T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/785
KARAR NO : 2024/679
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2018
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu --- ili ---- ilçesi ----- mahallesi, 44 ada 9 parselde bulunan kayısı bahçesinde 11.12.2017 tarihinde gerçekleşen don sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın tespiti ile zararın davalı kurumdan tahsil edilmesini beyan ederek, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu poliçede hasat tarihinin 14/08/2016 olduğunu, işbu poliçeden doğacak olan alacaklar bu tarihte muaccel olacağından dava zamanaşımının en geç 14/08/2018 tarihinde geçmiş bulunduğunu, bunun yanında aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, ----- numaralı sigorta poliçesiyle teminat altına alınan ürün, sigorta poliçesinde yazılı olan ada parsel üzerinde yetiştirilen üründür, poliçede yazılı parselde bulunan ürün dışındaki ürünler poliçe teminatı dışında olduğunu, Tarım Sigortaları Havuzu kar gitmeyen bir kuruluş olduğunu, ---- olarak adlandırılan tarım sigortaları sistemi, diğer sigorta sistemlerinden farklı olduğunu, Tarım Sigortaları Havuzu diğer sigorta şirketlerinden farklı olarak kar amacı gütmediğini, havuzda yer alan sigorta şirketleri riskin %100’ünü havuza devrettikleri için sistemde kar-zarar ortaklıkları söz konusu olmadığını, başka bir ifade ile sigorta şirketlerinin hasarın ödenmemesinden doğrudan bir menfaat sağlamaları söz konusu olmadığını, havuzun yönetim kurulu dışında herhangi bir yürütme organı bulunmamaktadır. Sistem, sigortacıların kurduğu bir işletici şirket eliyle yürütülmekte olduğunu, bu işletici şirket de kar amacı gütmemekte, sadece havuzdan masraflarını karşılayacak sabit bir ücret almadığını, kısaca, hasarın ödenip ödenmemesi şirkete bir kazanç sağlamadığını beyan ederek; haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- Meteoroloji Müdürlüğü'nün 19/01/2018 tarihli yazı cevabı, 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, ----- numaralı Bitkisel Ürün Sigortası poliçesinden kaynaklı don sebebiyle hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biri de davanın görülmekte olmasıdır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte (derdest) ise aynı konunun (uyuşmazlığın) yeni bir dava konusu yapılma olanağı bulunmamaktadır. Çünkü aynı konuda iki dava açılmasında davacının hukuken korunmaya değer bir çıkarı bulunmamaktadır.Dava şartlarını düzenleyen HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" biçiminde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Buna göre önceden açılmış bir dava devam etmekte iken aynı konuda yeniden dava açılamaz. Buna rağmen açılırsa yeni dava usulden reddedilir. Derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir.
Öte yandan dava konusu uyuşmazlığın, daha önce kesin bir hüküm ile çözümlenmemiş olması da dava şartlarındandır. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ve verilen hüküm kesinleşmiş ise, artık o dava konusu hakkında kesin hüküm vardır. Aynı dava (uyuşmazlık) yeni bir dava konusu yapılamaz; yapılırsa, mahkemenin kesin hüküm varlığını kendiliğinden gözeterek davayı esasa girmeden (usulden) reddetmesi gerekir.
HMK'nin 303'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca bir davaya şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için; her iki davanın taraflarını, her iki davanın dava sebeplerini ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması zorunludur. Bu nedenle maddi anlamda kesin hükmün varlığının belirlenmesi bakımından eski (ilk) dava ile yeni (ikinci) davanın, konularının aynı olup olmadığını anlamak için hâkimin, eski (ilk) davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni (ikinci) davanın talep sonucunun karşılaştırılması gerekir. İkisi aynı ise dava konularının aynı olduğu sonucuna ulaşılacaktır.Hemen belirtmek gerekir ki, HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "i" bendinde belirtilen dava şartlarından olan aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması koşulunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi için eski (ilk) davanın biçimsel anlamda da kesinleşmiş olması da gerekmektedir.Diğer yandan HMK'nin 115'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre de mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin --- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı)Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ---- numaralı Bitkisel Ürün Sigortası poliçesinden kaynaklı ---- ili, ----- ilçesi, 44 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 11/12/2017 tarihinde meydana gelen don sebebiyle maddi tazminat isteminde bulunduğu, davacı vekili tarafından sunulan 10/12/2019 tarihli beyan dilekçesinde don olayına ilişkin hasar tarihinin 21/03/2016 tarihi olarak açıklandığı ve sigortacıya ihbarın aynı gün yapıldığının beyan edildiği,
Davalı vekilinin dilekçesi ekinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ---- Esas sayılı dosyasında başvuru yapıldığının beyan edildiği, sunulan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararının incelenmesinden; davacı vekili tarafından ----- ili, ---- ilçesi, 44 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki meydana gelen don sebebiyle maddi tazminat isteminde bulunduğu, Uyuşmazlık Hakim Kararı değerlendirmesinde başvurunun reddine karar verildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği, eldeki maddi tazminatının ise 29/12/2018 günü açıldığı anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; bahsedilen Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararının dosyası getirtildiği, taraflarının, dava sebebinin ve konusunun aynı olduğu anlaşılmakla; HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının "ı" bendinde öngörülen aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasına ve anılan maddenin "i" bendinde belirtilen aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlamamış olmasına ilişkin dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 85,39 TL harcın düşümü ile geri kalan 342,21 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.