T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/359
KARAR NO: 2024/581
DAVA : TAZMİNAT (HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 09/06/2021
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinden özetle; Davacı ---- babası müteveffa ---, sevk ve idaresindeki --- plakalı çekici ile 18/11/2016 tarihinde ----- istikameti üzerinde seyir halinde olduğu esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun ortasında bulunan refüjlere çarpmış ve gerçekleşen kaza sonucu vefat ettiğini, davacı babasının vefatında henüz 5 yaşında olup babasının desteğine muhtaç olduğunu, müteveffa ----, vefatından önce tır şoförü olarak çalışmakta olup aylık geliri 3.500,00 TL olduğunu, davacı babasının vefatıyla işbu destekten yoksun kaldığını, davacı müteveffanın desteğinden yoksun kalmakla birlikte babasını kaybetmekten dolayı büyük acı ve elem duyduğunu, davaya karışan araç davalı sigorta şirketinde ---- acente, ---- poliçe numaraları ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından gerçekleşen trafik kazası ile ilgili tazminat talebi ile 19/10/2018 tarihinde davalı ----- başvuru yapılmış olup başvuru reddedildiğini, davanın kabulü ile davacının vefat eden babasının desteğinden yoksun kalması sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı katmak kaydıyla şimdilik davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 19/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dava ile istenen tazminatının talep hakkı zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiğini, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ----- plakalı araç davalı şirket tarafından 14.11.2016/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, huzurdaki dava müteveffa ----- sigortalı aracı sevk ve idare ederken %100 kendi kusuru (kabul anlamına gelmemekle birlikte) ile kendi ölümüne neden olması neticesinde destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile ikame edildiğini, bilindiği üzere trafik sigortası sorumluluk sigortası türü olduğunu, dava konusu somut olayda kişinin kendi kusuru ile vefatında destekten yoksun kalanlarına herhangi bir sorumluluğu doğmadığını, doğmayan bir sorumluluğun teminat kapsamında olup olmadığını tartışmak dahi abestir, sorumluluk sigortası türü olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi tarafından karşılanması da söz konusu olamayacağını, KTK md. 92 ile ekte sunulan Genel Şartlar ile çok sayıda emsal Yargıtay-İstinaf kararları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun konuya ilişkin en güncel içtihadı dikkate alınarak; müteveffanın kendi kusuruyla sebep olduğu vefatı karşısında destekten yoksun kalanların, destek şahsın hakkından fazlasını talep edemeyeceği ve kimse kendi kusurundan yararlanamaz hukuk genel kaidesiyle müterafik kusura esas TMK md.2 uyarınca, davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Aktüerya Bilirkişinden alınan raporda özetle; Geçmiş (Bilinen) Aktif Dönem Geliri olay tarihiden 31.12.2021 tarihine kadar değişen AGİ Dâhil Asgari Ücretler Katı (3,1848), 01.01.2022'den rapor tarihine kadar değişen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücretler Katı (3,1848) esas alınması gerektiği, Gelecek (Bilinmeyen) Aktif Dönem Geliri: Günümüz hesap/rapor tarihi itibari ile bilinen son (2024 Yılı) Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücret Katı (3,1848) esas alınması gerektiği, Gelecek (Bilinmeyen) Pasif Dönem Geliri: TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre, destekten yoksunluk paydaşlığı en son sona erecek olan paydaş kız çocuğu ---- destek sonunun müteveffanın gelecek (bilinmeyen) aktif dönemi içerisinde 16.07.2033 olacağı varsayılarak Gelecek (Bilinmeyen) Pasif Dönem hesabı yapılmayacağı, geçmiş (Bilinen) aktif dönem hesabı: Yerleşik Yargıtay kararlarında geçmiş bilinen dönemin kaza tarihinden rapor/hesap tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtilmiş olup, olayımızda kaza tarihinin 18.11.2016, rapor/hesap tarihinin ise 06.02.2024 olduğu dikkate alınarak Geçmiş (Bilinen) Aktif Dönem Hesabı yapılmıştır. Gelecek (Bilinmeyen) Aktif Dönem Hesabı: Yerleşik Yargıtay kararlarında gelecek aktif/faal dönemin rapor/hesap tarihinden emeklilik tarihine kadar geçen süreyi ifade ettiği belirtilmiş olup, olayımızda rapor/hesap tarihinin 06.02.2024, müteveffanın aktif/faal çalışma döneminin sonun 22.11.2049, destekten yoksunluk paydaşlığı en son sona erecek olan paydaş kız çocuğu ---- destek sonunun müteveffanın gelecek (bilinmeyen) aktif dönemi içerisinde 16.07.2033 olacağı varsayılarak Gelecek (Bilinmeyen) Aktif Dönem Hesabı yapılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan evraklar incelendiğinde destekten yoksunluk yönünden SGK tarafından davacılara rücuya tabi ölüm geliri bağlandığına dair herhangi bir belge ve bilgi görülmemiş ve de davalılar tarafından davacılara her hangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüş olup davacıların zararından herhangi bir tenzil yapılmamış ve nihai zarar aşağıdaki gibidir.
Paydaşların Hesaplanan Zararı 26 Yıl 11Ay 27 günlükken dul olarak vefat etmiş olan müteveffanın yukarıda bir örneği sunulan Yargıtay karalarına istinaden; paydaşlığa muhtemel eş ve çocuk eklemesi yapılmadan müteveffanın yeniden evlenme ihtimalinden kaynaklı %43 oranında tenzil yapılarak hesaplama yapıldığı, paydaşlara ve pay dağılımına dair açıklamaların iş bu raporun 4. Sayfasının son kısmında Mahkeme'nin dikkatine sunulduğu, hesaplamalara esas alınan müteveffanın gelir durumuna dair açıklamaların iş bu raporun 6. sayfasının son kısmında Mahkeme'nin dikkatine sunulduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davalılar tarafından yapılan tenzile sebebiyet verecek ya da dava dışı SGK tarafından davacılara yapılan ödeme olmadığı, müteveffanın payının hesaplanarak ayrıldığı, davacının destekten yoksun kalma zararı oluşup oluşmadığına dair takdir Mahkeme 'ye ait olduğu, paydaş kız çocuk ----- müteveffanın yeniden evlenme ihtimalinden kaynaklı %43 oranında tenzil yapılarak hesaplanan Destekten Yoksun Kalma zararının 1.216.318,85 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli cari 310.000,00 TL olan ZMMS Kişi Başına Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı limiti kapsamında kalan zararının 310.000,00 TL, aşan zararının 906.318,85 TL olduğu bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın, Davacı ----- babası müteveffa ----, sevk ve idaresindeki ---- plakalı çekici ile 18/11/2016 tarihind---- istikameti üzerinde seyir halinde olduğu esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun ortasında bulunan refüjlere çarpmış ve gerçekleşen kaza sonucu vefat ettiğinden bahisle destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen---- plakalı araç davalı şirket tarafından 14.11.2016/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---- numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, söz konusu trafik kazasının tek taraflı gerçekleşen bir kaza olduğu, dosyada vefat eden destek dışında bir kişiye kusur atfedilebilecek bir bilgi ve belge olmadığı, davacı vekilinin kusur raporu alınmasını talep ettiği, fakat dosya kapsamı itibariyle ve usul ekonomi gereğince bunun dosyaya bir katkısının bulunmayacağı, olayı gören kişinin bulunmadığı, olayı gören kamera kaydının bulunmadığı, kazanın desteğin tek taraflı kusurundan kaynaklandığı, desteğin %100 tam kusurlu olması sebebiyle, davacının davalı sigortadan talepte bulunamayacağı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Adli yardım sebebiyle başlangıçta alınmayan, 427,60-TL alınması gerekli karar ve ilam harcı ile 427,60 TL başvurma harcının toplamı 855,20-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı taraflarca yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
4-Davalı ---- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Adli yardım sebebiyle suç üstü ödeneğinden yapılan 2.460,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.