T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/752
KARAR NO: 2023/850
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/10/2022
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ----- plakalı araç arasında 30/01/2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada ----- plakalı aracın kusurlu olduğunu, davacı tarafından 04/02/2020 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketi kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini, davacının n haklarını(tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil etmeleri gereken tazminat alacağının yasal sürede tahsil edilemediğini, alacağın zamanında zamanında tahsil edilememesinden ve avans faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar taleplerine ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu, 01/04/2021 tarihinde ----dosyası ile değer kaybı talep edildiğini, -----numarasıyla karar verildiğini, davacının borcu tahsil etmek amacıyla borçluyu temerrüde düşürdüğünü ancak borcunu icra kanalıyla 03/09/2021 tahsil ettiğini, davacının davalıdan talep ettiği hasar tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücünün aynı olmayacağını, davacının zarara uğrayacağını ileri sürerek, HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davacının alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili olan davalı şirket nezdinde yapılan araştırmalar neticesinde uyuşmazlığın ------ numaralı ZMMS poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan -----plakalı aracın 30/01/2020 tarihinde karışmış olduğu kaza sonucu meydana gelen zararın, davalı tarafından ödeme yapılarak karşılandığını, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı defiinde bulunduklarını,----- sayılı dosyada veriken karara istinaden ----.icra MD----- sayılı dosyasına 5,743.05.-TL ve 2,046.38.-TL ödeme yapıldığını, 13,048.38.-TL hasar ödemesi yapıldığını, aynı talep için mükerrer dava ve icra takipleri mevcut olduğunu, karara göre faiziyle ödeme yapıldığından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, Her ne kadar davacı tarafça munzam zararının giderilmesi istenmiş ve talep edilmiş olsa da davalı şirket tarafından davacı tarafa icra dosyası aracılığıyla yapılan ödemenin karar tarihinden tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte yapıldığın, davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte davalının şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Munzam zarar istemine ilişkindir.
Hasar dosyası celp edilmiştir.Davaya konu araçların tramer kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celp edilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonunun ----- sayılı dosyasının bir sureti celp edilmiştir.---- İcra Dairesinin ------Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Tüm dosya kapsamından;Davacı tarafından 30/01/2020 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait ------plaka sayılı araçta değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli meydana geldiği, zararın karşılanması talebinin yasal 8 iş günü içerisinde davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmadığı ve davacı tarafından Sigorta Tahkim Kurulu'na 01/04/2021 tarih ve ---- sayılı dosyasından başvuru yapıldığı ----19/08/2021 Tarih -----sayılı kararı ile 3.400,00-TL alacağın hüküm altına alındığını ve alacağın icra kanalı ile tahsil edebildiğini, davacının davalıdan talep ettiği tazminatının temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edildiği tarihteki alım gücünün aynı olmayacağı ileri sürülerek munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle huzurdaki davanın açıldığı,
Mahkememizin 10/01/2023 tarihli celsesinde hazır bulunan davacı vekiline; "HMK m.194 kapsamında somutlaştırması ve bu kapsamda delillerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde mevcut dosya kapsamına göre yargılamaya devam olunacağının ihtarına (ihtarat yapıldı),..." hususunda ara kararın tefhim edilmiş olduğu, davacı vekilince UYAP sistemi üzerinden 09/01/2023 tarihli dilekçe dosyaya sunulduğu, Davacı vekilince UYAP sistemi üzerinden 11/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi konulu dilekçe sunduğu, dilekçenin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
Talebe konu munzam zarar iddiası hukuki niteliği itibariyle, borçlu temerrüdü nedeniyle uğranılan ve temerrüt faizini aşan zarar olup, her ne kadar alacaklının temerrüt nedeniyle uğradığı ve temerrüt faizini aşan bakiye zararını borçludan tahsilini talep hakkı bulunmakta ise de, talebe konu tarihte yürürlükte olan ve somut olaya uygulanması gereken TBK kapsamında öngörülen faizi aşan zararın cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri gibi genel ekonomik olumsuzluklar dışında davacının durumuna özgü, somut vakıalarla ispatlanması gereken bir zarar türü olduğu, uyuşmazlıkta ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, buna karşın somut olayda davacı tarafa verilen kesin süreye karşın talep konusunun somut verilerle açıklanmadığı gibi munzam zarar talebinin poliçe teminatı kapsamında düzenlenmediği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 269,85-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-)Davalı tarafça yatırılan 11,50-TL vekalet harcının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.