T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/309
KARAR NO:2024/411
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 04/05/2023
KARAR TARİHİ: 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ülke çapında et ve et ürünleri bakımından sektörde önde gelen firmalardan birisi olup diğer firmalar ile yaptığı anlaşmalar doğrultusunda onlara da ürün tedariki sağladığını, davalı borçlu şirket ile de aralarında ticari satımdan kaynaklı bir ticari ilişki bulunduğunu, davacı şirket bu ticari ilişki sonucunda ürünleri davalı borçlu şirkete teslim etmiş olmasına rağmen alacağını tahsil edemediğini, dilekçe ekinde sundukları ürün faturaları ve cari hesap görüntülerinden de anlaşılacağı üzere davacı şirket davalı borçlu şirketten faiz ve masraflar hariç 29.423,29 TL alacaklı olmakla birlikte alacağın tahsili amacıyla -------- dosyasından takibe girişmiştir ancak işbu takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini beyan ederek ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalı borçlu şirketin menkul, gayrimenkul ve 3.kişideki hak ve alacakları üzerine takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile --------------dosyasından girişilen icra takibine yapılan itirazın iptaliyle, takip tarihinden itibaren işleyecek ve sonradan lehe değişen ve artan oranlarda ticari avans faiziyle birlikte takibin asıl alacak yönünden devamına karar verilmesini, borçlu şirket alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmiş olduğundan ve icra takibi durdurulduğundan, İİK m.67/2 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu şirket üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dosyasında davalının cevap dilekçesine rastlanmamıştır.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur---- sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;Davacı tarafin ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davalı şirket ile olan ---- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının ----- seri nolu faturası ile başladığı, davacının --- tarihinden ------ tarihine kadar davalı tarafa 14 fatura ile 45.503,89 TL bedelli satışı yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 3 ayrı tarihte 16.080,60 TL ödeme aldığı ve 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı taraftan 29.423,29 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı şirketin ticari defterleri dosya bildirilen adreste olmadığından, davalı hesap incelemesi yapılamadığı, -----döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlülüğü kaldırıldığı, davacı şirketin 2022 yılı BS formunda, davalı tarafa 12 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 40.402,08 TL tutarında fatura düzenlediği görüldüğü, davalı şirketin 2022 yılı BA formunda, davacı tarafından davalı tarafa 12 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 40.402,08 TL tutarında fatura düzenlediği görüldüğü, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında dava ve takip konusu alacağı oluşturan faturalar bulunmadığı, 443 Sıra Nolu VUK Genel Tebliğin “7.1 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Getirilen e-Fatura Uygulamasına Kayıtlı Olmayan Mükelleflere Faturanın Teslimi” bölümünde; “e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere e-Arşiv Uygulaması kapsamında düzenlenen faturanın kâğıt ortamında teslim edilmesi esas olduğu, e-arşiv Uygulaması kapsamında düzenlenen faturalar, alıcısının talebi doğrultusunda ve wwwc.efatura.gov.tr internet adresinde yayımlanan e-fatura format ve standardının kullanılması ve de söz konusu faturanın basılabilir görüntüsünün eklenmesi koşuluyla e-fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere elektronik ortamda da iletilebilecektir.”” şeklinde düzenlendiği, söz konusu olayda takip ve dava konusu cari hesap alacağını oluşturan 9 adet 29.809,30 TL tutarlı faturalarının a.arşiv fatura olduğu, elektronik ortamda oluşturulduğu ve faturaların üzerinde yazılı olan” fatma(âfornellopizza.com e.posta adresine iletilmiş olduğu görüldüğü, dosya kapsamında, takip ve dava konusu cari hesap alacağını oluşturan, 12 adet 29.809,30 TL tutarlı faturalara davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dayanak belge bulunmadığı, takip alacaklısı davacı taraf, 04.01.2023 tarihli takipte, 29.423,29 TL asıl alacağına, 3.009,64 işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 Sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin “avans” oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunduğu, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, 29.423,29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yılık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. M.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davalı şirketin ticari defterleri dosya bildirilen adreste olmadığından ve ticari defterlerin bulunduğu adres bildirilmediğinden davalı defter incelemesi yapılamadığı, davacı tarafından davalı adına yürütülen ---- Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının----- seri nolu faturası ile başladığı, davacının ---- tarihine kadar davalı tarafa ------ bedelli satışı yaptığı, bu süreçte davalı taraftan 3 ayrı tarihte 16.080,60 TL ödeme aldığı ve 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı taraftan 29.423,29 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında dava ve takip konusu alacağı oluşturan faturalar bulunmadığı, 01.07.2021 tarihinden sonra BA ve BS formları ile bildirim yükümlüğü bulunmayan, takip ve dava konusu cari hesap alacağını oluşturan 12 adet 29.809,30 TL tutarlı faturalarının e-arşiv fatura olduğu, elektronik ortamda oluşturulduğu ve faturaların üzerinde yazılı olan ---------------adresine iletilmiş olduğu görüldüğü, dosya kapsamında, takip ve dava konusu cari hesap alacağını oluşturan, 12 adet 29.809,30 TL tutarlı faturalara davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dayanak belge bulunmadığı, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, 29.423,29 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yılık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesap ve faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu, tarafların incelenen BA/BS formlarının karşılıklı olarak birbirirni doğruladığı ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 29.423,20 TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2----------- sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 29.423,20 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 29.423,20 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 2.009,90-TL harçtan peşin alınan 340,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 1669,48-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 2.570,00 TL yargılama gideri ve 340,42 TL peşin harç toplamı 2.910,42-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.31/05/2024