T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/469
KARAR NO: 2024/314
DAVA: TAZMİNAT (ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN TAZMİNAT)
DAVA TARİHİ : 30/06/2022
KARAR TARİHİ : 26/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ---- ölümcül nitelikte ağır şekilde yaralanması, kalıcı %25 işgörmezliğe maruz kalması sebebiyle HMK Madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ve HMK Madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiği talep artırım hakkını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta Şirketi teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, 125.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte Sigorta Şirketi dışındaki davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafça davacının hakkını elde etmesini engellemek amacıyla dava konusu aracı ve adına kayıtlı malvarlığını 3. Kişilere devri söz konusu olabileceğinden davalı adına kayıtlı olması halinde ----- plaka sayılı araç üzerine ve UYAP kanalıyla tespit edilecek davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçların dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürece 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacıyla uygun görülecek şekilde ihtiyati tedbir veta ihtiyati haciz kararı verilmesine ve kayıtlarına şerh edilmesine dava ve talep etmiştir.
Davalı ----- Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketine yaptığı başvuruda sunmuş olduğu bilgi ve belgeler dikkate alındığında, başvurucunun talep ettiği tazminat miktarını bilebilecek, belirleyebilecek veya ispat edebilecek durumda olduğunu, hukuki menfaat dava şartlarından olup müracaatçının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından başvurusunun reddi gerektiğini, kaza tarihi 23.09.2021 olup yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere arazların kalıcı sekel olarak nitelendirilebilmesi için vücutta bir yıl süreyle sabit kaldığının tespiti gerektiğini, dava tarihi itibari ile kaza tarihi üzerinden bir yıl geçmemiş olup alınacak herhangi bir rapor yönetmeliğe aykırılık teşkil edeceği gibi hüküm kurmaya elverişli de olmayacağını, gelir ve tazminat yönünden cevaplar ve kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesabında esas alınacak gelir, devamlılık gösteren ve kazanılması için fazla efor sarfına gerek olan ücretler olduğunu, uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet olmadığı gibi talebin hukuki dayanağı haksız fiil hükümlerinden kaynaklandığını, Yargıtay içtihatları gözetilerek davacının avans faizi talebinin reddini,.manevi tazminat talepleri teminat dışında olduğunu, davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan (eksik belge) reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan davalı şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir---- Kurumundan kusura ilişkin alınan raporda özetle; Davalı sürücü ---- idaresindeki otomobil ile seyri sırasında gereken dikkat ve özeni yola vermesi, seyrini ön ilerisindeki araçlarla arasında güvenli/yeterli açıklık bırakarak müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek ön ilerisindeki aracın arka kısımlarına çarpması sonucu gerçekleşen olayda asli kusurlu olduğu, sürücü ----- idaresindeki otomobil ile olay mahalli yol bölümünden istikamet şeridini takiben seyri sırasında gerisinden gelerek aracı arka kısımlarına çarpan otomobil nedeniyle karıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, sürücü -----, olay mahalli yol bölümünden seyri sırasında ön ilerisinde gerçekleşen kaza nedeniyle almış olduğu tedbir sonucu araç hakimiyetini kaybederek istikamet şeridini kapatan araçla çarpıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ---- kusursuz olduğu, sürücü ----- kusursuz olduğu bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2) Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4) Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1) Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davalı sigortaya karşı açılmış olan davadan feragat ettiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragata ilişkin özel yetkisi bulunduğu görülmekle; feragat nedeniyle davalı sigorta yönünden davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Davacı vekilinin maddi tazminat istemleri yönünden davalı-----karşı açılan maddi tazminat davasının davanın geri alındığı ve geri alma talebine davalının muvafakat ettiği görülmekle, davalı ----- karşı açılan maddi tazminat davasının davanın geri alınması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Olayın oluş şekli, tarafların olaydaki kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak; Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumları göz önünde bulundurularak manevi tazminat talebinin hakkaniyet ölçüsüne göre kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-Davalı -----Sigorta Şirketine karşı açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ------karşı açılan maddi tazminat davasının davanın geri alınması sebebiyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
3-100.000,00 TL manevi tazminatın 23/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ---- alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Karar ve ilâm harcı olan 6.831,00-TL harçtan peşin yatırılan 515,75-TL harcın mahsubu ile 6315,25-TL'nin davalı ---- tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan peşin harç 515,75 TL'nin davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-a-Manevi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
5-b-Manevi tazminat yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine,
5-c-Maddi tazminat yönünden; Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 358,50 TL müzekkere ve posta gideri, 1.928,00 TL ---- fatura ücreti toplamı olan 2286,50-TL'den davanın kabul oranına göre 1810,00-TL'nin davalı ---- tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davcı üzerinde bırakılmasına,
8-Karar kesinleştiğinde dosyada bulunan -- ---Kurumu fatura bedeli 595,00 TL'nin kabul ve red oranına göre 470,00-TL'nin davalı ---- 125,00-TL'nin davacı tarafından ödenmesine ilişkin taraflara 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu hususta taraflara muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında ----- ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında ----- tarafından bedelin belirtilen miktarlarca taraflardan tahsiline, bu hususta ---- müzekkere yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.