T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/470
KARAR NO: 2025/445
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 16/05/2025
KARAR TARİHİ: 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan inceleme sonucunda;
DAVA /TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketin, Atık ve hurda toptan ticareti (metal olanlar) (kağıt, cam, plastik vb. İkincil hammaddeler hariç) alanında faaliyet gösterdiğini, ----- Gazetesinde de görüleceği üzere, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne ------Ticaret Sicil No ile kayıtlı olduğunu, şirkete ait 2024 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül dönemi Elektronik Defterleri (e defter), ----- İli SMMM Odasına ----- ruhsat no ile kayıtlı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ----- SMMM ofisinde belirtilen meslek mensubunun bilgisayarının hard diskinin çökmesi sonucu şirketimizin bahsi geçen aylara ait elektronik defter verileri dijital ortamda zayi olduğunu, Türk Ticaret Kanunu md.82: “... Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını emredebilir...” hükmünü içerdiğini, anılan nedenlerle, mevzuatta öngörülen yasal süre içerisinde mahkemenizden şirkete ait zayi durumunda bulunan Elektronik Defterler için zayi belgesi talep ettiklerini, şirketlerine ait Elektronik Defter belgelerinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini
talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
["Dava açılarak Mahkemeden hukuki koruma talep edilir. Dolayısıyla hukuki koruma ihtiyacı içinde olmayan bir kimsenin Mahkemeye başvurmasında hukuki yararı da yoktur. Hukuki yarar sadece davada değil, Mahkemeye yönelik her talepte, örneğin, geçici hukuki korumalarda, kanun yoluna başvurmada da (o taleple bağlantılı olarak) bulunmalıdır. Aksi halde Mahkeme bu talebi de inceleyip karara bağlayamaz.Hukuki yarar sadece maddi hukuka göre belirlenmez. Dava açmaktaki yarar, hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada hukuki yarar halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir.Davacının dava açmakta hukuki korunma ihtiyacı olmadan sadece ideal veya ekonomik yararı, hukuki yarar sayılmaz. Ekonomik bir yararın varlığının, hukuki yararın da varlığına delalet edebilmesi için, onu, halihazırda hukuken ve korunmaya değer bir nitelik taşıması gerekir. Ayrıca, bir kimsenin hakkına ulaşmak için Mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararının olduğundan söz edilebilir. Bir Mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez, şüpheli ya da ileride ortaya çıkacak muhtemel belirsiz bir yarar da hukuki yarar sayılmaz. Bir konuda Mahkemeye başvurup karar almadan daha basit ve daha kolay başka bir yolla aynı sonuca ulaşılabiliyorsa bu konuda Mahkemeye başvurmakta hukuki bir yararın olduğu söylenemez.Hukuki yarar davanın açıldığı tarihte var olmalıdır. Aksi takdirde Mahkemenin hukuki yararın bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar vermesi gerekir. Bu ret kararı usule ilişkin nihai bir karar olduğundan bu karara karşı kanun yoluna gidilebilecektir. Hukuki yarar eksikliği dava sırasında tamamlatılamaz. Bu nedenle Mahkemenin hukuki yarar eksikliği tamamlanıncaya kadar beklemesi de söz konusu olamaz.... Hukuki yararın sadece davanın başında var olması yeterli olmayıp hüküm verilinceye kadar mevcut olması gerekir. Bu nedenle hukuki yararın mevcut olmadığını tespit eden Mahkemenin davanın esası hakkında bir karar vermesi mümkün olmamalıdır."] -----
Eldeki dosyada davacı şirket vekili; elektronik defter belgeleri için zayi belgesi verilmesi talep etmiştir.Elektronik Defter Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 7.1 maddesi '' e-Defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir. Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin (talep edilecek bilgi ve belgeler e-Defter Uygulama Kılavuzunda açıklanır) ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-Defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-Defter ve berat dosyalarının e-Defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verilir.'' şeklindedir.
Talepte bulunan şirket; Gelir İdaresi Başkanlığına, ikincil örneklerin temini için gerekli idari başvuruyu yapmamıştır. Dosya içeriğine göre davacı, idari başvuru yapmadan eldeki davayı açmışır. Dava açmadan idari yoldan talep sonucuna ulaşma imkanı eldeki davada sözkonusudur. Buradan hareketle; idari başvuru yapmadan doğrudan dava açılması suretiyle e-defterler için zayi belgesi verilmesini talep etmekte hukuki yarar yoktur.
Davacının, dava açmakta hukukî yararının bulunması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-h uyarınca bir dava şartıdır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığını Mahkeme her aşamada re'sen araştırır. Dava şartları tamam değilse HMK madde 115/2 gereğince davanın usûlden reddi gerekir. İdari başvuru yapılmadan ve sonucu beklenmeden dava açılması nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Hukukî yarar bulunmadığından, dava şartı yokluğu sebebiyle DAVANIN USÛLDEN REDDİNE,
2-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-)Yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
5-)Usul ekonomisi ilkesi gereği; tensip tutanağı düzenlenmeden dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.