T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/116
KARAR NO: 2023/887
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının alacağının tahsili amacıyla taraflarınca ----. İcra Müdürlüğü----. sayılı dosyası üzerinden ---- Şirketi hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu,arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, Fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 4.500,10 TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava;Cari hesap alacağının konu edildiği icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.----. İcra Dairesinin----- Esas sayılı takip dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.Mahkememiz tensip tutanağı----nolu bendi ile davacıya HMK m.31 kapsamında taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve uyuşmazlık yıl/yıllarını somut şekilde açıklamak üzere süre verilmiş, davacı vekili bu hususta dilekçesini UYAP sistemi üzerinden 01/03/2023 tarihinde Mahkememiz dosyasına sunmuş, davaya konu uyuşmazlığın 2020-2023 tarihleri arasında olduğunu beyan etmiştir.Mahkememizin 30/05/2023 tarihli ön inceleme duruşması ----- nolu ara kararı ile , cari hesaba konu alacağın dayandığı faturaların onaylı suretlerini sunmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekili -----Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosu aracılığı ile göndermiş olduğu 09/06/2023 havale tarihli dilekçe ekinde asli gibidir yapılmış fatura örneklerini dosyaya sunmuştur.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiş, verilen kesin süreye rağmen davalı tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır.Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) bilirkişi -----tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "..İcra Tazminatı Talepleri ve Taleple Bağlılığın takdıri Mahkemeye ait olmak üzere,Davacı Şirketin 4.500,10 -TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip/Dava Talebinde olduğu gibi 4.500,10- TL asıl alacağı bulunduğu sonuç ve kanaatlerine varıldığı...'' belirtilmiştir.Davalı adına UYAP sistemi üzerinden 21/08/2023 tarihinde vekaletname dosyaya sunulmuştur.Tanzim edilen bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekilince rapora karşı dilekçesi dosyaya sunulmuştur.
Davalı vekili Mahkememizin 19/12/2023 tarihli celsesinde Mahkememizin defter incelemesine dair ara kararının belirlenen inceleme gününden sonra davalı asile tebliğ edildiğini beyan ederek, hak kaybı olmaması adına yeniden bilirkişi incelemesi yapılması yönünde talepte bulunmuş, Mahkememizin aynı tarihli celsesinde bu talebin reddine karar verilmiştir.
İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine, 4.500,10-TL asıl alacak , 205,83-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.705,93-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça borcun aslına ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde asıl alacak üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamından ;Davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, davalı tarafından usulüne uygun yapıldığı anlaşılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmadığından 6100 sayılı HMK. m. 128/1 uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının davalı tarafından inkâr ettiğinin varsayılması gerektiği, davacı tarafından talebe konu irsaliyeli fatura suretlerinin dosyaya sunulduğu, taraflara 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle ticari defter ve kayıtların sunulmasına yönelik ara karar tesis edildiği, ara kararın usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporunda;" davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun şekilde tutulduğu, taraflar arasında 2020 Yılından süre gelen ve 2022 yılına kadar Açık C/H şeklinde sürdürüldüğü görülen yazılı bir sözleşmeye dayalı olmayan ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete muhtelif tarih ve tutarlarda E-Faturalar düzenlemek suretiyle mal satışları yapıldığı, Davacı Şirket tarafından bu satışlar sonunda düzenlenen İrsaliyeli/E-Faturaların içeriği mallarla birlikte davalı şirkete isim/imza karşılığı teslim edilerek davalı şirket adına borç kaydedildikleri, borçlarına karşılık olarak Davalı Firmaca Muhtelif tarih ve tutarlarda Makbuz Mukabili Nakit Ödemeler ve iade faturaları düzenlemek suretiyle Kısmi Mal iadeleri gerçekleştirilmiş olduğu, Davacı Şirketçe Davalı Şirkete yapılan Toplam Mal Satışları ve bu satışlara ilişkin olarak yapılan Tahsilatlar veya Davalı Şirket İade Faturalarının, Davalı Şirketin Fatura Borçlarından mahsup edilecek şekilde, Davacı Şirketin Ticari Defterlerde kayıt altına alınmış olduğu ve sonucunda, Davacı Şirket ticari defter kayıtları itibarıyla, Davalı Şirketten Faturalara dayalı Açık C/H Bakiyesinden kaynaklanan 4.500,10-TL Asıl Alacağı kaldığının" tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, yapılan bilirkişi incelmesi ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 4.500,10-TL asıl acağı bulunduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı, davalı vekili tarafından her ne kadar 19/12/2023 tarihli celsede defter incelemesine ilişkin ara kararın inceleme gününden sonra davalı asile tebliğ edildiği ve ticari defter sunacaklarını beyanla yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettikleri görülmüş ise de bilirkişi raporunun davalı vekiline 08/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmadığı, davalı tarafından usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe karşın davaya cevap dilekçesi ve bu kapsamda delil ibrazında da bulunmadığından davalı tarafından "bilirkişi" deliline dayanılmasının da mümkün bulunmadığı, bu kapsamda yapılan değerlendirmede takip talebinde yer alan asıl alacak üzerinden harçlandrıldığı anlaşılan huzurdaki davanın kabulü ile icra takibinin asıl alacak üzerinden devamı ile taleple bağlı kalınarak asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ile tespit edilen asıl alacağın likid ve belirlenebilir olduğu dikkate alınarak %20 tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 4.500,10-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
-Asıl alacağa takip tarihinden sonra yasal faiz işletilmesine,
3-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 900,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Karar ve ilâm harcı olan 307,40 -TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 127,50-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.500,10-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-)Davacı tarafça yatırılan 385,40-TL harç ve 1.928,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 2.313,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.