T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/368
KARAR NO: 2025/382
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 10/01/2025
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde müvekkilinin -----. unvanlı şirket aleyhine ----- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyasında devam eden tazminat davasında anılan şirketin ticaret sicilinden kaydının resen silindiğinin öğrenildiğini, dava dışı sigortalı işçiye ödenen tazminat tutarının tahsili için devam eden dava nedeniyle bu şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek, ihya karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, ihyaya konu edilen ilgili şirketin merkez nakli işlemiyle birlikte şirket merkezinin ----- taşındığını, davanın tasfiye işlemini gerçekleştiren ticaret sicil müdürlüğü aleyhine açılması gerektiğini savunarak, açılan davanın yetki şartı ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
----- Nöbetçi Asliye Mahkemesinde açılan davada ---- Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ----- sayılı kararı ile 6102 sayılı TTK'nın 547/1 maddesi gereğince ihya davasında yetkili mahkeme, ihyası talep edilen şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi olduğu, anılan hükmün, kesin yetki kuralı içerdiği, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından, ihyası istenen şirketin terkin olunmadan önceki merkez adresinin ----- olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının rucuan tazminat hakkına dayalı olarak ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığı, davalılardan birinin -----olduğu, anılan şirketin ticaret sicilinde terkin edildiğinden dolayı ihyası için davacıya süre verildiği ve işbu ihya davasının açıldığı hususları uyuşmazlık konusu olmadığı, fakat şirket ihyası istemine ilişkin davada, davanın tasfiye işlemini gerçekleştiren Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılması gerektiği, bu nedenle davanın tasfiye işleminin gerçekleştirildiği ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılması gerekirken ---- Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı bu davanın açıldığı, her iki tüzel kişiliğin farklı olduğu, bu davada ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün taraf sıfatına sahip olmadığı görülmektedir.HMK 114.maddesinde dava şartları sayılmış ve aynı maddenin 1-d fıkrasında taraf ehliyetinin dava şartı olduğu belirtilmiştir.
HMK'nın 115. Maddesi ise "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklindedir.
Sonuç olarak HMK 114/1-d maddesi, tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmasını dava şartı olarak düzenlemiş olup, dava tarihi itibarıyle davalının bu davada pasif husumet ehliyetine sahip olmadığından, dava tarihi itibariyle dava şartının bulunmaması ve bu eksikliğin sonradan da giderilmesinin mümkün olmaması nedeniyle davanın HMK 114/1-d maddesi gereğince dava şartı pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın HMK 114/1- d maddesi uyarınca pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
5- Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsille davacıya verilmesine,Dair; Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.