T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/585
KARAR NO : 2024/683
DAVA : Hisse Devri Sözleşmesinin İptali
DAVA TARİHİ : 12/08/2022
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ... eski adı ---- Şirketi unvanlı otelin sahibidir. Davalı ... isimli şahısla bu otele sürekli gidip gelmesi sebebiyle tanışmışlar ve arkadaşlıkları başlamıştır. Müvekkilimizin ---- gayrimenkul almak istemesi üzerine ... isimli şahıs -----161 Ada, 7 Parsel de bulunan taşınmazı müvekkilimize satabilmek için öncelikle kendi adına devir almıştır. Daha sonra müvekkilimize 14.07.2021 tarihinde satmasıyla davalının, müvekkiline karşı tavırları değişmiş ve asıl amacı olan müvekkilini tehditleriyle sindirerek maddi kazanç elde etme eylemlerine başladığını, Davalı müvekkilini doğrudan limited şirketin pay devrine zorlamamış, öncelikle başka şekillerde kazanç elde etmiş ve müvekkilimizi maddi açıdan birçok zarara uğrattığını, davalının müvekkilimiz üzerinde tehditleriyle yarattığı baskı ve korkunun daha iyi anlaşılabilmesi için limited şirket pay devri sözleşmesinden önceki eylemlerini açıklamanın faydası olacağı kanaatindeyiz. davalının nakit akışı talepleri istediği gibi sağlanamayınca davalı isteklerini değiştirmiş ve müvekkilimizin üzerine kayıtlı şirketten pay talep etmiştir.davalının müvekkilimiz nezdinde kurduğu baskı ve tehditlerin en büyük ispatı ses kaydıdır. bizzat davalı kendisi olduğunu beyan ederek müvekkilimizi tehdit etmiştir. Müvekkilleri limited şirket pay devri sözleşmesini iradesi tehditle sakatlanmak suretiyle gerçekleştirmiş olup müvekkilimizin gerçekte pay devri iradesi bulunmamaktadır , her ne kadar limited şirketlerin pay devri hususunda ttk md. 595 şartları oluşmamış olsa da sözleşmesinin iptal edilmemesi halinde davalıya tescile icbar hakkı doğacağından sözleşmenin iptali isteme zorunluluğu doğduğunu, ---- Şirketi'nin ----. Noterliği'nde 09.08.2022 tarihinde ---- yevmiye no ile yapılan limited şirket pay devri sözleşmesinin müvekkilimizin iradesinin tehdit ve korkutma yoluyla iradesi sakatlanmış olduğunun kabulü ile iptaline
iptal edilen sözleşmenin ---- noterliği'ne bildirilmesine,vekâlet ücreti dâhil tüm yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sayın mahkemenizde açılmış olan huzurdaki davayı kabul etmiyoruz. Davacının haksız, hukuksuz ve mesnetsiz iddiaları ile açılmış olan davanın reddini, Müvekkil işbu dava dosyasından 05.10.2022 günü haberdar olmuştur. Tebliğ tarihi olarak bu tarih kabul edilmelidir. Buna göre de tarafımıza cevaplar için ek süre talep ediyoruz. Ek süre verilmiş gibi görülen süre esasında ancak ilk cevap süresidir. Müvekkiline yapılmış olarak görülen tebligatlar usulsuz bir tebligattır; Dosyamızda , davacı ... ile müvekkilin tanışıklığı 2017 yılında başlamış olup 2018 yılından itibaren iş arkadaşlığı ve aile dostluğuna dönüşmüştür. Karşılıklı olarak birbirlerinin evlerine gitmiş gelmişlerdir. Ekte sunmuş olduğumuz fotoğraflar müvekkilin ikamet adresi olan -----" adresinde çekilmiştir. Farklı tarihlerde çekilen çokça fotoğraf olmasına rağmen, bunlardan kendisinin ve eşinin de olduğu 2 tanesi seçilerek dosyaya eklenmiştir. ..., ortak iş yaptıkları, müvekkili zaman zaman evden almış, beraber işe gitmişlerdir. Gerekirse ----- numaralı telefonu kullanan ...'in , ----- kurumundan HTS kayıtlarının celbini de talep ederiz. Sonuç olarak, yukarıda belgeleri ile ispat ettiğimiz gibi, davacı, ... tarafından da bilinen adres olarak görülen müvekkil adresine tebligat gönderilmediğinden Teb. K. 10. Md vd. Aykırı, aralarındaki husumet nedeniyle kasten yanlış adrese tebligat gönderen yanın, Türk Medeni K 2. Maddesininde de şümul bulan dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin kabulü edilmesi gerekliliği, ve TMK.2/2 de vücut bulan "Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz" ilkesi gereği, Teb. K. 21 e göre yapılan tebligatların usulsuz olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dava konusu hisse satış işlemi, davacının iddia ettiği gibi, her hangi baskı zorlama vs nedeniyle yapılmamıştır. Hisse devir işleminin gerçek nedeni; Müvekkil ile davacı arasında ki tanışıklık, 2017-2018 yılları öncesine kadar gitmektedir. Daha sonrasında ise birlikte yaptıkları altın ve mücevher alım satımları ile iş ortaklıkları başlamış ve bu güne kadar gelmiştir. Müvekkil, ----- Mahallesi, 161 ada, 7 parselde bir gayrimenkul almıştır. Davacının iddiası gibi bu yeri ...'e satabilmek için değil yatırım amaçlı almıştır. Davacı, dava dilekçesinde, beyan ettiği gayrimenkulu hiç bir zaman almamıştır. ----- Mahallesi, 161 ada, 7 parseldeki gayrimenkul hiç bir zaman müvekkil tarafından davacıya satılmamıştır. Bu durum tapu kayıtlarının incelenmesinde de görülecektir. Daha dava dilekçesinin ilk paragrafında davacı yanlış ve yanıltıcı bilgiler vermeye başlamıştır. Gayrimenkul evvela 20 dönüm 5 ortaklı incirlik, zeytinlik ve elbirliği mülkiyetinde iken müvekkil tarafından bulunmuştur. O zaman da elbirliği mülkiyetinde olan gayrimenkul görülen davalar ve müvekkilin cabaları sonucunda, hisselere bölünmüş 5 ortaktan birinin payı olan 4 dönümlük yer müvekkil tarafından alınmış ve müvekkil adına tescil edilmiştir. Dava dilekçesinde müvekkilin zorla yada irade fesadı nedeniyle aldığı iddia edilen bütün alışverişler hukuka ve usulune uygun alım satımlardır. Nitekim bu alışverişlerden karşı taraflardan bugüne kadar bir şikayet gelmemiştir. Ne zamanki müvekkil hakkı olanı istemiş ondan sonra müvekkil hakkında iftira ve şikayetler başlamıştır. İbraz ettiğimiz resim ve watsapp yazışmaları da göstermektedir ki, müvekkil ile davacı neredeyse yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, samimi iki arkadaş olmuşlardır. Ta ki müvekkilin şirketteki hisse payını talep edene kadar. Müvekkil hakkı olan hisse payında ısrar edince bir kurgu kurulmuş ve bu aşamaya gelinmiştir. Davacı yan tarafından müvekkile yapılan usule ve yasaya aykırı tebligatlatın usulsuzlüğünün kabulü ile, tarafımıza ek cevap ve delil bildirilmesi için ek süre verilmesine,Davacı yan tarafından açılan haksız davanın reddine, Masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- CBS'nin---- soruşturma numaralı dosyası, --- Noterliğinin 09.08.2022 tarih ve ---- yevmiye sayılı belgesi, Tapudan gelen yazı cevapları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, ---- Noterliği'nde 09.08.2022 tarihinde ---- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile davacının -----payını tehdit ve ikrahla devredilerek iradesi sakatlandığı iddiasına dayalı hisse devrinin iptal talebine ilişkindir. --- Noterliği'nde 09.08.2022 tarihinde ----- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesinin incelendiğinde davacıya vekaleten-----Şirketi'ndeki 3000 payın bedeli ödenmek suretiyle davalıya devredildiği görülmektedir.Yapılan yargılamada tapu kayıtları ve ticaret sicil kayıtları celp edilmesi ve taraf tanıkları dinlenmesiyle tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde;
TMK'nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” TMK'nın bu hükmü 6100 sayılı HMK'ın 190/1. maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Somut olayda davacı, pay devri sözleşmesinin tehdit ve ikrah altında gerçekleştirildiği iddiasını ispat edememiştir, davacı tanığının beyanları hükme esas almaya elverişli olmayıp, ispat açısından yeterli görülmemiştir. Davacının suç duyurusu üzerine açılan iddianame anlatımında ve suç isnatlarında hisse devri bakımından anlatım ve isnat bulunmadığından ceza davasının sonucu huzurdaki dava dosyası açısından bekletici mesele yapılmamıştır. Davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 1.280,82 TL harçtan alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 853,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6------ Şirketi'nin genel kurul toplantı ve pay defteri asıllarının şirket yetkilisine talep halinde İADE EDİLMESİNE,
7-Davalı tarafından yapılan 400,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.