T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/88
KARAR NO:2024/316
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ:02/02/2023
KARAR TARİHİ:26/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında akdedilen ticari nitelikteki satım sözleşmesi gereğince davacı şirketin bakiye fatura alacağı bulunduğunu, belirlenen işbu bakiye bedelin vadesinde ödenmemesi üzerine taraflarınca ---------dosyasıyla borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun takibe itirazı sonucu takibin durduğunu, takip konusu alacağın likit olması ve davalının itirazı tamamen davacı alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik olması sebebiyle kötü niyetli olduğunu, bu itibarla %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve 73.411221-TL alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, bu miktar üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki olduğunun doğru olduğunu, davacı 2022 yılının Mart ayından itibaren davalıya temizlik ürünleri satmaya başladığını, davacı genellikle önce fatura kesip (e-fatura) ardından aynı gün ya da bir iki gün içinde mal gönderdiğini, ürünlerin teslim edilmesi gereken yer ile (davalıya ait yukarıda adresi yazılı restoran) e-faturanın tebliğ edildiği yer (muhasebecinin ayrı bir adresteki ofisi) farklı adresler olduğunu, ilk zamanlar muhasebe servisi ürünlerin teslim edilip edilmediğini soruşturduktan sonra faturaları kayıt ettiğini, ancak bir süre sonra ürünlerin aynı gün ya da bir iki gün içinde teslim edilmekte olduğu yönünde kanaat oluştuğundan, maalesef teslimat olamadan da kayıt yapıldığını, olay bu gafletten doğduğunu, davacı 2022 yılının Temmuz başlarına kadar açıklanan şekilde önden e-fatura kesip, malları aynı gün ya da birkaç gün içinde teslim etmiş ise de, davaya konu 8 adet fatura muhteviyatı ürünleri hiç teslim etmediğini, bunun üzerine davalı da cari ödemelerinin durdurulduğunu beyan ederek davanın reddine, davacının, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur------- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): ----------Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların 2022 yılına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;Davacı -------------------- tarafından ibraz edilen 2022 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;İzlendiği gibi davacı şirketin ibraz ettiği 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, Davalı ----- tarafından ibraz edilen 2022 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;İzlendiği gibi davalı şirketin ibraz ettiği 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, davacı şirketin -------Formunda davalı şirkette 24 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 148.261,60 TL tutarında mal ve hizmet satışı yapmış olduğu görüldüğü, Davalı ----- bağlı bulunduğu ----- tarihli yazısı ekinde davalının ------- Formunu dosyaya gönderdiği, Davalı şirketin 2022 yılı BA Formunda davalının davacıdan 24 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 148.261,60 TL tutarında mal ve hizmet alışı yapmış olduğu görüldüğü,Faiz Konusunun İrdelenmesi:Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle...” temerrüdün başlayacağı kabul edildiği, davası söz konusu olayda; takip alacaklısı davacı taraf, 27.10.2022 tarihli takipte, 57.440,10 TL asıl alacağına, 1.539,17 işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiş, huzurdaki davada işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, dava dosyasında, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde davalı tarafın tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması nedeniyle takip sonrasında hüküm kurulacak alacak için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz yürütülebileceği, dava ve takip konusu alacağın 8 adet 57.440,10 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, davacının ticari defterlerine göre 27.10.2022 takip tarihi itibariyle davalından 57.440,10 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre 27.10.2022 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 57.440,10 TL borçlu olduğu, taraf ticari defter kayıtlarında uyumsuzluğun bulunmadığı görüldüğü, davalı taraf davaya cevap dilekçesinde, takibe konu olan fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalıya teslim edilmediğini iddia ettiği, davalı tarafından takibe konu edilen 8 adet 57.440, 10 tutarlı faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediğinden ve faturaların davalı ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğundan, uyuşmazlığa konu, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü halinde, 27.10.2022 takip tarihi itibariyle davacının davalından 57.440,10 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamında takibe konu edilen uyuşmazlığı konu 8 adet 57.440,10 tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiği sevk irsaliyesi ve benzeri belge bulunmadığından, faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edilmediğinin kabulü halinde, 27.10.2022 takip tarihi itibariyle davacının davalından takibe konu edilen faturalardan kaynaklı herhangi bir alacağının bulunmadığı, takdir Mahkemeye ait olmak üzere dava dosyasında davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; davalı tarafın tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması nedeniyle takip sonrasında hüküm kurulacak alacak için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; Davanın icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, icra takibinin fatura alacağından kaynaklı 57.440,10-TL asıl, 1.539,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.979,27-TL üzerinden başlatılmış olduğu, dava ve takip konusu alacağın 8 adet 57.440,10 TL tutarlı faturalara ilişkin olduğu, davacının ticari defterlerine göre 27.10.2022 takip tarihi itibariyle davalıdan 57.440,10 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre 27.10.2022 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 57.440,10 TL borçlu olduğu, taraf ticari defter kayıtlarında uyumsuzluğun bulunmadığı, davalı taraf davaya cevap dilekçesinde, takibe konu olan fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalıya teslim edilmediğini iddia ettiği, davalı tarafından takibe konu edilen 8 adet 57.440, 10 tutarlı faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediği, faturaların davalı ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin incelendiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının görüldüğü bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, açıklanan sebeplerle uyuşmazlığa konu, fatura muhteviyatındaki ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 57.440,10 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2----------sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 57.440,10 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl alacak olan 57.440,10 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3120,00TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3038,58-TL'nin davalıdan, 81,42-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Karar ve ilâm harcı olan 3923,73-TL harçtan peşin alınan 886,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 3037,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.539,17-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Davacı tarafça yapılan 2.248,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre 2188,47-TL ve 886,63 TL peşin harç toplamı 3075,10-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
11-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.26/04/2024