T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/399
KARAR NO: 2023/874
DAVA: ALACAK (HAVA TAŞIMACILIĞINDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 07/06/2022
KARAR TARİHİ : 15/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hava Taşımacılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ile davalı arasında navlun akdi kurulduğunu ve davacının davalıya ait ürünlerin taşıması işini üstlendiğini ve üstlenilen hizmetin ifa edildiğini, taşıma işleminin gerçekleşmesine taşımaya konu emtiaların alıcı adresine vasıl olması teslim ve tahliyesi ile navlun alacağı yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın davalı tarafından davacı şirketin navlun ücretlerine ilişkin fatura bedellerini emtialar da alıcı adresine tam ve tekmil şekilde ve süresinde teslim edilmiş olmasına rağmen ödemediğini, basiretli bir tacir gibi ve iyi niyetli davranan davacı tarafından ödenmeyen navlun bedelinin ödenmesi bakımından bir takım şifahi görüşmeler yapıldığını, taraflar arasındaki görüşmelerden hiçbir netice alınamaması üzerine davacı alacağının ve takip tarihine kadar işlemiş faizinin tahsili amacıyla arabuluculuk sürecine başvurulmuş ancak sonuç almak mümkün olmadığını, dava konusu alacak olan 11.273,00 USD nin temerrüt tarihinden işleyecek 3095 Sayılı yasanın da Maddesi gereği devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi ile birlikte tahsiline, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin araba alım satım, ekspertiz, oto bakım onarımı işi yaptığını, davacı şirket ise taşımacılık yapan bir firma olduğunu, davacı şirkete ait ürünlerin taşıması işini üstlendiğini ve bu hizmeti ifa ettiğini iddia edildiğini, ancak davacı şirket kuruluşundan bu zamana kadar hiçbir taşımacılık işi yaptırmadığını, davacı şirketten bir hizmette almadığını, davalının tek işi oto bakım onarım ve ekspertiz işi olduğunu. Buna ilişkin aldığımız ekran görüntüsünü de dava dilekçemiz ekinde sunduklarını, davacı tarafından sunulan-----fatura numaralı 22/02/2019 tarihli taşıyıcı firması ----olduğu, gönderici firmanın ------olduğu belirtilen gönderilen malın sandalye ve ağaç mobilya olduğu belirtilen bir fatura mevcut olduğunu, yine bir diğer fatura ise -----Fatura numaralı 22/02/2019 tarihli taşıyıcı firması -----. olduğu, gönderici firmanın ------ olduğu belirtilen gönderilen malın nargile şişesi olduğu belirtilen bir fatura mevcut olduğunu, Bir faturada gönderici firma olarak, bir diğer fatura da ------olarak gözüktüğünü, davalının ne faturalara konu gönderici firmaları, ne davacı firmayı tanımadığını ve hiçbiriyle hiçbir ticari ilişkisi bu zamana kadar olmadığını, söz konusu faturalarda gönderici firma açıkça davalı olmadığını, dosya kapsamında sevk irsaliyesi de olmadığını. davacı davalı şirket ile aralarında navlun akdi olduğunu iddia ettiğini, ancak davalının davacı şirketle ne bir navlun sözleşmesi ne de başka bir sözleşme akdedilmediğini, huzurdaki davada yapılan tebligatın usulsüz tebligat olduğunun ve cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü ile hukuka aykırı, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, hava taşımacılığından kaynaklı alacak davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;Davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davalı şirket ile olan 2019 yılı ------Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;¸Yukarıdaki tabloda görüldüğü, davacı tarafından davalı tarafa 2 fatura ile 59,905,85 TL bedelli satış yapıldığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve 22.02.2019 tarihi itibariyle davalından 59.805,85 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağının davaya konu edilen 22.02.2019 tarihli ----seri nolu 1.613 USD tutarlı ve 22.09.2019 tarihli -----seri no.lu 9.660 USD tutarlı faturalardan kaynaklandığı tespit edildiği,Davalı ------ 2019 yılı ticari defterleri incelenmiş ve aşağıdaki hususlar tespit edildiği,
Dava konusu alacağını oluşturan, 22.02.2019 tarihli ------ seri no.lu 1.613 USD tutarlı ve 22.09.2019 tarihli----- seri no.lu 9.660 USD tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava konusu alacağını oluşturan faturalarda bulunan alıcı firma ----- ile gönderici firmalar olan ------ait hesap hareketlerine rastlanmadığı, bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257'ci Maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)” ile mal ve hizmet satışlarını ise Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)” ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirildiği, davacı -----bağlı bulunduğu Büyük Mükellefler Vergi Dairesi 15.03.2023 tarihli yazısı ekinde davacının 2019 yılı karşılaştırılmalı BS ve BA analiz formunu dosyaya gönderdiği, davacı şirketin 2019 yılı BS Formunda davalı ----- 2 adet belge/fatura ile KDV hariç 59.905 TL tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği görüldüğü, davalı ----bağlı bulunduğu Küçük Vergi Dairesi 07.03.2023 tarihli yazısı ekinde davalının 2019 yılı BS ve BA Formunu dosyaya gönderdiği, davalı şirketin 2019 yılı BA formunda, davacı ------ herhangi mal ve hizmet alışı gerçekleştirmediği görüldüğü, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan deliler arasında dava konusu alacağı oluşturan 22.02.2019 tarihli ----- seri no.lu 1.613 USD tutarlı ve 22.09.2019 tarihli ------ seri no.lu 9.660 USD tutarlı faturalar bulunduğu, söz konusu faturalar aşağıdaki gibi incelendiği, davacının 22.02.2019 tarihli ------ seri nollu 1.613,00 USD tutarlı faturasının, ----- adına düzenlendiği, fatura muhteviyatının “Hava Navlun ücreti bedel'inde oluştuğu. faturada alıcı firmanın dava dışı -----gönderici firmanın dava dışı -----Ve Dış olduğunun belirtildiği, faturanın e- arşiv fatura olduğu, davacının 22.02.2019 tarihli ----- seri nolu 9.660,00 USD tutarlı faturasının, ------ adına düzenlendiği, fatura muhteviyatının “Hava Navlun ücreti bedel'inde oluştuğu, faturada alıcı firmanın, dava dışı -----, gönderici firmanın dava dışı ----- olduğunun belirtildiği, faturanın e- arşiv fatura olduğu. ----- Sayılı No.lu VUK Genel Tebliğin “------ Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Getirilen e-Fatura Uygulamasına Kayıtlı Olmayan Mükelleflere Faturanın Teslimi” bölümünde; “e-Fatura - Uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere e-Arşiv Uygulaması kapsamında düzenlenen faturanın kâğıt ortamında teslim edilmesi esas olduğu, e-arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturalar, alıcısının talebi doğrultusunda ve----- internet adresinde yayımlanan e-fatura format ve standardının kullanılması ve de söz konusu faturanın basılabilir görüntüsünün eklenmesi koşuluyla e-fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere elektronik ortamda da iletilebilecektir.” şeklinde düzenlendiği, dosyada kapsamında davalı tarafından faturaların, davalıya kağıt ortamında tebliğ edildiğine yada davalının faturaları elektronik ortamda almak istediğine ilişkin, davacıya talepte bulunduğuna dair dayanak belge bulunmadığı, davacı şirket ibraz ettiği, 2019 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı tespit edildiği, davalı şirketin ibraz ettiği, 2019 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, davacının ticari defterlerine göre 31.12.2019 tarihi itibariyle davalıdan 59.905,85 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın, 22.02.2019 tarihli ------seri no.lu 1.613 USD tutarlı ve 22.09.2019 tarihli ------seri no.lu 9.660 USD tutarlı toplam 11.273,00 USD tutarlı faturalardan oluştuğu, davalının ticari defterlerine göre 31.12.2019 tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi borcunun bulunmadığı ve davaya konu edilen 22.02.2019 tarihli -----seri nolu 1.613,00 USD tutarlı ve 22.09.2019 tarihli ------ seri nolu 9.660,00 USD tutarlı faturaların, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı tarafından faturaların 2019 yılı BA formu ile bildiriminde yapılmadığı görüldüğü, davaya konu olan faturalarda, gönderici firmaların dava dışı------ olup, davalı defterlerinde söz konu firmalara ait hesap hareketlerin de rastlanmadığı, takdir Mahkemeye ait olmak üzere dava konusu faturalara konu hizmetin davacı tarafından davalı tarafa verildiğinin ispatlanması halinde, davacının davalından dava tarihi itibariyle 11.273,00 USD alacaklı olduğu bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın, davacının davalıya ait ürünlerin taşınmasından kaynaklı navlun alacağına ilişkin olduğu, davanın 1613,00- usd ve 9660,00-usd olmak üzere toplam 11.273,00-usd fatura alacağından kaynaklandığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usul ve yasaya uygun tutulmuş oldukları, davaya konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının BA formlarında bu faturaların görülmediği, dava dilekçesi ekinde fatura dışında bir belge sunulmamış olduğu, dosyadaki bilgi ve belgeler ile incelenen ticari defterler sonucunda, davacının incelenen ticari defterlerle alacaklı olduğu sonucuna varılamamış ve davacının faturalara konu hizmeti sunduğu hususu ispatlanamamıştır. Açıklanan gerekçelerle ispatlanamamış olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin yatırılan 3.197,58 TL harcın mahsubu fazla yatırılan 2.927,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 29.958,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.