T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/732
KARAR NO: 2024/8
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 17/11/2021
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı ile davalı -----arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden lehine kredi açılarak kullandırıldığını, diğer davalı ----- ise müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, davalılar tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine açılan ve kullandırılan kredi hesabı ----. Noterliğinin 20.05.2021 tarih ve ---- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kat edildiğini, ihtarname ve eki hesap özetinin davalı kredi borçlusu ve kefillere tebliğ edildiğini, alacağın ödenmemesi üzerine davalılar hakkında -----Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalılarca itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğunu,yapılan itirazın haksız olduğunu, davalılar tarafından icra takibinin yetkili icra dairesinde açılmadığı ileri sürülerek ------ İcra Daireleri'nin yetkili olduğunun iddia edildiğini, yetki itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalılar ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin davalılarca kullanılan ticari krediye ilişkin olduğunu, faize ilişkin itirazın da yerinde olmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini, davalıların ilk ve son oturuma katılmadıklarını ileri sürerek, -----Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün-----. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, Davalı/borçluların %20'den az olmamak üzere icra - inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir---- Banka Alacakları İcra Dairesinin----- Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalılar aleyhine 11.982,75-TL asıl alacak, 218,09-TL işlemiş temerrüt faizi, 10,90-TL faizin %5 gider vergisi, 532,75-TL ihtarname masrafı olmak üzere 12.744,49-TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalılar vekili tarafından imzaya, yetkiye, faize, faiz oranına, borcun tamamına itiraz edilerek takibin durdurulduğu, huzurdaki davanın 12.744,49-TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın; 6. maddesinde;(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
10. Maddesinde; Sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği,Yetki sözleşmesi başlıklı 17. Maddesinde ise; "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlemeler mevcuttur.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. (Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.) maddesinde ise; "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunacağı, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takipte yetkili olacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinde; Borcun ifa yerinin, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirleneceği, aksine bir anlaşma yoksa, para borçlarının, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde... ifa edilebileceği düzenlenmiştir.6100 sayılı HMK 114/1. maddesinde dava şartları tek tek düzenlenmiş olup, 114/2. Maddesinde "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmiştir.İtirazın iptali davaları da HMK 114/1 maddesinde belirtilen genel dava şartları yanında; Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, Borçlunun geçerli bir itirazının bulunması, Davanın süresinde açılmış olması, Hukuki yarar bulunması, Takibi geçersiz kılacak diğer sebeplerin bulunmaması şeklinde özel dava şartlarına tabidir. Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptâli davalarında mahkemenin yetkisine itiraz edilsin yada edilmesin, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta davalılar tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığı ve dolayısıyla Mahkememiz yetkisine bir itiraz bulunmadığı görülmüş ise de; İtirazın iptali davalarında, yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması bu davaya özgü dava şartı olmakla, icra dairesinin yetkisine itiraz yapılan itirazın incelenmesi gerekmiştir. İcra takip dosyasından davalılara ödeme emri tebliğ edildiği ve yasal itiraz süresi içerisinde davalılar tarafından yetkili icra müdürlüğünün ------ İcra Müdürlüğü olduğuna yönelik itirazda bulunulduğu görülmüştür.Taraflar arasında davacı-----Şubesi ile davalılardan -----arasında 24/10/2018 tarih ve 50.000,00 TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi bulunduğu, diğer davalı -----sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla aynı limit dahilinde imzası bulunduğu, sözleşmenin 60. Sayfasında yetki sözleşmesine ilişkin düzenleme bulunduğu ve -----Mahkeme ve İcra Daireleri ile Banka Genel Müdürlüğü bulunduğu yer Mahkeme ve icra Dairelerinin yetkili olduğunun ve kanunen yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yetkisinin saklı kaldığının kabul edildiği görülmüştür.Davalılar tarafından icra müdürlüğüne itiraz beyanlarında sözleşmedeki imzaya yönelik itirazları bulunduğu anlaşılmakla; davaya konu sözleşme eklenerek davalı tarafa sözleşme altındaki imzaya yönelik itirazı bulunması halinde itirazını yazılı ve açık şekilde Mahkememize bildirmek ve şayet itirazı var ise bu hususta tatbike medar imza örneklerinin bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde sözleşme altındaki imzaların kendilerinden sadır olduğunun kabul edilmiş sayılacaklarının ihtarına karar verilmiş, usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe karşın davalılar tarafından beyanda bulunulmamış olmakla sözleşmede yer alan imzaların davalılardan sadır olduğunun kabul edildiği varsayılmıştır.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin davacı Banka'nın ----) yapıldığı, Davacı Banka Genel Müdürlüğü'nün ----olduğu, Davalı ---- ve davalı -------adresinde bulunduğu, tarafların tacir olup öncelikle sözleşmede yer aldığı görülen yetki şartına ilişkin düzenlemeye göre inceleme yapılması gerektiği ve yetki düzenlemesinde kanunen yetkili icra müdürlüğü yetkisinin de saklı olduğunun belirtildiği; sözleşmede yer alan yetki düzenlemesinde her ne kadar " Banka Genel Müdürlüğü bulunduğu yer mahkeme ve icra dairelerinin" yetkili olduğuna ilişkin yetki şartına yer verilmiş ise de yetkili yer belirtilmeden "genel merkezinin bulunduğu yer" şeklindeki düzenlemenin sözleşmenin imza tarihinde yürülükte olduğu anlaşılan 6100 sayılı HMK 17. Madde koşullarını sağlayan bir düzenleme olmadığı ve sözleşmede yer alan yetki şartının bu yönüyle kısmen geçersiz olduğu, bununla birlikte yine yetki şartı düzenlemesinde yetkili icra dairesinin----- İcra Müdürlüğü olarak ayrıca ve açıkça belirtildiği ve düzenlemenin bu yönüyle tacir tarafları bağladığı, uyuşmazlıkta yetkili icra müdürlüğünün ---İcra Müdürlüğü olduğu, davalılar tarafından 6100 sayılı HMK 6. Maddesine dayalı ve usulüne uygun şekilde icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, yetkili icra dairesinde usûlüne uygun takip yapılmaması karşısında, geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmadığından eldeki itirazın iptali davasında dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.Ayrıca Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesinde; ''Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.'' şeklinde düzenleme yer almakta olup, davalıların arabuluculuk ilk oturumuna mazeretsiz katılmadığı dosyada mevcut arabuluculuk tutanağından anlaşılmakla her ne kadar davanın usulden reddine karar verilmiş ise de anılan düzenleme gereği yapılan yargılama giderlerinin tamamından davalıların sorumlu tutulmasına yönünde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın, dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11-13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 154,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 272,87-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi uyarınca davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.