T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/362 Esas
KARAR NO: 2024/498
DAVA: Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2020
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ------ ile bağlı olarak -----Kiralanmasına ve ayrıca mevcut işletmelerin, zincir gruplara -------- yoluyla katılma süreçlerine Aracılık işlerini iştigal etmek üzere ticari faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin ise ---- bir çok bölgesinde--------kurulmuş olup, gerek bizzat kendi ana sermayesiyle veya gerekse de bu faaliyeti yürüten/yüretecek üçüncü şahıslara ait işletmelerin------ usulü zincir guruba katılması yöntemiyle, özel okul işletmeciliği yaptığını, davalı şirketin yatırımcılar tarafından yapılmış/yapılacak okul binalarını kiralama yoluyla veya işletilen/işletilecek özel okulların franchise vermek yöntemiyle, ticari olarak büyüme çalıştığını, davalı şirketin bu amacını gerçekleştirme adına, ---- düzenleyerek, şirket yetkilisi ----------- konu açıklamasıyla e-mail gönderildiğini, Söz konusu e-mailde ---- Yetki belgesi ve tanıtım kataloğunu ekte gönderiyorum. İyi çalışmalar,----açıklamasına yer verildiğini, ------yetki Belgesine istinaden, davacı şirketin portföyünde bulunan ve dava dışı ---- olan ---- parsellerde kain yaklaşık ----- dönem kira sözleşmesiyle kiralanması amacıyla ----- görüşmelere başladıklarını, görüşmelere başlamadan evvel davalı şirket adına yetkili olan----- başlıklı sözleşme tanzim edilmiş olup, anılan sözleşmede dava konusu okulun davalıya kiralanması halinde aracılık bedelinin----- arasında olacağı kararlaştırıldığını, taraflar arasında imzalanan ----- sözleşmesinde aracılık/komisyon bedelinin yıllık kira tutarının %12'si olacağı kararlaştırıldığını, davalının hiçbir şekilde davacıya ödeme yapmadığını, görüşmeler devam ederken davalı şirket adına yetkilendirilen--- gerek şirket yetkilisi ------ görüşmeler sağladığını, adı geçen yetkililerin onayı ile görüşmelerin olumlu şekilde sonuçlandığını, davacı şirketin aracılık etmesi neticesinde, davalı şirket ile dava dışı----- arasında tapunun --------parsellerde kain yaklaşık 5.000-m2'lik taşınmazın 12 yıl süreyle davalı şirkete kiralanması amacıyla ---- kira sözleşmesi tanzim edildiğini ve taşınmazın davalı şirkete aylık---- bedelle kiralandığını, davacı şirketin ------- sözleşmesindeki edim yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, tapunun ------- davalıya kiralanması amacıyla emlak komisyonculuğu ve aracılık faaliyeti yaptığını ve kiralama işlemenin tamamlanmasını sağladığını, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirket haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmekten kaçındığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 150.000,00TL emlak kiralama aracılık bedelinin ticari avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve bakiye tutarının tespitine (HMK 107/3 Kısmi ----, Külli Tespit davası olarak açılmıştır), yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 18.08.2020 tarihli Ön İncelemeye Hazırlık Tutanağının davalı Şirkete ait --------adresine --------- tarihinde tebliğ edilmesi vesilesi ile haberdar olduklarını, dava dosyasından davalı Şirkete gönderilen önceki tebligatların usul ve yasaya aykırı şekilde davalının eski adresine "7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre muhtara bırakılmak suretiyle" tebliğ edildiğinin ------- kayıtlarında görüldüğünü, Usulsüz yapılan tebligatlar sebebi ile davalı Şirketin savunma hakkının ihlal edildiğini, usulsüz tebligatlara yönelik itirazlarının kabulü ile taraflarına ilişkin yasal sürelerin davadan haberdar oldukları 14.09.2020 tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmesini, Davacının işbu haksız davasını ve iddialarını hiçbir şekil ve surette kabul etmemek kaydıyla; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ("HMK") m. 107/III'e göre kısmi eda külli tespit davası olarak ikamesinin mümkün olmadığını, Zira HMK m. 107/III hükmü, 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile mülga edilmiş olup, kısmi eda davası olarak açılan işbu davada külli tespit mümkün olmadığını, İlaveten, yine hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının haksız iddialarında bir alacak tutarı zikretmesine karşın kötü niyetli şekilde "belirsiz alacak" davası ikame ettiğini, davacının iddialarına dayanak belgelerden hiçbiri davalının yetkili temsilcileri tarafından tanzim ve imza edilmemiş olup davacının "yetkisiz temsilci" ile akdettiği hiçbir belge davalının kabulünde olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde; davalıyı temsilen ------ bir Yetki Belgesi düzenlediğini; bu Yetki Belgesinin aynı tarihte ----adresinden gönderildiğini ve söz konusu ---- dahilinde yeni açılacak kampüsler için; ----------- amacıyla yetkilendirildiğini iddia ettiğini, söz konusu Yetki Belgesi davacı tarafından dava dosyasına ibraz edilmediğinden bu belgenin gerçek olup olmadığı yönünden herhangi bir araştırma yapma imkanı olmadığını, davacı tarafından söz konusu ---- tarafından davalıyı temsilen imzalandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Davalı --------yevmiye no.lu Ana Sözleşmesi ile kurulduğunu, aynı tarihte ---- tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, Davalının kuruluş ilanı ------ yayımlandığını, anılan kuruluş ilanında açıkça yer aldığı üzere; davalıyı temsile kuruluştan itibaren ilk 3 yıl için dava dışı ------- münferiden yetkilendirildiğini, davalının söz konusu Yetki Belgesinin varlığından işbu dava ile haberdar olduğunu, hali ile kuruluşundan bu yana da böyle bir belgeye her ne nam altında olursa olsun hiçbir onay vermediğini, ayrıca söz konusu yetki Belgesinin -------- şeklinde kurumsal olmayan tamamen kişisel bir elektronik posta hesabından gönderildiği ikrar edilmekte olup, anılan tarihte davalı çalışanlarına----------uzantılı kurumsal hesap tahsis ettiğini, Yetki Belgesinin düzenlendiği iddia olunan tarihte davalı şirketin henüz (aynı gün) kurularak tüzel kişilik kazandığını, anılan tarihte davalıyı temsile münferiden dava dışı ---- yetkili olduğunu, yetki Belgesini imzaladığı iddia olunan ---- davacının iddialarının aksine, söz konusu belge tarihi olan ---- tarihi itibari ile davalının imza yetkilisi olmadığı ------olduğunu, davacı tarafın anılan Yetki Belgesine dayanılarak ---- tarihinde davalıyı temsil ettiği iddiası ile yetkisiz temsilci -------- sözleşmesi imzalandığını iddia ettiğini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacı tarafından dayanak gösterilen yetki belgesi ----yönünde hiçbir yetkilendirme de içermediğini savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.---- sisteminden celp edilmiştir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ----- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmışır.Mahkememizin 19/01/2021 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında tarafların 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerin üzerinde Yeminli Mali Müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmasına karar verilmiştir.YMM bilirkişi ---------- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''... Davalı şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresi içerisinde yapılmıştır. 2017-2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerin tümü birbirleriyle uyumlu olup, yasal defterlerindeki kayıtlar ile dayanağı belgeler birbirini teyit etmektedir. 2017-2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 64 ve müteakip hükümlerine göre; yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmış olması ile belirli kanuni şartları taşıdığı sabit olmakla, ibraz edilmiş olan ticari defterlerinin delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında ------- alımı olmadığından fatura düzenlenmemiştir. Bu nedenle de dosyada BA-BS formları bulunmamaktadır. İnceleme de yapılamamıştır. Davalı şirket ---- birçok bölgesinde, -----------sunmak için kurulmuş olup, gerek bizzat kendi sermayesiyle veya gerekse de bu faaliyeti yürüteni/yürütecek üçüncü şahıslara ait işletmelerin franchise usulü zincir gruba katılması yöntemiyle, özel okul işletmeciliği yapmaktadır. Taraflar arasında imzalanan ------aracılık/komisyon bedelinin yıllık kira tutarının %12'si olacağı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme kapsamında; ------------ belirtilen ve dosyada bulunan Yetki Belgesine istinaden, davacı şirketin portföyünde bulunan ve dava dışı -----parsellerde kain yaklaşık 5.000-m2'lik taşınmazın" davalı ----- uzun dönem kira sözleşmesiyle kiralanması amacıyla ------ birlikte görüşmelere başlamışlardır. Görüşmelere başlamadan evvel davalı şirket adına yetkili olan -------başlıklı sözleşme tanzim edilmiş olup, anılan sözleşmede dava konusu okulun davalıya kiralanması halinde aracılık bedelinin 230.000,00TL+KDV ila 300.000,00TL+KDV arasında olacağı kararlaştırılmıştır. Davalı şirket ile dava dışı --------taşınmazın 12 yıl süreyle davalı şirkete kiralanması amacıyla 08.11.2017 tarihli kira sözleşmesi tanzim edilmiş ve taşınmaz davalı şirkete aylık 240.000,00TL + KDV bedelle kiralandığının belirtildiği, Davacı,------- sözleşmesindeki edim yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini; tapunun ---------- parsellerde kain yaklaşık 5.000-m2'lik taşınmazın 12 yıllık süreyle davalıya kiralarıması amacıyla emlak komisyonculuğu ve aracılık faaliyeti yapmış ve kiralama işlemeiin tamamlanmasını sağladığını, Davalı itiraz dilekçesinde; Davacının iddialarına dayanak belgelerden hiçbiri davalının yetkili temsilcileri tarafından tanzim ve imza edilmemiş olup davacının “yetkisiz temsilci" ile akdettiği hiçbir belge davalının kabulünde olmadığını belirtmiştir. Davalı itiraz dilekçesinde; Davacı tarafından söz konusu ------ davalıyı temsilen imzalandığı iddiası gerçeği yansıtmayıp, kabulü mümkün değildir. Demiştir. Davalı yine itiraz dilekçesinde; Yetki Belgesinin düzenlendiği iddia olunan tarihte davalı şirket henüz (aynı gün) kurularak tüzel kişilik kazanmış olup, anılan tarihte davalıyı temsile münferiden dava dışı ----- yetkili olduğunu belirtmiştir. Davalının ---- yılları yasal defterlerinin incelenmesinde; davacı ------- ait hiçbir işlem, kayıt ve belgelere rastlanılmadığı, ayrıca; ----yetkilileriyle yapılan görüşmede; davacı ie davalı arasında hiçbir işlem ve faaliyetinin olmadığını belirterek, aşağıdaki yazıyı tarafıma ibraz ederek, söz konusu yazı dosyaya diğer eklerle beraber konmuştur. Şöyle ki; -----herhangi bir ticari faaliyetimizin olmadığı yasal defterlerimizde alış satış tahsilat veya ödeme İle ilgili kayıt bulunmadığını bilgilerinize arz ederiz." denmiştir.'' şeklinde belirtilmiştir.Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere -----talimat sayılı dosyası aracılığı ile bilirkişi ---tarafından tanzim edilen raporda özetle------ ait yasal defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresi içerisinde yapılmıştır. 2017-2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerin tümü birbirleriyle uyumlu olup, yasal defterlerindeki kayıtlar örnekleme yöntemiyle bakıldığından birbirini teyit etmektedir. 2017-2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun 64 ve müteakip hükümlerine göre; yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmış olması ile belirli kanuni şartları taşıdığı sabit olmakla, tarafıma ibraz edilmiş olan ticari defterlerin delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında mal ve hizmet alımı fatura ve defter kaydında olmadığından ---- Formlarında görülmemiştir. Davacının 2017-2018-2019 yılları yasal defterlerin incelenmesinde; Yevmiye, Defter-i Kebir/ ve Envanter defterlerinde davalı-----hiçbir işlem ve kayıta rastlanılmamıştır. Tarafların iddiaları ve savunmaları ayrıntılı olarak bilirkişi ----tarihli Bilirkişi Raporunda yer aldığından tekerrürden kaçınmak amacıyla tekrar edilmemiştir. '' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Davacı tanığı Tanık --------aracılığı ile alınan 27/02/2023 tarihli beyanında: ''Ben dava konusu olayda davalı konumunda bulunan----- yönetim kurulu başkanıydım ancak 3 yıl önce şubat 2020 tarihinde bu görevimden istifa ettim şirkette hiç bir ilişkim kalmamıştır. Dava konusu olan yer görme belgesine ilişkin olarak böyle bir belgenin imzalandığını hatırlıyorum 15/07/2017 tarihli emlak görme belgesi kiralama sözleşmesi üzerinde benim herhangi bir imzam yoktur ancak böyle bir görüşmenin gerçekleştiğini biliyorum buna ilişkin sözleşme yapıldığını hatırlıyorum. Davacı şirket sözleşme kapsamında ----- bize kiralayıp kullanacağımız okullar buldu bulunan yerde kiralayan sıfatında bulunan kişi ile sözleşme yapıldı kiralayan kişinin ismi----- yukarıda da belirttiğim gibi okul inşaatı yapılıp ------ için sözleşme yapıldı. Söz konusu davacı şirket -------- illerinde de kiralık yerler bulundu daha sonrasında bu illere ilişkin anlaşma sağlanamadı. ------ tanığa gösterilip soruldu: Bana göstermiş olduğunuz belgeye ilişkin yukarıda detaylı beyanda bulundum bu sözleşme taraflar arasında imzalanmıştır dedi. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı Tanığı -----Ticaret Mahkemesi aracılığı ile alınan 02/06/2023 tarihli beyanında: '' Benim ----- emlak ofisim vardı. ------- bana müracaat etti. ----- genelinde kendilerine kiralamak üzere okul yerleri araştırmamı istedi ve bu konuda bana yetki belgesini mail olarak gönderdiler. 29/05/2017 tarihli bana göstermiş olduğunuz belge bu belgedir. ------ bölgesinden yer istediler. Oradaki bir emlak ofisi olan ---- arsa gösterdi. Gösterme zaptını ------- adına imzaladım. Bana göstermiş olduğunuz --------tarihli belge de buna ilişkindir. Daha sonra -----bu yeri beğendiler kiralamak istediklerini söylediler. Ben de yatırımcı ile ----bir araya getirdim.---- yapmak istediği inşaata uygun teknik şartname hazırlanıp kira kontratı ile birlikte imzalanıp anlaşma yapıldı. -------yapmış olduğumuz anlaşma karşılığı hizmeti veren -----yapılması gereken ödeme yapılmadı. O dönemde bir kira bedeline denk gelen bir miktardı, bu miktar 240.000TL yani yıllık kira bedelinin % 12 sine denk geliyordu, benim bilgim görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık beyanları taraflara tebliğ edilmiş, tanık beyanlarına karşı beyan dilekçeleri sunulmuştur.İddia, savunma, sunulu deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından, taşınmaz kiralanması amacıyla emlak komisyonculuğu ve aracılık hizmeti verdiğini, kiralama işleminin tamamlanmasını sağladığını ileri sürerek hizmet alacağının davalıdan tahsili istemi ile huzurdaki dava açılmıştır.Davalı tarafından, dayanak sözleşme altındaki imzanın şirketi temsile yetkili kişi tarafından atılmadığı, "yetkisiz temsilci" ile akdedilen sözleşmeyi davalının kabul etmediği, yetki belgesinin düzenlendiği iddia olunan tarihte davalı şirketin henüz (aynı gün) kurularak tüzel kişilik kazandığını savunmuştur.İddia ve savunma kapsamından taraflar arasındaki ihtilafın; Davacı tarafından simsarlık(tellalık) hizmeti verilip verilmediği, dayanak belge altındaki imzanın davalı şirket yönünden bağlayıcılığı bulunup bulunmadığı ve netice olarak davacının ileri sürdüğü faaliyet sebebiyle hizmet alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulu ----belgede; ------ kiralamak için gördüm. Söz konusu emlakı şahsım, eşim, kan ve sıhri hısımlarım, annem, babam, kardeşlerim, ortağı veya idarecisi bulunduğum ortağı olduğu kuruluşlar kiraladığı taktirde yıllık kira bedelinin %12 ( on iki ) + KDV'sini (250.000.00-TL + KDV) hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ediyorum. Kiralama olayı emlakçıyı sar dışı bırakarak gerçekleşirse ödeyeceğim hizmet bedeli kadar cezai şart ödemeyi gayrikabili rücu kabul ve taâhhüt ediyorum. Anlaşmazlık halinde ----- yetkilidir." şeklinde düzenlendiği, belge altında davacı şirket ve gayrimenkulü gören olarak davalı adına ------ imzasının bulunduğu,Sunulu Yetki Belgesinde;------------- dahilinde yeni açılacak kampüslerimiz için; 1. Okul yeri araştırması, 2. Arsa bulunması ve üzerine bina yapılması, 3. Okul olabilecek hazır olan projeler, binalar için yatırımcılar ile görüşmeler ve pazarlıklar yapmaya yetkilidir." şeklinde belirtildiği,------ tarafından imzlandığı, yetki belgesinin ---- tarihli olduğu,Sunulu mail yazışmalarının; ------ broşürü gönderimine ilişkin olduğu,Sunulu------ tarihli oldukları, içeriğinin ----- şahıs arasında --- kiralamaya ilişkin olduğu,Sunulu kira sözleşmesinde; Kiraya verenin dava dışı-----Olduğu, kira konusu gayrimenkulün ----- taşınmaza ilişkin olduğu, sözleşmenin-----ay süre ile yapıldığı ve kira bedelinin aylık 240.000,00-TL olarak belirlendiği,Celp edilen davalı şirkete ilişkin ticaret sicil kayıtlarından; Davalı şirketin --- tarihinde kurulduğu, kuruluş ilanının ---- tarihinde yayımlandığı,---- şirket kurucusu olduğu, anasözleşme ile dava dışı ----- şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, 12/06/2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile ------ olarak seçildiği ve şirketi temsil şeklinin ----------- herhangi ikisinin müşterek imzası ile şirketi sınırsız şekilde temsil ve ilzama yetkili olarak belirlendiği anlaşılmıştır.Simsarlık (tellallık) sözleşmesi TBK'nın 520-525 maddeleri arasında düzenlenmiş olup, TBK'nın 520/1 maddesinde simsarlık sözleşmesi "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu hükümden simsarılık sözleşmesinin, simsarın bir ücret karşılığında ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda simsarlık sözleşmesi ve unsurları bir çok yargı kararında ve doktrinde; Simsarlık ilişkisinin taraflarının simsar ile iş sahibi olup, simsarın iş sahibi için konusu özel olarak belirlenmiş bir vekalet edimi üstlendiği, Simsarın iş sahibi için yerine getireceği faaliyetin karşılığında ücret alacağı, Simsarlık faaliyetinin konusunun, çeşitli işlere ilişkin sözleşmelerin kurulması hususunda aracılık etmek olduğu, bu aracılık faaliyetinin bir sözleşme kurma fırsatı vermek şeklinde olabileceği gibi bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmek şeklinde de olabileceği, Simsarın sözleşme ile kendisine yetki verilmedikçe kural olarak iş sahibini temsil yetkisi bulunmadığı, Simsarlık sözleşmesinin geçerliliğinin şekle tabi olmadığı, ancak TBK'nın 520 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; Davalı şirketin 29/05/2017 tarihinde anasözleşmesi tescil edilmek suretiyle kurulduğu ve kuruluş ilanının ---- yayımlandığı, dava dışı ------ davalı şirketin kurucusu olduğu, anasözleşme ile dava dışı ----şirketi 3 yıl süre ile münferiden temsile yetkili kılındığı, ----- kuruluşundan kısa süre sonra 13/06/2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği ve aynı tarihli karar ile şirketin temsil şeklinin --------- herhangi ikisinin müşterek imzası ile şirketi sınırsız şekilde temsil ve ilzama yetkili olarak belirlendiği, davaya dayanak yetki belgesinin davalı şirketin kuruluş tarihinde ----- verildiği ve davalı şirket adına ------tarafından imzalandığı, celp edilen ticaret sicil müdürlüğü belgelerinden şirketin tescil talebinin aynı tarihinde yapıldığı ve şirket kuruluş ilanının ------ yayımlandığı, yetki belgesinde yeni açılacak kampüsler için okul yeri araştırması, arsa bulunması----- hususlarında----verildiği, ---- tarihli yönetim kurulu kararı ile ----- olarak seçildiği ve şirketi temsil şeklinin ------herhangi ikisinin müşterek imzası ile şirketi sınırsız şekilde temsil ve ilzama yetkili olarak belirlendiği, emlak görme belge tarihinin işbu yönetim kurul tarihinden de sonra 15/07/2017 tarihi olduğu, davalı tarafından rapora itiraz dilekçesinde hizmetin verilmediği itirazında bunulmuş ise de cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen itirazın savunmanın genişletilmesi kapsamında kaldığından dikkate alınamayacağı gibi Mahkememizin 12/12/2023 tarihli celse ara kararı ile dava dışı ------ davalı arasında yapıldığı bildirilen 08/11/2017 tarihli kira sözleşmesinin içerik ve imza yönünden bir itirazları bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere celsede hazır bulunan davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süreye karşın itirazın ileri sürülmediği görülmekle sözleşme altındaki imza ve içeriğinin davalı tarafından kabul edildiğinin varsayılması gerektiği, bu kapsamda dinlenilen tanık beyanları da dikkate alınarak davaya konu kiralama işleminin fiilen gerçekleştiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından her ne kadar "yetkisiz temsilci" savunmasında bulunulmuş ise de davalı şirketin aynı zamanda kurucusu da olduğu anlaşılan ---- talimat yoluyla alınan beyanında yetki belgesinin --------şirket adına kendisi tarafından verildiğini ve kira sözleşmesinin yapıldığını beyan ettiği, ticaret sicil kayıtlarından şirket kuruluş talep işlemlerinin aynı tarihli olduğu gibi kuruluş ilanın ancak ------ yayımlandığı, adı geçen yetkilinin davaya dayanak yetki belgesinin imza tarihinden 14 gün sonra 12/06/2017 tarihinde şirketin yönetim kurulu başkanı seçildiği ve davalı şirketin çift imza ile temsil edilmesinin kararlaştırıldığı, emlak görme belge tarihinin bu karardan sonra olarak 15/07/2017 tarihli olduğu, kira sözleşme tarihinin 08/11/2017 tarihi olduğu, bu kapsamda somut olayda "eksik temsil" durumu gerçekleştiği anlaşılmış ise de yapılan yargılama ile davacının kiralama işlemine aracılık ettiği ve dava dışı şirket ile davalı arasında kira sözleşmesinin fiilen kurulduğu anlaşılmakla davacı tarafından sözleşme ediminin yerine getirildiğinin sabit olduğu, davalı tarafından kiralama işleminin başka bir şekilde gerçekleştiğine yönelik bir savunma dile getirilmediği gibi dava dışı şirket ile yapılan kira sözleşme bedelinin dahi ------- başlıklı belge içeriğine uygun şekilde yapıldığı ve belge içerisinde ortağı/idarecisi olarak bulunduğu şirketler yönünde atıfta bulunulduğu görülmekle ifa edildiği anlaşılan sözleşmenin davalı tarafından benimsendiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda geçersizlik itirazının ileri sürülmesinin "hakkın kötüye kullanılması" mahiyetinde olup dinlemeyeceği, davalı tarafından her ne kadar diğer bir derdest dava dosyasında alınan bilirikişi raporuna delil olarak dayanılmış ise de anılan dava dosyasının uyap üzerinden Mahkememizce celp edildiği ve incelenmesinde kira sözleşme taraflarının farklı olduğu, buna bağlı hukuki durumlarının takdirinin ilgili Mahkemesinde olduğu, sözleşme ile kira bedelinin aylık 240.000,00-TL ve buna bağlı olarak davacı hizmet bedelinin yıllık kira bedelinin % 12'si + KDV olarak belirlendiği, huzurdaki davanın HMK 107. Madde kapsamında kısmi dava olarak açıldığı ve ıslah edilmeyeceği beyan edilmekle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 150.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 10.246,50-TL harçtan peşin alınan 2.561,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,87-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-)Davacı tarafça yatırılan 2.623,83-TL harç ve 3.175,75-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 5.799,58-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde------------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.02/07/2024