T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/157
KARAR NO: 2023/629
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 09/03/2022
KARAR TARİHİ: 06/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı şirket aleyhine, davacı ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında ekte yer alan faturalarda belirtildiği üzere elektrik teknik servis, montaj ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit 9.490,43 TL bedelli borçlarının tahsili amacıyla--------- Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibimizde ödeme emri usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, tarafların aralarında hizmet ilişkisi olduğu ve faturaların kesildiğini, davalı tarafında kesilen faturalara itiraz etmediğinin sabit olduğunu, davalı şirketin, davacının düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği faturalara ilişkin itirazı olmadığını, TTK Madde 21/2 "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. " denildiğini, davalı taraf, hizmet almasına rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, iş bu sebeple davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyan ederek; davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından cevap dilekçesine rastlanmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.--------- Esas sayılı dosyası uyaptan celp edilmiştir.Taraflara ait ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -
(1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
"(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Takip alacaklısı borcun cari hesap alacağından kaynaklandığını ileri sürerek, takip borçlusu aleyhine 12.10.2021 tarihinde, -------- Esas sayılı dosyası ile 9.490,43 TL alacağın tahsili için takibe geçtiğini, takip borçlusu süresi içinde, takibe, borca ve borcun tüm ferilerine, faize itiraz ve takip durduğunu, Davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde, davalı -------- şirketine ait hesap hareketleri aşağıdaki gibi incelenmiştir. Davacı defterlerinde davalıya ait 2019, 2020 ve 2021 yılları -------- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 06.07.2019 tarihli-------- no.lu 471,41 TL tutarlı faturası ile başladığı, davacı tarafından 06.07.2019 tarihinden 30.11.2020 tarihine kadar davalı tarafa 6 fatura ile 9.490,43 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve buna göre 12.10.2021 takip tarihi itibariyle davalıdan 9.490,43 TL alacaklı olduğu görüldüğü, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257'ci Maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak -----------sıra nolu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)” ile mal ve hizmet satışlarını Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)” ile bildirmeleri hususunda yükümlülüklerin yerine getirildiğini, ilgili VUK genel tebliğinde ay içinde 5.000,00 TL altında bulunan mal alış ve satışlarına istisna getirildiğini, davacı tarafın davalıya 2020 yılı Haziran ayında 2 adet fatura ile KDV dahil 1.416,00 TL tutarında, Ağustos ayında 2 adet fatura ile KDV dahil 3.276,86 TL tutarında ve Kasım ayında 1 adet fatura ile KDV dahil 4.326,16 TL tutarında mal ve hizmet satışı yaptığı görülmüş bu tutar istisna kapsamında olduğu için davacı tarafından 2020 yılı BS formunda, davalı tarafından 2020 yılı BA formunda vergi dairesine bildirim yükümlüğü bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında dava ve takip konusu alacağı oluşturan faturalar bulunduğunu, söz konusu faturalar aşağıdaki gibi incelenmiştir. ” Faturaların, ------- şirketine adına düzenlendiği, Fatura muhteviyatının “muhtelif elektrik malzemelerinden ve elektrik hizmet bedelinden oluştuğu, faturanın, arşiv fatura olduğu, elektronik ortamda oluşturulduğu ve -------- (--------, adresine iletildiği görüldüğü, dosya kapsamında, davalının faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ettiğine dair dayanak belge bulunmadığı, takip alacaklısı davacı taraf 12.10.2021 tarihli takipte 9.490,43 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 Sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin avans oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunduğunu, ------- verilerinden 26.10.2017 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %16,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi olabileceğini, davacı şirketin ibraz ettiği 2018, 2019, 2021 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiğini, davacı tarafından davalı adına yürütülen --------- Kodlu Alıcılar Kodlu muavin defter kayıtlarına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 06.07.2019 tarihli --------- nolu 47141 TL tutarlı faturası ile başladığı, davacı tarafından 06.07.2019 tarihinden 30.11.2020 tarihine kadar davalı tarafa 6 fatura ile 9.490,43 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve buna göre 12.10.2021 takip tarihi itibariyle davalıdan 9.490,43 TL alacaklı olduğu görüldüğü, dava ve takip konusu alacağı oluşturan faturaların, arşiv fatura olduğu, elektronik ortamda oluşturulduğu ve ------- adresine iletildiği görüldüğü, dosya kapsamında, davalının faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ettiğine dair dayanak belge bulunmadığı, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, 9.490,43 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 9016,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.24.02.2023 tarihli celsede taraflara 20.03.2023 10:25 inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini hazır etmek veya yerinde inceleme talepleri varsa bunu belirtmek üzere 2 haftalık ihtarlı kesin süre verildiği, davalı tarafa bu ara karar 01.03.2023 tarihinde tebliğ olunduğu, davalı tarafça 20.03.2023 10:28'de şirket merkezi taşındığından ticari defterleri hazır edemediklerini belirttikleri, davalı vekilinin bu beyanını doğrular bir bilgi ve belge sunmadığı,-------- kaydında en son işyeri naklinin 1.6.2020 tarihinde olduğu, verilen sürenin kesin olduğu görülmekle, davalı vekilinin yeniden inceleme günü verilmesi talebi yerinde görülmemiştir. Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesap ve faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 9.490,43 TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABÜLÜNE,
2--------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 9.490,43 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 9.490,43 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 648,29-TL harçtan peşin alınan 114,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 533,66-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.490,43 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan toplam 1.709,50 TL yargılama gideri ve 114,63 TL peşin harç toplamı 1.824,13 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair,davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.06/10/2023