T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/455
KARAR NO : 2024/662
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 23/05/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Alacaklı ... tarafından, ----. İcra Müdürlüğü’nün -----. sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine SMM hizmet alacağı olduğu iddiasıyla ilamsız takip başlatılmış olup; takipten haricen haberdar olunmuş; yapılan kontrol neticesinde, gönderilen ödeme emrine ilişkin alacaklı kısmında ... isimli kişinin alacaklı olduğu ve alacağın kaynağının Serbest Mali Müşavirlik hizmet bedeli olduğu anlaşılmıştır. Müvekkil şirketin alacaklı olduğu iddia edilen davalı ile aralarında herhangi bir hizmet akdi veya ticari ilişki bulunmamaktadır. İcra takibi hatalı ve herhangi bir alacak olmaksızın, kötü niyetli olarak başlatılmıştır. (Davalı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine ilişkin ödeme emri dilekçemiz ekinde sunulmuştur.) İlgili---- İcra Müdürlüğü’nün /-----. sayılı dosyasının celbini talep ediyoruz. Müvekkil şirketin mali müşavirlik hizmetini aldığı mali müşavir ---- SMMM Odasına kayıtlı ----- oda sicil numaralı ---- isimli mali müşavirdir. Büro ünvanı ------ şeklindedir. Alacaklı olduğunu iddia eden işbu davada davalı olan ... ise belirttiğimiz mali müşavirin babasıdır. Ancak müvekkil şirket ile ... arasında herhangi bir iş/sözleşme akdi, ticari bir ilişki bulunmamaktadır. ...'in icra takibi veya dava açmak bakımından dava taraf ehliyeti de bulunmamaktadır. Müvekkil ile mali müşavir arasında herhangi bir taraf değil, üçüncü kişidir. Bu sebeple davalı kötü niyetli ve hatalı olarak müvekkil şirket aleyhine SMMM hizmet alacağı iddiasıyla icra takibi başlatmıştır ve bu takip kesinleşmiştir. (Dilekçemiz ekinde çalışmakta olduğumuz mali müşavir ----- ilişkin Faaliyet Belgesi, büro tescil belgesi, serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatı, müvekkil şirkete yönelik mali müşavir tarafından gönderilen imzalı ve kaşeli rapor ve belgeler, mali müşavire ödenen bazı ödemelere ilişkin banka dekontları dilekçemiz ekinde sunulmuştur.) Somut olayda davacı müvekkil şirketin belirtilen miktarda bir borcu bulunmamakla birlikte, esas alacaklı olan oğlu ---- sahibi olduğu -----. kısmi bir borcu bulunmakla birlikte, davalı olan ...'e hiçbir şekilde borçlu değildir. Ancak böyle bir borç varsa, alacaklısı ... değildir. Hiçbir şekilde borçlu olmadığı gibi, herhangi bir ticari ilişkisi de bulunmamaktadır. Müvekkil tarafından borca itiraz süresi sehven geçirildiğinden, müvekkilin banka hesaplarına, taşınır ve taşınmazlarına haciz konulmaması için sayın mahkemenin uygun gördüğü teminatın belirlenerek alacaklıya ödenmemek üzere -----. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı Dosyasına depo edilmesine, icranın durdurulması ve varsa hacizlerin kaldırılması bakımından karar verilmesi talebimiz bulunmaktadır. İşbu dilekçemiz ekinde sunulan belgeler ve ödeme dekontları dahi, davalının kötü niyetini açıkça göstermektedir. Mahkemenizce tedbir kararı verilmemesi halinde, yargılama sonunda müvekkilin haklı olduğuna Mahkemenizce kanaat edilmesi durumunda, tahsil edilebilecek ilgili tutarın davalıdan iadesinin talep edilmesi ve geri alınması güçleşecek olup; ayrıca bu durum müvekkil şirketin ithalat ve ihracat şirketi olması açısından ve yoğun para transferleri yapıldığından, müvekkilin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zarara uğramasına sebebiyet verecektir. Belirttiğimiz nedenlerle, yapılan ödeme makbuzları ve ekte sunulan belgeler dikkate alınarak öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaat hasıl olması halinde uygun görülecek teminat karşılığında ---- İcra Müdürlüğü’nün ----. sayılı dosyası ile başlatılan takipte yer alan alacak miktarına ilişkin kısmı yönünden takibin tedbiren durdurulmasına; bu talebimizin kabul görmemesi halinde ise, ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paradan fazlaya dair hakkımız saklı kalmak kaydı ile yatırılan davalıya ödenmemesine; neticede ise, müvekkilin davalıya fazlaya dair hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 278.504,79.-TL Takip çıkışı tutarında borçlu olmadığının tespiti ile, -----İcra Müdürlüğünü----Sayılı Dosyası ile başlatılan takibin durdurulmasına ve takibin 278.504,79.-TL yönünden iptaline; davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebi ile işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.." denmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil davalı Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavir ... ile Davacı -----Şirketi arasında, müvekkil davalının, davacı şirkete SMMM hizmet vermesi amacıyla akdedilmiş bir hizmet sözleşmesi mevcuttur: Müvekkil davalı ..., işbu dilekçe ekinde sunduğumuz, 29.07.2015 tarih, ----- sayı ile davacı şirketle akdedilmiş Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirlik Hizmet Sözleşmesi gereğince davacı tarafa Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirlik (SMMM) hizmeti vermektedir. Davacı taraf 2022 yılının son aylarından günümüze kadar olan SMMM hizmet bedelini müvekkil davacıya ödememiştir. Bu nedenle müvekkil davacı ----İcra Müdürlüğü’nün ---- sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibinde bulunmuştur. SMMM Hizmet sözleşmesi haricinde, davacı şirketin ... Mali Müşavirlik Bürosu e-posta adresine göndermiş olduğu e-postaları, Davacı şirketin müvekkil davalıya ciro ettiği senedi, davacı şirketin tek ortağı ---- eşi ---- tarafından müvekkil davalıya verilen senet itiraz dilekçemize eklenmiştir. Müvekkil davalı SMMO ... tarafından davacı şirket adına düzenlenen vergi ve gümrük beyannamelerini iş bu dilekçemiz ekinde bilgilerinize arz ederiz.Sonuç olarak, davacı şirket ile müvekkil davalı arasında bir SMMM hizmet sözleşmesinin var olması, adı geçen sözleşmenin 4.1 maddesi gereğince SMMM ---- zaman zaman işleri takip ediyor olması, Davacı şirket ile SMMM -- -- arasında herhangi bir SMMM hizmet sözleşmesinin bulunmaması, davacı şirketin borcu kabul ettiğine dair ---- İcra Müdürlüğüne beyanda bulunmuş olmaları, işbu dilekçemiz ekinde sunulan vergi beyannameleri ve gümrük beyannamelerinde müvekkil davalının davacı şirketin Mali Müşaviri olduğunun belirtilmiş olması davacı şirketin kötü niyetli olarak Sayın Mahkemenize yalan beyanda bulunmuş olmaları sebepleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, mali müşavirlik hizmet bedeli alacağına yönelik başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemin ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda ..." sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmasının gerekli ve yeterli olduğu belirtilmiş; müteakip 5. maddesinde ise, “Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak da sözkonusu olmaz.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tarafların tacir olup olmadığının ve dava konusunun ticaret mahkemelerin görevine girip girmediğinin araştırılarak görevli mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir.Benzer nitelikteki ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamına konu yerel mahkeme ilamının ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyası ve dava dosyasına konu alacağın mali müşavirlik hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu ve ilk derece mahkemesinin ilamına yönelik istinaf isteminin reddine karar verildiği, davalı ----- Karar sayılı ilamına konu yerel mahkeme ilamının ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyası ve dava dosyasına konu alacağın mali müşavirlik hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu ve ilk derece mahkemesinin ilamına yönelik istinaf isteminin esastan incelenerek karar verildiği, davalı tarafın şirket olduğu anlaşılmıştır.
Davacı hakkında yapılan araştırmada davacının tacir olduğu, davalı tarafın ise icra takibine konu alacaktan kaynaklı mali müşavir olduğu, davalının tacir olmadığı, taraflar arasındaki mali müşavirlik hizmet bedeli alacağının iddaisının ise davayı ticari dava haline getirmediği ve uyuşmazlığa konu dava ticari dava niteliğinde olmadığı sonucuna varılmaktadır. Huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle usuldan reddi ile mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.