T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/581 Esas
KARAR NO : 2026/543
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2025
KARAR TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin taşımacılık/nakliyat işi yaptığını, davalı ile arasında taşımacılık işi ile ilgili bir ticari ilişkisinin olduğunu , bu ticari ilişkiden kaynaklı davalının taşınmasını talep ettiği mallarınını taşıyarak nakliyat edimini ifa ettiğini ve bunun karşılığında davalı ile anlaştıkları üzere kendisine --------- nolu, 28/02/2025 tarihli 22.800,00-TL bedelli fatura tanzim edilip gönderildiğini, davalı tarafından süresi içinde faturaya itiraz edilmediğini, müvekkil şirketin edimini ifa etmesine ve faturasını kesip davalıya göndermesine rağmen, davalı tarafın fatura bedelini ödemediğini ,müvekkil şirketin fatura bedelinin tahsili amacı ile, davalıya karşı -------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı icra dosyası ile faturaya dayalı bir ilamsız icra takibi başlattığını fakat davalı tarafın haksız yere itiraz ederek, icra takibini durdurduğunu, takibin durması üzerine, dava açmadan önce zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurunun yapıldığını ,--------- Arabuluculuk Bürosunun --------- Büro ve --------- Arabuluculuk numaralı dosyasında yapılan arabuluculuk başvurusu da anlaşamama ile sonuçlanması nedeniyle, iş bu davayı ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla ----------İcra Müdürlüğü ---------- E. Sayılı icra takibine karşı davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Sayın Mahkemenizin bilirkişiliğime vermiş olduğu görev sonucunda davacı --------- ŞTİ’nin defterlerinin firmanın Mali Müşaviri -------- ait -------- Mah.-------- Bulv. -------- Blok NO:-------- K:------- D:------- ---------- adresindeki işyerinde bulunan ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde ; Davaya konu ticari ilişkinin 2025 yılını kapsadığının tespiti ile dava dosyası ile sınırlı olarak 2025 yılına ait ticari defter ve kayıtlar incelenmiştir. Yukarıda sunulu olduğu üzere ----------ŞTİ. ’nin 2025 yılına ait Noterlikçe tasdik edilmesi gereken defterlerin tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, E-Defter olarak tutulan defter beratlarının zamanında oluşturulduğu, defterlerde yer alan ve davaya konu alacağa ait Yevmiye defterindeki kayıtların Defter-i Kebir kayıtları ile birbirini doğrular şekilde kaydedilmiş (uyumlu) olduğu görülmüş olup, yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun takdiri sayın mahkemenize aittir. Davacı ----------ŞTİ’nin defter kayıtlarında; davalı ----------ŞTİ' ne Elektronik Fatura olarak düzenlenen iş bu davanın konusu olan, 28/02/2025 tarih ---------- nolu, KDV dahil toplam 22.800,00 TL tutarındaki faturanın kayıt altına alındığı, davalının yasal süresinde bu faturaya İtiraz veya Red ettiğine dair her hangi bir belge ve bilgiye rastlanmadığı, Davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesi olan ---------- vergi Dairesi 'nin 2025 yılı Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi dökümünde davalı ---------- ŞİRKETİ'ne düzenlenen 1 adet KDV hariç 19.000,00 TL tutarında faturanın bulunduğu, İcra takip tarihi itibari ile cari hesap dökümünde davalı --------İ'nin iş bu fatura KDV dahil toplamı olan 22.800,00 TL borç bakiyesinin olduğu, görülmüştür. Davacı ------------ ŞTİ’nin 2025 yılı hesap dönemine ilişkin ticari defter kayıtları esas alınarak yapılan incelemelere göre; Davacı ---------ŞTİ’nin davalı ------------ŞTİ 'den 1 adet fatura karşılığı olan ticari hizmet satımından kaynaklı 22.800,00 TL alacaklı olduğu , bu alacağın icra takip tarihi itibari ile ---------- hesabında kayıt altına alındığı tespit edilmiştir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali davasıdır. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; " Davacı --------- Şti’nin davalı ---------- Şti 'den 1 adet fatura karşılığı olan ticari hizmet satımından kaynaklı 22.800,00 TL alacaklı olduğu , bu alacağın icra takip tarihi itibari ile ---------- hesabında kayıt altına alındığı " tespit edilmiştir. Mahkememizce 01/04/2026 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 3 nolu celsede karar verildiği, davalı yana duruşma zaptının tebliği ile inceleme gün ve saati ihtar edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 22.800,00 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 22.800,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun davalı yana tebliğ edildiği, rapora karşı davalı yanın itirazda bulunmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu --------- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar takipte faiz talebinde bulunulmuş ise de davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması karşısında faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davada hükmolunan miktarın (dava açılış yılı olan) 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira -------- sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından--------- İcra Dairesinin ----------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 22.800,00 TL miktar üzerinden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 22.800,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.557,46 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 942,06 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL ile 7.064,50 TL (Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 8.295,30 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,97 ve red 0,03 oranına göre hesaplanan 8.046,44 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin kabul oranına göre 4.462,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin red oranına göre 138,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 22.800,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/06/2026