T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/292
KARAR NO: 2024/17
DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2022
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında bir dönem yoğun ticari işlemlerin gerçekleştirildiğini, bu ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin lehine oluşan cari hesap alacaklarının bir kısmı için davalının, müvekkiline, -------Şubesinin 08.08.2018 keşide tarihli----- seri numaralı 40.000 USD bedelli çeki keşide ederek verdiğini, alınan çekin, müvekkili ile dava dışı 3.kişi -----ile aralarındaki cari hesap ilişkisinden dolayı bu firmaya ciro yoluyla devredildiğini ve tedavüle çıkarıldığını, ancak çekin karşılığının bulunmadığının müvekkiline bildirildiğini ve bedelinin müvekkili tarafından karşılandığını, çekin aslının dava dışı 3.kişiden geri alındığını, bunun üzerine alacağının tahsili için-----.İcra Dairesinin-----. sayılı dosyasından ilamsız takip yolu ile icra takibinin yapıldığını, borçluya örnek 7 ödeme emrinin gönderildiğini, borçlunun vekili vasıtasıyla likit nitelikteki alacaklarının tamamına haksız ve kötü niyetli olarak, alacağının tahsilini de geciktirmek amacıyla itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, müvekkilinin de, davalıdan işbu alacaktan başka daha birçok alacakları nedeniyle çok sayıda başka senetlerin bulunduğunu, davalı ile aralarındaki cari hesap bakiyesinin de tarafların aralarındaki işlemler nedeniyle sürekli değiştiğini, bu nedenlerden kaynaklanan karışıklıktan dolayı kambiyo yolu ile takip süreleri geçirilmiş olduğundan icra takibinin ilamsız icra yoluyla yapılmak zorunda kalındığını, ancak bilirkişiler tarafından her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında yapılacak incelemede, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun teyit edileceğini, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, bu nedenle icra takibinin 40.000 USD'lik kısmına ve takip tarihine kadar işlemiş faize yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; icra dosyasına yapılan itirazın; 40.000 USD anapara ve kamu bankalarının bir yıllık USD mevduata uyguladıkları oran üzerinden takip tarihine kadar işlemiş 5.797 USD faizi olmak üzere toplam 45.797 USD kısmının iptal edilerek icra takibinin 40.000 USD ana para ve de kamu bankalarının bir yıllık USD mevduata uyguladıkları en yüksek faiz oranından takip tarihine kadar işlemiş 5.797 USD olmak üzere toplam 45.797 USD üzerinden takip sonrasında da yine talep ettikleri aynı faiz türü işletilmek kaydı ile devamına, davalı aleyhine 94620'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, harçları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, iddia ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının var olduğunu iddia ettiği alacağının zamanaşımına uğradığını, bu nedenle müvekkilinden böyle bir alacağı talep edemeyeceğini, bir diğer hususun da bakmaya yetkisi olmayan mahkemede dava açıldığını, yetkisizlik itirazlarını sunduğunu, mahkemece bu hususlar yönünden inceleme yapılarak davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı dilekçesinde de belirtildiği üzere, elinde bulunan kambiyo senedine karşılık çok daha kolay bir yol olan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmadığını, kambiyo senedi vasfını yitirdikten sonra kötüniyetli olarak davaya konu ilamsız takip yoluna gidildiğini, davacının iş yoğunluğu nedeniyle kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmadığı şeklindeki gerekçesinin kabulü mümkün olmadığı gibi gerçeğe de aykırı olduğunu, bu kadar yüksek meblağlı bir alacağın karışıklık sebebiyle unutulmasının sözkonusu dahi olamayacağını, kaldı ki kambiyo senedinden kaynaklı 3 yıllık bir sürede takip yapılabileceğini, ancak davacı vekilince bir karışıklık oldu denilerek 3 yılda hiçbir işlem yapılmadığını, bütün süreler kaçırıldıktan sonra kötüniyetli olarak takip başlatıldığını, mahkemece de takdir edileceği üzere davacının bu açıklamalarının hiçbir gerekçesinin bulunmadığını, davacının 3 yıl boyunca dava konusu senede yönelik herhangi bir işlem yapmamış olmasının sebebinin, müvekkilinin kendisine böyle bir borcunun olmamasından kaynaklandığını, mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığında da müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığının ortaya çıkacağını, davacının müvekkilinden
alacağı olduğuna dair iddialarını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kötü niyet ile başlatılmış icra takibin nedeniyle davacı tarafa 9620 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, savunmuş ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava;---- İcra Dairesi'nin-----esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yöneliktir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunup bulunmadığı, bu cari hesap ilişkisinden kaynaklı ----- Şubesi'nin 08.08.2018 tarih, ----- seri nolu 40.000,00 USD'nin icra takibine konduğu ---- İcra Dairesi'nin -----esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı, takibin 40.000,00 USD asıl alacak, 5.797,00 USD işlemiş faiz toplamı 45.797,00 USD üzerinden devamı şartlarının bulunup bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, icra inkar tazminat talep şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu tespit edildi.
Mahkememiz dosyasının ön inceleme duruşmasının ---- no'lu ara kararı uyarınca taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin tespitine yönelik tarafların 2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defterler ile diğer ticari kayıt ve deliller birlikte incelenerek takibe konu çekten dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığı konusunda rapor düzenlemesi amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup, 16/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı----- Şirketi, 12.11.2021 tarihinde davalı-----Şirketi hakkında, -----.İcra Dairesinin -----sayılı dosyası ile; toplam 103.043,52 USD üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, takip talebi ve ödeme emrinde borcun nedeninin; 50.000 USD miktarlı 08.08.2018 tanzim tarihli, 08.08.2018 vade tarihli senet; 08.08.2018 günlü ------ seri nolu çek 40.000 USD şeklinde belirtildiği, ancak, davalı takip borçlusu Vekili tarafından dosyaya 18.11.2020 tarihinde sunulan dilekçede; müvekkili şirketin takip alacaklısına ödeme emrinde yer alan miktarda yahut başkaca herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle, asıl alacağın tamamı ile asıl alacağın tüm ferilerine ve faize itiraz ederek takibi durdurduğu, huzurdaki davanın bu itirazın iptaline yönelik bulunduğu, ancak, itirazın iptali davasının, icra takibinde talep edilen çek alacaklarından sadece------ seri numaralı, 08.08.2018 keşide tarihli, 40.000 USD bedelli çeke yönelik olarak ikame edildiği, davacı şirketin, 12.02.2018 tarihli çek tevdi bordrosu ile, davalının -----Şubesi nezdindeki hesabından (------BAN numaralı hesap) keşide edilmiş takip ve dava konusu----- seri numaralı çeki teslim aldığı, söz konusu çekin incelenmesinde; seri numarasının ------keşide tarihinin 08.08.2018, tutarının 40.000 USD olduğu ve davacı adına keşide edildiğinin görüldüğü, davacı yanın aldığı bu çeki portföyüne tahsil edilmek üzere kaydettiği, davacı yanın davalıdan aldığı bu çeki, daha sonra ciro ederek ----- 10.07.2018 tarihinde çek çıkış bordrosuyla teslim ettiği, davacı ile dava dışı----- arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve dava konusu çekin 10.07.2018 tarihinde anılan dava dışı şirketin cari hesap ekstresine borç kaydedildiğinin görüldüğü, dava ve takip konusu çeki davacıdan teslim alan dava dışı ----söz konusu çeki ----- Bankası kanalıyla tahsile koyduğu, ancak ibrazında çekin karşılıksız olduğunun anlaşıldığı, çekin karşılıksız çıkmasından sonra, davacı tarafından çekin bedeli olan 40.000 USD'nin, ticari ilişkisi bulunduğu ------ cari hesabına 30.09.2018 tarihinde alacak kaydettiği, Özetle; davacının davalıdan teslim aldığı çekin, ciro edilerek dava dışı ----- Şirketine teslim edildiği, ancak söz konusu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle,-----tarafından davacıya iade olunduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin yasal defter kayıtlarına göre, davacının dava ve takip konusu 40.000 USD tutarlı çek için takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam alacağının 40.000 USD asıl alacak, 5.334,52 USD bu alacağın faizi olmak üzere toplam 45.334,52 USD olarak hesaplandığı, davacı yanın icra takibinde, 40.000 USD alacak için 5.797,12 USD faiz talep etmiş bulunduğu (tespitimizin 462,60 USD üzerinde), tarafların, hukuki değerlendirme gerektiren iddia, savunma ve delillerinin takdirinin Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliğine istinaden Sayın Mahkemeye ait olduğu..." şeklinde rapor düzenlendiği görüldü.
Mahkememizin 27/09/2023 tarihli duruşma tutanağının----- no'lu ara kararı uyarınca davalı vekili itirazlarınıda karşılar mahiyette ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 12/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Davalı şirketin yasal defter kayıtlarına göre de, dava konusu 40.000 USD tutarlı çekin 12.02.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya teslim edildiği ve bu işlemin davalının yasal defter kayıtlarına da yansıdığı..." şeklinde rapor düzenlendiği, raporun hüküm kurmaya elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu görüldü.Davacı ---- Şirketi, 12.11.2021 tarihinde davalı -----Şirketi hakkında, -----.İcra Dairesinin ----- sayılı dosyası ile; 2 ayrı çek ve işlemiş faiz Toplamı 103.043,52 USD üzerinden (Fazlaya dair talep hakkı saklı tutularak, alacağın
tahsili tarihine kadar bankaların Amerikan Doları-USD mevduata uyguladıkları faiz, masraf ve vekalet ücreti ile tahsili,---- USD Efektif Satış kuru üzerinden çevrilmek kaydı ile tahsili,kısmi ödemelerde BK 100’e göre uygulama yapılması talebiyle) ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebi ve ödeme emrinde borcun nedeni; “50.000 USD miktarlı 08.08.2018 tanzim tarihli, 08.08.2018 vade tarihli senet; 08.08.2018 günlü ----- seri nolu çek 40.000 USD” şeklinde belirtildiği, ancak, davalının tüm borca itiraz ederek takibi durdurduğu, ancak, iş bu itirazın iptali davasının, icra takibinde talep edilen çek alacaklarından sadece ---- seri numaralı, 08.08.2018 keşide tarihli, 40.000 USD bedelli çeke yönelik olarak açıldığı görülmektedir.Davacı şirketin, 12.02.2018 tarihli çek tevdi bordrosu ile, davalının ---- Şubesi nezdindeki hesabından (----- IBAN
numaralı hesap) keşide edilmiş takip ve dava konusu ------ seri numaralı çeki teslim aldığı,söz konusu çekin incelenmesinde; seri numarasının ---- keşide tarihinin 08.08.2018,tutarının 40.000 USD olduğu ve davacı adına keşide edildiğinin görüldüğü, davacı yanın aldığı bu çeki portföyüne tahsil edilmek üzere kaydettiği,davacı yanın davalıdan aldığı bu çeki, daha sonra ciro ederek ----- 10.07.2018 tarihinde çek çıkış bordrosuyla teslim ettiği, davacı ile dava dışı ------. arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve dava konusu çekin 10.07.2018 tarihinde anılan dava dışı şirketin cari hesap ekstresine borç kaydedildiğinin görüldüğü,dava ve takip konusu çeki davacıdan teslim alan dava dışı -----, söz konusu çeki
----- Bankası kanalıyla tahsile koyduğu, ancak ibrazında çekin karşılıksız
olduğunun anlaşıldığı, çekin karşılıksız çıkmasından sonra, davacı tarafından çekin bedeli olan 40.000 USD’nin, ticari ilişkisi bulunduğu ----- cari hesabına 30.09.2018 tarihinde alacak kaydettiği, Özetle; davacının davalıdan teslim aldığı çekin, ciro edilerek dava dışı ----- Şirketine teslim edildiği, ancak söz konusu çekin karşılıksız çıkması
nedeniyle, ------ tarafından davacıya iade olunduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin yasal defter kayıtlarına göre, davacının dava ve takip konusu 40.000 USD tutarlı çek için takip tarihi itibariyle talep edebileceği, temerrüt şartları oluşmadığından davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, dava konusu alacağın belirlenebilir ve likit olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
-----İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın 40.000 USD'lik kısmının iptaline,
-40.000 USD 'ye yönelik işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin REDDİNE,-40.000 USD üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminat talebinin kabulü ile hesaplanacak tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 40.330,22 TL harcın, peşin alınan 6.916,35 TL harçtan mahsubu ile kalan 33.413,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre dava tarihindeki EURO karşılığı TL üzerinden takdir olunan 88.656,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre dava tarihindeki EURO karşılığı TL üzerinden takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 3.136,50 TL yargılama giderinin %87,34 kabul - %12,66 ret oranına göre hesaplanan 2.739,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yatırılan 3.000,00 TL yargılama giderinin %87,34 kabul - %12,66 ret oranına göre hesaplanan 379,74 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.362,53 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan, 197,47 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.