T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/372
KARAR NO: 2024/454
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/05/2022
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşme ile davacının kendisine ait servis aracı ile servis yaptığını, ancak davalı şirketin faturalarını düzenli şekilde öderken 29.12.2017 tarihinde 3 adet 15.711.-TL'lık fatura bakiyesi olan 13.500.-TL'nin ödemediğini, bu nedenle ----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini ve borçlu şirketçe kısmı itirazda bulunularak kısmi ödeme yapıldığını, bakiye 10.843.00-TL alacağın tahsili için --- Arabuluculuk Bürosuna ------ Esas sayılı dosyası ile anlaşma yapılmaya sağlanmış ise de 21.02.2022 tarihinde anlaşma yapılamayacağına karar verildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli borca vaki kısmi itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatınını davalı tarafa yükletilmesine, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın aracı/araçları ile davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğini, davacı yanın hizmet süresi içerisinde verdiği hizmetlere karşılık alacaklarını nakden ve tamamen tahsil ettiğini, davalı şirketten verilen bilgiye göre davacının aldığı tahsilatlar sonucunda davalı şirketten hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, davacının 2018 Nisan ayında; ----- hattında ------- araçla yaptığı ----tek yön personel taşıma hizmeti başına 100.TL.+KDV. üzerinden yaptığı toplam 40 tek gidiş yahut tek dönüş hizmetinin karşılığında 2018 Nisan ayı taşıma hizmetlerine istinaden davalı şirkete %9 KDV. dahil 4.578,00.TL. fatura kestiğini, 2018 Mayıs ayında; ---- hattında---- araçla yaptığı ----- tek yön personel taşıma hizmeti başına 100.TL.+KDV. üzerinden yaptığı 44 tek gidiş yahut tek dönüş hizmetinin karşılığında 2018 Mayıs ayı taşıma hizmetlerine istinaden %9 KDV. dahil 4.806,90.TL. fatura kestiğini, Uyuşmazlık çıkaran ve son çalışma ayı olan 2018 Haziran ayında ise; ---- hattında------ yaptığı ----- tek yön personel taşıma hizmeti başına 100.TL.+KDV. üzerinden yaptığı toplam yaptığı 34 tek gidiş yahut tek dönüş hizmetinin karşılığında Haziran ayı taşıma hizmetlerine istinaden 34X100=3.400.TL.+KDV.%9=3.706,00.TL. fatura kesmesi gerekirken, haksız ve tamamen kötüniyetli bir şekilde KDV. dahil 10.404,05.TL. tutarında fahiş bir fatura kestiğini, davalı şirket kayıtlarında yapılan araştırmalar esnasında davacının bu şekilde haziran 2018 taşıma hizmetlerine istinaden KDV. dahil 6.115,59.TL. fazladan taşıma ücreti faturaladığının anlaşılması üzerine; davacı yan adına 12.01.2019 tarih, ---- seri ----- sıra numaralı, 6.665,99.TL. bedelli "30.06.2018 tarih- ---- nolu Haziran 2018 Personel Taşıma Hizmetlerine İlişkin Faturada Haksız ve Fazladan Tahakkuk Ettirildiği Tespit Edilen Bedelin İadesi" açıklamasıyla bir adet iade faturası kesilmiş, davacı yanın iade faturasını tebliğ almaktan kaçınması üzerine, anılan fatura -----Noterliği’nin 06.02.2019 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ekinde 08.02.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, bu nedenle davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava;Faturaya dayalı alacağın konu edildiği icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.
Mahkememizin 04/04/2023 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ... :'' ben inşaat işi yapıyorum davacı da inşaat işi yapar, bir dönem inşaat işi bozulduğu için servis işi yaptık, servis aracını bizzat ben kullanıyordum, 6 ay kadar davalı tarafa personel taşıma işini yaptık, personeli ----alıp ---, ----- götürüyorduk. Sonra karşı tarafla iş bozuldu, birer aylık sözleşme ile taşıma işini yapıyorduk. Bir ay sonra yerime araç bulamadılar. Davalı şirkette çalışan ------ Bey bana bir süre daha çalışmamı söyledi. 20 gün kadar daha çalıştım sonra yerime araç buldular, böylece çalışma sona erdi, 6 ay boyunca her ay davalıya hizmet verildi. Verilen hizmet gidiş- dönüş şeklinde verilmiştir. Tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: 6 ay boyunca güzergahımız hep aynı idi. Haziran ayında farklı miktarda fatura kesildi çünkü haziran ayı faturası 1 ay 20 günlük hizmet faturası ile köprü ücreti ve mazot bedelini içermektedir. '' şeklinde devamla beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 04/04/2023 tarihli celsesinde dinlenen davalı tanığı ... :'' ben davalı şirkette 7-8 yıl kadar çalıştım çıktım, 2020 ya da 2021 yılında tekrar davalı şirkette işe girdim halen de davalı şirkette çalışmaktayım. Davacı taraf , davalı şirketin personel taşımacılığını yapmakta idi. Tam hatırlamıyorum ancak 1 yıl kadar taşımacılık yapmış olabilir, davacı taraf bir aylık faturayı fazla kestiği için davalı şirket iade faturası düzenledi, davacı akabinde davalı şirkete gelerek şirket yetkilisi ile konuştu ancak ne konuştuğunu ben bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: -- -----davacı taşımacılık işini yapıyordu. Davacıya son ay boş döndüğü için köprü ve mazot parasının da verileceğini davalı şirket söylemişti, ben bu fazla bedelin banka yolu ile davacıya ödendiğini biliyorum, alacağı paraya(hakedişine) eklendi. Haziran ayında daha önceki aylara göre serviste bir artış olmadı. Çalışma süresi boyunca bir sabah bir akşam servis çekildi.'' şeklinde devamla beyanda bulunmuştur.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 04/04/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2017 ve 2018 yılına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişi ve internet ve 1 sektör bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir.
SMMM bilirkişi ---- ile makine mühendisi/karayolu taşımacılığı uzmanı bilirkişi - ---- tarafından tanzim edilen 21/09/2023 tarihli raporda özetle;''...Davalı Şirketçe ispata muhtaç olan ve Toplam tutarı 15.258,47 TL olan 18 Adet Total Virman/Mahsup işlemine ilişkin yukarıda listelenen dayanak belgelerin sunulması halinde, Davalı yanca Takip Tarihi sonrası, Dava Tarihi öncesi düzenlendiği görülen, ancak Davacı Firma kayıtlarında yer almayan; 12.01.2019 Tarihli, ---- Nolu----- Ft. Haksız Fazla Tutar” içerikli İade Faturasının da birlikte değerlendirilerek, Taraflar arasındaki Borç/Alacak durumunu ve miktarını belirlemek suretiyle gerekçeli, denetime ve hükme elverişli, Bilirkişi Heyeti EK Raporunun hazırlanabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı...'' bildirilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 20/02/2024 tarihli celsesi ile dosyanın ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, davacı vekilince ara karardan rücu talep edilmiş, Mahkememizin 01/03/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile ''..1-)Mahkememizin 21/02/2024 tarihli duruşma ----- numaralı ara kararlarından RÜCU EDİLMESİNE;2-)Davacı vekiline takibe dayanak 29/12/2017 tarihli 3 adet fatura ile 2017 yılına ilişkin kasa hesabı ve muavin ekstrelerinin onaylı suretlerini sunmak üzere 2(iki) haftalık KESİN SÜRE verilmesine; aksi halde delil olarak dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının davacı tarafa İHTARINA, (İhtaratın işbu ara kararın davacı tarafa tebliği ile yapılmış sayılmasına),3-)Bilirkişi incelemesi yapılması hususunun ve davacı vekilinin 22/02/2024 tarihli dilekçesinde yer alan taleplerinin 2 numaralı ara kararın infazından sonra celse arasında değerlendirilmesine,...'' şeklinde karar verilmiştir.Davacı vekilince 06/03/2024 tarihli dilekçe ile ara karar gereği beyan dilekçesi sunulmuştur.Davacı vekilinin tanığının yeniden dinlenmesi talebinin gerekçesi gerekçeli kararda açıklanmak üzere reddine karar verilmiştir.
İddia, savunma, sunulu bilirkişi raporu ve deliller ile tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından taraflar arasındaki personel taşıma sözleşmesinden doğan faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, iddia ve savunma kapsamından taraflar arasında sözleşme ilişkisinin sabit olduğu anlaşılmıştır.Davaya dayanak icra takibi incelendiğinde; Davacı tarafından 13.500,00-TL diğer asıl alacak talebiyle davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "29/12/2017 tarihli 3 adet 15.711-TL"lik fatura bedeli bakiyesi 13.500,00-TL " olarak gösterildiği, davalı tarafından talep ve iddia edilen alacağın 9.400,85.-TL.’lik kısmına itirazıyla takibin kısmi olarak durduğu, huzurdaki davanın 10.843.-TL bedel üzerinden harçlandırılarak açıldığı anlaşılmıştır.HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle Mahkememizce re'sen bilirkişi incelemesi yapılmış ve raporun tanzim edilmek suretiyle dosyamıza sunulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmesi kapsamında Mahkememizce 01/03/2024 tarihli ara karar ile "Davacı vekiline takibe dayanak 29/12/2017 tarihli 3 adet fatura ile 2017 yılına ilişkin kasa hesabı ve muavin ekstrelerinin onaylı suretlerini sunmak üzere 2(iki) haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafından sunulan 06/03/2024 tarihli yazılı dilekçe ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılı 6. Ayına kadar devam ettiği, dava konusu alacağın 2018 yılında tanzim edilen faturalara ilişkin olduğu, takip talebinde "27.12.2017" tarihinin sehven yazıldığını ve maddi hatadan ibaret olduğunu, huzurdaki davaya konu 2018 yılına ait faturaları dilekçe ekinde sunduklarını beyan ettiği, sunulan faturaların 30/04/2018 tarihli 4.578,00-TL bedelli, 31/03/2018 keşide tarihli 5.035,80-TL bedelli, 28/02/2018 keşide tarihli 4.578,00-TL bedelli, 30/06/2018 tarihli 10.404,00-TL bedelli oldukları görülmüştür.Tüm bunlardan, huzurdaki davanın icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemiyle açıldığı, takip dayanağı olarak "29/12/2017 tarihli 3 adet 15.711 TL"lik fatura bedeli bakiyesi 13.500,00-TL" şeklinde gösterildiği, dava dilekçesinde de benzer şekilde iddianın ileri sürüldüğü, davacı tarafından her ne kadar takip talebinde "27.12.2017" tarihinin sehven yazılmasının maddi hatadan ibaret olduğu ve taleplerinin 30/04/2018 tarihli 4.578,00-TL bedelli, 31/03/2018 keşide tarihli 5.035,80-TL bedelli, 28/02/2018 keşide tarihli 4.578,00-TL bedelli, 30/06/2018 tarihli 10.404,00-TL bedelli faturalara ilişkin olduğu beyan edilmiş ise de itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı olarak ele alınması gerektiği, yapıldığı ileri sürülen yanlışlığın bilirkişi raporunun sunulması sonrasında ileri sürülmesi ve dayanak gösterilen faturaların adedi, ay, yıl gibi niceliklerinin tamamen farklı oluşu dikkate alındığında takip dayanağı sebebin değiştirilmesi sonucunu doğuracak şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmasının mümkün bulunmadığı, bu kapsamda yapılan değerlendirmede Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporunda davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketle 2017 yılında gerçekleşen ticari ilişkide cari hesap oluşmadığı, 2017 yılında kesilen faturaların kasa hesabıyla karşılaştırılmak suretiyle peşin fatura gibi kaydedildiği ve 2017 yılına ilişkin alacağın bulunmadığı yönünde tespit yapıldığı, davacı tarafa takip dayanağı 29/12/2017 tarihli 3 adet fatura ile 2017 yılına ilişkin kasa hesabı ve muavin ekstrelerinin onaylı suretlerini sunmak üzere neticesi de ihtar edilmek üzere kesin süre verilmesine karşın belgelerin sunulmadığından davacı tarafından ticari kayıtlara dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, davacı tarafından her ne kadar yeniden tanık dinlenmesi talebinde bulunmuş ise de tanık delili ile ispat edilmek istenilen hususun dava konusu olmayan 2018 yılı Haziran ayında keşide edilen faturaya yönelik olduğu anlaşılmakla tanığın dinlenilmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşılmakla, sunulu deliller kapsamında ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 117,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 309,92-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.843,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı ,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.