T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/38
KARAR NO: 2024/519
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 16/01/2024
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka ile ticaret sicilinden re'sen silinmesine karar verilen -----Şirketi arasında bankacılık işlemleri sözleşmesi imzalandığını, ----- Restaurant'ın bu sözleşme uyarınca kullandırılan ---- karttan kaynaklanan borcu bulunduğunu, davacı banka tarafından davalı şirket aleyhine ----- Kart alacağı, faiz ve ferileri için icra takibi başlatılmak istenmişse de davalı şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığını, ve davalı şirket hakkında ------ Ticaret Müdürlüğü'ne TTK'nın geçici 7. Maddesi ile 09/10/2015 tarihinde tasfiye kararı verildiğini, bu kararın 19/10/2015 tarih --- sayılı ------ Gazetesi aracılığıyla ilan edildiğinin tespit edildiğini, TTK 547. Maddesi gereği davacı bankanın Ticaret Sicil'den re'sen silinen ------Şirketi'nden alacaklı konumunda olması sebebi ile şirketin ihyasını talep ettiğini, kanun ve yargıtay kararları çerçevesinde tasfiye işlemlerinin eksik olması ve müvekkil bankanın alacağını tahsil etmesinin yegane yolunun ----- şirketi'nin ihyasını talep etme hakkı olduğunu, davacı bankanın alacağınını tahsil etmesi amacıyla bankanın ----- Kart alacağının, faiz ve fer'ilerin tahsiline yönelik başlatılacak olan icra takibi ile sınırlı olduğu üzere ihyasını talep etme hakkı olduğunu talep etmiştir.
Davalı ---- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemediğini, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, kapsamında olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, davalı Ticaret Sicili Müdürlüğüne ------ ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ------ Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde dava konusu şirketin, vergi kaydının terkin edildiğinini ve adresinin tespit edilemediğini belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği anlaşıldığını, şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte ---- Gazetesinde ilan da ediildiğini, (7 Temmuz 2015 tarihli, ---- sayılı ----- Gazetesi). işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığını; müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde eksik bir işlem yaptığından bahsetmek mümkün olamayacağını, İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçeceğini, Yargıtay kararı da yukarıda açıklanan hususu, re'sen terkin işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu ve müvekkil Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini doğruladığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, dosyanın incelenmesinde dava konusu şirketin 31.07.2013 tarihinde geçici uyarınca terkin edildiği, aynı şirket hakkında ise terkin tarihinden sonra 21.03.2014 tarihinde dava açıldığı nazara alındığında ilgili ticaret sicil müdürlüğünce geçici gerçekleştirilen terkin işleminin hukuka aykırı olduğu söylenemediği, dolayısıyla dava konusu şirket hakkında taraf teşkilinin sağlanarak anılan davadaki yargılamaya devam edilmesi için açılan işbu davada verilecek olan ihya kararı, ttk’nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye kapsamına girdiğinden mahkemece, aynı maddenin 2. fıkrası gereği ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini, somut olayda davacı tarafından dava dilekçesi ile davalı Ticaret sicil müdürlüğü'nce yapılan terkin işleminin hukuka aykırı olduğu iddia edilmemiş ve mahkemece de yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiş olduğunu, ihya kararı terkin tarihinden sonra açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, bu dava dosyası ile sınırlı olarak verildiğinden ve verilen karar ttk'nın 547. maddesi kapsamında ek tasfiye niteliğinde olduğundan ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava;----- Şirketi'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
------ ticaret sicil numarasına kayıtlı-----Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortakların ve yetkililerinin ---- ile ----- olduğu, şirketin son tescilini 09/10/2015 tarihinde yaptırdığı, davalı şirket hakkında ------ Ticaret Müdürlüğü'nce TTK'nın geçici 7. maddesi ile 09/10/2015 tarihinde tasfiye kararı verildiği, bu kararın 19/10/2015 tarih ----- sayılı -- ---Gazetesi aracılığıyla ilan edildiği, ----- Şirketi'nin alacağının tahsili için yapacağı icra takibi dosyasıyla sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin----- esas ------ karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir). Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince,tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- ticaret sicil numarasına kayıtlı---- Şirketi'nin alacağının tahsili için yapacağı icra takibi dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihya davası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, -----tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
TTK'nun 547. maddesi gereğince ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---- ticaret sicil numarasına kayıtlı ----- Şirketinin alacağının tahsili için yapacağı icra takibi dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına,
2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ---- (TCK ----) ----tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin ---- Gazetesi'nde ilanına,
4-Alınması gereken harç peşin alındığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.