T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/187
KARAR NO: 2023/755
DAVA : TAZMİNAT (RÜCUEN TAZMİNAT)
DAVA TARİHİ : 25/04/2016
KARAR TARİHİ : 17/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ---- adlı işçinin bir kısım tazminat ve işçilik alacaklarının tahsili amacıyla ----- İş Mahkemesi'nin ----- sayılı davanın açıldığı tarafları aleyhine hüküm kurulduğu,----- İcra Müdürlüğü'nün ------Esas sayılı icra takibinin açtığı, haciz baskısı altında icra dosyasına 24.504,67 TL ödemede bulunduklarını, dava dışı işçinin ----- çalışanı olmadığı, davalılar ile davacı müdürlük arasında açılan ihaleleri kazanmaları nedeniyle sözleşmeler kurulduğu ve dava dışı işçinin iş bu şirketler yanında çalıştığı, açılan ihaleler bakımından iş sahibi statüsünde oldukları, dava dışı işçinin davalılar yanında çalıştığı döneme ilişkin işçilik alacaklarından sorumluluklarının İş Kanunu'nun 6-2 Maddesi gereği davalılarla aralarında kurulan sözleşme nedeniyle oluşan Asıl İşveren- Alt İşveren ilişkisi nedeniyle kanundan doğan bir zorunluluk olduğu, davalılarla aratarında kurulan sözleşme hükümleri gereği davalıların dava dışı işçinin işçilik alacaklarının ve tazminatlarının tamamından sorumlu oldukları ve bu sözleşme hükümlerine göre davalılara dava dışı işçiye yapılan ödemeler nedeniyle rücu haklarının bulunduğu, bu nedenlerle dava dışı işçiye taraflarınca ödenen 11.048,67 TL'nin ödeme tarihinden /01.03.2016) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ----- davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı -----Genel Müdürlüğü'nün “Asıl İşveren” konumunda olduğu, işçinin tazminat alacaklarına ilişkin sorumluluklarının % 50 olup davacı yanca hak edişlerinden yapılan kesintinin miktarının açıklanmadığı, savunma ve beyanları ile davanın reddini talep etmiştir.Davalı ------dava dosyasında davaya cevap dilekçesi bulunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyanın ilk olarak ---- Asliye Hukuk Mahkemesinde karara bağlandığı, istinaf edilmesi üzerine----Bölge Adliye Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyasında verişen karar ile, Asliye Hukuk Mahkemesi kararı kaldırılarak, Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan bahisle karar verildiği ve dosyanın mahkememize geldiği görülmüştür.Davacı vekili, 23/3/2017 tarihinde dava dilekçesini ıslah ederek, dava dışı işçiye ------.... Ortaklığının idareye olan su borcu üzerine 2320,75 TL haciz koydurmak sureti ile para ödendiğini açıklayarak, bu miktarın da ödeme tarihi olan 25/5/2016 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, bu ıslah dilekçesi her iki şirkete usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın cevap veren olmadığı anlaşılmıştır.
Davanın temelini-----İcra Müd ---- sayılı takip dosyası oluşturmaktadır. Bu dosya UYAP'tan taranarak temin edilmiş, dava dışı -----... Şirketi ve ----- Şirketi hakkında toplam 21.597,59 TL için ilamlı takip yaptığı, takip talebi ekinde ------İş Mah ------ sayılı kararının da bulunduğu anlaşılmıştır.
Takip dosyasında, ------adına 24.504,67 TL'yi bir üçüncü firmanın 1/3/2016 tarihinde ödediği anlaşılmıştır.Böylece, davacı mahkeme ilamına dayalı takip dosyası borcunu birlikte sorumlu olduğu davalılar adına ödediği anlaşılmıştır.
----- İş Mah dava dosyasının Yargıtaydan dönmediği nedeni ile 16/3/17 tarihinde taranan örneği temin edilmiştir.Rucu davasına esas olmak üzere, her iki davalı ile yapılan hizmet alım sözleşmeleri ve her iki davalının hizmet alım sözleşmelerini yürüten kamu ihale şartnamesi örneği temin edilmiş, dosya hesap için bilirkişiye tevdii olunmuştur.Bilirkişi ----- 29/8/17 tarihli hesap raporuna göre, ----- Şirketinin hizmet süresine isabet eden tutarı 5.017,41 TL, ------.. Şirketinin hizmet süresine isabet eden tutarı ise, 1.368,38 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.Bilirkişi raporuna karşı davacı ----- vekilinin 25/9/2017 tarihli itiraz dilekçesinde; uzman bilirkişinin raporu hazırlamadığını, ayrıca hesaplamanın dayanağını teşkil eden iş mahkemesi hesap raporundaki açılamalara göre şirketler arasında organik bağ olduğu, bu nedenle organik bağın varlığı kabul edilerek, borcun her ikisinden birlikte müşterek müteselsil tahsilini talep etmiş ve itiraz ekine emsal ----- İş Mah -----sayılı dosyasının 28/11/14 tarihli bilirkişi raporunu iliştirdiği, bu raporda da ---- ... Şirketinin ------ ... Şirketi ile organik bağı olduğu hususunun o raporun 3.sayfasında irdelendiği görülmüştür.Davacının isteği ile her iki şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığının araştırılması bakımından ---- ve-----Ticaret Odası Başkanlıklarına ayrı ayrı teskereler yazılmış, ayrıca emsal olması bakımından ---- ATM'nin ----sayılı dosyasından temin edilen bilirkişi raporu temin olunmuş, ayrıca ---- dava dışı işçi ----- çalıştığı iş yerlerini gösterir prime esas bordrolar temin edilmiştir.Davacı vekilinin talebi ile yeniden bilirkişi ataması yapılmış, ------ imzalı 9/7/18 tarihli ikinci rapor temin edilmiştir.Bilirkişi ---- bu son raporunda özetle; dava dışı işçiye, davacı idarenin 01/03/16 tarihinde dava dışı ------ şirketi ortaklığı aracılığı ile 1/3/16 tarihinde 24.504,67 TL ödediği ve yine 25/5/16 tarihinde ise yine aynı şirket ortaklığı aracılığı ile bu kez 2320,75 TL'yi ödediği, davacının şirketlerin aynı şahıs tarafından.......kurulması nedeni ile organik bağ kurulması kabul edildiği taktirde toplam bakiye alacak 13.369,42 TL'nin 11.048,67 TL'sini 1/3/16 tarihinden, geri kalan 2320,75 TL'sine ise 25/5/16 tarihinden yürüyen avans faizi ile tahsili mütalaa edilmiştir.Davacı vekili, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, bu bedelin bilirkişi raporunda açıklanan şekilde müşterek müteselsil tahsilini talep etmiş, ikinci rapora davalıların ayrıca itiraz etmedikleri görülmüştür.Mahkemece rucu davalarında müşterek müteselsil tahsil imkanının olmadığı, her bir alt işvereninin kendi dönemi ve kendi ücreti ile sorumluluğunun bulunduğu nedeni ile 14/2/2019 tarihinde ek rapor alınmıştır.
Toplanan delillere göre;Davanın temelini TBK'nun 167, 168 madddeleri ve 6552 Sayılı yasanın 36.maddesi oluşturmaktadır. Davacı ödediği bedelleri her iki şirketten müşterek ve müteselsil tahsilini talep etmiştir.
Davalı ---- .... Şirketi vekili 6552 sayılı yasaya göre, asıl işveren ---- olduğundan, tüm sorumluluğun davacı ------ olduğunu, rucu talebinin mümkün olmadığını savunmuş ise de; davacı asıl işverenin, alt işverenlere 4734 ve 4735 sayılı yasa hükümlerine bağlı olarak tanzim edilmiş bulunan hizmet alım genel şartnamesi ve hizmet alım sözleşmesi esas alınarak, rucu edebileceği, 6552 sayılı yasanın ise, dava dışı işçi yönünden hüküm ifade ettiği, rucu davasında esas alınamayacağı kabul edilmiştir.Davacı taraf, rucuen tazminat davasında ödedikleri paranın her iki davalı şirketin ortaklarının aynı kişi olduğu nedeni ile aralarında organik bağ olduğunu ve bu nedenle ödedikleri paranın müşterek müteselsil tahsiline karar verilmesini istemiş ise de;Yargıtay -----HD ------ ve 3/4/18 tarihli kararına göre, "dava; rücuen tazminat istemine ilişkin olup, zararın doğmasına neden olduğu iddia edilen davalılardan her biri sadece kendi kusuruna isabet eden miktardan sorumlu olur. Rücuda teselsül olmaz ilkesi uyarınca; her bir davalının somut olaydaki kusur ve sorumluluk durumunun uzman bilirkişiden alınacak rapor ile belirlenmesi" şeklindeki anlatımdan hareketle, davacının her iki şirket arasındaki organik bağa göre müteselsil hüküm kurulmasını istemesi mümkün görülmemiştir.Bu nedenle, son bilirkişi raporuna ve ek rapora sonuç bağlanmamış, davacının itiraz ettiği 29/8/17 tarihli ilk bilirkişi raporundaki hesaplamalar yeniden değerlendirilmiştir.
Buna göre;Dava dışı işçiye ilk olarak 1/3/16 tarihinde 24.504,67 TL olarak bir üçüncü şirket aracılığı ile ödeme yapılmış, ayrıca 12/4/16 tarihinde de -----...Şirketinin kendisinde olan teminatını muhasebeleştirerek 13.456 TL'yi mahsup ettiği anlaşılmıştır.Davacının, 25/5/16 tarihinde yine dava dışı Şirket ortaklığı vasıtası ile dava dışı işçiye 25/5/16 tarihinde 2320,75 TL ödendiği görülmektedir.Davacının TİP sözleşmelerine göre, 4/11/2004 tarihinde-----..Şirketleri ile hizmet alımı yaptığı, sözleşmenin 23.md çalışan personel ile ilgili tüm sorumluluğun şartnamenin 6.bölümünde yer aldığının düzenlendiği, 36.md ise hüküm bulunmayan hallerde 4734 ve 4735 sayılı kanunun genel hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 2007 yılına kadar uzadığı, davacının -----...Şirketi ile 2008 tarihinde yeni bir sözleşme yaptığı ve sözleşmenin aynı hükümleri içerdiği anlaşılmıştır.
Genel şartnamenin 6.bölümünde ise; personelin özlük haklarının kayıtlandığı ve 6.bölümdeki üst başlığın çalışanların hakları, çalışma şartları, özlük hakları, sağlık hakları, kazaya uğramaları, yiyecek ve içeceğe ilişkin hakları olarak alt başlığa ayrıldığı, 7.fıkrada yüklenicilerin bu hususlarda doğrudan doğruya sorumlu olacağı hususunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı ile -----...Şirketinin 2008, 2009 ve 2010 yıllarında da sözleşmelerini yaptığı, -----....Şirketi ile yaptığı 29/3/2010 tarihinde sözleşme yaptığı ve----- nolu sözleşmelerin de peş peşe gerçekleştirildiği ve ortak hükümler taşıdığı, -----....Şirketi ile yapılan bu sözleşmelerde, 6.madde de hizmete dahil olan giderler başlığında, taahhüt edilen işlerin yerine getirilmesi amacı ile ulaşım, sigorta, vergi ,resim, harç ve giderlerinin sözleşme bedeline dahil olduğu, 17. Madde de; genel şartnamenin 6. Maddesine atıf yapıldığı, böylece dava dışı işçinin iki adet sözleşme ile 330 gün toplamda ----şirketinde, 90 gün ---- şirketinde, 90 gün -----şirketinde çalışmış olduğu anlaşılmıştır.Sözleşmelerin atıf yaptığı genel şartnamelerin 6.maddesi gereğince, doğrudan alt iş verenlerin sorumlu olduğuna ilişkin hüküm yer almadığından, alt iş verenlerin asıl işverenle 1/2 oranında sorumlulukları olacağı kabul edilmiş, ----- şirketine nezdinde ki çalışmalar ve buna isabet eden ücret, faiz alacağı toplamı 1.890,97 TL hariç bırakılmak sureti ile, davalı şirketlerin paylarına isabet edecek rucu miktarları 1/2 oranı üzerinden hesaplanmış, neticede ----şirketi yönünden 5.017,41 TL'nin rucu edileceği, ------şirketi yönünden ıslah dilekçesinde açıklandığı üzere 13.416,00 TL teminat muhasebeleştirilerek tahsil edildiğinden paylarına düşen 1.368,38 TL'nin rucu edilmeyeceği anlaşılmış, bu yöndeki ilk bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli olduğundan dava kısmen kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-Davanın KISMEN KABULÜ ile ;
1------ İnşaat şirketi yönünden davanın reddine,
2-----.... şirketi yönünden ise 5.017,41 TL nin ödeme tarihi olan 01/03/2016 tarihinden yürüyen avans faizi ile tahsiline, fazla istemin reddine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 342,73 TL harçtan, ıslahen alınan 40 TL harcın mahsubu ile bakiye 302,73 TL harcın davalı ----- ....şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı vekili yararına karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 5.017,41-TL ücreti vekaletin davalı ------....şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı yargılama gideri olan 2.408,00-TL'den davanın red ve kabul durumuna göre hesaplanan 903,63 TL'nin ve 40,00-TL ıslah harcının davalı davalı -----... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan bir masraf olmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8-Taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.