aracının arka kısımlarına gerisinden gelen otobüsün ön kısımlarıyla çarptığı kazada, girdiği bağlantı yolunda geri geri gelmenin yasak olduğu, geri manevra yaparken arkadan gelen araçların kendisine çarpa bileceği olasılığının dikkate almadan dikkatsiz tedbirsiz ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile 2918 sayılı ktk’nın 67.maddesi ve kty’nın 137.maddesini ihlal etmiş olduğundan tam ve asli kusurludur, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün ve dolayısı ile müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığından açılan davanın reddi gerekmektedir.davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müşterek müteselsil sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmiyoruz.
tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılmalıdır. destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılmalıdır. cenaze ve defin giderleri belediye tarafından karşılanmakta olup davacılar yaptıkları giderlere ilişkin olarak herhangi bir delil de sunmamıştır.
davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimleri mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılmalıdır. davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerekmektedir.müvekkilimizin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerekmektedir. bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- Cevap dilekçesinde özetle ;
Dava konusu; müvekkil şirkete ait olan ---- plakalı aracın karışmış olduğu kaza sebebiyle; davacılar tarafından tazminat taleplerine ilişkindir. Ancak haksız ve hukuka aykırı bir şekilde açılmış olunan işbu davanın reddini talep ediyoruz.Öncelikle belirtilmesi gereken husus şu ki; Sayın Mahkemenizin işbu davasının; ilgili tarihlerde müvekkil şirkete ait araçları işleten şirkete ihbar edilmesi gerekmektedir. Zira müvekkil şirket aleyhine verilebilecek bir kararda bu şirketin de sorumluluğu doğabilecektir. anılanlarla birlikte husumet itirazında bulunmaktayız. zira işbu davanın müvekkil şirkete değil, sevk ve idaresindeki araç ile kazaya sebebiyet veren dava dışı sürücüye ve aracı işleten şirkete yöneltilmesi gerekmektedir. işbu davanın müvekkile yöneltilemeyeceği sabit olmakla birlikte aksi düşünüldüğünde dahi ancak müvekkilin kusuru bulunması gerektiği aşikardır. bu doğrultuda davalı müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı aşikardır. davacı tarafça da müvekkil şirketin kusuru bulunduğuna dair bir bilgi veya belge de sunulamaması anılan durumu ispatlar niteliktedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. Maddesine göre; 'İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.' İlgili olayda 3. Kişilerin ağır kusuru mevcut olmasından mütevellit müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Sayın Mahkeme tarafından resen dikkate alınacak olan nedenlerle; cevap dilekçemizin, ihbar talebimizin ve delillerimizin kabulü ile birlikte öncelikle zorunlu arabulucuk başvurusu yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddine, aksi takdirde cevap dilekçemiz doğrultusunda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, ---- Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüneden gelen müzekkere cevabı, ---- Müdürlüğünden gelen yazı cevabı, ----Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının bir sureti, ATK raporları ve tüm dosya kapsamı.
19.10.2021 tarihli ara karar ile dosyanın ATK'ya gönderilerek ATK raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 23.11.2021 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda özetle; Davalı sürücü ----’ın kusursuz olduğu, Müteveffa sürücü -----’ın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor sunulduğu görüldü.27.01.2022 tarihli ara karar ile dosyanın ATK'ya gönderilerek ATK raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 01.04.2022 tarihli ATK uzman raporu mahkememize teslim edilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin genişletilmiş uzmanlar raporunda özetle; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü ----’ın kusursuz olduğu, Müteveffa sürücü -----, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı ve defin gideri tazminatı istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ----. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve ----- sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve ----sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı ---- araç sürücüsü olarak, davalı ----- Şirketi'nin araç maliki işleten olarak, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, meydana gelen hasara ilişkin kusur oranında gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Somut olayda: 31/05/2019 günü saat 06:55 sıralarında, davalı sürücü ----- idaresindeki ---- plaka sayılı otobüs ile --- Otoyolunu takiben ---- istikametinden ---- yönüne doğru seyir halindeyken ---- Çevre Otoyolu bağlantı yoluna giriş yapıp 200 metre ilerlediğinde aracının sağ ön kısımlarıyla, ön ilerisinde sağ şerit üzerinden sol şeride doğru geri manevra ile ---- otoyoluna çıkmak isteyen müteveffa sürücü ---- idaresindeki ---- plaka sayılı otomobilin arka kısmına çarpması sonucu ölümlü dava konusu trafik kazası meydana geldiği,
Kaza tespit tutanağı ve ekindeki kroki tetkik edildiğinde; -----Çevre Otoyolu ---- kavşağından sağ varyantlı tek yönlü iniş eğimli olduğu, çarpma noktasının sol şerit üzerinde olduğu, otomobilin çarpma sonrası 10 metre ilerde yolun sağ tarafında bariyerlere çarpış halde son konumunu aldığı, otobüsün 49 metre ileride yolun sol tarafından yol dışı kaldığı, sağ yanı üzerine devrildiği, yolun tek yönlü, iki şeritli, şerit genişliği 3,8 metre, zemin asfalt-kuru, virajlı-eğimli, hava açık, vakit gündüz, azami hız limiti 120 km/h ve meskun mahal dışı olduğu belirtilmiştir.
Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/11/2021 tarihli raporunda : " A)-Davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki otobüs ile otoyol üzerinde seyirle gelip, ----- bağlantı yoluna giriş yapıp 200 metre ilerleyerek seyrini sürdürdüğü sırada, ön ilerisindeki müteveffa sürücü idaresindeki aracın sağ şerit üzerinden sol şeride doğru geri manevra ile gelmesi nedeniyle mahal özellikleri dikkate alındığında gerçekleşen kazada atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. B)-Müteveffa sürücü ---- sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli otoyolda seyri sırasında, yol kenarında emniyet şeridi içerisinde kalmayıp, tek yönlü yolda nizamlara aykırı ve tehlike arz eder biçimde otoyolda geri manevra yaptığı, bu şekilde kontrolsüz hareketi sonucunda arkasından gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki aracın seyir güvenliğini tehlikeye düşürerek aracına çarpmasına sebebiyet veridiği olayda asli kusurludur. " olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin itirazı üzerine dosyanın Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu hazırlanmak üzere gönderildiği, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu 14/03/2022 tarihli raporunda davacıların desteğinin %100 kusurlu olduğu, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.Davalı sürücü hakkında ----.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada taksirle ölüme neden olma suçundan beraat kararı verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
Somut olayda; yukarıda açıklandığı şekilde meydana geldiği kabul edilen trafik kazasında davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, vefat eden desteğin ise yol kenarında emniyet şeridi içerisinde kalmayıp, tek yönlü yolda nizamlara aykırı ve tehlike arz eder biçimde otoyolda geri manevra yapmak ve seyir güvenliğini tehlikeye düşürmek suretiyle kazanın meydana geldiği, desteğin dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmeyerek eylemleriyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, dosyada alınan Trafik İhtisas Dairesi'nin raporlarının denetime elverişli olduğundan hükme esas alınarak, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davalı araç maliki şirket aracı kiraladığını savunduğu görülmüş ise de; kira sözleşmesinin uzun süreli ve üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerindeki fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedellerinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği hususlarının araştırılmasına yönelik davalı işleten ve dava dışı kiracının ticari defter ve kayıtlar üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması gerektiği anlaşılmış ise de davalı sürücünün kusursuz olduğu kanaatine varılmakla bu yönde araştırma yapılmadan aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 250,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı şirketlere VERİLMESİNE,
6-1.360,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.